Temyiz, bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından hukuka uygunluk yönünden denetlendiği olağan kanun yoludur; amacı hem somut uyuşmazlıkta hukukun doğru uygulanmasını sağlamak hem de ülke çapında içtihat birliğini korumaktır. Yargılamanın iadesi ise kesinleşmiş bir hükmü, kanunda sınırlı olarak sayılan ağır kusurlar nedeniyle yeniden tartışmaya açan olağanüstü bir kanun yoludur. Bu iki yol, hükmün kesinleşmesi öncesi ve sonrası denetim mekanizmaları olarak birlikte öğrenilmelidir.
Temyiz
Temyiz edilebilen kararlar
Temyiz süresi 7035 sayılı Kanunla bir aydan iki haftaya indirilmiştir. Davada haklı çıkmış taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (m.361/2); örneğin gerekçe nedeniyle aleyhine sonuç doğabilecekse.
Temyiz edilemeyen kararlar (m.362/1)
| Bent | Karar |
|---|---|
| a | Miktar veya değeri kanunda yazılı temyiz sınırını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar |
| b | Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar (kira ilişkisinden doğan ve temyiz edilebilen alacak davaları ile üç aylık kira tutarı temyiz sınırını aşan diğer kira davaları ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin davalar hariç) |
| c | Yargı çevresindeki ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar |
| ç | Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar |
| d | Soybağına ilişkin sonuçlar doğuranlar hariç nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ilişkin kararlar |
| e | Davanın yargı çevresindeki başka mahkemeye nakline ilişkin kararlar |
| f | Geçici hukuki korumalar hakkındaki kararlar |
| g | m.353/1-a kapsamında verilen (kaldırıp geri gönderme) kararlar |
Temyiz sınırı
Kanun metnindeki taban tutar 40.000 TL’dir. Bu sınır da HMK Ek m.1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir ve davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır. Kısmi davada sınır alacağın tamamına göre belirlenir; alacağın tamamı dava edilmişse kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur, ancak karşı taraf temyiz ederse bu taraf da cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir (m.362/2).
Son değişikliklere dikkat edilmelidir: Anayasa Mahkemesi m.362/1-a’yı kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden (E.2025/124, K.2025/203) ve “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden (E.2026/49, K.2026/48) iptal etmiştir. Ardından 7589 sayılı Kanunla m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, BAM’ın istinafı kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlarda, kabul veya ret edilen kısım m.341/2’deki istinaf sınırını aşıyorsa kararın temyiz edilebileceğini düzenlemiştir. Ancak temyiz sınırının altında kalan böyle bir kararda ilk derece kararı ile BAM kararı arasındaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa ya da karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır.
Kanun yararına temyiz
İlk derece mahkemelerinin kesin kararları ve istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararları ile BAM’ın ilk derece sıfatıyla verdiği kesin veya temyiz edilmeden kesinleşmiş kararlarına karşı, Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyize başvurur (m.363/1). Yargıtay talebi yerinde görürse karar kanun yararına bozulur; bu bozma kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz ve Resmî Gazetede yayımlanır (m.363/2-3).
Başvuru usulü
Temyiz dilekçesi kararı veren BAM dairesine, bozma üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer BAM dairesine ya da ilk derece mahkemesine verilebilir (m.365/1). İstinafa ilişkin m.343–349 ve m.352 hükümleri temyizde kıyasen uygulanır (m.366); böylece katılma yoluyla temyiz, başvurudan feragat ve ön inceleme kuralları temyizde de geçerlidir. Temyiz kararın icrasını durdurmaz; kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz ayni haklarına ilişkin kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez (m.367).
Yargıtay incelemesi
İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır. Tüzel kişiliğin feshi, genel kurul kararlarının iptali, evlenmenin butlanı veya iptali, boşanma veya ayrılık, velayet, soybağı ve kısıtlama davaları ile miktar veya değeri kanundaki duruşma sınırını (taban tutar 60.000 TL; Ek m.1 ile güncellenir) aşan alacak ve ayın davalarında, taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde talep etmişse duruşma yapılır (m.369/2). Yargıtay bilgi almak için resen de duruşma yapabilir (m.369/4).
Yargıtay’ın verebileceği kararlar
| Karar | Açıklama |
|---|---|
| Onama (m.370/1) | Karar hukuka uygundur; Yargıtay onama kararında da hukuka uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. |
| Düzelterek onama (m.370/2-3) | Esas yönünden kanuna uygun karar, kanunun uygulanmasındaki hata nedeniyle bozulması gerekiyor ancak yeniden yargılamaya ihtiyaç yoksa; kimlik, yazı, hesap gibi açık yanlışlıklarda da uygulanır. Hâkimin takdir yetkisiyle karara bağladığı edalarda uygulanmaz. |
| Gerekçe değiştirilerek onama (m.370/4) | Karar sonucu doğru, gerekçe yanlışsa. |
| Bozma (m.371) | Hukukun veya sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, delillerin kanuni sebep olmadan kabul edilmemesi, karara etki eden yargılama hatası veya eksikliği. |
Bozmaya uyma ve direnme
Bozma, BAM’ın esastan ret kararına ilişkinse BAM kararı kaldırılarak dosya ilk derece mahkemesine; BAM’ın düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karara ilişkinse dosya BAM’a gönderilir (m.373/1-2). Bozmaya uyularak verilen karar da temyiz edilebilir (m.373/4). Bozmaya uyularak kurulan esasa ilişkin kararın, önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Hukuk Genel Kurulunca yapılır (m.373/6). Hukuk Genel Kurulu kararına uymak zorunludur (m.373/7).
Yargılamanın iadesi
Olağan kanun yolları kesinleşmemiş kararlar içindir; yargılamanın iadesi ise kesin hükmün otoritesini istisnai olarak aşar. Bu nedenle sebepler sınırlı sayıdadır ve genişletici yorumlanamaz.
Sebepler (m.375/1)
| Bent | Sebep | Grup |
|---|---|---|
| a | Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi | Usule ilişkin |
| b | Yasaklı hâkimin veya reddi kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermesi ya da karara katılması | Usule ilişkin |
| c | Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanması | Usule ilişkin |
| ç | Aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin karardan sonra ele geçirilmesi | Delile ilişkin |
| d | Karara esas senedin sahteliğine karar verilmesi veya sahteliğin ikrar edilmesi | Delile ilişkin |
| e | Karara esas ifadeyi veren tanığın yalan tanıklığının sabit olması | Delile ilişkin |
| f | Bilirkişi veya tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanının sabit olması | Delile ilişkin |
| g | Lehine karar verilen tarafın karara esas yemini yalan yere ettiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması | Delile ilişkin |
| ğ | Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkması | Hükme ilişkin |
| h | Lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli davranışı | Hile |
| ı | Aynı taraflar, konu ve sebep hakkında öncekine aykırı ikinci bir hükmün kesinleşmesi | Çelişkili hükümler |
| i | AİHS ihlalinin AİHM kesinleşmiş kararıyla tespiti veya dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşme kararı | AİHM |
(e), (f) ve (g) bentlerindeki sebepler için kural olarak kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı aranır; delil yokluğu dışındaki bir sebeple kovuşturma başlatılamamış veya mahkûmiyet verilememişse ceza kararı aranmaz, ancak sebebin iade davasında öncelikle ispatı gerekir (m.375/2).
Davanın taraflarından birinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, taraflar aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmışlarsa hükmün iptalini isteyebilir (m.376).
Süreler (m.377)
Kural olarak süre, kanunda her sebep için belirtilen öğrenme anından itibaren üç ay ve her hâlde iadesi istenen hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. Başlangıç anları sebebe göre değişir: teşekkül bozukluğunun öğrenilmesi, kararın gerçek temsilciye tebliği, yeni belgenin elde edilmesi veya hilenin farkına varılması, ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesi, AİHM kararının tebliği gibi. Anayasa Mahkemesi on yıllık üst sınırı AİHM kararına dayanan (e) bendi yönünden iptal etmiştir (E.2022/7, K.2022/79). Çelişkili hükümler sebebinde (m.375/1-ı) süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır (m.377/2).
Usul ve karar
Mahkeme tarafları dinledikten sonra talebin süresinde yapılıp yapılmadığını, hükmün kesin veya kesinleşmiş olup olmadığını ve sebebin kanunda yazılı olup olmadığını kendiliğinden inceler; biri eksikse esasa girmeden reddeder (m.379). Mahkeme, sebebin niteliğine göre talep edenden karşı tarafın zararını karşılayacak teminat isteyebilir (m.378/2). Sebep sabit görülürse yeniden yargılama yapılarak önceki karar onanır veya kısmen ya da tamamen değiştirilir. Temsilci olmayanların huzuruyla görülen davada davacının açık veya zımni muvafakati yoksa ya da çelişkili hükümler (ı) sebebine dayanılmışsa, başka inceleme yapılmadan hüküm iptal edilir (m.380/1).
Özet
- BAM’ın temyizi kabil nihai kararları ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlar, tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebilir (m.361/1).
- Temyiz sınırının taban tutarı 40.000 TL’dir; yeniden değerleme ile güncellenir, dava tarihindeki tutar esas alınır ve sınıra eşit değerdeki kararlar da temyiz edilemez.
- Geçici hukuki korumalar, çekişmesiz yargı ve m.353/1-a kaldırma kararları temyize kapalıdır; 7589 sayılı Kanunla eklenen m.362/3 BAM’ın yeniden esas hakkında verdiği kararlar için özel kural getirir.
- Temyiz icrayı durdurmaz; Yargıtay temyiz sebepleriyle bağlı değildir, kanunun açık hükmüne aykırılıkları da inceler.
- Yargıtay onama, düzelterek onama, gerekçe değiştirerek onama veya bozma kararı verir; direnme kararını önce ilgili daire inceler, yerinde görmezse HGK’ya gönderir ve HGK kararına uyulması zorunludur.
- Kanun yararına bozma kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
- Yargılamanın iadesi yalnızca kesin veya kesinleşmiş hükümlere karşı, m.375’teki sınırlı sebeplerle, kararı veren mahkemeden istenir.
- Süre kural olarak üç ay ve her hâlde on yıldır; çelişkili hükümlerde ilam zamanaşımı süresi uygulanır; iade talebi icrayı kendiliğinden durdurmaz.