Ticari İşler ve Tacir Yardımcıları

Ticari iş ve karinesi, ticari davalar ve arabuluculuk, ticari işlerde faiz ve teselsül; ticari temsilci, ticari vekil ve acente.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma TTK m.1–10, TTK m.19, TTK m.102–123, TBK m.547–554

Bir işlemin “ticari iş” sayılması, ona hangi kuralların uygulanacağını değiştirir: faiz serbestçe belirlenir, borçlular kural olarak müteselsilen sorumlu olur, uyuşmazlık ticari dava olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür ve çoğu kez dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur. Tacir, bu işleri çoğunlukla tek başına değil, yardımcıları eliyle yürütür. Bu nedenle ticari temsilci, ticari vekil, diğer tacir yardımcıları ve bağımsız bir tacir olan acentenin yetki sınırları da konunun ayrılmaz parçasıdır.

Ticaret hukukunun kaynakları ve uygulama sırası

TTK, TMK’nın ayrılmaz bir parçasıdır (TTK m.1/1). Mahkeme, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir (TTK m.1/2). Sıralama şöyledir: ticari hükümler → ticari örf ve âdet → genel hükümler.

Ticari örf ve âdet ile teamül farklı şeylerdir. Kanunda aksine hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe teamül mahkemenin yargısına esas olamaz; ancak irade açıklamalarının yorumunda teamüller de dikkate alınır (TTK m.2/1). Bölgesel veya bir ticaret dalına özgü ticari örf ve âdet genel olana üstündür; taraflar ayrı bölgelerdeyse ifa yerindeki örf ve âdet uygulanır (m.2/2). Tacir olmayanlara ticari örf ve âdet ancak onlar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde uygulanır (m.2/3).

Ticari iş kavramı

Hüküm iki grup ticari iş öngörür:

  • TTK’da düzenlenen hususlar: Kambiyo senetleri, cari hesap, acentelik, taşıma, sigorta gibi işler, yapanın tacir olup olmamasından bağımsız olarak ticari iştir. Öğretide bunlara çoğunlukla “mutlak ticari işler” denir.
  • Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiiller: İşletmeye ilişkin sözleşmeler ve haksız fiiller de ticari iştir. Ölçüt, işin işletmeyle ilgili olmasıdır.

Ticari iş karinesi

Karinenin aksi yalnızca gerçek kişi tacir için ve iki yolla ispat edilebilir: (1) işlem anında işin ticari olmadığının karşı tarafa açıkça bildirilmesi, (2) durumun işin ticari sayılmasına elverişli olmaması (örneğin bir kuyumcunun kendi ailesi için buzdolabı alması). Tüzel kişi tacirlerin, özellikle ticaret şirketlerinin, kişisel bir alanı bulunmadığından bütün borçları ticari kabul edilir.

Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğindeki sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğeri için de ticari iş sayılır (TTK m.19/2). Kanunda aksine hüküm bulunan hâller, özellikle tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemeler, bu kuralın dışında kalır.

Ticari davalar

TTK m.4/1 iki tür ticari dava öngörür:

  1. Nispi ticari davalar: Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları.
  2. Mutlak ticari davalar: Tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın; TTK’da, TMK m.962–969’da (rehin karşılığı ödünç verme), TBK’nın sayılan hükümlerinde (işletme devri m.202–203, rekabet yasağı m.444 ve 447, yayın, kredi mektubu, komisyon, ticari temsilci ve vekiller m.547–554, havale, saklama), fikrî mülkiyet mevzuatında, borsa, sergi, panayır ve pazarlara ilişkin hükümlerde ve bankacılık ile kredi düzenlemelerinde öngörülen hususlardan doğan davalar.

Herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia (saklama) ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar mutlak ticari dava değildir (m.4/1, son cümle).

Ticari davalarda deliller HMK’ya tabidir. Miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır; bu sınır HMK ek m.1/1’e göre her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (TTK m.4/2).

Görevli mahkeme: Dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakar (m.5/1). Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir (m.5/3). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde ticari davaya asliye hukuk mahkemesi bakar; görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararını gerektirmez (m.5/4).

Dava şartı arabuluculuk (m.5/A): Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Ticari işlerde zamanaşımı, teselsül ve faiz

  • Zamanaşımı: Ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşmeyle değiştirilemez (m.6).
  • Teselsül karinesi: İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari iş niteliğindeki bir iş dolayısıyla birlikte borç altına girerse, aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olur. Kefillere ise ödemenin yapılmadığı ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez (m.7/1). Ticari borçlara kefalette hem asıl borçlu ile kefil hem de kefiller arasındaki ilişkide aynı kural geçerlidir (m.7/2).
  • Faiz: Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir (m.8/1). Bileşik faiz (faizin anaparaya eklenmesi) yalnız cari hesaplarda ve her iki taraf için ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, üç aydan aşağı olmamak üzere geçerlidir ve tacir olmayanlara uygulanmaz (m.8/2). Bu kurallara aykırı işletilen faiz yok hükmündedir (m.8/4). Aksine sözleşme yoksa ticari borcun faizi vadenin bitiminden, vade yoksa ihtar gününden işler (m.10).

Tacir yardımcıları

Tacir yardımcıları ikiye ayrılır: İşletmeye bağımlı olanlar (ticari temsilci, ticari vekil, diğer tacir yardımcıları; TBK m.547–554) ve bağımsız olanlar (acente, simsar, komisyoncu). Bağımlı yardımcılar tacir değildir; acente ise kendi işletmesini yürüttüğünden tacirdir.

Ticari temsilci

Ticari temsilci, işletme sahibinin ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında kendisini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir (TBK m.547/1). İşletme sahibi bu yetkiyi ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu tescile bağlı değildir (m.547/2).

Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemez veya bir hakla sınırlandıramaz (m.548/2). Yetki yalnız iki şekilde, tescil şartıyla sınırlandırılabilir: bir şubenin işleriyle sınırlama ve birlikte imza şartı (m.549). Bunlar tescil edilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz; diğer sınırlamalar ise tescil edilse bile iyiniyetli üçüncü kişilere ileri sürülemez. Yetkinin sona ermesi, yetkinin verildiği tescil edilmemiş olsa bile tescil edilir; tescil ve ilan edilmedikçe yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur (m.550).

Ticari vekil

Ticari vekil, ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin işletmeyi yönetmek veya bazı işlerini yürütmek için yetkilendirilen kişidir. Yetkisi işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar; ancak açıkça yetkili kılınmadıkça ödünç para alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez (TBK m.551).

Diğer tacir yardımcıları

Toptan, yarı toptan veya perakende satış yapan işletmelerin görevlileri, aksine yazılı duyuru yoksa işletme içinde alışılmış satışları yapmaya, faturaları imzalamaya ve ayıp bildirimleri gibi açıklamaları kabule yetkilidir. Yazılı yetki yoksa işletme dışında, kasa görevlisi atanmışsa işletme içinde satış bedelini tahsil edemezler (TBK m.552).

Ortak kurallar: Bağımlı tacir yardımcıları işletme sahibinin izni olmadan işletmenin yaptığı türden iş yapamaz (rekabet yasağı, m.553). İşletme sahibi yetkiyi her zaman geri alabilir; işletme sahibinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi yetkiyi sona erdirmez (m.554).

Ticari temsilciTicari vekil
Yetki kapsamıİşletmenin amacına giren her türlü işlemİşletmenin alışılmış işlemleri
Kambiyo taahhüdüYetkiliAçık yetki gerekir
Taşınmaz devriAçık yetki gerekirAçık yetki gerekir
Dava açmaYetkili (işletmenin amacı kapsamında)Açık yetki gerekir
Sicile tescilZorunluKanunda öngörülmemiş

Acente

Acente; ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya çalışan gibi işletmeye bağlı bir konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölgede sürekli olarak bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimsedir (TTK m.102/1).

  • İnhisar (tekel): Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça müvekkil aynı bölgede aynı ticaret dalı için birden fazla acente atayamaz; acente de aynı bölgede birbiriyle rekabet eden birden çok işletme için çalışamaz (m.104).
  • Sözleşme yapma yetkisi: Acente, özel ve yazılı yetki almadan müvekkil adına sözleşme yapamaz; bu yetki belgeleri acente tarafından tescil ve ilan ettirilir (m.107). Yetkisiz yapılan sözleşmeye müvekkil icazet vermezse acente kendisi sorumlu olur (m.108).
  • Fesih: Belirsiz süreli sözleşme üç ay önceden ihbarla feshedilebilir; haklı sebeple her zaman fesih mümkündür (m.121/1).
  • Denkleştirme istemi: Sözleşme sona erdikten sonra müvekkil acentenin bulduğu müşterilerden önemli menfaat elde ediyorsa ve hakkaniyet gerektiriyorsa acente uygun bir tazminat isteyebilir. Tazminat son beş yıllık yıllık ortalamayı aşamaz, önceden vazgeçilemez ve sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir (m.122).
  • Rekabet yasağı anlaşması: Yazılı yapılır, en çok iki yıl için ve yalnız acenteye bırakılan bölge veya müşteri çevresiyle sınırlı olabilir; müvekkilin uygun bir tazminat ödemesi şarttır (m.123/1).

Özet

  • Ticari işlerde uygulama sırası: ticari hükümler, ticari örf ve âdet, genel hükümler (TTK m.1/2); teamül yalnız yorumda dikkate alınır (m.2/1).
  • TTK’da düzenlenen hususlar ile ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiiller ticari iştir (m.3); tacirin borçlarının ticari olması asıldır, aksini yalnız gerçek kişi tacir ileri sürebilir (m.19/1).
  • Nispi ticari dava her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir; mutlak ticari davalar m.4/1’de sayılmıştır; asliye ticaret ile asliye hukuk arasındaki ilişki görev ilişkisidir (m.5/3).
  • Konusu para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat ticari davalarında arabuluculuk dava şartıdır (m.5/A).
  • Ticari işlerde teselsül karinesi geçerlidir (m.7); faiz serbesttir, bileşik faiz yalnız cari hesap ve iki taraf için ticari ödünçte en az üç aylık dönemle mümkündür (m.8).
  • Ticari temsilci kambiyo taahhüdüne yetkilidir, taşınmaz devri için açık yetki gerekir; sınırlama yalnız şube ve birlikte imza şeklinde ve tescille mümkündür (TBK m.548–549).
  • Ticari vekil açık yetki olmadan ödünç para alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz (TBK m.551).
  • Acente bağımsız tacirdir; sözleşme yapması özel ve yazılı yetkiye bağlıdır; denkleştirme istemi bir yıl içinde ileri sürülür (TTK m.107, m.122).

Kaynakça

Mini deneme: Ticari İşler ve Tacir Yardımcıları

10 soru · ücretsiz
  1. 1. TTK m.1/2'ye göre hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde mahkeme önce neye göre karar verir?

  2. 2. TTK m.5/A'ya göre aşağıdaki ticari davalardan hangisinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı değildir?

  3. 3. Ticari iş karinesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  4. 4. Ticari işlerde faize ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  5. 5. Tacir A ve tacir olmayan B, A'nın ticari işletmesi için gerekli bir makinenin alımı amacıyla C'ye karşı birlikte borç altına girmiştir. Sözleşmede sorumluluğa ilişkin hüküm yoktur. A ve B'nin C'ye karşı sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  6. 6. Ticari temsilcinin yetkisi aşağıdaki sınırlamalardan hangisiyle, ticaret siciline tescil edilmek şartıyla iyiniyetli üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek şekilde sınırlandırılabilir?

  7. 7. Bir elektronik işletmesinin ticari vekili olan V, kendisine ayrıca bir yetki verilmemişken aşağıdaki işlemlerden hangisini işletme sahibi adına yapabilir?

  8. 8. İşletme sahibi İ, T'yi ticari temsilci olarak atamış ancak bunu ticaret siciline tescil ettirmemiştir. T, işletme adına iyiniyetli üçüncü kişi K ile işletmenin amacına giren bir satış sözleşmesi yapmıştır. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  9. 9. Acentelik ilişkisine ilişkin;
    I. Acente, özel ve yazılı bir yetki almadan müvekkili adına sözleşme yapmaya yetkili değildir.
    II. Acentenin denkleştirme isteminden sözleşme kurulurken önceden vazgeçilebilir.
    III. Sözleşme sonrası rekabet yasağı anlaşması en çok iki yıllık süre için yapılabilir.
    ifadelerinden hangileri doğrudur?

  10. 10. Asliye ticaret mahkemesi bulunan bir yerde, mutlak ticari dava niteliğindeki bir uyuşmazlık asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır. TTK m.5'e göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu not 3. konu olarak Ticari İşletme Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.