Bağışlama

Bağışlamanın tanımı ve unsurları, ehliyet, bağışlama sözü ile elden bağışlamanın şekli, koşullu ve yüklemeli bağışlama, geri alma sebepleri ve süreleri.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma TBK m.285–298

Bağışlama, bir kişinin karşılık beklemeden malvarlığından başkasına değer aktarmayı üstlendiği tek tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Karşılıksız olması, kanun koyucunun bağışlayanı birçok noktada korumasına yol açar: Şekil kuralları sıkıdır, bağışlayanın sorumluluğu ağır kusurla sınırlıdır ve belirli durumlarda bağışlamadan dönmek mümkündür. Konu TBK m.285–298 arasında düzenlenmiştir ve sınavlarda özellikle şekil, geri alma sebepleri ile sürelerden soru gelir.

Tanım ve unsurlar

Tanımdan dört unsur çıkar:

  • Sözleşme: Bağışlama tek taraflı bir irade beyanı değil, bağışlananın kabulünü gerektiren bir sözleşmedir. Kabule kadar bağışlayan önerisini geri alabilir; bağışlanacak malı diğer mallarından fiilen ayırmış olması bunu engellemez (TBK m.293).
  • Sağlararası işlem: Bağışlama, bağışlayanın sağlığında hüküm doğurur. İfası bağışlayanın ölümüne bağlanan bağışlamada vasiyete ilişkin hükümler uygulanır (TBK m.290/2); yani ölüme bağlı tasarruf şekline tabi olur.
  • Malvarlığından kazandırma: Bağışlayanın aktifi azalır veya pasifi artar, bağışlananın malvarlığı ise aynı ölçüde artar. Bir şeyin kullanımına karşılıksız izin vermek bağışlama değil, kullanım ödüncüdür.
  • Karşılıksızlık: Bağışlanan bir karşı edim üstlenmez. Bağışlamaya yükleme konması karşılıksızlığı ortadan kaldırmaz; ancak yükleme kazandırmanın değerini aşarsa işlem gerçek bir bağışlama olmaktan çıkar.

Bağışlama sayılmayan durumlar

TBK m.285/2 ve 3 üç durumu açıkça bağışlamanın dışında tutar: henüz edinilmemiş bir haktan feragat, mirasın reddi ve ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi. Bunlarda ya malvarlığından çıkan bir değer yoktur ya da kazandırma sosyal bir ödevin karşılığıdır.

Bağışlama ehliyeti

Bağışlayan bakımından

Fiil ehliyetine sahip herkes, eşler arasındaki mal rejiminden ve miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere bağışlama yapabilir (TBK m.286/1). Miras hukukundaki sınırlama özellikle saklı paylı mirasçıların tenkis hakkıdır (TMK m.565).

Kanun, savurgan bağışlayanı ek bir hükümle korur: Bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonunda bağışlayan savurganlığı nedeniyle kısıtlanırsa, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir (TBK m.286/2). Önemli olan kısıtlama kararının değil, yargılamanın bir yıl içinde başlamasıdır.

Vesayet altındaki kişinin malvarlığı bakımından ayrıca bir yasak öngörülmüştür: Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır (TMK m.449).

Bağışlanan bakımından

Bu hüküm, ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların karşılıksız kazanmalarda tek başına işlem yapabileceği kuralının (TMK m.16) bağışlamadaki görünümüdür. Yasal temsilciye ise sonradan müdahale yetkisi tanınmıştır; çünkü yüklemeli bir bağışlama ya da sakıncalı bir mal küçüğün yararına olmayabilir.

Bağışlamanın kurulması ve şekil

Bağışlamanın şekli, bağışlamanın türüne göre değişir. Kanun “söz verme” ile “elden bağışlama” ayrımını esas alır.

Bağışlama sözü verme

Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki bir aynî hakkın bağışlanması sözü ise ancak resmî şekilde yapılırsa geçerlidir (TBK m.288/2). Yazılı şekilde yalnızca borç altına giren bağışlayanın imzası yeterlidir; bağışlananın kabulü şekle bağlı değildir.

Şekle aykırılığın sonucu konusunda kanun bir kurtarma hükmü getirir: Şekle uyulmadığı için geçersiz olan bağışlama sözü bağışlayan tarafından yerine getirilirse elden bağışlama hükmündedir. Ancak bu “iyileşme” resmî şekle bağlı bağışlamalarda uygulanmaz (TBK m.288/3). Dolayısıyla adi yazılı vaatle taşınmaz bağışlanamaz; tapu devri ayrıca resmî senet ve tescil ister.

Elden bağışlama

Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur (TBK m.289). Burada borçlandırıcı işlem ile tasarruf işlemi aynı anda gerçekleşir ve ayrıca bir şekle gerek yoktur. Taşınmazlar elden bağışlanamaz.

Bağışlama sözüElden bağışlama
KonuTaşınır, taşınmaz, alacak, hakYalnızca taşınır
ŞekilYazılı; taşınmaz ve aynî hakta resmîŞekilsiz, teslimle kurulur
Şekle aykırılıkGeçersiz; ifa edilirse elden bağışlama hükmünde (resmî şekilde hariç)Söz konusu değil
Geri almaTBK m.296 (söz geri alma ve ifadan kaçınma)TBK m.295

Bağışlama türleri

Koşullu bağışlama

Bağışlama geciktirici veya bozucu koşula bağlanabilir (TBK m.290/1). Koşulun bağışlayanın ölümüne bağlanması özel bir durumdur: İfası ölüme bağlı bağışlama, vasiyete ilişkin hükümlere tabidir (TBK m.290/2). Sınavlarda bu ayrım “ölüme bağlı bağışlama hangi şekle tabidir?” biçiminde sorulur.

Yüklemeli bağışlama

Bağışlayan bağışlamaya yüklemeler koyabilir ve bağışlanan tarafından kabul edilmiş yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir (TBK m.291/1-2). Kamu yararına konulmuş yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra ilgili kamu kurumuna geçer (TBK m.291/3).

Bağışlananı koruyan bir sınır vardır: Bağışlama konusunun değeri yüklemenin masraflarını karşılamıyorsa ve aşan kısım kendisine ödenmezse bağışlanan yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir (TBK m.291/4). Haklı sebep olmaksızın yüklemenin yerine getirilmemesi ise geri alma sebebidir (TBK m.295/1-3).

Bağışlayana dönme koşullu bağışlama

Bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi hâlinde bağışlama konusunun kendisine dönmesini şart koşabilir (TBK m.292/1). Konu taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki aynî hak ise bu koşul tapu siciline şerh verilebilir (TBK m.292/2); şerh sayesinde dönme hakkı sonraki malikler ve hak sahiplerine karşı da ileri sürülebilir.

Bağışlayanın sorumluluğu

Karşılıksız işlemde sorumluluk hafifletilmiştir: Hafif kusurdan sorumluluk yoktur. Bununla birlikte bağışlayan, bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti vermişse bu garantiyle bağlıdır (TBK m.294/2). Satıcının ayıp ve zapttan sorumluluğu bağışlamada kendiliğinden uygulanmaz.

Bağışlamanın ortadan kalkması

Elden bağışlamanın ve ifa edilmiş sözün geri alınması

TBK m.295’e göre bağışlayan, şu durumlardan biri gerçekleşmişse elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir:

  1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
  2. Bağışlanan, bağışlayana veya ailesinden birine karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa (ör. nafaka veya yardım yükümlülüğünün ihlali),
  3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.

Geri almanın sonucu, bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde geri verme borcudur. Yani bağışlanan, bağışlanan şeyi iyiniyetle tüketmiş veya değeri azalmışsa yalnızca elinde kalan zenginleşmeyi iade eder; bu sebepsiz zenginleşme mantığına benzer bir sınırlamadır.

Bağışlama sözünün geri alınması ve ifadan kaçınma

Henüz ifa edilmemiş bağışlama sözünde bağışlayanın imkânları daha geniştir (TBK m.296). Söz veren:

  1. Elden bağışlamayı geri almasını haklı kılan sebeplerden biri varsa,
  2. Mali durumu sonradan, sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse,
  3. Söz verdikten sonra yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bunlar önemli ölçüde ağırlaşmışsa,

sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir. Ayrıca söz verenin borç ödemeden acizliği belirlenir veya iflasına karar verilirse ifa yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.296/2).

Geri alma süresi ve mirasçılar

Süre hak düşürücüdür ve öğrenmeden başlar. Mirasçılarla ilgili kurallar şöyledir:

DurumMirasçıların hakkı
Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölmüşseHak mirasçılara geçer; sürenin sonuna kadar kullanılabilir (m.297/2)
Bağışlayan sağlığında geri alma sebebini öğrenememişseMirasçılar ölümden başlayarak bir yıl içinde kullanabilir (m.297/3)
Bağışlanan bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı öldürmüş veya geri almasını engellemişseMirasçılar bağışlamayı geri alabilir (m.297/4)

Bağışlayanın ölümü

Aksi kararlaştırılmamışsa, dönemsel edimler içeren bağışlama (ör. her ay belirli bir miktar ödeme) bağışlayanın ölümüyle sona erer (TBK m.298). Tek seferlik bağışlama sözünde ise borç mirasçılara geçer.

Özet

  • Bağışlama, sağlararası, karşılıksız ve bağışlayanın malvarlığından yapılan bir kazandırmayı konu alan sözleşmedir; mirasın reddi, edinilmemiş haktan feragat ve ahlaki ödevin ifası bağışlama değildir (TBK m.285).
  • Ayırt etme gücüne sahip ehliyetsiz bağışlamayı kabul edebilir; yasal temsilci yasaklarsa bağışlama ortadan kalkar (TBK m.287).
  • Bağışlama sözü yazılı, taşınmaz ve aynî haklarda resmî şekle tabidir; ifa edilen şekilsiz söz elden bağışlama sayılır, resmî şekil gerekenler hariç (TBK m.288).
  • Elden bağışlama yalnızca taşınırlarda ve teslimle kurulur (TBK m.289); ölüme bağlı bağışlamaya vasiyet hükümleri uygulanır (TBK m.290/2).
  • Bağışlayan yalnızca ağır kusurundan ve verdiği garantiden sorumludur (TBK m.294).
  • Geri alma sebepleri: ağır suç, kanuni yükümlülüklere önemli aykırılık, yüklemenin haksız yere yerine getirilmemesi; iade, istem tarihindeki zenginleşme kadardır (TBK m.295).
  • Bağışlama sözünde ayrıca mali durumun olağanüstü ağırlaşması ve yeni aile yükümlülükleri ifadan kaçınma sebebidir (TBK m.296).
  • Geri alma süresi öğrenmeden itibaren bir yıldır; dönemsel bağışlama kural olarak bağışlayanın ölümüyle sona erer (TBK m.297–298).

Kaynakça

Mini deneme: Bağışlama

10 soru · ücretsiz
  1. 1. TBK m.285'e göre aşağıdakilerden hangisi bağışlama sayılır?

  2. 2. Bağışlamanın şekli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  3. 3. 15 yaşındaki ayırt etme gücüne sahip E'ye teyzesi değerli bir tablo bağışlamış, E de bağışlamayı kabul etmiştir. E'nin velisi, tablonun teyzeye geri verilmesini emretmiştir. Bu durumda bağışlamanın akıbeti nedir?

  4. 4. F, yeğeni G'ye sözlü olarak motosikletini vereceğini söylemiş; bir ay sonra motosikleti G'ye teslim etmiştir. Aradan altı ay geçtikten sonra F, sözlü vaadin şekle aykırı olduğunu ileri sürerek motosikleti geri istemektedir. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. Bağışlayanın sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  6. 6. Elden bağışlamanın geri alınmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
    I. Bağışlananın bağışlayanın yakınına karşı ağır bir suç işlemesi geri alma sebebidir.
    II. Bağışlayanın mali durumunun sonradan olağanüstü ağırlaşması geri alma sebebidir.
    III. Geri alma hâlinde bağışlanan, istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde iade yükümlüsüdür.

  7. 7. H, kızı K'ye her ay belirli bir miktar para ödemeyi yazılı olarak üstlenmiştir. Sözleşmede ölüm hâline ilişkin bir hüküm yoktur. H'nin ölümü üzerine bu borcun akıbeti nedir?

  8. 8. Bağışlayan L, geri alma sebebini öğrenmeden önce ölmüştür. Mirasçıların geri alma hakkı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  9. 9. M, yazılı bir sözleşmeyle N'ye bir yıl sonra 500.000 TL bağışlamayı üstlenmiştir. Ödeme gününden önce M'nin iki ikiz çocuğu dünyaya gelmiş ve aile yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmıştır. Bu durumda M bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  10. 10. Yüklemeli ve dönme koşullu bağışlama ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Bu not 4. konu olarak Borçlar Hukuku Özel Hükümler dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.