Bağışlama, bir kişinin karşılık beklemeden malvarlığından başkasına değer aktarmayı üstlendiği tek tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Karşılıksız olması, kanun koyucunun bağışlayanı birçok noktada korumasına yol açar: Şekil kuralları sıkıdır, bağışlayanın sorumluluğu ağır kusurla sınırlıdır ve belirli durumlarda bağışlamadan dönmek mümkündür. Konu TBK m.285–298 arasında düzenlenmiştir ve sınavlarda özellikle şekil, geri alma sebepleri ile sürelerden soru gelir.
Tanım ve unsurlar
Tanımdan dört unsur çıkar:
- Sözleşme: Bağışlama tek taraflı bir irade beyanı değil, bağışlananın kabulünü gerektiren bir sözleşmedir. Kabule kadar bağışlayan önerisini geri alabilir; bağışlanacak malı diğer mallarından fiilen ayırmış olması bunu engellemez (TBK m.293).
- Sağlararası işlem: Bağışlama, bağışlayanın sağlığında hüküm doğurur. İfası bağışlayanın ölümüne bağlanan bağışlamada vasiyete ilişkin hükümler uygulanır (TBK m.290/2); yani ölüme bağlı tasarruf şekline tabi olur.
- Malvarlığından kazandırma: Bağışlayanın aktifi azalır veya pasifi artar, bağışlananın malvarlığı ise aynı ölçüde artar. Bir şeyin kullanımına karşılıksız izin vermek bağışlama değil, kullanım ödüncüdür.
- Karşılıksızlık: Bağışlanan bir karşı edim üstlenmez. Bağışlamaya yükleme konması karşılıksızlığı ortadan kaldırmaz; ancak yükleme kazandırmanın değerini aşarsa işlem gerçek bir bağışlama olmaktan çıkar.
Bağışlama sayılmayan durumlar
TBK m.285/2 ve 3 üç durumu açıkça bağışlamanın dışında tutar: henüz edinilmemiş bir haktan feragat, mirasın reddi ve ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi. Bunlarda ya malvarlığından çıkan bir değer yoktur ya da kazandırma sosyal bir ödevin karşılığıdır.
Bağışlama ehliyeti
Bağışlayan bakımından
Fiil ehliyetine sahip herkes, eşler arasındaki mal rejiminden ve miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere bağışlama yapabilir (TBK m.286/1). Miras hukukundaki sınırlama özellikle saklı paylı mirasçıların tenkis hakkıdır (TMK m.565).
Kanun, savurgan bağışlayanı ek bir hükümle korur: Bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonunda bağışlayan savurganlığı nedeniyle kısıtlanırsa, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir (TBK m.286/2). Önemli olan kısıtlama kararının değil, yargılamanın bir yıl içinde başlamasıdır.
Vesayet altındaki kişinin malvarlığı bakımından ayrıca bir yasak öngörülmüştür: Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır (TMK m.449).
Bağışlanan bakımından
Bu hüküm, ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların karşılıksız kazanmalarda tek başına işlem yapabileceği kuralının (TMK m.16) bağışlamadaki görünümüdür. Yasal temsilciye ise sonradan müdahale yetkisi tanınmıştır; çünkü yüklemeli bir bağışlama ya da sakıncalı bir mal küçüğün yararına olmayabilir.
Bağışlamanın kurulması ve şekil
Bağışlamanın şekli, bağışlamanın türüne göre değişir. Kanun “söz verme” ile “elden bağışlama” ayrımını esas alır.
Bağışlama sözü verme
Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki bir aynî hakkın bağışlanması sözü ise ancak resmî şekilde yapılırsa geçerlidir (TBK m.288/2). Yazılı şekilde yalnızca borç altına giren bağışlayanın imzası yeterlidir; bağışlananın kabulü şekle bağlı değildir.
Şekle aykırılığın sonucu konusunda kanun bir kurtarma hükmü getirir: Şekle uyulmadığı için geçersiz olan bağışlama sözü bağışlayan tarafından yerine getirilirse elden bağışlama hükmündedir. Ancak bu “iyileşme” resmî şekle bağlı bağışlamalarda uygulanmaz (TBK m.288/3). Dolayısıyla adi yazılı vaatle taşınmaz bağışlanamaz; tapu devri ayrıca resmî senet ve tescil ister.
Elden bağışlama
Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur (TBK m.289). Burada borçlandırıcı işlem ile tasarruf işlemi aynı anda gerçekleşir ve ayrıca bir şekle gerek yoktur. Taşınmazlar elden bağışlanamaz.
| Bağışlama sözü | Elden bağışlama | |
|---|---|---|
| Konu | Taşınır, taşınmaz, alacak, hak | Yalnızca taşınır |
| Şekil | Yazılı; taşınmaz ve aynî hakta resmî | Şekilsiz, teslimle kurulur |
| Şekle aykırılık | Geçersiz; ifa edilirse elden bağışlama hükmünde (resmî şekilde hariç) | Söz konusu değil |
| Geri alma | TBK m.296 (söz geri alma ve ifadan kaçınma) | TBK m.295 |
Bağışlama türleri
Koşullu bağışlama
Bağışlama geciktirici veya bozucu koşula bağlanabilir (TBK m.290/1). Koşulun bağışlayanın ölümüne bağlanması özel bir durumdur: İfası ölüme bağlı bağışlama, vasiyete ilişkin hükümlere tabidir (TBK m.290/2). Sınavlarda bu ayrım “ölüme bağlı bağışlama hangi şekle tabidir?” biçiminde sorulur.
Yüklemeli bağışlama
Bağışlayan bağışlamaya yüklemeler koyabilir ve bağışlanan tarafından kabul edilmiş yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir (TBK m.291/1-2). Kamu yararına konulmuş yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra ilgili kamu kurumuna geçer (TBK m.291/3).
Bağışlananı koruyan bir sınır vardır: Bağışlama konusunun değeri yüklemenin masraflarını karşılamıyorsa ve aşan kısım kendisine ödenmezse bağışlanan yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir (TBK m.291/4). Haklı sebep olmaksızın yüklemenin yerine getirilmemesi ise geri alma sebebidir (TBK m.295/1-3).
Bağışlayana dönme koşullu bağışlama
Bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi hâlinde bağışlama konusunun kendisine dönmesini şart koşabilir (TBK m.292/1). Konu taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki aynî hak ise bu koşul tapu siciline şerh verilebilir (TBK m.292/2); şerh sayesinde dönme hakkı sonraki malikler ve hak sahiplerine karşı da ileri sürülebilir.
Bağışlayanın sorumluluğu
Karşılıksız işlemde sorumluluk hafifletilmiştir: Hafif kusurdan sorumluluk yoktur. Bununla birlikte bağışlayan, bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti vermişse bu garantiyle bağlıdır (TBK m.294/2). Satıcının ayıp ve zapttan sorumluluğu bağışlamada kendiliğinden uygulanmaz.
Bağışlamanın ortadan kalkması
Elden bağışlamanın ve ifa edilmiş sözün geri alınması
TBK m.295’e göre bağışlayan, şu durumlardan biri gerçekleşmişse elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir:
- Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
- Bağışlanan, bağışlayana veya ailesinden birine karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa (ör. nafaka veya yardım yükümlülüğünün ihlali),
- Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.
Geri almanın sonucu, bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde geri verme borcudur. Yani bağışlanan, bağışlanan şeyi iyiniyetle tüketmiş veya değeri azalmışsa yalnızca elinde kalan zenginleşmeyi iade eder; bu sebepsiz zenginleşme mantığına benzer bir sınırlamadır.
Bağışlama sözünün geri alınması ve ifadan kaçınma
Henüz ifa edilmemiş bağışlama sözünde bağışlayanın imkânları daha geniştir (TBK m.296). Söz veren:
- Elden bağışlamayı geri almasını haklı kılan sebeplerden biri varsa,
- Mali durumu sonradan, sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse,
- Söz verdikten sonra yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bunlar önemli ölçüde ağırlaşmışsa,
sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir. Ayrıca söz verenin borç ödemeden acizliği belirlenir veya iflasına karar verilirse ifa yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.296/2).
Geri alma süresi ve mirasçılar
Süre hak düşürücüdür ve öğrenmeden başlar. Mirasçılarla ilgili kurallar şöyledir:
| Durum | Mirasçıların hakkı |
|---|---|
| Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölmüşse | Hak mirasçılara geçer; sürenin sonuna kadar kullanılabilir (m.297/2) |
| Bağışlayan sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse | Mirasçılar ölümden başlayarak bir yıl içinde kullanabilir (m.297/3) |
| Bağışlanan bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı öldürmüş veya geri almasını engellemişse | Mirasçılar bağışlamayı geri alabilir (m.297/4) |
Bağışlayanın ölümü
Aksi kararlaştırılmamışsa, dönemsel edimler içeren bağışlama (ör. her ay belirli bir miktar ödeme) bağışlayanın ölümüyle sona erer (TBK m.298). Tek seferlik bağışlama sözünde ise borç mirasçılara geçer.
Özet
- Bağışlama, sağlararası, karşılıksız ve bağışlayanın malvarlığından yapılan bir kazandırmayı konu alan sözleşmedir; mirasın reddi, edinilmemiş haktan feragat ve ahlaki ödevin ifası bağışlama değildir (TBK m.285).
- Ayırt etme gücüne sahip ehliyetsiz bağışlamayı kabul edebilir; yasal temsilci yasaklarsa bağışlama ortadan kalkar (TBK m.287).
- Bağışlama sözü yazılı, taşınmaz ve aynî haklarda resmî şekle tabidir; ifa edilen şekilsiz söz elden bağışlama sayılır, resmî şekil gerekenler hariç (TBK m.288).
- Elden bağışlama yalnızca taşınırlarda ve teslimle kurulur (TBK m.289); ölüme bağlı bağışlamaya vasiyet hükümleri uygulanır (TBK m.290/2).
- Bağışlayan yalnızca ağır kusurundan ve verdiği garantiden sorumludur (TBK m.294).
- Geri alma sebepleri: ağır suç, kanuni yükümlülüklere önemli aykırılık, yüklemenin haksız yere yerine getirilmemesi; iade, istem tarihindeki zenginleşme kadardır (TBK m.295).
- Bağışlama sözünde ayrıca mali durumun olağanüstü ağırlaşması ve yeni aile yükümlülükleri ifadan kaçınma sebebidir (TBK m.296).
- Geri alma süresi öğrenmeden itibaren bir yıldır; dönemsel bağışlama kural olarak bağışlayanın ölümüyle sona erer (TBK m.297–298).