Duruşma, kovuşturma evresinin merkezidir. Deliller burada sözlü olarak, tarafların huzurunda ortaya konur ve tartışılır; hâkim de kararını yalnız bu şekilde duruşmaya getirilmiş delillere dayandırabilir. Duruşmanın sonunda verilen hüküm ise sanığın hukuki durumunu belirleyen nihai karardır. Bu notta duruşmanın temel kuralları, işleyiş sırası ve CMK m.223’teki hüküm türleri sınav odaklı olarak ele alınmaktadır.
Duruşmaya hâkim olan ilkeler
Açıklık
Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde duruşmanın bir kısmı veya tamamı mahkeme kararıyla kapalı yapılabilir (m.182/2). Kapalılık kararı ile hüküm ise açık duruşmada açıklanır (m.182/3). Bunun önemli istisnası zorunlu kapalılıktır: sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır (m.185). Açıklık kuralının duruşmalı hükümde ihlali, hukuka kesin aykırılık hâlidir (m.289/1-f).
Adliye binası içinde ve duruşma başladıktan sonra salonda, kanunda öngörülen istisnalar dışında sesli veya görüntülü kayıt ya da nakil olanağı sağlayan aletler kullanılamaz (m.183).
Sözlülük, doğrudan doğruyalık ve kesintisizlik
Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (m.217/1). Duruşmaya ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilir; ancak zorunlu hâllerde, davanın makul sürede bitirilmesini sağlayacak şekilde ara verilebilir (m.190/1).
Hazır bulunması zorunlu kişiler
Duruşmada hükme katılacak hâkimler, Cumhuriyet savcısı, zabıt kâtibi ve zorunlu müdafilik hâllerinde müdafi hazır bulunmalıdır (m.188/1). Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebilir. Kanunen bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması hukuka kesin aykırılıktır (m.289/1-e).
Duruşmanın işleyişi
Başlangıç ve sorgu
Sanık ve müdafiinin, çağrılan tanık ve bilirkişilerin gelip gelmediği saptanarak duruşmaya başlanır. Sanık duruşmaya bağsız olarak alınır; tanıklar salondan çıkarılır (m.191/1-2). Ardından sırasıyla şunlar yapılır (m.191/3):
- Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu sorulur.
- İddianamedeki suçlamanın dayanağı olan eylemler, deliller ve hukuki nitelendirme anlatılır.
- Sanığa susma hakkı ve m.147’deki diğer hakları bildirilir.
- Sanık açıklamaya hazır olduğunu bildirirse sorgusu yapılır.
Sorgudan sonra delillerin ortaya konulmasına geçilir (m.206/1). Mahkeme başkanı veya hâkim duruşmayı yönetir ve sanığı sorguya çeker (m.192/1). Savcı ve duruşmaya katılan avukat sanığa, katılana, tanık ve bilirkişilere doğrudan soru yöneltebilir; sanık ve katılan ise ancak başkan veya hâkim aracılığıyla soru sorabilir (m.201/1).
Sanığın hazır bulunması
Kural olarak hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz; gelmemekte geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir (m.193/1). İstisnalar şunlardır:
| Hüküm | İstisna |
|---|---|
| m.193/2 | Toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilecekse (ör. beraat), sorgu yapılmamış olsa da dava sanığın yokluğunda bitirilebilir. |
| m.194/2 | Önceden sorgusu yapılmış sanık savuşur veya ara sonrası oturuma gelmezse ve hazır bulunmasına gerek görülmezse |
| m.195 | Suç yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa |
| m.196/1 | Sorgusu yapılmış sanık veya yetkili kıldığı müdafii isterse sanık duruşmadan bağışık tutulabilir |
| m.204 | Duruşmanın düzenini tehlikeye sokan sanık salondan çıkarılabilir |
Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç, sanık istinabe yoluyla sorguya çekilebilir (m.196/2).
Delillerin ortaya konulması ve okunması
Ortaya konulması istenen delil; kanuna aykırı elde edilmişse, ispat edilmek istenen olayın karara etkisi yoksa veya istem yalnızca davayı uzatmak amacı taşıyorsa reddolunur (m.206/2). Savcı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirse bir tanığın dinlenmesinden veya başka bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir (m.206/3). Delilin geç bildirilmesi tek başına ret sebebi değildir (m.207).
Doğrudan doğruyalık ilkesinin en açık görünümü m.210’dur:
Buna karşılık tanık veya suç ortağı ölmüş, akıl hastalığına tutulmuş ya da yeri öğrenilemiyorsa, hastalık veya malullük nedeniyle belirsiz süre gelemeyecekse ya da ifadesinin önemi gereği hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa önceki tutanaklar okunabilir (m.211/1). Tanığın hatırlayamaması veya çelişki hâlinde önceki ifadesi okunarak hatırlaması sağlanır ya da çelişki giderilmeye çalışılır (m.212).
Tartışma ve son söz
Delillerin tartışılmasında söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine verilir (m.216/1). Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir; bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir (m.216/3).
Duruşmanın nasıl yapıldığı ve usule uyulup uyulmadığı ancak tutanakla ispat olunur; tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir (m.222).
Hüküm ve hüküm türleri
Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları hükümdür (m.223/1).
| Karar | Başlıca hâller (CMK m.223) |
|---|---|
| Beraat | Fiil kanunda suç değil; suçun sanıkça işlenmediği sabit; kast veya taksir yok; hukuka uygunluk nedeni var; suçun sanıkça işlendiği sabit değil (f.2) |
| Ceza verilmesine yer olmadığı (kusur yokluğu) | Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik veya geçici nedenler; hukuka aykırı bağlayıcı emir, zorunluluk hâli, cebir veya tehdit; meşru savunmada mazur görülebilir sınır aşımı; kusuru kaldıran hata (f.3) |
| Ceza verilmesine yer olmadığı (fiil suç olmaya devam ederken) | Etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık sebebi, karşılıklı hakaret, haksızlık içeriğinin azlığı (f.4) |
| Mahkûmiyet / güvenlik tedbiri | Suçun işlendiğinin sabit olması (f.5-6) |
| Davanın reddi | Aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden verilmiş hüküm veya açılmış dava (f.7) |
| Davanın düşmesi | TCK’daki düşme sebepleri veya soruşturma ya da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması (f.8) |
Kovuşturma şartı henüz gerçekleşmemiş ama gerçekleşebilecekse düşme yerine durma kararı verilir ve bu karara itiraz edilebilir (m.223/8).
Hükmün konusu ve suçun niteliğinin değişmesi
Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir (m.225/1). Mahkeme fiili nitelendirmede iddia ve savunmalarla bağlı değildir (m.225/2). Bu iki kural birlikte “fiil ve fail bağlılığı, nitelendirme serbestisi” olarak özetlenir.
Ancak nitelendirme serbestisinin savunma hakkını zedelememesi gerekir. Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip savunmasını yapabilecek hâle getirilmedikçe iddianamedeki kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez (m.226/1). Cezanın artırılmasını veya güvenlik tedbirini gerektiren hâller ilk kez duruşmada ortaya çıkarsa da aynı kural uygulanır (m.226/2). İstem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir (m.226/3). Bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır (m.226/4).
M.226/4’ün üçüncü cümlesi, sanığın son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirimi yeterli sayar. Resmî metindeki dipnota göre bu cümle Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 tarihli ve E.2025/18, K.2026/66 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal kararının 16/4/2027’de yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu tarihe kadar cümle yürürlüktedir.
Müzakere, oylama ve gerekçe
Müzakerede yalnız karara ve hükme katılacak hâkimler bulunur (m.227/1). Başkan oyları kıdemsizden başlayarak toplar ve kendi oyunu en son verir; hiçbir hâkim azınlıkta kaldığı gerekçesiyle oylamaya katılmaktan kaçınamaz. Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk sağlanıncaya kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir (m.229).
Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve hukuka aykırı delillerin ayrıca gösterilmesi, sabit görülen fiil ve nitelendirilmesi, TCK m.61-62’ye göre ceza belirlenmesi ile erteleme, seçenek yaptırım gibi hususlara ilişkin dayanaklar gösterilir (m.230/1). Beraat gerekçesinde m.223/2’deki hangi hâle dayanıldığı belirtilir (m.230/2). Gerekçe, tutanağa tümüyle geçirilmemişse hükmün açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dosyaya konulur (m.232/3). Gerekçesiz hüküm hukuka kesin aykırılıktır (m.289/1-g).
Hüküm, duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrasının okunması ve gerekçenin ana çizgileriyle anlatılmasıyla açıklanır; hazır sanığa kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir (m.231/1-2). Hükmün başına “Türk Milleti adına” verildiği yazılır (m.232/1).
Özet
- Duruşma kural olarak açıktır; sanık on sekiz yaşından küçükse kapalılık zorunludur ve hüküm de kapalı açıklanır (CMK m.182, 185).
- Hâkim yalnız duruşmaya getirilip tartışılan delillere dayanabilir; delili yalnız tanık beyanından ibaret olan olayda tanık mutlaka dinlenir (m.217/1, 210/1).
- Sorgusu yapılmamış sanık hakkında yokluğunda mahkûmiyet kurulamaz; beraat gibi lehe kararlar verilebilir (m.193/2).
- Son söz hazır bulunan sanığındır (m.216/3).
- Hükümler: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi ve düşme; derhâl beraat mümkünse durma, düşme veya CVYO verilemez (m.223).
- Mahkeme fiil ve faille bağlıdır, nitelendirmeyle bağlı değildir; kanun hükmü değişecekse ek savunma alınır (m.225-226).
- M.226/4’ün üçüncü cümlesi AYM kararıyla iptal edilmiş olup iptal 16/4/2027’de yürürlüğe girecektir.