Ülke ve Deniz Hukuku

Ülkesel egemenlik, ülke kazanma yolları, hava sahası ve deniz yetki alanları: iç sular, karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı, MEB ve açık deniz.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma 2674 sayılı Karasuları Kanunu m.1–5, TCK m.8/2, UNCLOS m.2–137 (Türkiye taraf değil)

Ülke, devletin egemenlik yetkisini kural olarak tek başına ve tam olarak kullandığı coğrafi alandır; kara ülkesi, iç sular, karasuları ve bunların üstündeki hava sahasından oluşur. Deniz hukuku ise kıyıdan açığa doğru gidildikçe kıyı devletinin yetkisinin daraldığı, buna karşılık diğer devletlerin serbestliklerinin genişlediği kademeli bir alanlar sistemi kurar. Konunun sınavdaki ağırlığı, bu alanların genişlikleri, her alanda kıyı devletine tanınan yetkiler ve Türkiye’nin 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) karşısındaki konumundan kaynaklanır.

Ülke kavramı ve ülkesel egemenlik

Ülkesel egemenlik, devletin kendi ülkesinde yasama, yürütme ve yargı yetkisini başka bir devletin onayına muhtaç olmadan kullanabilmesidir. Bu yetkinin iki yüzü vardır: olumlu yüz (devletin ülkesinde münhasır yetki kullanması) ve olumsuz yüz (başka devletlerin o ülkede rızası olmadan yetki kullanamaması). Egemenlik sınırsız değildir; devlet ülkesini başka devletlerin haklarını zedeleyecek biçimde kullandırmamakla yükümlüdür. Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Korfu Boğazı (1949) kararı, devletin kendi sularında bildiği tehlikeyi başka devletlere haber vermemesinin sorumluluk doğuracağını ortaya koymuştur.

Ülkenin bileşenleri şöyle sıralanabilir:

  • Kara ülkesi: Sınırlar içindeki toprak ve toprak altı.
  • Ülke suları: İç sular ve karasuları.
  • Hava sahası: Kara ülkesi ve ülke sularının üzerindeki hava sütunu. Uzay boşluğu ise hiçbir devletin egemenliğine konu olamaz (1967 Uzay Andlaşması).

Türk ceza hukuku da ülke kavramını bu bileşenler üzerinden tanımlar ve deniz yetki alanlarına özel bir yer verir.

Ülke kazanma yolları

Klasik öğreti ülke kazanma yollarını asli ve devren olmak üzere ikiye ayırır.

YolNiteliğiAçıklama
İşgal (zilyetlik yoluyla kazanma)AsliHiçbir devlete ait olmayan toprağın (terra nullius) fiilen ve sürekli egemenlik gösterilerek kazanılması
Eklenti (alüvyon, volkanik ada)AsliDoğal olaylarla ülkeye yeni toprak eklenmesi
Temlik (devir)DevrenBir andlaşma ile toprağın bir devletten diğerine geçmesi
Kazandırıcı zamanaşımıDevrenBaşka devlete ait toprak üzerinde uzun süre, açık ve itirazsız egemenlik kullanılması (tartışmalıdır)
Fetih (ilhak)—Kuvvet kullanma yasağı (BM Şartı m.2/4) nedeniyle bugün geçerli bir kazanma yolu değildir

İşgalde yalnız keşif yetmez; etkin ve sürekli devlet yetkisi kullanımı gerekir. Bugün dünyada terra nullius neredeyse kalmadığından ülke uyuşmazlıklarında belirleyici olan, genellikle tarafların andlaşmaları ve fiilî yetki kullanımının karşılaştırılmasıdır. Sınırların istikrarı ilkesi gereği, bağımsızlık sırasında devralınan idari sınırlar uluslararası sınır olarak korunur (uti possidetis).

Hava sahası

Devlet, ülkesi üzerindeki hava sahasında tam ve münhasır egemenliğe sahiptir (1944 Chicago Sivil Havacılık Sözleşmesi m.1). Deniz hukukundan farklı olarak hava sahasında yabancı uçaklar için genel bir zararsız geçiş hakkı yoktur; tarifeli uçuşlar ikili ya da çok taraflı anlaşmalarla düzenlenen trafik haklarına dayanır. Açık deniz ve MEB üzerindeki hava sahası ise uçuş serbestliğine açıktır.

Deniz yetki alanları

Deniz hukukunun temel kaynağı, büyük ölçüde örf ve adet hukukunu da yansıtan 1982 UNCLOS’tur. Türkiye UNCLOS’a taraf değildir; sözleşmeye, özellikle karasuları genişliği ve adaların deniz alanları konusundaki hükümleri nedeniyle çekince duyarak katılmamıştır. Bu nedenle Türkiye bakımından UNCLOS hükümleri ancak örf ve adet hukukunu yansıttıkları ölçüde bağlayıcıdır. Alanlar esas hattan (baseline) itibaren ölçülür. Esas hat kural olarak kıyının en düşük cezir hattıdır (normal esas hat); girintili çıkıntılı kıyılarda düz esas hat kullanılabilir (UNCLOS m.5, 7).

İç sular

Esas hattın kara tarafında kalan sular (limanlar, körfezler, haliçler) iç sulardır ve kara ülkesiyle aynı rejime tabidir. Yabancı gemiler için zararsız geçiş hakkı yoktur; limana giriş kıyı devletinin iznine bağlıdır.

Karasuları

Her devlet karasularının genişliğini esas hattan itibaren 12 deniz milini aşmamak üzere belirleyebilir (UNCLOS m.3). Karasularında devlet egemendir; bu egemenlik deniz yatağını, toprak altını ve üstündeki hava sahasını kapsar (m.2). Egemenliğin en önemli sınırı, yabancı gemilerin zararsız geçiş hakkıdır (m.17). Geçiş, kıyı devletinin barışını, düzenini veya güvenliğini bozmadığı sürece zararsızdır; kuvvet tehdidi, silah tatbikatı, casusluk, kasıtlı ve ağır kirletme, balıkçılık gibi faaliyetler geçişi zararlı hâle getirir (m.19). Denizaltılar su üstünde ve bayraklarını göstererek geçmelidir (m.20).

Türk hukukunda karasuları 2674 sayılı Kanunla düzenlenir.

Aynı madde, Cumhurbaşkanına belirli denizler için o denizlerin bütün özelliklerini gözetmek ve hakkaniyete uygun olmak şartıyla altı milin üstünde genişlik tespit etme yetkisi verir. Bu yetkiye dayanılarak Karadeniz ve Akdeniz’de 12 mil uygulanırken Ege Denizi’nde 6 mil esas alınmaktadır. Komşu ve karşılıklı kıyılı devletlerle karasuları sınırı ise kanun gereği anlaşma ile ve hakkaniyet ilkesine göre belirlenir (2674 m.2). Karasularının genişliği Cumhurbaşkanınca tespit edilecek esas hatlardan itibaren ölçülür (m.3).

Bitişik bölge

Karasularının ötesinde, esas hattan itibaren 24 mile kadar uzanabilen alandır (UNCLOS m.33). Burada kıyı devleti egemen değildir; yalnız gümrük, maliye, göç ve sağlık kurallarının ihlalini önleme ve cezalandırma amaçlı denetim yetkisi kullanır. Bitişik bölge kendiliğinden doğmaz, ilan edilmesi gerekir.

Kıta sahanlığı

Kıta sahanlığı, karasularının ötesinde kara ülkesinin doğal uzantısı olan deniz yatağı ve toprak altıdır. Esas hattan itibaren en az 200 mile kadar uzanır; kıta kenarı daha uzaksa m.76’daki ölçütlerle dış sınır genişleyebilir; bu durumda dış sınır esas hattan 350 mili ya da 2.500 metre derinlik çizgisinden 100 mili aşamaz (UNCLOS m.76). Kıyı devletinin buradaki hakları doğal kaynakları araştırma ve işletme amaçlı egemen haklardır (m.77). Bu haklar ilan veya fiilî işgal gerektirmez, kendiliğinden (ab initio, ipso facto) vardır. Kıta sahanlığı üzerindeki sular ve hava sahasının hukuki statüsü bu haklardan etkilenmez.

UAD, Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı (1969) davalarında kıta sahanlığının kara ülkesinin doğal uzantısı olduğunu vurgulamış, eşit uzaklık yönteminin örf ve adet kuralı olarak bağlayıcı olmadığını ve sınırlandırmanın hakkaniyet ilkelerine göre anlaşmayla yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Münhasır ekonomik bölge (MEB)

MEB, esas hattan itibaren 200 mile kadar uzanan ve ilan edilmesi gereken bir alandır (UNCLOS m.55–57). Kıyı devleti burada su kütlesi, deniz yatağı ve toprak altındaki canlı ve cansız kaynakları araştırma, işletme, koruma ve yönetme konusunda egemen haklara; yapay adalar, bilimsel araştırma ve çevre koruma konusunda yetkiye sahiptir (m.56). Diğer devletler MEB’de seyrüsefer, uçuş ve denizaltı kablo-boru hattı döşeme serbestliklerinden yararlanır (m.58).

Sınırlandırma

Kıyıları karşılıklı veya bitişik devletler arasında kıta sahanlığı ve MEB sınırlandırması, hakkaniyete uygun bir çözüme ulaşmak üzere uluslararası hukuka dayanan anlaşmayla yapılır (UNCLOS m.74 ve 83). Uygulamada yargı organları önce geçici bir eşit uzaklık çizgisi çizip bunu ilgili koşullara (kıyı uzunlukları, adaların konumu vb.) göre düzeltme yöntemini benimsemektedir. Adaların deniz alanı (UNCLOS m.121) ve sınırlandırmadaki etkisi Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki tutumunun merkezindedir.

Açık deniz ve Bölge

Hiçbir devletin MEB’ine, karasularına veya iç sularına dahil olmayan alanlar açık denizdir (UNCLOS m.86). Açık deniz bütün devletlere açıktır ve hiçbir devlet egemenlik iddia edemez (m.89). Seyrüsefer, üzerinden uçma, kablo döşeme, yapay ada kurma, balıkçılık ve bilimsel araştırma serbestlikleri vardır (m.87). Açık denizde gemiler kural olarak yalnız bayrak devletinin münhasır yetkisine tabidir (m.92); korsanlık, köle taşımacılığı ve izinsiz yayın gibi hâllerde savaş gemilerine ziyaret hakkı tanınır (m.110). Kıyı devletinin sularında başlayan kesintisiz takip (hot pursuit) açık denizde sürdürülebilir; ancak takip edilen gemi kendi devletinin veya üçüncü devletin karasularına girince sona erer (m.111).

Ulusal yetki alanları dışındaki deniz yatağı ve toprak altı (Bölge), insanlığın ortak mirası sayılır ve Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi tarafından yönetilir (m.136–137).

Uluslararası boğazlar

Uluslararası seyrüsefere elverişli boğazlarda UNCLOS transit geçiş rejimini getirir (m.37–38); bu rejim zararsız geçişten daha geniştir ve askıya alınamaz. Ancak UNCLOS, özel uzun süreli bir sözleşmeyle düzenlenmiş boğazların rejimine dokunmaz (m.35/c). Türk Boğazları (İstanbul ve Çanakkale) bu nedenle 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne tabidir; ticaret gemileri barış zamanında geçiş serbestliğinden yararlanırken savaş gemileri için tonaj, süre ve bildirim sınırlamaları vardır.

AlanGenişlik (esas hattan)Kıyı devletinin hakkıDiğer devletler
İç sularEsas hattın kara tarafıTam egemenlikGeçiş hakkı yok
KarasularıEn çok 12 mil (Türkiye: 6 mil, belirli denizlerde 12)EgemenlikZararsız geçiş
Bitişik bölgeEn çok 24 milGümrük, maliye, göç, sağlık denetimiSerbestlikler
MEBEn çok 200 mil, ilan gerekirKaynaklarda egemen haklarSeyrüsefer, uçuş, kablo
Kıta sahanlığı200 mil; kıta kenarı uzaksa m.76 ölçütleriyle daha geniş (350 mil / 2.500 m derinlik +100 mil sınırı)Yatak ve toprak altında egemen haklar, ilan gerekmezÜstteki suların statüsü değişmez
Açık denizUlusal alanlar dışıEgemenlik yokAçık deniz serbestlikleri; bayrak devleti yetkisi

Özet

  • Ülke; kara ülkesi, iç sular, karasuları ve bunların üstündeki hava sahasından oluşur; uzay egemenliğe konu olamaz.
  • İşgal etkin ve sürekli yetki kullanımını gerektirir; fetih bugün geçerli bir ülke kazanma yolu değildir.
  • Hava sahasında tam egemenlik vardır ve zararsız geçiş hakkı tanınmaz.
  • Türkiye UNCLOS’a taraf değildir; UNCLOS ona yalnız örf ve adet hukukunu yansıttığı ölçüde uygulanır.
  • 2674 m.1’e göre Türk karasuları 6 mildir ve Türkiye ülkesine dahildir; Cumhurbaşkanı hakkaniyete uygun olarak belirli denizlerde daha geniş tespit yapabilir.
  • Karasularında zararsız geçiş; bitişik bölgede (24 mil) sınırlı denetim; MEB’de (200 mil, ilan gerekir) ve kıta sahanlığında (ilan gerekmez) kaynaklara ilişkin egemen haklar vardır.
  • Sınırlandırma hakkaniyete uygun çözüm amacıyla anlaşmayla yapılır (Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı, 1969).
  • Açık denizde bayrak devletinin münhasır yetkisi asıldır; Türk Boğazları Montrö Sözleşmesine tabidir.

Kaynakça

Mini deneme: Ülke ve Deniz Hukuku

10 soru · ücretsiz
  1. 1. 2674 sayılı Karasuları Kanunu m.1'e göre Türk karasularının genişliği kural olarak kaç deniz milidir?

  2. 2. Aşağıdaki deniz yetki alanlarından hangisinde kıyı devletinin hakları ilan veya fiilî işgal gerekmeksizin kendiliğinden doğar?

  3. 3. X Devletine ait bir ticaret gemisi, Y Devletinin karasularından bir limana uğramadan geçmektedir. Gemi geçiş sırasında hiçbir faaliyette bulunmamaktadır. Bu olayda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  4. 4. Bitişik bölgeyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  5. 5. Türk bayraklı bir ticaret gemisinde, açık denizde seyir hâlindeyken yabancı uyruklu bir mürettebat diğerini kasten yaralar. TCK m.8/2 uyarınca bu suç hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  6. 6. Aşağıdakilerden hangisi çağdaş milletlerarası hukukta geçerli bir ülke kazanma yolu değildir?

  7. 7. Türkiye ile UNCLOS ilişkisi bakımından aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
    I. Türkiye UNCLOS'a taraf değildir.
    II. UNCLOS hükümleri örf ve adet hukukunu yansıttıkları ölçüde Türkiye'yi de bağlayabilir.
    III. Türk Boğazlarının geçiş rejimi UNCLOS'taki transit geçiş kurallarıyla belirlenir.

  8. 8. Hava sahasının hukuki rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  9. 9. Z Devletinin karasularında yasa dışı avlanırken tespit edilen bir yabancı gemi, Z sahil güvenlik gemisinin durma ihtarına uymayarak açık denize kaçar. Z gemisi takibi aralıksız sürdürür; kaçan gemi ise üçüncü bir devletin karasularına girer. Bu olayda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  10. 10. Kıyıları karşılıklı iki devlet arasındaki kıta sahanlığı sınırlandırmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Bu not 4. konu olarak Milletlerarası Hukuk dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.