Medeni yargılamada tasarruf ilkesi gereği davayı açan da, onu sona erdirme imkânına sahip olan da kural olarak taraflardır. Bir dava hâkimin hükmüyle bittiği gibi tarafların iradesiyle de bitebilir. HMK bu işlemleri “Davaya Son Veren Taraf İşlemleri” başlığı altında feragat, kabul ve sulh olarak düzenler (m.307–315). Davanın geri alınması (m.123) ise farklı sonuçları olduğu için bunlarla karşılaştırmalı olarak öğrenilmelidir.
Davadan feragat
Feragat davacının tek taraflı bir usul işlemidir. Davacı, yalnızca davayı takip etmekten değil, talep ettiği haktan da vazgeçmiş olur. Bu nedenle feragat, davacının aynı talebi bir daha dava konusu yapmasını engeller. Kısmi feragatte vazgeçilen bölüm dilekçede veya tutanakta açıkça gösterilmelidir (m.309/3).
Feragat edilen dava hakkında mahkeme esasa girmeden “feragat nedeniyle ret” kararı verir; feragat beyanı kendisi sonucu doğurur, mahkemenin kararı bunu tespit eder.
Davayı kabul
Kabul davalının tek taraflı usul işlemidir. Kabul, talep sonucuna yöneliktir; davacının ileri sürdüğü bir vakıayı doğru saymak ise ikrardır ve kabulden farklıdır. İkrar yalnızca o vakıayı ispat konusu olmaktan çıkarır, davayı sona erdirmez.
Kabulün sınırı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği davalardır. Örneğin boşanma, soybağı, kısıtlama gibi kamu düzenini ilgilendiren davalarda davalının kabulü hâkimi bağlamaz; hâkim vakıaları yine araştırır.
Feragat ve kabulün ortak kuralları
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Şekil | Dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak (tutanağa geçirilerek) | m.309/1 |
| Muvafakat | Karşı tarafın ve mahkemenin muvafakati gerekmez | m.309/2 |
| Kayıt-şart | Kayıtsız ve şartsız olmalıdır | m.309/4 |
| Zaman | Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman | m.310/1 |
| Etki | Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur | m.311 |
| İptal | İrade bozukluğu hâllerinde iptali istenebilir | m.311 |
| Giderler | Beyanda bulunan taraf, aleyhine hüküm verilmiş gibi giderleri öder | m.312/1 |
Feragat ve kabul geri alınamaz; çünkü beyanla birlikte sonuç doğar. Taraf ancak yanılma, aldatma, korkutma gibi irade bozukluğu varsa feragat veya kabulün iptalini isteyebilir (m.311).
Vekilin özel yetkisi
Vekil, kendisine açıkça yetki verilmemişse davadan veya kanun yollarından feragat edemez, davayı kabul edemez ve sulh olamaz (m.74). Genel dava vekâletnamesi bu işlemler için yeterli değildir; vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır.
Yargılama giderleri
Feragat veya kabul eden taraf, aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine mahkûm edilir; kısmi feragat veya kabulde giderler buna göre paylaştırılır (m.312/1). Önemli bir istisna vardır:
İki şart birlikte aranır: davalı davaya kendi davranışıyla sebep olmamalı ve kabul ilk duruşmada yapılmalıdır.
Sulh
Sulh, feragat ve kabulden farklı olarak iki taraflı bir işlemdir; tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri gerekir. Özellikleri:
- Görülmekte olan bir dava ve mahkeme huzuru gerekir. Mahkeme dışında yapılan anlaşma (sulh sözleşmesi niteliğinde bir maddi hukuk sözleşmesi) mahkemeye sunulabilir; ancak HMK anlamında yargısal sulhün sonuçlarını doğurması için mahkeme önünde beyan edilmesi gerekir.
- Yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda yapılabilir (m.313/2).
- Dava konusu dışındaki hususlar da sulhe dâhil edilebilir (m.313/3).
- Şarta bağlı yapılabilir (m.313/4). Bu, kayıtsız şartsız olması gereken feragat ve kabulden en önemli farktır.
- Hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir (m.314/1).
Sulhun etkisi ve mahkemenin kararı
Bu ayrımın pratik önemi büyüktür: Sulhe göre karar verilirse bu karar ilam niteliği kazanır ve ilamlı icraya konulabilir. “Karar verilmesine yer olmadığına” denirse, sulh sözleşmesi ancak ilamsız takip veya yeni bir dava yoluyla zorla yerine getirilebilir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir (m.315/2).
Hüküm verildikten sonra yapılan taraf işlemleri
7251 sayılı Kanunla yapılan eklemeler, kanun yolu aşamasında yapılan feragat, kabul ve sulhün nasıl sonuçlandırılacağını açıklığa kavuşturmuştur (m.310/2-3, m.314/2-3):
| Aşama | Ne olur? |
|---|---|
| Hüküm verildikten sonra, kanun yoluna başvurulmuş olsa da dosya henüz gönderilmemişse veya bölge adliye mahkemesindeyse | Dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez; ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi işlem doğrultusunda ek karar verir. |
| Dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra | Yargıtay temyiz incelemesi yapmaz; dosyayı ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. |
Davanın geri alınması ile karşılaştırma
Davanın geri alınması, davacının davayı takipten vazgeçmesidir; talep ettiği haktan vazgeçmez.
Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir (m.331/3).
| Ölçüt | Feragat | Kabul | Sulh | Davanın geri alınması |
|---|---|---|---|---|
| Yapan | Davacı | Davalı | İki taraf birlikte | Davacı |
| Karşı tarafın rızası | Gerekmez | Gerekmez | Zaten iki taraflı | Davalının açık rızası gerekir |
| Şarta bağlanabilir mi? | Hayır | Hayır | Evet | — |
| Sonuç | Kesin hüküm gibi; aynı talep tekrar dava edilemez | Kesin hüküm gibi | Kesin hüküm gibi | Dava açılmamış sayılır; yeniden dava açılabilir |
| Serbest tasarruf sınırı | Kanunda öngörülmemiş | Var | Var | — |
| İptal sebebi | İrade bozukluğu | İrade bozukluğu | İrade bozukluğu, aşırı yararlanma | — |
Taraf işlemlerinin dava şartı ile ilişkisi
Feragat, kabul ve sulh kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanan aynı talep yeniden dava edilirse, mahkeme “kesin hüküm” olumsuz dava şartı (m.114/1-i) bakımından davayı usulden reddeder. Davanın geri alınmasında ise böyle bir engel doğmaz.
Özet
- Feragat davacının, kabul davalının tek taraflı; sulh ise iki taraflı işlemdir.
- Feragat ve kabul dilekçeyle veya sözlü yapılır, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, kayıtsız şartsız olmalıdır.
- Üçü de hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
- Kabul ve sulh yalnızca serbestçe tasarruf edilebilen davalarda hüküm doğurur.
- Sulh şarta bağlanabilir, dava dışı hususları kapsayabilir; taraflar isterse sulhe göre, istemezse “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilir.
- Hükümden sonra yapılan işlemlerde dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez, ek karar verilir; dosya Yargıtay’daysa hükmü veren mahkemeye iade edilir.
- Feragat ve kabul eden taraf giderleri öder; davaya sebep olmayan ve ilk duruşmada kabul eden davalı gider ödemez.
- Davanın geri alınması davalının açık rızasına bağlıdır ve dava açılmamış sayılır.