Adi ortaklık, birden fazla kişinin emek ve mallarını ortak bir amaç için birleştirdiği, tüzel kişiliği olmayan bir sözleşme ilişkisidir. İş ortaklıkları (konsorsiyum), birlikte arsa alıp ev yapan arkadaşlar ya da ortak bir etkinlik düzenleyen kişiler bu yapının tipik örnekleridir. Adi ortaklık aynı zamanda ortaklıklar hukukunun genel ve tamamlayıcı tipidir: Kanunla düzenlenmiş bir şirket türünün ayırt edici niteliklerini taşımayan her ortaklık adi ortaklık sayılır. Konu TBK m.620–645 arasında düzenlenmiştir.
Tanım ve unsurlar
Tanımdan dört unsur çıkar:
- En az iki kişi: Gerçek veya tüzel kişiler ortak olabilir.
- Sözleşme: Ortaklık bir sözleşmeyle kurulur. Kanun özel şekil öngörmediğinden sözleşme kural olarak şekle bağlı değildir; örtülü irade beyanıyla da kurulabilir. Ancak katılım payı olarak taşınmaz mülkiyeti konulacaksa, bu borç altına girme işlemi için resmî şekil gerektiği öğretide kabul edilir.
- Ortak amaç: Ortakların hepsinin yararlanacağı ortak bir amaç bulunmalıdır. Bu amacın ekonomik olması şart değildir. Amacın ortak olması, adi ortaklığı karşılıklı edimlerin değişimine dayanan sözleşmelerden (örneğin kâra katılmalı hizmet sözleşmesinden) ayırır.
- Katılım payı: Her ortak amaca ulaşmak için bir katkıda bulunur.
Kanunla düzenlenmiş ortaklıklardan ayrım: TBK m.620/2’ye göre bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa adi ortaklık sayılır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur; bu nedenle tarafı olduğu işlemlerde ve davalarda hak ve borçların sahibi ortakların kendisidir. Adi ortaklığın ticaret unvanı, ayrı bir malvarlığına sahip tüzel kişi sıfatı ve sicil kaydı yoktur; ortaklık malvarlığı ortakların elbirliği mülkiyetindedir.
Ortaklar arasındaki ilişki
Katılım payı
Her ortak para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak bir katılım payı koymakla yükümlüdür (TBK m.621/1). Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa katılım payları, amacın gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmak zorundadır (TBK m.621/2).
Katılım payı bir şeyin kullandırılmasından oluşuyorsa kira sözleşmesindeki, mülkiyetinden oluşuyorsa satış sözleşmesindeki hasar, ayıp ve zapttan sorumluluk hükümleri kıyasen uygulanır (TBK m.621/3).
Kazanç ve zarar
Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları paylaşmakla yükümlüdür (TBK m.622).
Bu kuralın iki tamamlayıcısı vardır: Sözleşmede yalnızca kazanç veya yalnızca zarardaki pay belirlenmişse bu belirleme diğerindeki payı da ifade eder (TBK m.623/2). Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma ise ancak katılım payı olarak yalnızca emeğini koymuş ortak için geçerlidir (TBK m.623/3).
Kararlar
Ortaklığın kararları bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede oy çokluğu öngörülmüşse çoğunluk, sermaye payına göre değil ortak sayısına göre belirlenir (TBK m.624).
Yönetim
Yönetim sözleşme veya kararla bir ya da birkaç ortağa ya da üçüncü kişiye bırakılmamışsa bütün ortaklar yönetme hakkına sahiptir (TBK m.625/1). Yönetici ortaklardan her biri diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak yönetmeye yetkili her ortak, işlem tamamlanmadan itiraz ederek onu engelleyebilir (TBK m.625/2). Genel yetkili bir temsilci atanması ve olağan dışı işler için oybirliği gerekir; gecikmesinde sakınca olan hâllerde yönetici ortakların her biri yetkilidir (TBK m.625/3).
Sözleşmeyle bir ortağa verilen yönetim yetkisi haklı sebep olmaksızın kaldırılamaz ve sınırlanamaz. Haklı sebep varsa, kaldırılamayacağına dair hüküm bulunsa bile diğer ortaklardan her biri yetkiyi kaldırabilir; görevin aşırı ölçüde ihmali ve gerekli yeteneğin kaybı haklı sebep örnekleridir (TBK m.629).
Yönetici ortaklarla diğer ortaklar arasındaki ilişkiye kural olarak vekâlet hükümleri uygulanır; yetkisiz ortağın ya da yetkisini aşan yöneticinin işlerine vekâletsiz işgörme hükümleri uygulanır (TBK m.630/1-2). Yöneticiler yılda en az bir defa hesap vermek ve kâr paylarını ödemekle yükümlüdür; hesap döneminin uzatılmasına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.630/3).
Bilgi alma ve inceleme hakkını kaldıran sözleşmeler de kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.631/2).
Ortakların borçları ve hakları
- Rekabet yasağı: Ortaklar kendileri veya üçüncü kişiler yararına ortaklığın amacını engelleyici ya da zarar verici işler yapamaz (TBK m.626).
- Özen borcu: Her ortak ortaklık işlerinde kendi işlerinde gösterdiği ölçüde özen gösterir (somut özen). Kusuruyla verdiği zararı, başka işlerde sağladığı menfaatlerle mahsup ettirmeden gidermek zorundadır. Ortaklık işlerini ücret karşılığı yürüten ortak ise vekâlet hükümlerine göre sorumludur (TBK m.628).
- Giderler ve avans: Ortaklık işleri için yapılan giderlerden ve üstlenilen borçlardan diğer ortaklar sorumludur; avans veren ortak verdiği günden itibaren faiz isteyebilir; yükümlü olmadığı hâlde emek harcayan ortak hakkaniyete uygun karşılık isteyebilir (TBK m.627).
Ortak değişiklikleri
Yeni ortak alınması bütün ortakların rızasına bağlıdır. Bir ortağın payına tek taraflı olarak üçüncü kişiyi ortak etmesi (alt katılım) veya payını devretmesi, o kişiye ortak sıfatı kazandırmaz (TBK m.632).
Fesih bildirimi, kısıtlanma, iflas, tasfiye payının cebrî icrayla paraya çevrilmesi veya ölüm hâllerinde, sözleşmede ortaklığın diğerleriyle devam edeceği öngörülmüşse ilgili ortak çıkabilir ya da diğer ortakların yazılı bildirimiyle çıkarılabilir (TBK m.633). Çıkan veya çıkarılan ortağın payı diğer ortaklara payları oranında kendiliğinden geçer; ortak sıfatının sona erdiği tarihteki tasfiye payı mali işlerde uzman bir kişiye hesaplattırılır (TBK m.634). Malvarlığı borçları karşılamıyorsa çıkan ortak payına düşen borcu öder (TBK m.635); sonuçlanmamış işlerin kâr ve zararına katılır (TBK m.636).
Üçüncü kişilerle ilişki
TBK m.637 iki durumu ayırır:
| İşlemin yapılış biçimi | Sonuç |
|---|---|
| Ortak kendi adına, ortaklık hesabına işlem yapar | Üçüncü kişiye karşı bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur (dolaylı temsil) |
| Ortak ortaklık veya bütün ortaklar adına işlem yapar | Diğer ortaklar ancak temsil hükümlerine göre alacaklı veya borçlu olur |
Kendisine yönetim görevi verilen ortağın ortaklığı temsil yetkisi olduğu var sayılır. Ancak önemli tasarruf işlemleri için yetkinin bütün ortakların oybirliğiyle verilmesi ve yetki belgesinde açıkça belirtilmesi şarttır (TBK m.637/3).
Ortaklık için edinilen şeyler, alacaklar ve aynî haklar elbirliği hâlinde bütün ortaklara aittir (TBK m.638/1). Bir ortağın kişisel alacaklıları, aksine hüküm yoksa haklarını yalnızca o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilir (TBK m.638/2).
Sona erme
TBK m.639’a göre ortaklık şu hâllerde sona erer:
- Amacın gerçekleşmesi veya imkânsızlaşması,
- Ortaklığın mirasçılarla sürdürüleceğine dair hüküm yoksa bir ortağın ölümü,
- Devam hükmü yoksa bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiye payının cebrî icrayla paraya çevrilmesi,
- Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesi,
- Kararlaştırılan sürenin bitmesi,
- Fesih hakkı saklı tutulmuşsa veya ortaklık belirsiz süreli ya da bir ortağın ömrü boyunca kurulmuşsa fesih bildirimi,
- Haklı sebep varsa fesih istemi üzerine mahkeme kararı.
Fesih bildirimi dürüstlük kurallarına aykırı ve özellikle uygun olmayan zamanda yapılamaz; ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder. Süresi bittikten sonra örtülü iradeyle sürdürülen ortaklık belirsiz süreli ortaklığa dönüşür (TBK m.640/2-3).
Ortaklık fesih bildirimi dışında bir yolla sona ererse ortağın yönetim yetkisi, sona ermeyi öğrendiği veya öğrenebileceği zamana kadar devam eder. Ölüm hâlinde mirasçı durumu hemen bildirir ve gerekli önlemler alınıncaya kadar ölenin işlerine devam eder (TBK m.641).
Tasfiye
- Mülkiyeti konulan şey: Bir şeyin mülkiyetini katılım payı olarak koyan ortak, tasfiyede o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ona biçilen değeri, değer biçilmemişse konulduğu zamanki değeri isteyebilir (TBK m.642).
- Sıralama: Önce ortaklık borçları ödenir; sonra avanslar, giderler ve katılım payları geri verilir; artan kısım kazanç olarak paylaşılır. Kalan varlık katılım paylarının geri verilmesine yetmezse zarar ortaklar arasında paylaşılır (TBK m.643).
- Usul: Tasfiye, yönetici olmayanlar dâhil bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ortaklar tasfiye görevlisi atayabilir; anlaşamazlarsa her ortak hâkimden atama isteyebilir. Tasfiye usulüne ve paylara ilişkin uyuşmazlıkları hâkim çözer (TBK m.644).
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Karar alma | Oybirliği; sözleşmede çoğunluk varsa ortak sayısına göre | TBK m.624 |
| Olağan dışı iş | Oybirliği; acil hâlde her yönetici | TBK m.625/3 |
| Yeni ortak | Bütün ortakların rızası | TBK m.632 |
| Hesap verme | Yılda en az bir defa | TBK m.630/3 |
| Fesih bildirimi | Altı ay önceden, hesap yılı sonuna | TBK m.640 |
Özet
- Adi ortaklık, emek ve malların ortak amaç için birleştirildiği, tüzel kişiliği olmayan sözleşmedir; kanuni ortaklık türlerine uymayan ortaklık adi ortaklık sayılır (TBK m.620).
- Katılım payları aksi kararlaştırılmadıkça eşittir; kazanç ve zarara katılım, katılım payının değerine bakılmaksızın eşittir; yalnız kazanca katılma anlaşması sadece emek ortağı için geçerlidir (TBK m.621, 623).
- Kararlar oybirliğiyle alınır; sözleşmede çoğunluk öngörülmüşse ortak sayısı esas alınır (TBK m.624). Yönetim kural olarak bütün ortaklara aittir (TBK m.625).
- Sözleşmeyle verilen yönetim yetkisi ancak haklı sebeple kaldırılabilir; yöneticiler yılda en az bir kez hesap verir; her ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı vardır (TBK m.629–631).
- Yeni ortak alınması bütün ortakların rızasına bağlıdır (TBK m.632).
- Ortaklık malvarlığı elbirliği hâlinde ortaklara aittir; ortaklar üçüncü kişilere karşı aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumludur (TBK m.638).
- Belirsiz süreli ortaklık altı ay önceden bildirimle, hesap yılı sonu itibarıyla feshedilir; haklı sebeple fesih mahkeme kararıyla olur (TBK m.639–640).
- Tasfiye bütün ortakların elbirliğiyle yapılır; önce borçlar, sonra avans, gider ve katılım payları ödenir, artan paylaşılır (TBK m.642–644).