İcra mahkemesi dar yetkili bir merci olduğundan, alacağın gerçekten var olup olmadığı tartışması sonunda genel mahkemelerde çözülür. İİK bu amaçla üç dava öngörür: alacaklının durmuş takibi canlandırmak için açtığı itirazın iptali davası; borçlunun borçlu olmadığını tespit ettirmek için açtığı menfi tespit davası ve borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı parayı geri almak için açtığı istirdat davası. Üç dava da icra takibiyle bağlantılı genel hukuk davalarıdır; tam yargılama yapılır ve verilen karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturur.
İtirazın iptali davası
Niteliği ve süresi
İtirazın iptali davası, ilamsız takibe yapılan itiraz üzerine alacaklı tarafından açılan, hem bir eda davası niteliği taşıyan hem de icra takibine bağlı özel bir davadır. Davanın kabulüyle itiraz ortadan kalkar ve takip kaldığı yerden devam eder; alacaklıya ayrıca bir icra emri gönderilmesi gerekmez.
Davanın şartları:
- Geçerli bir ilamsız takip bulunmalı ve borçlu süresinde itiraz etmiş olmalıdır.
- Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
- Dava konusu, takip talebi ve itirazla sınırlıdır; takip talebinde istenmeyen bir alacak bu davada istenemez.
Bir yıllık süreyi kaçıran alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (m.67). Ancak bu durumda takip canlanmaz ve icra inkâr tazminatı istenemez; alacaklı kazandığı ilamla yeni bir ilamlı takip başlatır.
İtirazın iptali davasında yetkili mahkeme genel yetki kurallarına göre belirlenir; davaya genel mahkemelerde (asliye hukuk veya ticaret mahkemesi) bakılır. İcra mahkemesinin aksine burada her türlü delil dinlenir ve borçlu, itiraz dilekçesinde göstermediği savunmaları da ileri sürebilir.
İcra inkâr tazminatı
Tazminatın özellikleri:
- Talebe bağlıdır; mahkeme resen hükmedemez.
- Borçlu aleyhine hükmedilmesi için itirazın haksız olması yeterlidir; borçlunun kötü niyeti aranmaz. Yargıtay uygulamasında ayrıca alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması aranır.
- Alacaklı aleyhine hükmedilmesi için ise takibin hem haksız hem kötü niyetli olması gerekir.
- Oran en az yüzde yirmidir; hesapta takip talebindeki veya davadaki talep esas alınır (m.67/son).
- İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu aleyhine tazminat için kötü niyetin ispatı şarttır (m.67/3).
Menfi tespit davası
Niteliği
Menfi tespit davası, borçlunun borçlu olmadığının tespiti için açılır. Bir icra takibi başlamadan önce de (ör. borçluya ait senedin alacaklıda olduğu ve takip tehlikesinin bulunduğu hallerde) takip sırasında da açılabilir. Davada ispat yükü, ispat yükü kurallarına göre belirlenir; borçlunun davacı olması, alacağın varlığını ispat yükünü kendiliğinden ona yüklemez.
Tedbir ve teminat
Davanın takipten önce mi sonra mı açıldığı, tedbir imkânını belirler:
| Takipten önce açılan dava | Takipten sonra açılan dava | |
|---|---|---|
| Tedbir kapsamı | İcra takibinin durdurulması | Takip durdurulamaz; yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi |
| Teminat | Alacağın en az %15’i | Alacağın en az %15’i ve gecikme zararını karşılayacak miktar |
| Dayanak | m.72/2 | m.72/3 |
Davanın sonuçları
- Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kalkar; alacaklı, tedbir nedeniyle alacağını geç almasından doğan zararını teminattan alır. Bu zarar aynı davada belirlenir ve yüzde yirmiden aşağı olamaz (m.72/4). Bu tazminat yalnızca tedbir kararı alınmışsa söz konusudur.
- Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur; ilam kesinleşince icra, ayrıca hükme gerek kalmadan kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Takip haksız ve kötü niyetliyse, borçlunun talebiyle alacaklı, haksız takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (m.72/5).
- Borçlu tedbir kararı almamış ve dava sırasında borcu ödemişse davaya istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6).
İstirdat davası
İstirdat davası, borçlu olmadığı halde icra takibi baskısı altında ödeme yapan kişinin bu parayı geri almak için açtığı davadır.
Şartlar:
- Ortada bir icra takibi bulunmalıdır; takip dışında yapılan ödemenin geri istenmesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabidir.
- Borçlu takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olmalıdır.
- Para cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmalıdır.
- Paranın tamamı ödenmiş olmalıdır.
- Dava ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
İstirdat davasında davacı, yalnızca paranın ödenmesi gerekmediğini ispatla yükümlüdür (m.72/8). Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (m.72/8).
İlamlı takipte de borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlunun m.72’ye göre istirdat davası açma hakkı saklıdır (m.33/son). Haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmeyen ve borç zimmetinde sayılan üçüncü kişi için de ikinci ihbarnameye ilişkin bildirim üzerine on beş gün içinde açılabilen özel bir menfi tespit davası öngörülmüştür (m.89/3); ödemek zorunda kalan üçüncü kişi borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı iade davası açabilir (m.89/5).
Üç davanın karşılaştırması
| İtirazın iptali | Menfi tespit | İstirdat | |
|---|---|---|---|
| Davacı | Alacaklı | Borçlu | Borçlu (ödeyen) |
| Zaman | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | Takipten önce veya takip sırasında | Ödemeden itibaren 1 yıl |
| Amaç | İtirazı kaldırıp takibi sürdürmek | Borçlu olmadığını tespit | Ödenen paranın iadesi |
| Tazminat | İcra inkâr tazminatı, en az %20 | Tedbir zararı veya kötü niyet tazminatı, en az %20 | Genel hükümler |
| Madde | m.67 | m.72/1–5 | m.72/6–8 |
Özet
- İtirazın iptali davası, alacaklı tarafından itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açılır; kabulüyle takip kaldığı yerden devam eder (m.67/1).
- Süre kaçırılırsa genel hükümlere göre alacak davası açılabilir, ancak takip canlanmaz (m.67).
- İcra inkâr tazminatı talebe bağlıdır ve en az %20’dir; alacaklı aleyhine hükmedilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir (m.67/2).
- Menfi tespit davası takipten önce veya takip sırasında açılabilir; takipten önce açılan davada %15 teminatla takip durdurulabilir, sonra açılan davada yalnız paranın ödenmesi engellenebilir (m.72).
- Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa takip durur ve icra eski hale iade edilir; kötü niyetli alacaklı en az %20 tazminat öder.
- Tedbirsiz menfi tespit davası sırasında borç ödenirse dava istirdat davası olarak devam eder (m.72/6).
- İstirdat davası, cebri icra tehdidiyle tamamen ödenen paranın geri alınması için ödemeden itibaren bir yıl içinde açılır; takip yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (m.72/7–8).