Soruşturma evresi, yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesiyle başlar ve iddianamenin mahkemece kabulüyle sona erer (CMK m.2/1-e). Bu evrenin amacı, kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek için gerekli delilleri toplamaktır. Evrenin hâkimi Cumhuriyet savcısıdır; adli kolluk onun emrinde çalışır, hâkim kararı gerektiren işlemler ise sulh ceza hâkimliğinden istenir. Soruşturma, savcının vereceği kararlardan biriyle sonuçlanır: iddianame, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi.
Soruşturmanın başlaması
Gizlilik
Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir (CMK m.157). Gizlilik, hem şüphelinin itibarını hem de delillerin karartılmamasını korur; ancak müdafiin dosya inceleme hakkı (CMK m.153) gibi savunma hakları gizlilik gerekçesiyle ortadan kaldırılamaz.
İhbar ve şikâyet
Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılanlar ilgili başsavcılığa gönderilir. Yurt dışında işlenip Türkiye’de takibi gereken suçlar için elçilik ve konsolosluklara da başvurulabilir. Kamu göreviyle bağlantılı bir suç nedeniyle ilgili kurum idaresine yapılan ihbar da gecikmeksizin başsavcılığa iletilir (CMK m.158/1-4). İhbar ve şikâyet yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (m.158/5).
İhbar ile şikâyet arasındaki fark, başvuranın sıfatındadır: ihbar herkes tarafından yapılabilen bir bildirimdir; şikâyet ise suçtan zarar görenin yaptığı ve takibi şikâyete bağlı suçlarda muhakeme şartı olan başvurudur.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı
CMK m.158/6, savcıya asılsız veya soyut başvuruları ayıklama imkânı verir. İhbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığı herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılıyorsa ya da ihbar/şikâyet soyut ve genel nitelikteyse, soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Karar ihbar edene veya şikâyetçiye bildirilir ve CMK m.173’teki usule göre itiraz edilebilir; itiraz kabul edilirse başsavcılık soruşturmayı başlatır.
Kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa, mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmedikçe yargılamaya devam olunur (CMK m.158/7).
Şüpheli ölüm hâllerinde (ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusu veya ölünün kimliğinin belirlenememesi) kolluk, muhtar, sağlık veya cenaze görevlileri durumu derhâl başsavcılığa bildirir ve ölü ancak savcının yazılı izniyle gömülebilir (CMK m.159).
Soruşturmayı yürütenler
Cumhuriyet savcısı
Savcı doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir ve bütün kamu görevlilerinden bilgi isteyebilir. Yargı çevresi dışında bir işlem gerektiğinde o yer savcısından işlemin yapılmasını ister (CMK m.161/1). Adli kolluğa emirlerini yazılı, acele hâllerde sözlü verir; sözlü emir en kısa sürede yazıyla da bildirilir (m.161/3). Diğer kamu görevlileri de istenen bilgi ve belgeleri vakit geçirmeksizin vermekle yükümlüdür (m.161/4).
Bazı kişiler bakımından özel soruşturma kuralları vardır. Örneğin vali ve kaymakamların kişisel suçlarında soruşturma ve kovuşturma yetkisi, görev yerinin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il başsavcılığı ve ağır ceza mahkemesine aittir (m.161/6). Milletvekilleri hakkında ise yetki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara ağır ceza mahkemesindedir (m.161/9). Yetkisizlik kararıyla gelen bir soruşturmada savcı kendisini de yetkisiz görürse, yetkili savcılığın belirlenmesi için dosyayı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir; bu konudaki karar kesindir (m.161/7).
Sulh ceza hâkimi
Savcı, ancak hâkim tarafından yapılabilecek bir işleme (tutuklama, arama kararı, iletişimin denetlenmesi gibi) gerek görürse istemini işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimine bildirir; hâkim istemin kanuna uygunluğunu inceleyerek karar verir (CMK m.162). Suçüstü ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcıya erişilemiyorsa veya olay savcının iş gücünü aşıyorsa sulh ceza hâkimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir (CMK m.163).
Adli kolluk
Adli kolluk; emniyet, jandarma, gümrük muhafaza ve sahil güvenlik teşkilatlarında soruşturma işlemi yapan güvenlik görevlileridir (CMK m.164/1). Soruşturma işlemleri savcının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır; adli kolluk adli görevler dışındaki hizmetlerde kendi üstlerinin emrindedir (m.164/2-3). Olay yerinde işlemlerini engelleyenleri, işlem sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men edebilir (m.168).
Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır; tutanakta işlemin yeri, tarihi, başlama ve bitiş saati ile katılanların isimleri yer alır (CMK m.169).
Soruşturmanın sonuçlanması
Soruşturma sonunda savcının önünde üç seçenek vardır: iddianame düzenlemek, kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek veya kamu davasının açılmasını ertelemek.
İddianame
İddianame görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenir. İçinde şüphelinin ve müdafiin kimliği, mağdur ve suçtan zarar gören, şikâyet tarihi, yüklenen suç ve uygulanacak kanun maddeleri, suçun yeri ve zamanı, deliller ve tutukluluk durumu yer alır (CMK m.170/3). Olaylar delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; suçla ve delillerle ilgisi olmayan bilgilere yer verilmez (m.170/4). Sonuç kısmında şüphelinin yalnızca aleyhine değil lehine olan hususlar da ileri sürülür; istenen ceza ve güvenlik tedbirleri, tüzel kişiye uygulanabilecek güvenlik tedbiri açıkça gösterilir (m.170/5-6).
Şüphe dereceleri arasındaki sıralama sınavda önemlidir: soruşturmanın başlaması için basit şüphe, iddianame için yeterli şüphe, tutuklama için kuvvetli şüphe, mahkûmiyet için ise şüpheden arınmış vicdani kanaat gerekir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve itiraz
Savcı, soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse veya kovuşturma olanağı yoksa (ör. zamanaşımı dolmuş, şikâyet süresi geçmiş) kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Karar, suçtan zarar görene ve önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir (CMK m.172/1).
KYOK’nin etkin soruşturma yapılmadan verildiği AİHM’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse veya bu karara karşı AİHM’ye yapılan başvuru dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşerse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır (m.172/3).
Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1). Süre 7499 sayılı Kanun’la (2024) on beş günden iki haftaya çevrilmiştir. Hâkimlik gerekirse soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir; yeterli neden yoksa itirazı gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder; itirazı yerinde bulursa savcı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir (m.173/3-4). Savcının takdir yetkisini kullandığı hâllerde (m.171) bu itiraz usulü uygulanmaz (m.173/5).
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
CMK m.171, savcıya iki tür takdir yetkisi tanır. Birincisi, cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık koşullarının veya şahsi cezasızlık sebebinin varlığında kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır (m.171/1). İkincisi kamu davasının açılmasının ertelenmesidir (KDAE).
KDAE için şu koşullar birlikte aranır (m.171/3): şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış olması; ertelemenin şüpheliyi suç işlemekten çekindireceği kanaati; ertelemenin şüpheli ve toplum için dava açılmasından daha yararlı olması; savcının tespit ettiği zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmesi. Erteleme süresinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; işlenirse kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez (m.171/4). Kararlar özel bir sisteme kaydedilir (m.171/5). Örgüt suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisinin görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar, askeri suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda KDAE uygulanmaz (m.171/6). Suçtan zarar gören veya şüpheli KDAE kararına CMK m.173’e göre itiraz edebilir (m.171/2).
İddianamenin değerlendirilmesi ve iadesi
Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde bütün belgeleri inceler. CMK m.174/1’e göre iddianame şu hâllerde eksik veya hatalı noktalar belirtilerek başsavcılığa iade edilir:
| Bent | İade sebebi |
|---|---|
| a | CMK m.170’e aykırı düzenlenmesi |
| b | Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi |
| c | Önödeme, uzlaştırma veya seri muhakemeye tabi olduğu açıkça anlaşılan işte bu usuller uygulanmadan düzenlenmesi |
| d | İzne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmadan ya da talep olmadan düzenlenmesi |
| e | On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenmesi (8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanun’la eklendi) |
Suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (m.174/2). Süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (m.174/3). İade üzerine savcı eksikleri tamamlayarak yeniden iddianame düzenler; ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iade yoluna gidilemez (m.174/4). İade kararına karşı savcı itiraz edebilir (m.174/5). İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK m.175/1).
Özet
- Soruşturma suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar, iddianamenin kabulüyle biter; usul işlemleri savunma hakkına zarar vermemek koşuluyla gizlidir (CMK m.2/1-e, 157).
- Açıkça suç oluşturmayan veya soyut ihbar/şikâyetlerde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve kişiye şüpheli sıfatı verilmez (m.158/6).
- Savcı soruşturmanın yöneticisidir; hâkim kararı gereken işlemleri sulh ceza hâkiminden ister, adli kolluk adli görevlerde savcının emrindedir (m.160–164).
- Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir; iddianamede şüphelinin lehine hususlar da gösterilir (m.170).
- KYOK’ye karşı suçtan zarar gören tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz eder; yeni delil ve hâkimlik kararı olmadan aynı fiil için dava açılamaz (m.172–173).
- KDAE: üst sınırı üç yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda, dört koşulun birlikte varlığıyla beş yıl erteleme; erteleme süresince zamanaşımı işlemez (m.171).
- Mahkeme iddianameyi on beş gün içinde m.174/1’deki sebeplerle iade edebilir; 7593 sayılı Kanun’la on beş yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme yapılmaması da iade sebebi olmuştur.