İptal ve Tam Yargı Davaları

İYUK m.2'deki idari dava türleri: iptal davasının menfaat ve hukuka aykırılık unsurları, tam yargı davasının kişisel hak şartı ve iki davanın birlikte açılması.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma AY m.125, İYUK m.2, İYUK m.5, İYUK m.12, İYUK m.13, İYUK m.16/4

İdari yargıda dava türleri kanunla sayılmıştır: iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalar. Bu ayrım yalnızca teorik değildir; dava açma ehliyeti, süre, başvuru şartı, yetkili mahkeme, harç ve kararın etkisi dava türüne göre değişir. Sınavlarda özellikle iptal davasındaki “menfaat ihlali” ile tam yargı davasındaki “kişisel hak ihlali” arasındaki fark ve İYUK m.12–13’teki davaların birlikte veya ardışık açılması sorulmaktadır.

İdari dava türleri

Üçüncü tür, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan davalardır (m.2/1-c). Bu davalar da niteliği gereği tam yargı davasına yakındır; taraflar arasında sözleşmeden doğan hak ve borçların belirlenmesini konu alır.

İptal davası

Konusu: idari işlem

İptal davası yalnızca idari işleme karşı açılır. Eylemler (fiilî davranışlar) iptal edilemez; onlardan doğan zararın giderilmesi tam yargı davasıyla istenir. İşlemin ayrıca kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olması gerekir. Hazırlık işlemleri, görüş ve öneriler, iç düzen işlemleri bu niteliği taşımadığından tek başına dava konusu yapılamaz; ilk incelemede bu yönden ret kararı verilir (m.14/3-d, 15/1-b).

Açılma koşulu: menfaat ihlali

İptal davası için davacının bir hakkının ihlal edilmiş olması gerekmez; işlemle arasında meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunması yeterlidir. Bu ilişki doktrinde ve yerleşik Danıştay içtihadında “ciddi ve makul bağ” olarak ifade edilir. Menfaat kavramının geniş yorumlanması, iptal davasını hukuk devletinin korunmasına hizmet eden objektif bir dava hâline getirir. Örneğin çevreyi etkileyen bir imar düzenlemesine karşı o bölgede yaşayanların iptal davası açabilmesi bu sayede mümkündür.

Buna karşılık menfaat bağı hiç kurulamayan, “herkes adına” açılan davalar (actio popularis) kabul edilmez. Ehliyet yokluğu ilk incelemede saptanırsa dava reddedilir.

Hukuka aykırılık sebepleri

Kanun beş unsuru sayar. Bunlardan herhangi birindeki hukuka aykırılık iptal için yeterlidir:

UnsurHukuka aykırılık örneği
Yetkiİşlemin kanunen yetkili olmayan makamca yapılması (yetki gaspı, konu, yer veya zaman yönünden yetkisizlik)
ŞekilSavunma alınmadan disiplin cezası verilmesi, zorunlu görüşün alınmaması
Sebepİşleme dayanak gösterilen olayın gerçekleşmemiş olması veya yanlış nitelendirilmesi
Konuİşlemin doğurduğu hukuki sonucun hukuka aykırı olması, ölçüsüz yaptırım
Maksatİşlemin kamu yararı dışında bir amaçla, örneğin kişisel husumetle yapılması

İptal kararının sonuçları

İptal kararı, işlemi yapıldığı tarihten itibaren ortadan kaldırır; idare işlemden önceki hukuki durumu yeniden kurmakla yükümlüdür. Düzenleyici işlemlerin iptali, niteliği gereği yalnızca davacıyı değil o düzenlemenin uygulandığı herkesi etkiler. Bireysel işlemlerin iptalinde ise sonuç kural olarak davacıya ilişkindir. Kararın uygulanması İYUK m.28’e tabidir.

Tam yargı davası

Açılma koşulu: kişisel hak ihlali

Tam yargı davası, idari eylem veya işlem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişiler tarafından açılır. İptal davasından farklı olarak burada salt menfaat yetmez; davacının sübjektif bir hakkının zarar görmüş olması gerekir. Dava sonunda idare, belirli bir miktar paranın ödenmesine veya bir hakkın yerine getirilmesine mahkûm edilir. Bu yüzden tam yargı davası sübjektif bir davadır ve kararın etkisi taraflarla sınırlıdır.

Tam yargı davasının hukuki dayanağı AY m.125/son’dur: İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Sorumluluğun hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esasına dayanması dava türünü değiştirmez.

Dilekçede miktar ve artırım

Tam yargı davalarında dilekçede uyuşmazlık konusu miktar gösterilir (m.3/2-d). Miktar, nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir:

İptal ve tam yargı davalarının ilişkisi

İşlemden doğan zarar: üç seçenek

Bir idari işlem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişinin önünde İYUK m.12 uyarınca üç yol vardır:

  1. Doğrudan tam yargı davası açmak. Bu durumda mahkeme işlemin hukuka aykırılığını tam yargı davası içinde inceler.
  2. İptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak.
  3. Önce iptal davası açmak, bu davanın karara bağlanması üzerine kararın (kanun yoluna gidilmişse kanun yolu kararının) tebliğinden veya işlemin icrasından itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açmak.

İdari eylemden doğan zarar: önce idareye başvuru

Eylemler için iptal davası söz konusu olmadığından, eylemden zarar görenler doğrudan dava açamaz; önce idareye başvurmak zorundadır.

İstek kısmen veya tamamen reddedilirse ret işleminin tebliğinden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi içinde dava açılır. Daha önce adli yargıda açılıp görevden reddedilen tam yargı davası idari yargıya taşınıyorsa, idareye başvuru şartı aranmaz (m.13/2).

Karşılaştırmaİptal davasıTam yargı davası
Konusuİdari işlemİdari işlem ve eylem
Dava ehliyetiMenfaat ihlaliKişisel hakkın doğrudan ihlali
NiteliğiObjektifSübjektif
Sonuçİşlemin geriye etkili olarak ortadan kalkmasıİdarenin bir edime (genellikle tazminata) mahkûmiyeti
Dilekçede miktarGerekmezGösterilir (m.3/2-d), bir defa artırılabilir
Ön başvuruİsteğe bağlı (m.11)Eylemlerde zorunlu (m.13)

İdari sözleşmelerden doğan davalar

İYUK m.2/1-c, kamu hizmetinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkları ayrı bir dava türü olarak düzenler. Bu davalarda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden doğan hak ve borçlar tartışılır; örneğin sözleşmenin feshinin hukuka uygunluğu veya idarenin ödeme yükümlülüğü. Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri bu kapsamın dışındadır; AY m.125/1 bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkimle çözülebileceğini kabul eder.

İdari sözleşme davalarında yetkili mahkeme, sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (m.32/1); tam yargı davalarındaki m.36 kuralı idari sözleşmelerden doğan davaları kapsamaz. İdarenin özel hukuk hükümlerine tabi olarak yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar ise kural olarak adli yargının görev alanındadır.

Dava dilekçesinde birleştirme

Kural olarak her idari işlem aleyhine ayrı dava açılır. Aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan işlemlere karşı tek dilekçeyle dava açılabilir (İYUK m.5/1). Birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi için hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir (m.5/2). Bu koşullara uyulmazsa dilekçe ret kararı verilir ve otuz gün içinde yeni dilekçe verilebilir (m.15/1-d).

Özet

  • İdari dava türleri İYUK m.2’de sayılıdır: iptal, tam yargı ve idari sözleşmelerden doğan davalar.
  • İptal davası işleme karşı ve menfaati ihlal edilenlerce açılır; yetki, şekil, sebep, konu, maksat unsurlarından birindeki aykırılık yeterlidir.
  • İdari yargı hukuka uygunluk denetimi yapar; yerindelik denetimi ve idarenin yerine geçen karar yasaktır.
  • Tam yargı davası kişisel hakkı doğrudan ihlal edilenlerce açılır; dilekçede miktar gösterilir ve miktar bir defaya mahsus artırılabilir.
  • İşlemden doğan zararda doğrudan tam yargı, birlikte dava veya önce iptal sonra tam yargı yolu seçilebilir (m.12).
  • Eylemden doğan zararda öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl içinde idareye başvuru zorunludur (m.13).
  • Her işleme ayrı dava kuraldır; bağlantılı işlemler ve ortak menfaatli davacılar için tek dilekçe mümkündür (m.5).

Kaynakça

Mini deneme: İptal ve Tam Yargı Davaları

10 soru · ücretsiz
  1. 1. İYUK m.2'ye göre iptal davasında idari işlemin hukuka aykırılığı hangi unsurlar yönünden incelenir?

  2. 2. Tam yargı davası açılabilmesi için İYUK'ta aranan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3. D, müdürlük kadrosuna atanmamasına ilişkin işleme karşı iptal davası açmıştır. İdare mahkemesinin vereceği aşağıdaki kararlardan hangisi İYUK m.2/2 ile bağdaşır?

  4. 4. Belediye, İ'nin işletme ruhsatını iptal etmiştir. İ yalnızca iptal davası açmış ve kazanmıştır. İ'nin işlem nedeniyle uğradığı zarar için tam yargı davası açma imkânı hakkında hangisi doğrudur?

  5. 5. İdari eylemden zarar gören kişinin dava açmadan önce idareye başvurması gereken süre aşağıdakilerden hangisidir?

  6. 6. Belediyeye ait iş makinesi yol çalışması sırasında E'nin evine zarar vermiştir. E, olayı öğrenmesinden dört ay sonra belediyeye başvurmuş; belediye otuz gün içinde cevap vermemiştir. Hangisi doğrudur?

  7. 7. Tam yargı davasında dava dilekçesinde gösterilen miktarın artırılması hakkında hangisi doğrudur?

  8. 8. İdari dava türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
    I. İptal davası, hukuk düzeninin korunmasına hizmet eden objektif nitelikte bir davadır.
    II. Tam yargı davalarında dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu miktar gösterilir.
    III. İdari eylemlere karşı iptal davası açılabilir.

  9. 9. İYUK m.5'e göre birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi için aşağıdaki koşullardan hangisi aranır?

  10. 10. İYUK m.2/1-c kapsamındaki idari sözleşme davaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu not 2. konu olarak İdari Yargılama Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.