Bir davanın sonuçlanması aylar, bazen yıllar sürer. Bu sürede dava konusu mal elden çıkarılabilir, bir yapı yıkılabilir, tanık şehri terk edebilir ya da bir ayıp kaybolabilir. Geçici hukuki korumalar, kesin hükme kadar geçen sürede hakkın veya delilin boşa çıkmasını önleyen araçlardır. HMK bunları Onuncu Kısımda (m.389–406) düzenler; en önemlileri ihtiyati tedbir ve delil tespitidir. Para alacaklarının güvencesi olan ihtiyati haciz ise İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenir ve HMK m.406/2 ile özel hükümleri saklı tutulur.
Geçici hukuki korumanın ortak özellikleri
- Geçicidir: Esas hakkındaki hükme kadar sonuç doğurur; kendiliğinden veya kararla kalkabilir.
- Yaklaşık ispat yeterlidir: Talep eden, haklılığını tam olarak değil, yaklaşık olarak ispat eder (m.390/3).
- Basit yargılama usulüne tabidir: İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi talepler ve bunlara itirazlar basit yargılama usulüyle görülür (m.316/1-c).
- Esas hakkında kesin hüküm oluşturmaz: Tedbir kararı, davanın kim lehine sonuçlanacağını belirlemez.
- Ayrı dosya, asıl davanın eki: İhtiyati tedbir dosyası (m.397/4) ve delil tespiti dosyası (m.405) asıl dava dosyasının eki sayılır.
İhtiyati tedbir
Şartlar
Maddeden üç unsur çıkar:
- Uyuşmazlık konusu bir hak bulunmalıdır. Tedbir, uyuşmazlık konusu hakkında verilir; para alacağının teminat altına alınması için ihtiyati tedbir değil, ihtiyati haciz yoluna gidilir.
- Tedbir sebebi: Mevcut durumdaki bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkânsızlaşacağı ya da gecikme nedeniyle sakınca veya ciddi zarar doğacağı endişesi.
- Yaklaşık ispat: Talep eden, tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir (m.390/3).
Bu hüküm, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır (m.389/2).
Talep ve mahkeme
Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk varsa hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (m.390/2). Bu ayrım, kanun yolu ve itiraz rejimini belirlediği için önemlidir.
Mahkeme, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir: malın muhafazası, yediemine teslimi, bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi (m.391/1). Kararda tedbirin dayandığı sebep ve deliller, neyin üzerinde ne tür tedbir verildiği ve teminatın tutarı ve türü gösterilir (m.391/2).
Teminat
Tedbir talep eden, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşı teminat göstermek zorundadır. Talep resmî belgeye veya başka kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme, gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan teminat göstermez (m.392/1). Teminat, asıl davadaki hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa iade edilir (m.392/2).
Süreler
| İşlem | Süre | Sonuç |
|---|---|---|
| Tedbir kararının uygulanmasını talep (m.393/1) | Kararın tedbir isteyene tefhim veya tebliğinden itibaren 1 hafta | Talep edilmezse tedbir kendiliğinden kalkar |
| Dava öncesi tedbirde esas davanın açılması (m.397/1) | Uygulama talep edildiği tarihten itibaren 2 hafta | Açılmaz ve belge dosyaya konmazsa tedbir kendiliğinden kalkar |
| Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbire itiraz (m.394/2) | Uygulamada hazırsa uygulamadan, değilse tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta | Süre geçerse itiraz hakkı düşer |
| Üçüncü kişinin itirazı (m.394/3) | Tedbiri öğrenmeden itibaren 1 hafta | — |
| Tedbire muhalefet şikâyeti (m.398/1) | İhlalin öğrenilmesinden itibaren 6 ay | — |
| Haksız tedbir tazminatı (m.399/3) | Hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren 1 yıl | Zamanaşımı |
İtiraz ve kanun yolu
Burada kararın nasıl verildiği belirleyicidir:
| Durum | Başvuru yolu |
|---|---|
| Tedbir talebinin reddi | Gerekçeli verilir; kanun yoluna (istinaf) başvurulabilir (m.391/3, m.341/1-b) |
| Karşı tarafın yüzüne karşı verilen tedbir | Aleyhine karar verilen taraf doğrudan kanun yoluna başvurabilir (m.391/3) |
| Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbir | Önce kararı veren mahkemeye itiraz (m.394/1-2); itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yolu (m.394/5) |
İtiraz, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olabilir; esas dava açıldıktan sonra itirazı bu davaya bakan mahkeme karara bağlar (m.394/2). Menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler ise yalnızca tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilir (m.394/3). Aksine karar verilmedikçe itiraz icrayı durdurmaz (m.394/1). Kanun yolu başvuruları öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır; geçici hukuki korumalar hakkındaki bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez (m.362/1-f).
Değiştirme ve kaldırma
- Teminat karşılığı: Aleyhine tedbir verilen kişi mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse tedbir değiştirilebilir veya kaldırılabilir (m.395).
- Durum ve koşulların değişmesi: Değişiklik sabit olursa, talep üzerine teminat aranmaksızın tedbir değiştirilebilir veya kaldırılabilir (m.396).
Tedbire muhalefet
7251 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen m.398’e göre tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya karara aykırı davranan kişi, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet üzerine altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Esas dava açılmamışsa tedbiri veren mahkeme, açılmışsa davanın görüldüğü mahkeme görevlidir. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (7499 sayılı Kanunla bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır). Disiplin hapsi kesinleşmeden infaz edilemez. Aykırı davranışın sona ermesi, kararın gereğinin yerine getirilmesi veya şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde ceza düşer.
Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat
Lehine tedbir verilen taraf, talep anında haksız olduğu anlaşılırsa ya da tedbir kendiliğinden kalkar veya itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür (m.399/1). Sorumluluk için kusur aranmaz; öğretide bu sorumluluk kusursuz sorumluluk olarak nitelendirilir. Tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır (m.399/2) ve bir yıllık zamanaşımına tabidir (m.399/3).
Delil tespiti
Delil tespiti, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş veya ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi gibi işlemlerle önceden saptanmasıdır.
Görev ve yetki
- Dava açılmadan önce: Esas davaya bakacak mahkemeden veya keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu ya da dinlenecek tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir (m.401/1).
- Dava açıldıktan sonra: Yalnızca davanın görüldüğü mahkeme görevli ve yetkilidir (m.401/4).
- Esas davada, delil tespitini yapan mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olduğu ileri sürülemez (m.401/3).
- Noterlerin Noterlik Kanunu uyarınca yaptığı vakıa tespitleri saklıdır (m.401/2).
Usul
Talep dilekçeyle yapılır; dilekçede tespiti istenen vakıa, tanık veya bilirkişiye sorulacak sorular, delilin kaybolacağı kuşkusunu doğuran sebepler ve aleyhine tespit istenen kişinin kimliği ve adresi yer alır. Durum ve koşullar nedeniyle karşı taraf gösterilemiyorsa talep yine geçerlidir (m.402/1). Tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz (m.402/2). Talep haklı bulunursa karar dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf itiraz ve ek sorularını bir hafta içinde bildirebilir (m.402/3).
Acele hâllerde karşı tarafa tebligat yapılmadan da tespit yapılabilir; tespitten sonra dilekçe, karar, tutanak ve rapor karşı tarafa resen tebliğ edilir ve karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir (m.403).
Delil tespiti dosyası asıl davanın eki sayılır; taraflardan her biri bu tutanak ve raporlara dayanabilir (m.405). Tespit sonucu hâkimi bağlamaz; ilgili delil türünün değerine göre (örneğin bilirkişi raporu takdiri delil olarak) değerlendirilir.
Diğer geçici hukuki korumalar
Mahkeme gerekli hâllerde mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına veya mühürleme işlemine karar verebilir (m.406/1). İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlara ilişkin diğer kanunlardaki özel hükümler saklıdır (m.406/2).
Karşılaştırma
| Ölçüt | İhtiyati tedbir | Delil tespiti |
|---|---|---|
| Amaç | Uyuşmazlık konusu hakkın korunması | Delilin korunması |
| Şart | Tedbir sebebi + yaklaşık ispat | Hukuki yarar (delilin kaybolma veya zorlaşma ihtimali) |
| Dava öncesi mahkeme | Esas hakkında görevli ve yetkili mahkeme | Esas mahkemesi veya şeyin bulunduğu / tanığın oturduğu yer sulh mahkemesi |
| Karşı taraf dinlenmeden | Mümkün (m.390/2) | Acele hâllerde mümkün (m.403) |
| Teminat | Kural olarak zorunlu (m.392) | Gider avansı (m.402/2) |
| Sonradan dava açma süresi | Dava öncesi tedbirde uygulama talebinden itibaren 2 hafta | Kanunda öngörülmemiştir |
Özet
- Geçici hukuki korumalar geçicidir, yaklaşık ispatla verilir ve basit yargılama usulüne tabidir (m.316/1-c).
- İhtiyati tedbir, uyuşmazlık konusu hak hakkında; değişme veya gecikme tehlikesi varsa verilir (m.389).
- Dava öncesi esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra yalnızca asıl davanın mahkemesinden istenir (m.390/1).
- Kural olarak teminat zorunludur; resmî belge veya kesin delil hâlinde gerekçeyle alınmayabilir (m.392).
- Uygulama 1 hafta içinde istenmeli; dava öncesi tedbirde esas dava uygulama talebinden itibaren 2 hafta içinde açılmalıdır (m.393, 397).
- Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbire 1 hafta içinde itiraz edilir; yüzüne karşı verilen tedbire karşı doğrudan kanun yoluna gidilir ve bu kararlar temyiz edilemez (m.391/3, 394, 362/1-f).
- Tedbire muhalefet 6 aya kadar disiplin hapsi gerektirir; haksız tedbir tazminatı kusur aranmaksızın doğar ve 1 yılda zamanaşımına uğrar (m.398–399).
- Delil tespiti hukuki yarara bağlıdır; dava öncesi sulh mahkemesinden de istenebilir ve dosyası asıl davanın eki sayılır (m.400–405).