Tacir, ticaret hukukunun temel süjesidir. Bir kişinin tacir sayılması; iflasa tabi olma, defter tutma, ticaret unvanı kullanma gibi yükümlülükleri ve ücret isteme, ceza koşulunun indirilememesi gibi özel sonuçları beraberinde getirir. TTK tacirliği, kişinin mesleğine ya da beyanına değil, bir ticari işletmeyi kendi adına işletmesine bağlar. Bu nedenle konu iki soruya ayrılır: Kim tacirdir ve tacir olmak hangi hukuki sonuçları doğurur?
Gerçek kişi tacir
Şartlar
- Bir ticari işletmenin varlığı: TTK m.11/1’deki unsurları taşıyan, esnaf sınırını aşan bir işletme bulunmalıdır.
- İşletmenin işletilmesi: İşletme fiilen faaliyette olmalıdır. Kuruluş hazırlıkları tek başına yeterli değildir; ancak aşağıda görülen ilan yoluyla tacirlik bunun istisnasıdır.
- Kendi adına işletme: Hukuki işlemler işletmecinin adına yapılmalıdır. Başkası adına işletmeyi yöneten ticari temsilci, ticari vekil veya yönetim kurulu üyesi tacir değildir. Hesabın kime ait olduğu belirleyici değildir; kendi adına fakat başkası hesabına işletme yapan (örneğin bir paravan işletmeci) tacir sayılır.
“Kısmen de olsa” ifadesi, işletmeyi başkalarıyla birlikte kendi adına işletenleri de kapsar. Ehliyet bakımından ayrıca bir şart aranmaz: Tacir sıfatı ehliyete değil, işletmenin kendi adına işletilmesine bağlıdır.
İlan yoluyla tacirlik
Bir ticari işletmeyi kurup açtığını sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildiren veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan eden kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır (TTK m.12/2). Burada tacir sıfatı gerçekten doğar; kişi bütün tacir hükümlerine tabi olur.
Tacir gibi sorumluluk
Bu hâlde kişi tacir olmaz; yalnızca iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu tutulur. Sonuç tek yönlüdür: Tacir sıfatının yüklediği ağır sorumluluklar (örneğin iflasa tabi olma, ceza koşulunun indirilmesini isteyememe) ona karşı ileri sürülebilir, ancak o kişi tacire tanınan hakları (örneğin TTK m.20’deki ücret isteme hakkı) kendisi için talep edemez.
Küçük ve kısıtlılar
Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi bunlar adına işleten yasal temsilci tacir sayılmaz; tacir sıfatı temsil edilene aittir. Ancak yasal temsilci, ceza hükümlerinin uygulanması yönünden tacir gibi sorumlu olur (TTK m.13).
Ticaret yapmaktan menedilenler
Kişisel durumları, yaptığı işin niteliği, meslek veya görevleri nedeniyle kanundan ya da yargı kararından doğan bir yasağa aykırı olarak veya gerekli izni almadan ticari işletme işleten kişi de tacir sayılır (TTK m.14/1). Örneğin ticaret yapması yasak olan bir kamu görevlisi bir ticari işletmeyi kendi adına işletirse tacirdir; ayrıca yasağa aykırılığın doğurduğu hukuki, cezai ve disiplin sorumluluğu saklıdır (TTK m.14/2). Kanun koyucu böylece yasağı çiğneyen kişinin, tacir olmadığını ileri sürerek tacir yükümlülüklerinden kaçmasını önler.
Tüzel kişi tacir
TTK m.16/1’e göre şunlar tacir sayılır:
- Ticaret şirketleri: Kollektif, komandit, anonim, limited şirket ve kooperatifler. Bunlar herhangi bir ek şart aranmaksızın tacirdir.
- Amacına varmak için ticari işletme işleten vakıflar ve dernekler.
- Kamu tüzel kişilerince kurulan kurum ve kuruluşlar: Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulanlar.
Buna karşılık Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri; kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi doğrudan doğruya ya da kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen bir tüzel kişi eliyle işletseler bile kendileri tacir sayılmaz (TTK m.16/2).
Tacire ilişkin hükümler donatma iştirakine de aynen uygulanır (TTK m.17).
| Kişi | Tacir mi? | Dayanak |
|---|---|---|
| İşletmeyi kendi adına işleten gerçek kişi | Evet | m.12/1 |
| İşletmeyi açtığını ilan eden, henüz başlamamış kişi | Evet | m.12/2 |
| Adi şirket adına işletme açmış gibi işlem yapan | Hayır, iyiniyetli 3. kişilere karşı tacir gibi sorumlu | m.12/3 |
| Küçüğün işletmesini yürüten veli/vasi | Hayır (ceza hükümleri yönünden tacir gibi sorumlu) | m.13 |
| Ticaret yasağına rağmen işletme işleten | Evet | m.14 |
| Ticaret şirketi | Evet | m.16/1 |
| Ticari işletme işleten belediye | Hayır | m.16/2 |
| Kamu yararına çalışan dernek | Hayır | m.16/2 |
Tacir olmanın sonuçları
Genel sonuçlar (TTK m.18)
- İflasa tabi olma: Tacir yalnızca ticari değil, her türlü borcu için iflasa tabidir. Kişisel bir borç da iflas yoluyla takibe konu olabilir.
- Ticaret unvanı, sicile tescil ve ticari defter tutma yükümlülükleri (ayrıntıları ilgili konularda).
- Basiretli iş adamı gibi davranma: Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmelidir (TTK m.18/2). Bu, tacirin özen yükümlülüğünü olağan bir kişiden daha ağır bir ölçüye bağlar; tacir, ticari tecrübesi gereği öngörmesi gereken riskleri bilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
- İhbar ve ihtarların şekli: Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemiyle yapılır (TTK m.18/3).
Özel sonuçlar
Ticari iş karinesi (m.19): Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirirse veya durum işin ticari sayılmasına elverişli değilse borç adi sayılır. Tek taraf için ticari iş niteliğindeki sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iştir (m.19/2). Ayrıntı “Ticari İşler” konusunda incelenir.
Ücret isteme hakkı (m.20): Tacir, tacir olan veya olmayan bir kişiye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüşse, sözleşmede kararlaştırılmasa bile uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.
Fatura ve teyit mektubu (m.21): Ticari işletmesi bağlamında mal satan, üreten, iş gören veya menfaat sağlayan tacirden diğer taraf fatura verilmesini ve bedel ödenmişse bunun faturada gösterilmesini isteyebilir.
Telefon, telgraf, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerde yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan yazıyı (teyit mektubu) alan kişi de sekiz gün içinde itiraz etmezse, mektubun sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır (m.21/3). Sekiz günlük süre, belgenin alındığı tarihten başlar. Öğretide bu karinenin aksinin ispatlanabileceği kabul edilir; yani itiraz edilmemesi, ispat yükünü itiraz etmeyen tarafa yükler.
Ücret ve sözleşme cezasının indirilmemesi (m.22): Tacir sıfatını haiz borçlu, TBK’nın ilgili hükümlerinde (m.182/3’teki ceza koşulu dahil) yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla ücretin veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. Hüküm yalnızca borçlunun tacir olmasını arar; alacaklının tacir olması gerekmez.
Ticari satış ve ayıp ihbarı (m.23): Tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK hükümleri, TTK m.23’teki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla uygulanır. En çok sorulan kural, ayıp ihbar süreleridir: Ayıp teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde ihbar edilmelidir; açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve ayıp ortaya çıkarsa bu süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür; diğer durumlarda (gizli ayıp) TBK m.223/2 uygulanır (m.23/1-c). Alıcı temerrüde düşerse satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir (m.23/1-b).
| Kural | Süre / Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Faturaya itiraz | 8 gün | m.21/2 |
| Teyit mektubuna itiraz | 8 gün | m.21/3 |
| Açık ayıp ihbarı (tacirler arası satış) | 2 gün | m.23/1-c |
| Açıkça belli olmayan ayıp: inceleme ve ihbar | 8 gün | m.23/1-c |
| Ceza koşulu / ücret indirimi | Tacir borçlu isteyemez | m.22 |
| Uygun ücret | Kararlaştırılmasa da istenebilir | m.20 |
Özet
- Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir (TTK m.12/1); ehliyet şart değildir.
- İşletmeyi açtığını ilan eden veya tescil ettirip ilan eden, fiilen başlamasa da tacirdir (m.12/2); adi şirket adına işletme açmış gibi davranan ise yalnız iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumludur (m.12/3).
- Küçük ve kısıtlının işletmesinde tacir temsil edilendir; yasal temsilci yalnız ceza hükümleri bakımından tacir gibi sorumludur (m.13); ticaret yasağına rağmen işletme işleten tacirdir (m.14).
- Ticaret şirketleri, ticari işletme işleten dernek ve vakıflar ve özel hukuka göre yönetilen kamu kuruluşları tacirdir; Devlet, belediye, kamu yararına çalışan dernekler tacir değildir (m.16).
- Tacir her türlü borcu için iflasa tabidir; unvan, tescil ve defter yükümlülükleri vardır ve basiretli iş adamı gibi davranmalıdır (m.18).
- Tacirler arası temerrüt, fesih ve dönme ihbarları noter, taahhütlü mektup, telgraf veya KEP ile yapılır (m.18/3).
- Fatura ve teyit mektubuna 8 gün içinde itiraz edilmezse içerik kabul edilmiş sayılır (m.21); tacir borçlu ceza koşulunun indirilmesini isteyemez (m.22).
- Tacirler arası satışta açık ayıp 2 gün, açıkça belli olmayan ayıp 8 gün içinde ihbar edilir (m.23/1-c).