Mirasçılıktan çıkarma (eski terimle ıskat), mirasbırakanın bir ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçısını saklı payından da yoksun bırakmasıdır. Saklı pay kuralları mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü sınırladığı için, bu sınırın aşılması ancak kanunda sayılan ağır sebeplere dayanılarak mümkündür. TMK iki tür çıkarma düzenler: mirasçının ağır kusurlu davranışına dayanan cezai çıkarma (m.510–512) ve borçlu altsoyun çocuklarını korumaya yönelik koruyucu çıkarma (m.513).
Kimler mirasçılıktan çıkarılabilir?
Çıkarma yalnızca saklı paylı mirasçılar için anlam taşır. Güncel metne göre saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir (m.505/1, m.506). Kardeşlerin saklı payı 4/5/2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla kaldırılmış; m.506’nın 3 numaralı bendi mülga olmuştur.
Bu nedenle saklı payı olmayan bir yasal mirasçıyı (ör. kardeşi) mirastan uzak tutmak için çıkarmaya gerek yoktur. Mirasbırakan, mirasının tamamını başkasına vasiyet etmek veya başka mirasçılar atamak suretiyle onu dışarıda bırakabilir; kardeş buna karşı tenkis davası da açamaz. Ancak mirasbırakan kardeşini “mirasçılıktan çıkarıyorum” diye bir tasarruf yaparsa, öğretide bu beyan, onun dışındaki mirasçılar lehine örtülü bir tasarruf olarak yorumlanır ve kanuni sebep aranmaz.
Cezai mirasçılıktan çıkarma
Sebepler
1. Ağır suç: Suçun mirasbırakana ya da onun yakınlarından birine karşı işlenmiş olması yeterlidir. Ağırlık, cezanın miktarına değil; fiilin mirasbırakanla mirasçı arasındaki aile bağını sarsacak nitelikte olup olmadığına göre değerlendirilir. Mirasçının ceza mahkûmiyeti almış olması şart değildir; fiilin varlığı ispat edilebilir.
2. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi: Yardım nafakası, eşlerin birbirine bakım ve sadakat yükümlülüğü, çocukların ana-babaya saygı ve yardım borcu gibi yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali gerekir. Basit ihmaller ya da kısa süreli küslükler yeterli değildir.
Şekil ve sebebin belirtilmesi
Çıkarma, mutlaka ölüme bağlı bir tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılır; sağlararası bir beyanla çıkarma olmaz.
Sebebin tasarrufta somut olarak gösterilmesi gerekir. “Bana karşı ağır suç işledi” gibi kanun metnini tekrarlayan soyut bir ifade, hangi olaya dayanıldığını anlaşılır kılmıyorsa yeterli görülmez.
İspat yükü
Çıkarılan kişi itiraz ederse, sebebin varlığını ispat etme yükü çıkarılana değil, çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısına düşer (m.512/2). Bu, genel ispat kuralına (TMK m.6) göre özel bir düzenlemedir.
Sebep ispatlanamazsa veya belirtilmemişse
M.512/3’e göre iki hâl ayrılır:
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Sebep belirtilmemiş veya ispat edilememiş | Tasarruf, çıkarılanın saklı payı dışında yerine getirilir; çıkarılan yalnız saklı payını alır |
| Mirasbırakan, çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılma yüzünden tasarrufu yapmışsa | Çıkarma tamamen geçersiz olur; çıkarılan yasal payını alır |
Öğretide baskın görüşe göre birinci hâlde çıkarılan, saklı payını tenkis davası yoluyla; ikinci hâlde ise tasarrufun ortadan kaldırılmasını iptal davası yoluyla ister. Uygulamada iki talep çoğu zaman birlikte, kademeli olarak ileri sürülür.
Çıkarmanın hükümleri
Hükmün üç sonucu öne çıkar:
- Geçerli bir çıkarma, çıkarılanı yasal payından ve saklı payından tamamen yoksun bırakır; tenkis davası hakkı da kalmaz.
- Çıkarma kişiseldir: mirasbırakan başka türlü tasarruf etmemişse çıkarılanın payı, sanki o önce ölmüş gibi, öncelikle kendi altsoyuna geçer.
- Mirasbırakan çıkarılanın payını başkasına bırakmış olsa bile, çıkarılanın altsoyu onun yerine saklı payı isteyebilir. Böylece kusursuz torunlar, babalarının kusuru yüzünden saklı paydan yoksun kalmaz.
Çıkarmadan dönme
Çıkarma bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan mirasbırakan ondan, vasiyetten dönme kurallarına göre (yeni vasiyetname, yok etme, bağdaşmayan sonraki tasarruf; m.542–544) her zaman dönebilir. Yoksunluktan farklı olarak “af” ayrıca düzenlenmemiştir; dönme, şekle uygun bir ölüme bağlı tasarrufla yapılmalıdır. Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan kişi sözleşmeden sonra çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı kaldırabilir (m.546/2).
Çıkarılanın alacaklıları
Çıkarılan kişi çıkarma tasarrufuna itiraz etmezse, onun iflas idaresi veya elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıları, m.562/1’deki koşullarla tenkis davası açabilir (m.562/2). Böylece borçlu mirasçının alacaklılarına zarar vermek için itirazdan kaçınması önlenir.
Koruyucu mirasçılıktan çıkarma
Bu çıkarmanın amacı mirasçıyı cezalandırmak değil, saklı payın borçlu mirasçının alacaklılarına gitmesini önleyerek aile malvarlığını torunlar için korumaktır. Koşullar:
- Çıkarılan yalnızca altsoy olabilir (ana-baba veya eş bu yolla çıkarılamaz).
- Hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunmalıdır.
- Çıkarma en fazla saklı payın yarısı için yapılabilir.
- Çıkarılan yarı, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmelidir.
İptal (m.513/2): Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.
Benzer kurumlarla karşılaştırma
| Mirasçılıktan çıkarma | Mirastan yoksunluk | Mirastan feragat | |
|---|---|---|---|
| Dayanak | Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu | Kanun (m.578), kendiliğinden | Miras sözleşmesi (m.528) |
| Kimlere | Saklı paylı mirasçılar | Her mirasçı ve vasiyet alacaklısı | Müstakbel mirasçı |
| Sebep | m.510 veya m.513 | m.578’deki sayılı fiiller | Gerekmez (anlaşma) |
| Ortadan kalkma | Ölüme bağlı tasarrufla dönme | Mirasbırakanın affı (m.578/2) | Yazılı anlaşma (m.546/1) |
| Altsoya etkisi | Altsoy, önce ölmüş gibi yerine geçer; saklı payı ister (m.511) | Yalnız yoksunu etkiler; altsoy önce ölmüş gibi mirasçı olur (m.579) | Karşılıklı feragatte kural olarak altsoyu da kapsar |
Yoksunluk, mirasbırakanın bir tasarrufuna ihtiyaç duymaz; mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi gibi m.578’de sayılanlar kanun gereği mirasçı olamaz. Aynı fiil hem yoksunluk hem çıkarma sebebi olabilir; mirasbırakan affederse yoksunluk kalkar, fakat ayrıca yapılmış bir çıkarma tasarrufu varsa o tasarruftan da dönülmesi gerekir.
Özet
- Çıkarma, saklı paylı mirasçıyı (altsoy, ana-baba, eş) saklı payından da yoksun bırakan ölüme bağlı tasarruftur; kardeşlerin saklı payı 2007’de kaldırıldığından onlar için çıkarmaya gerek yoktur.
- Cezai çıkarma sebepleri: mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır suç; aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali (m.510).
- Sebep tasarrufta belirtilmelidir; itiraz hâlinde ispat yükü çıkarmadan yararlanana düşer (m.512).
- Sebep belirtilmemiş veya ispatlanamamışsa çıkarılan saklı payını alır; açık yanılma varsa çıkarma tümüyle geçersizdir (m.512/3).
- Geçerli çıkarmada çıkarılan pay alamaz, tenkis davası açamaz; payı önce kendi altsoyuna geçer ve altsoy saklı payı isteyebilir (m.511).
- Koruyucu çıkarma: aciz belgeli altsoy, saklı payın yarısı, yarının çocuklarına özgülenmesi; koşullar kalkarsa çıkarılanın istemiyle iptal (m.513).
- Yoksunluk kanundan doğar ve affla kalkar; feragat ise sözleşmeye dayanır.