Mecelle

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye: 1869–1876, Ahmed Cevdet Paşa, Hanefi kaynağı, 16 kitap ve 1851 madde, küllî kaideler, kapsamı ve yürürlükten kalkışı.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma TMK m.1, TMK m.4

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat döneminde İslam hukukunun borçlar ve eşya hukuku ile yargılama usulüne ilişkin kurallarını madde madde kanunlaştıran büyük bir eserdir. Batı’dan medeni kanun alınması yerine yerli kaynağa dayanan bir kanunlaştırma tercihinin ürünüdür ve 1926’da Türk Kanunu Medenisi yürürlüğe girinceye kadar Osmanlı ve erken Cumhuriyet döneminde uygulanmıştır. Sınavlarda hazırlanış tarihleri, Ahmed Cevdet Paşa, dayandığı mezhep, kitap ve madde sayısı, kapsam dışında kalan alanlar ve küllî kaideler sorulur.

Hazırlanışı

Arka plan

Tanzimat’tan sonra ticari hayatın gelişmesi, nizamiye mahkemelerinin kurulması ve yabancılarla ilişkilerin artması, özel hukuk kurallarının kolay bulunabilir ve uygulanabilir hâle getirilmesi ihtiyacını doğurdu. Fıkıh kuralları çok sayıda eserde dağınık hâlde bulunuyordu; aynı meselede mezhep içinde farklı görüşler vardı. Özellikle şer’î eğitim almamış nizamiye hâkimlerinin bu eserlerden hüküm çıkarması güçtü.

Bu ihtiyacı karşılamak için iki görüş ileri sürüldü:

GörüşÖnerisi
İktibas taraftarlarıFransız Medeni Kanunu’nun (Code civil) tercüme edilerek alınması
Yerli kaynak taraftarlarıİslam hukukuna dayalı, Osmanlı toplumuna uygun bir kanunun hazırlanması

İkinci görüş ağır bastı. Bu görüşün önde gelen savunucusu Ahmed Cevdet Paşadır.

Mecelle Cemiyeti ve süre

Ahmed Cevdet Paşa başkanlığında, ilmiye sınıfından hukukçulardan oluşan Mecelle Cemiyeti kuruldu. Cemiyet eseri kitaplar hâlinde hazırladı; her kitap tamamlandıkça padişahın onayıyla (irade-i seniyye) yürürlüğe kondu. Çalışmalar 1869’da başladı ve son kitabın yürürlüğe girmesiyle 1876’da tamamlandı. Hazırlık sürecinde cemiyetin üyeleri değişmiş, Ahmed Cevdet Paşa bir dönem görevden uzaklaştırılmış, ancak eser büyük ölçüde onun öncülüğünde tamamlanmıştır.

Kaynağı ve yöntemi

Hanefi mezhebi

Mecelle, Osmanlı’nın resmî mezhebi olan Hanefi mezhebine dayanır. Hazırlayıcılar Hanefi mezhebi içindeki farklı görüşler arasından zamanın ihtiyaçlarına en uygun olanını seçmişlerdir. Bu nedenle bazı meselelerde mezhebin kurucusu Ebû Hanîfe’nin değil, öğrencisi Ebû Yûsuf veya İmam Muhammed’in görüşü tercih edilmiştir. Mecelle, mezhep dışındaki görüşlere başvurmamıştır; diğer mezheplerden yararlanma (telfik) yöntemi daha sonra 1917 Hukuk-ı Aile Kararnamesi’nde belirgin hâle gelmiştir.

Kazuistik yöntem

Mecelle, modern kanunlardaki gibi soyut ve genel kurallar koymak yerine, çoğunlukla somut olaylar ve örnekler üzerinden hüküm koyan kazuistik bir yöntem kullanır. Pek çok maddede bir kural verildikten sonra “mesela” diye başlayan örnekler yer alır. Bu yöntemin özellikleri:

  • uygulayıcı için anlaşılır ve kolay kullanılır,
  • ancak madde sayısını artırır ve kanunun öngörmediği yeni durumlara uyumu güçleştirir,
  • genel ilke ihtiyacı, eserin başındaki küllî kaideler ile karşılanmaya çalışılmıştır.

Yapısı

Mecelle bir mukaddime (giriş) ve 16 kitaptan oluşur; toplam 1851 madde içerir.

Mukaddime ve küllî kaideler

Mukaddimenin ilk maddesi fıkhı tanımlar. 2–100. maddeler ise kavâid-i külliye (küllî kaideler) adı verilen genel hukuk ilkeleridir. Bu kaideler kısa, özlü ve atasözü niteliğinde ifadelerdir; hâkime yorum ve boşluk doldurmada yol gösterir. Çok bilinen örnekleri:

MaddeKaideBugünkü karşılık (yaklaşık)
m.2“Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir.”İşlemlerde amaç ve iradenin esas alınması
m.4“Şek ile yakîn zâil olmaz.”Kesin olan bilgi şüpheyle ortadan kalkmaz
m.14“Mevrid-i nassda ictihada mesağ yoktur.”Açık hüküm bulunan yerde yoruma yer yoktur
m.17“Meşakkat teysiri celbeder.”Zorluk kolaylığı gerektirir
m.20“Zarar izâle olunur.”Zararın giderilmesi ilkesi
m.36“Âdet muhakkemdir.”Örf ve âdetin hüküm kaynağı olması
m.39“Ezmanın tağayyürü ile ahkâmın tağayyürü inkâr olunamaz.”Zaman değiştikçe hükümlerin değişebilmesi
m.76“Beyyine müddeî için ve yemin münkir içindir.”İspat yükü iddia edendedir; inkâr eden yemin eder

Kitaplar

SıraKitapKonusu
1BüyûAlım satım
2İcârâtKira (icare), hizmet ve eser ilişkileri
3KefâletKefalet
4HavâleHavale
5RehinRehin
6EmânâtEmanet, vedia, ariyet
7HibeBağışlama
8Gasb ve İtlâfGasp ve mala zarar verme (haksız fiil)
9Hacr, İkrah ve Şuf’aKısıtlılık, zorlama ve önalım
10ŞirketOrtaklıklar, paylı mülkiyet
11VekâletVekâlet
12Sulh ve İbrâSulh ve borçtan kurtarma
13İkrarİkrar
14DavaDava
15Beyyinât ve TahlîfDeliller ve yemin
16KazâYargı ve hâkimlik

Tablo, Mecelle’nin yalnız maddi hukuku değil, son kitaplarında yargılama usulünü ve ispat hukukunu da düzenlediğini gösterir.

Kapsamı ve kapsam dışı alanlar

Mecelle bir “medeni kanun” olarak anılsa da bugünkü medeni kanunlardan farklı olarak bütün özel hukuku düzenlemez:

Düzenlenen alanlarDüzenlenmeyen alanlar
Borçlar hukuku (sözleşmeler, haksız fiil)Aile hukuku
Eşya hukukunun bir kısmı (paylı mülkiyet, şuf’a)Miras hukuku
Kişiler hukukunun bazı yönleri (hacr)Vakıf hukukunun büyük kısmı
Yargılama usulü ve ispatMiri arazi (Arazi Kanunnamesi’ne tabi)

Aile ve miras hukuku Mecelle’nin kapsamına alınmamış, bu alanlarda şer’î hukuk fıkıh eserlerinden uygulanmaya devam etmiştir. Aile hukuku ancak 1917 Hukuk-ı Aile Kararnamesi ile kanunlaştırılmıştır. Ticari ilişkilerde ise Ticaret Kanunnamesi gibi iktibas kanunlar uygulanıyordu.

Uygulanması ve önemi

Mecelle hem şer’iye hem de nizamiye mahkemelerinde uygulanmıştır. Önemi şu noktalarda toplanır:

  • İslam hukukunu devlet eliyle, maddeler hâlinde ve resmî olarak kanunlaştıran ilk büyük girişimlerden biridir.
  • Hâkimleri dağınık fıkıh eserlerinden belirli ve tek bir metne yönlendirerek hukuki güvenliği artırmıştır.
  • Osmanlı’dan ayrılan bazı ülkelerde, Türkiye’de yürürlükten kalktıktan sonra da uzun süre uygulanmıştır.

Eleştiriler ise şunlardır: kazuistik yöntem nedeniyle yeni ihtiyaçlara uyum güçlüğü, aile ve miras hukukunu kapsamaması ve ticari hayatın gerekleriyle tam uyuşmaması.

Yürürlükten kalkışı

Mecelle, Cumhuriyet döneminde 17 Şubat 1926’da kabul edilip 4 Ekim 1926’da yürürlüğe giren Türk Kanunu Medenisi ve aynı tarihte yürürlüğe giren Borçlar Kanunu ile yürürlükten kalkmıştır. Böylece İsviçre kaynaklı medeni ve borçlar kanunları, Mecelle’nin düzenlediği alanların yerini almıştır.

Mecelle ile bugünkü Medeni Kanun’un yöntem farkı

Mecelle kazuistik yöntemle çok sayıda somut olay için hüküm koymaya çalışmış, genel ilke ihtiyacını küllî kaidelerle karşılamıştır. Bugünkü Türk Medeni Kanunu ise soyut kurallar koyar ve boşluk hâlinde hâkime açıkça kural koyma yetkisi tanır:

Mecelle’nin “Âdet muhakkemdir” kaidesi örfe hüküm kaynağı olarak yer verirken, bugün örf ve âdet kanundan sonra gelen yardımcı kaynaktır. Mecelle’nin “Ezmanın tağayyürü ile ahkâmın tağayyürü inkâr olunamaz” kaidesi ise somut olayın özelliklerine göre esneklik ihtiyacını dile getirir; bugünkü hukukta bu ihtiyaç hâkimin takdir yetkisiyle karşılanır:

KarşılaştırmaMecelleTürk Medeni Kanunu
KaynakHanefi fıkhıİsviçre Medeni Kanunu (1926); 2001’de yenilendi
YöntemKazuistik, örnekliSoyut ve genel kurallar
Genel ilkelerKüllî kaideler (m.2–100)Başlangıç hükümleri (TMK m.1–7)
Aile ve mirasKapsam dışıKapsamda
Boşluk doldurmaKaideler ve fıkıh eserleriÖrf ve âdet, hâkimin kural koyması (TMK m.1)

Özet

  • Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyeti tarafından 1869–1876 arasında kitap kitap hazırlanıp yürürlüğe konmuştur.
  • Fransız Medeni Kanunu’nun iktibası yerine İslam hukukunun kanunlaştırılması tercih edilmiştir.
  • Kaynağı Hanefi mezhebidir; mezhep içi görüşlerden ihtiyaca uygun olanı seçilmiştir.
  • Bir mukaddime, 16 kitap ve 1851 maddeden oluşur; ilk kitap Büyû (alım satım), son kitap Kazâ’dır.
  • Mukaddimenin m.2–100 arası küllî kaidelerdir.
  • Yöntemi kazuistiktir; borçlar, eşya hukukunun bir kısmı, usul ve ispatı düzenler.
  • Aile ve miras hukuku kapsam dışıdır.
  • 4 Ekim 1926’da Türk Kanunu Medenisi ve Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır.

Kaynakça

Mini deneme: Mecelle

10 soru · ücretsiz
  1. 1. Mecelle'nin hazırlanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  2. 2. Mecelle'nin yapısına ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

  3. 3. Mecelle'nin küllî kaideleri (kavâid-i külliye) hangi maddeler arasında yer alır?

  4. 4. 1890 yılında A, komşusu B'nin duvarını yıkarak zarara uğratmış; aynı yıl B'nin babası vefat etmiş ve mirasın paylaşılması gerekmiştir. Bu iki meseleye uygulanacak kurallar bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. I. Aile hukuku
    II. Miras hukuku
    III. Yargılama usulü ve ispat
    IV. Kefalet ve havale
    Yukarıdakilerden hangileri Mecelle'nin kapsamı dışında kalmıştır?

  6. 6. Mecelle'nin somut olaylar ve "mesela" ile başlayan örnekler üzerinden hüküm koyan yöntemine ne ad verilir?

  7. 7. Bir davada davacı alacağını ispat edemez; davalı ise borcu inkâr eder. Kadı, "ispat yükü iddia edendedir; inkâr eden yemin eder" anlayışıyla davalıya yemin teklif eder. Kadının dayandığı Mecelle kaidesi aşağıdakilerden hangisidir?

  8. 8. Mecelle'nin dayandığı kaynak ve yararlanma biçimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  9. 9. 1925'te kurulan bir satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlık Mecelle'nin Büyû kitabına göre çözülmüştür. 1927'de kurulan benzer bir satış sözleşmesine ise artık Mecelle uygulanmamaktadır. Bu değişikliğin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  10. 10. Mecelle ile bugünkü Türk Medeni Kanunu yöntem bakımından karşılaştırıldığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Bu not 6. konu olarak Türk Hukuk Tarihi dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.