Andlaşmalar hukuku, andlaşmaların nasıl yapıldığını, kimleri ve nasıl bağladığını, nasıl yorumlanacağını, hangi hâllerde geçersiz olduğunu ve nasıl sona erdiğini düzenler. Bu alanın temel metni, 1980’de yürürlüğe giren 1969 Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesidir (VAHS). Türkiye VAHS’a taraf değildir; ancak Sözleşmenin pek çok hükmü teamül kuralını yansıttığından Türkiye bakımından da teamül sıfatıyla uygulanır. Sınavlarda çekince rejimi, geçersizlik sebepleri ve sona erme sebepleri en çok sorulan başlıklardır.
Kavram ve kapsam
VAHS m.2/1-a’ya göre andlaşma; devletler arasında yazılı biçimde yapılan, uluslararası hukuka tabi olan uluslararası anlaşmadır. Tek bir belgede ya da birbirine bağlı birden fazla belgede yer alabilir; adı (sözleşme, protokol, şart, statü, nota teatisi) önemli değildir. VAHS yalnız devletler arasındaki yazılı andlaşmalara uygulanır. Devletler ile uluslararası örgütler arasındaki andlaşmalar için ayrıca 1986 Viyana Sözleşmesi hazırlanmıştır; sözlü andlaşmalar ise VAHS dışında kalsa da teamül hukukuna göre geçerli olabilir (VAHS m.3).
Bir metnin andlaşma sayılması için tarafların hukuken bağlanma iradesi taşıması gerekir. Yalnız siyasi niyet beyanı içeren ortak bildiriler andlaşma değildir. BM Şartı m.102’ye göre üye devletlerin yaptığı andlaşmalar BM Sekreteryasına tescil ettirilmelidir; tescil edilmeyen andlaşma geçersiz olmaz, ancak BM organları önünde ileri sürülemez.
Andlaşmanın yapılması
Yetki belgesi
Devleti andlaşma yapımında temsil eden kişinin kural olarak yetki belgesi ibraz etmesi gerekir (VAHS m.7). Görevleri gereği yetki belgesi aranmayanlar şunlardır:
| Kişi | Yetki belgesi olmadan yapabileceği işlem |
|---|---|
| Devlet başkanı, hükümet başkanı, dışişleri bakanı | Andlaşmanın yapılmasına ilişkin bütün işlemler |
| Diplomatik misyon şefi | Gönderen devlet ile kabul eden devlet arasındaki andlaşma metnini kabul |
| Uluslararası konferans veya örgüt nezdindeki temsilci | O konferansta veya örgütte andlaşma metnini kabul |
Yetkisiz kişinin yaptığı işlem, devlet sonradan onaylamadıkça hukuki sonuç doğurmaz (VAHS m.8).
Aşamalar
- Müzakere: Tarafların metin üzerinde görüşmesi.
- Metnin kabulü: Kural olarak oybirliğiyle; uluslararası konferansta ise aksi kararlaştırılmadıkça mevcut ve oy kullanan devletlerin üçte iki çoğunluğuyla (VAHS m.9).
- Metnin doğrulanması (otantikasyon): Paraf, ad referendum imza veya imza ile metnin kesinleşmesi (VAHS m.10).
- Bağlanma rızasının açıklanması: İmza, andlaşmayı oluşturan belgelerin değişimi, onay, kabul, uygun bulma, katılma veya kararlaştırılan başka bir yol (VAHS m.11). Katılma, metnin yapılmasına katılmamış devletin sonradan taraf olma yoludur.
- Yürürlüğe giriş: Andlaşmada belirtilen tarihte veya gerekli rızaların tamamlanmasıyla (VAHS m.24).
İmza ile onay arasındaki dönem: Onaya tabi bir andlaşmayı imzalayan devlet, taraf olmama niyetini açıkça ortaya koyana kadar andlaşmanın konu ve amacını boşa çıkaracak eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür (VAHS m.18). Bu, andlaşmaya uyma yükümlülüğü değil, iyi niyetten doğan sınırlı bir yükümlülüktür.
Çekinceler
Çekince, devletin andlaşmayı imzalarken, onaylarken veya katılırken yaptığı ve bazı hükümlerin kendisine uygulanmasının hukuki etkisini dışlamayı ya da değiştirmeyi amaçlayan tek taraflı beyandır (VAHS m.2/1-d). Adı ne olursa olsun, etkisi bu ise çekincedir; yalnız yorumunu açıklayan beyan ise “yorum beyanı”dır.
Çekince konulamayacak hâller (VAHS m.19):
- Andlaşma çekinceyi yasaklamışsa,
- Andlaşma yalnız belirli çekincelere izin vermiş ve yapılan çekince bunlardan değilse,
- Çekince andlaşmanın konu ve amacıyla bağdaşmıyorsa.
Kabul ve itiraz (VAHS m.20–21): Andlaşmanın açıkça izin verdiği çekince kural olarak ayrıca kabul gerektirmez. Diğer devletler çekinceyi kabul edebilir veya itiraz edebilir. Bir devlet çekinceden haberdar olmasından itibaren on iki ay içinde itiraz etmezse çekinceyi kabul etmiş sayılır. Çekinceyi kabul eden devletle çekince koyan devlet arasında ilgili hüküm çekince ölçüsünde değişmiş olarak ve karşılıklı uygulanır. İtiraz eden devlet, andlaşmanın aralarında yürürlüğe girmesine de karşı çıktığını açıkça belirtmedikçe andlaşma aralarında yürürlüğe girer; ancak çekinceye konu hükümler çekince ölçüsünde aralarında uygulanmaz.
Andlaşmaların uygulanması
- Ahde vefa (pacta sunt servanda): Yürürlükteki her andlaşma taraflarını bağlar ve iyi niyetle uygulanır (VAHS m.26).
- İç hukuk mazeret değildir: Taraf, andlaşmayı uygulamamasını iç hukuk hükümlerine dayanarak haklı gösteremez (VAHS m.27).
- Geçmişe yürümezlik: Aksi anlaşılmadıkça andlaşma, yürürlüğe girmeden önceki işlem ve olgulara uygulanmaz (VAHS m.28).
- Ülkesel kapsam: Aksi anlaşılmadıkça andlaşma tarafın bütün ülkesinde uygulanır (VAHS m.29).
Yorum
VAHS m.31’e göre andlaşma; terimlere bağlamı içinde verilen olağan anlama uygun olarak, andlaşmanın konu ve amacı ışığında ve iyi niyetle yorumlanır. Bağlam; metin, giriş ve ekler ile taraflar arasındaki ilgili anlaşmaları kapsar; sonraki anlaşmalar ve sonraki uygulamalar da dikkate alınır. Hazırlık çalışmaları ve yapılış koşulları ise yalnız tamamlayıcı yorum aracıdır (VAHS m.32): m.31’e göre ulaşılan anlamı doğrulamak veya anlam belirsiz kalır ya da açıkça saçma sonuç doğurursa anlamı belirlemek için başvurulur. Birden fazla dilde doğrulanan metinlerde her metin eşit derecede geçerlidir (VAHS m.33).
Andlaşmalar ve üçüncü devletler
Andlaşma, rızası olmadan üçüncü devlet için hak veya yükümlülük doğurmaz (VAHS m.34). Yükümlülük doğurması için üçüncü devletin bunu yazılı ve açıkça kabul etmesi gerekir (VAHS m.35). Hak tanınmasında ise aksi belirtilmedikçe üçüncü devletin rızası varsayılır (VAHS m.36). Andlaşma kuralının teamül hâline gelerek üçüncü devletleri bağlaması bu kuralın istisnası değildir; burada bağlayıcılık teamülden kaynaklanır (VAHS m.38).
Geçersizlik sebepleri
Andlaşmanın geçerliliği yalnız VAHS’ta öngörülen sebeplerle tartışılabilir (VAHS m.42). Sebepler, ileri sürülme biçimine göre ikiye ayrılır:
| Sebep | VAHS | Niteliği |
|---|---|---|
| Açık ve temel öneme sahip iç hukuk yetki kuralının ihlali | m.46 | Nispi; ilgili devlet ileri sürer |
| Temsilcinin özel yetki sınırlamasını aşması (karşı tarafa bildirilmişse) | m.47 | Nispi |
| Hata (esaslı bir olgu veya duruma ilişkin) | m.48 | Nispi |
| Hile | m.49 | Nispi |
| Temsilcinin rüşvetle elde edilmesi | m.50 | Nispi |
| Temsilciye zorlama | m.51 | Mutlak; hiçbir hukuki etkisi yoktur |
| BM Şartı ilkelerine aykırı kuvvet tehdidi veya kullanımıyla devlete zorlama | m.52 | Mutlak butlan |
| Jus cogens kurala aykırılık | m.53 | Mutlak butlan |
Nispi sebeplerde devlet, sebebi öğrendikten sonra andlaşmanın geçerliliğini açıkça kabul etmiş veya davranışıyla buna razı olmuşsa artık bu sebebi ileri süremez (VAHS m.45). Mutlak sebepler için bu kayıp söz konusu değildir.
Sona erme ve askıya alma
- Andlaşma hükmü veya tarafların rızası (VAHS m.54).
- Fesih hükmü bulunmayan andlaşma: Tarafların fesih imkânı tanıma niyeti kanıtlanmadıkça veya andlaşmanın niteliğinden çıkmadıkça feshedilemez; fesih için en az on iki ay önceden bildirim gerekir (VAHS m.56).
- Sonraki andlaşma ile örtülü sona erme (VAHS m.59).
- Esaslı ihlal: İki taraflı andlaşmada bir tarafın esaslı ihlali, diğerine andlaşmayı sona erdirme veya askıya alma sebebi olarak ileri sürme hakkı verir; çok taraflı andlaşmalarda daha ayrıntılı kurallar uygulanır. İnsani nitelikteki andlaşmalarda kişileri koruyan hükümlere bu yol işletilemez (VAHS m.60).
- Sonraki ifa imkânsızlığı: Andlaşmanın uygulanması için vazgeçilmez olan nesnenin sürekli olarak ortadan kalkması (VAHS m.61).
- Koşulların temelden değişmesi (rebus sic stantibus): Tarafların rızasının esasını oluşturan koşulların öngörülmemiş biçimde temelden değişmesi ve bunun yükümlülüklerin kapsamını kökten dönüştürmesi gerekir. Sınır belirleyen andlaşmalar için ve değişiklik ileri süren tarafın kendi ihlalinden doğmuşsa bu sebep ileri sürülemez (VAHS m.62). UAD, Gabčíkovo-Nagymaros (1997) kararında bu sebebin istisnai olduğunu vurgulamıştır.
- Diplomatik ilişkilerin kesilmesi kural olarak andlaşmayı etkilemez (VAHS m.63).
- Yeni jus cogens kuralı: Ona aykırı mevcut andlaşma geçersiz hâle gelir ve sona erer (VAHS m.64).
Savaş hâli ve devlet halefiyeti de andlaşmalar üzerinde etkili olabilir; ancak bu konular VAHS dışında bırakılmıştır.
Türk hukukunda andlaşma yapma usulü
Türk hukukunda andlaşmanın yapılması yürütme ile yasama arasında paylaştırılmıştır. Müzakere ve imza yürütmenin işidir; onay ise TBMM’nin uygun bulmasına bağlıdır.
TBMM’nin bu yetkisi AY m.87’de “milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak” biçiminde sayılmıştır. Uygun bulma kanunundan sonra onay ve yayım Cumhurbaşkanınca yapılır:
AY m.90 bazı andlaşmalar için TBMM’nin uygun bulmasını aramaz:
Bu andlaşmalar yayımlarından itibaren iki ay içinde TBMM’nin bilgisine sunulur. Ayrıca milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların TBMM’ce uygun bulunması zorunlu değildir (AY m.90/3). Buna karşılık Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmada TBMM’nin uygun bulma kanunu şarttır (AY m.90/4). Usulüne göre yürürlüğe konulan andlaşma kanun hükmündedir (AY m.90/5).
Özet
- VAHS devletler arasındaki yazılı andlaşmalara uygulanır; Türkiye taraf değildir ama hükümlerinin çoğu teamül olarak uygulanır.
- Devlet başkanı, hükümet başkanı ve dışişleri bakanı yetki belgesi olmadan tüm işlemleri yapabilir; konferansta metin kural olarak üçte iki çoğunlukla kabul edilir.
- Onaya tabi andlaşmayı imzalayan devlet, konu ve amacı boşa çıkarmama yükümlülüğü altındadır (m.18).
- Çekince yasaklanmışsa, izin verilenlerden değilse veya konu ve amaçla bağdaşmıyorsa konulamaz; 12 ay içinde itiraz edilmeyen çekince kabul edilmiş sayılır.
- Yorumda olağan anlam, bağlam, konu ve amaç esastır; hazırlık çalışmaları tamamlayıcıdır.
- m.46–50 nispi, m.51–53 mutlak geçersizlik sebepleridir; jus cogens’e aykırı andlaşma geçersizdir.
- Rebus sic stantibus sınır andlaşmalarına uygulanmaz; esaslı ihlal insani hükümlere karşı ileri sürülemez.
- Türk hukukunda TBMM uygun bulma kanunu çıkarır (AY m.87, m.90/1), Cumhurbaşkanı onaylar ve yayımlar (AY m.104); kanun değiştiren andlaşma her zaman TBMM onayı gerektirir.