Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar

Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz: unsurlar, yaş eşikleri, nitelikli hâller ve şikâyet şartı.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 9 dk okuma TCK m.102–105, TCK m.6/1-b, TCK m.109/5

5237 sayılı TCK, cinsel suçları 765 sayılı eski Kanun’daki “genel ahlak ve aile düzeni” anlayışından ayırarak kişiye karşı suçlar arasında, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlıklı bölümde (TCK m.102–105) düzenlemiştir. Korunan hukuki değer, kişinin cinsel özerkliği, yani cinsel yaşamına ilişkin kararları serbestçe verebilme hakkı ve vücut dokunulmazlığıdır; mağdur çocuk olduğunda buna çocuğun sağlıklı cinsel ve ruhsal gelişimi de eklenir. Bölümdeki dört suç tipinin ayrımı, büyük ölçüde mağdurun yaşına, rızanın hukuken geçerli olup olmadığına ve fiilin bedensel temas içerip içermediğine göre yapılır. Sınavlarda en çok yaş eşikleri, cezanın artırıldığı hâller ve şikâyet şartı sorulur.

Temel kavramlar

Cinsel davranış, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ya da objektif olarak cinsel nitelik taşıyan bedensel temaslı hareketleri ifade eder. Cinsel saldırı ve cinsel istismar bedensel temas gerektirir; temas yoksa fiil kural olarak cinsel taciz (TCK m.105) kapsamında değerlendirilir.

Kanun, bedensel temaslı fiilleri ağırlıklarına göre üç kademede ele alır:

  • Sarkıntılık: Ani, kesintisiz ve süreklilik göstermeyen hafif yoğunluktaki temas. Kanun bu hâli daha az cezayı gerektiren bir alt tip olarak öngörür.
  • Basit cinsel saldırı/istismar: Sarkıntılık düzeyini aşan, ancak vücuda organ veya cisim sokulmasını içermeyen cinsel davranış.
  • Nitelikli cinsel saldırı/istismar: Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen fiil.

Çocuk kavramı bakımından TCK m.6/1-b esas alınır: Çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. Mağdur on sekiz yaşından küçükse fiil TCK m.102’ye değil, TCK m.103 veya m.104’e girer.

Cinsel saldırı (TCK m.102)

Suçun mağduru yetişkin bir kişidir; fail herkes olabilir. Hareket, mağdurun rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranıştır. Rıza bulunursa tipiklik gerçekleşmez; ancak rızanın cebir, tehdit, hile ya da mağdurun direnme gücünü ortadan kaldıran bir durum altında açıklanmış olması hâlinde geçerli bir rızadan söz edilemez. Suç ancak kasten işlenebilir; taksirli hâli yoktur.

Yaptırım kademeleri ve şikâyet

HâlHükümCezaŞikâyet
Sarkıntılık düzeyinde kalmam.102/1, 2. cümle2–5 yıl hapisAranır
Basit cinsel saldırım.102/15–10 yıl hapisAranır
Vücuda organ/cisim sokmam.102/212 yıldan az olmamak üzere hapisAranmaz; eşe karşı ise aranır
Bitkisel hayat veya ölümm.102/5Ağırlaştırılmış müebbetAranmaz

İkinci fıkradaki nitelikli cinsel saldırının eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Böylece Kanun evlilik içinde de cinsel saldırının suç oluşturduğunu açıkça kabul etmiş, yalnızca kovuşturmayı mağdur eşin iradesine bırakmıştır.

Cezayı artıran hâller (m.102/3–5)

Suçun; beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı, kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısmına karşı ya da üvey ana, üvey baba, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte ya da toplu yaşama zorunluluğunun bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (m.102/3).

Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddet kasten yaralamanın ağır neticelerine (TCK m.87) yol açarsa, ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır (m.102/4). Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülmüştür (m.102/5).

Çocukların cinsel istismarı (TCK m.103)

İstismarın tanımı ve yaş eşikleri

TCK m.103/1, cinsel istismarı mağdurun yaşına ve algılama yeteneğine göre iki gruba ayırır:

Buna göre:

  • On beş yaşını tamamlamamış çocuk (ve on beş yaşını tamamlamış olsa da fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuk) bakımından her türlü cinsel davranış istismardır. Bu çocukların rızası hukuken geçersizdir; rızanın varlığı suçun oluşumunu engellemez.
  • Diğer çocuklar (on beş yaşını tamamlamış ve algılama yeteneği gelişmiş, on sekiz yaşından küçük çocuklar) bakımından cinsel davranış ancak cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanıyorsa istismar sayılır. Bu yaş grubunda rızaya dayalı cinsel ilişki TCK m.104’ün konusudur.

Birinci fıkranın önceki metni, Anayasa Mahkemesinin 26/5/2016 tarihli ve E.: 2015/108, K.: 2016/46 sayılı Kararı ile (a) bendindeki “tamamlamamış” sözcüğü yönünden kısmen iptal edilmiş; birinci ve ikinci cümleler 6763 sayılı Kanunla 24/11/2016 tarihinde yeniden düzenlenmiştir.

Yaptırımlar

FiilTemel cezaMağdur 12 yaşını tamamlamamışsa
İstismar (m.103/1)8–15 yıl hapisEn az 10 yıl
Sarkıntılık düzeyinde istismar (m.103/1)3–8 yıl hapisEn az 5 yıl
Organ/cisim sokma (m.103/2)16 yıldan aşağı olmamak üzereEn az 18 yıl
Bitkisel hayat veya ölüm (m.103/6)Ağırlaştırılmış müebbet—

Çocukların cinsel istismarı kural olarak şikâyete bağlı değildir. Kanun tek bir istisna öngörür: Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır (m.103/1).

Cezayı artıran hâller

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte; toplu yaşama zorunluluğunun bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanılarak; üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısmına karşı ya da üvey ana, üvey baba, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından; vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerce ya da kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (m.103/3).

Ayrıca istismarın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle, (b) bendindeki çocuklara karşı ise silah kullanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (m.103/4). (b) bendindeki çocuklar için cebir veya tehdit zaten suçun kurucu unsuru olduğundan ayrıca artırım nedeni sayılmamış, yalnızca silah kullanımı artırım nedeni yapılmıştır. Cebir ve şiddetin kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açması hâlinde yaralama hükümleri ayrıca uygulanır (m.103/5).

Reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK m.104)

Bu suçun mağduru, on beş yaşını bitirmiş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocuktur. Fiil cebir, tehdit ve hile olmaksızın gerçekleşir; zira bu araçlardan biri kullanılırsa fiil TCK m.103/1-b kapsamında cinsel istismar olur. Kanun, “cinsel ilişki” ifadesini kullandığından öğretide baskın görüş, bu suçun vücuda organ veya cisim sokulmasını içeren fiillerle sınırlı olduğunu kabul eder; bu düzeye varmayan, rızaya dayalı cinsel davranışlar m.104 kapsamında değerlendirilmez.

Temel şekil şikâyete bağlıdır. Ancak:

  • Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir (m.104/2).
  • Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde de şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre ceza verilir (m.104/3).

İkinci fıkranın önceki hâli Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararıyla iptal edilmiş; fıkra 6545 sayılı Kanunla 18/6/2014 tarihinde yeniden düzenlenmiştir.

Cinsel taciz (TCK m.105)

Cinsel taciz, bedensel temas içermeyen ve cinsel amaç taşıyan davranışlardır: cinsel içerikli sözler, mesajlar, jest ve mimikler, teklif ve ısrarlar gibi. Temas gerçekleşirse fiil, mağdurun yaşına göre cinsel saldırı veya istismarın (çoğunlukla sarkıntılık düzeyinde) kapsamına girer. Mağdur yetişkin veya çocuk olabilir; çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir ve seçimlik adli para cezası öngörülmemiştir.

Suçun; kamu görevinin, hizmet ilişkisinin veya aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerce, aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanılarak, posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak ya da teşhir suretiyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (m.105/2). Fiil nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Suç tiplerinin karşılaştırılması

ÖlçütCinsel saldırı (m.102)Cinsel istismar (m.103)Reşit olmayanla ilişki (m.104)Cinsel taciz (m.105)
MağdurYetişkinÇocuk15–18 yaş arası çocukHerkes
Bedensel temasVarVarVar (cinsel ilişki)Yok
RızaRıza tipikliği kaldırır15 yaş altında geçersizRıza vardır; yaş nedeniyle suç—
Şikâyetm.102/1’de aranırKural olarak aranmazTemel şekilde aranırAranır

İlişkili hükümler

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK m.109/5). Bu durumda hürriyetten yoksun kılma ile cinsel saldırı veya istismar ayrı suçlar olarak değerlendirilir. Cinsel saldırı veya istismar sırasında uygulanan şiddetin ağır yaralama neticesi doğurması hâlinde ise yukarıda belirtildiği gibi kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.

Özet

  • Korunan hukuki değer cinsel özerklik ve vücut dokunulmazlığıdır; çocuklarda çocuğun cinsel gelişimi de korunur.
  • Cinsel saldırı (m.102) yetişkine karşı işlenir: Basit şekli 5–10 yıl, sarkıntılık 2–5 yıl, organ/cisim sokma en az 12 yıl hapis gerektirir; temel şekil ve sarkıntılık şikâyete bağlıdır.
  • Organ veya cisim sokma suretiyle cinsel saldırı eşe karşı da işlenebilir; bu hâlde kovuşturma şikâyete bağlıdır.
  • On beş yaşını tamamlamamış (veya algılama yeteneği gelişmemiş) çocuğa karşı her türlü cinsel davranış istismardır; diğer çocuklarda istismar için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden gerekir.
  • Çocuğun cinsel istismarı kural olarak re’sen kovuşturulur; yalnızca failin de çocuk olduğu sarkıntılık hâlinde şikâyet aranır.
  • On iki yaşını tamamlamamış mağdurda cezanın alt sınırları yükselir (istismar 10, sarkıntılık 5, organ/cisim sokma 18 yıl).
  • Reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104) on beş yaşını bitirmiş çocukla rızaya dayalı ilişkidir; şikâyete bağlıdır, evlenme yasağı bulunan kişi bakımından şikâyet aranmaz ve ceza 10–15 yıldır.
  • Cinsel taciz (m.105) temassızdır, şikâyete bağlıdır; mağdurun işi, okulu veya ailesini bırakmak zorunda kalması hâlinde ceza bir yıldan az olamaz.

Kaynakça

Mini deneme: Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar

10 soru · ücretsiz
  1. 1. TCK m.102'de düzenlenen cinsel saldırı suçunun temel şekli için öngörülen ceza aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2. TCK m.103/1'e göre aşağıdaki çocuklardan hangisine karşı gerçekleştirilen cinsel davranışın istismar sayılması için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanması gerekir?

  3. 3. A, eşi B'ye karşı onun rızası dışında vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunmuştur. Bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  4. 4. Çocukların cinsel istismarı suçunda soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olduğu tek hâl aşağıdakilerden hangisidir?

  5. 5. Cinsel taciz suçu (TCK m.105) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
    I. Suç bedensel temas içermeyen cinsel amaçlı davranışlarla işlenir.
    II. Suçun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi cezayı artıran bir hâldir.
    III. Fiil nedeniyle mağdurun işi bırakmak zorunda kalması hâlinde verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

  6. 6. Yirmi iki yaşındaki A, on altı yaşındaki B ile herhangi bir cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye girmiştir. B'nin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiştir ve A ile B arasında evlenme yasağı yoktur. A'nın sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  7. 7. On bir yaşındaki çocuğa karşı vücuda organ sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel istismarda, başka bir artırım nedeni bulunmadığı varsayılırsa verilecek cezanın alt sınırı nedir?

  8. 8. Bir yurtta görevli bakıcı A, kendisine teslim edilen on dört yaşındaki B'ye karşı cebir kullanarak sarkıntılık düzeyini aşan bir cinsel davranışta bulunmuştur. A'nın sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  9. 9. Aşağıdakilerden hangisi TCK m.102/3'te cinsel saldırı suçu bakımından cezayı yarı oranında artıran hâller arasında sayılmamıştır?

  10. 10. Koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde on altı yaşındaki B'nin bakım ve gözetim yükümlülüğünü üstlenmiş olan A, B ile cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girmiştir. B'nin fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiştir. A'nın sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu not 3. konu olarak Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.