Sözleşmeyi kuran irade açıklamalarının belirli bir dış görünüme bürünmesi gerekip gerekmediği sorusu “şekil” kavramıyla ifade edilir. Türk hukukunda çıkış noktası şekil serbestisidir; kanun ancak istisnai hâllerde, tarafları aceleyle bağlanmaktan korumak, ispatı kolaylaştırmak ve hukuki güvenliği sağlamak amacıyla şekil öngörür. Şekle uyulmamasının sonucu ağır olduğundan, hangi sözleşmenin hangi şekle tabi olduğu sınavlarda en sık sorulan konulardandır.
Şekil serbestisi ilkesi
Bu hükümden üç sonuç çıkar:
- Kural şekil serbestisidir; sözlü sözleşme de geçerlidir.
- Kanunun öngördüğü şekil, kural olarak geçerlilik (sıhhat) şeklidir.
- Geçerlilik şekline uyulmadan yapılan sözleşme hüküm doğurmaz.
Şekil öngörülmesinin amaçları
Kanun koyucu şekli farklı amaçlarla öngörür. Koruma amacı, tarafları ağır sonuçlu işlemlere aceleyle girmekten korur (ör. kefalet, bağışlama sözü). Açıklık ve güvenlik amacı, işlemin içeriğini kesinleştirir ve ispatı kolaylaştırır. Kamu düzeni ve sicil amacı ise özellikle taşınmaz işlemlerinde tapu sicilinin güvenilirliğini sağlar. Şeklin amacı, şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesinde de önem taşır.
Geçerlilik şekli – ispat şekli ayrımı
Geçerlilik şekli, sözleşmenin kurucu unsurudur; yokluğunda sözleşme geçersizdir. İspat şekli ise sözleşmenin geçerliliğine dokunmaz, yalnızca sözleşmenin yargılamada hangi delille ispat edilebileceğini belirler; bu konudaki kurallar usul hukukunda düzenlenir. TBK m.12/2’deki “kural olarak” ifadesi, kanunun açıkça belirttiği istisnai hâllerde öngörülen şeklin geçerlilik değil başka bir amaç taşıyabileceğini gösterir.
Şekil türleri
Yazılı şekil
Adi yazılı şekil, metnin yazılı olmasını ve borç altına girenin imzasını gerektirir. Metnin el yazısıyla yazılması gerekmez; bilgisayarda hazırlanabilir.
İmzalanması gereken kişi borç altına girendir. Örneğin bağışlama sözü vermede yalnızca bağışlayanın imzası yeterlidir; bağışlanan borç altına girmediği için onun imzası aranmaz.
Kanunda aksi öngörülmedikçe imzalı mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş olmaları kaydıyla faks veya benzeri iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil yerine geçer (TBK m.14/2).
İmza: İmzanın borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Güvenli elektronik imza da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur (TBK m.15/1). İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması ancak örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda, özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında yeterli sayılır (TBK m.15/2). Görme engellilerin talepleri hâlinde imzalarında şahit aranır; aksi takdirde imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir (TBK m.15/3).
İmza yerine geçen işaretler: İmza atamayanlar, usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilirler (TBK m.16/1). Kambiyo senetlerine ilişkin hükümler saklıdır.
Nitelikli yazılı şekil: Bazı sözleşmelerde adi yazılı şekle ek unsurlar aranır. En önemli örnek kefalettir: kefalet sözleşmesi yazılı yapılmalı; kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ise bu sıfat kefilin kendi el yazısıyla belirtilmelidir (TBK m.583/1). Eşlerden birinin kefil olabilmesi için ise kural olarak diğer eşin yazılı rızası gerekir (TBK m.584).
Resmî şekil
Resmî şekil, sözleşmenin yetkili bir makam (tapu sicil müdürlüğü, noter) tarafından, kanunda belirtilen usule uygun olarak düzenlenmesidir. En sık sorulan örnekler:
| Sözleşme | Şekil | Dayanak |
|---|---|---|
| Taşınmaz satışı | Resmî | TBK m.237/1; TMK m.706 |
| Taşınmaz satış vaadi, alım ve geri alım sözleşmeleri | Resmî | TBK m.237/2 |
| Önalım sözleşmesi | Yazılı | TBK m.237/3 |
| Bağışlama sözü verme (taşınır) | Yazılı | TBK m.288/1 |
| Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hakkın bağışlanması sözü | Resmî | TBK m.288/2 |
| Elden bağışlama (taşınır) | Şekle tabi değil, teslimle kurulur | TBK m.289 |
| Kefalet | Nitelikli yazılı | TBK m.583 |
Şeklin kapsamı
Şekil, sözleşmenin yalnızca esaslı noktalarını değil, tarafların sözleşmenin parçası yapmak istedikleri ve sözleşme için önem taşıyan tüm noktaları kapsar. Sözleşmede yapılacak değişiklikler bakımından kanun ayrıca hüküm koymuştur:
Bu kural, yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri, örneğin resmî şekil hakkında da uygulanır (TBK m.13/2).
Önsözleşmede şekil
Bir sözleşmenin ileride kurulmasını konu alan önsözleşmeler geçerlidir; kanunlarda öngörülen istisnalar dışında önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır (TBK m.29). Bu nedenle taşınmaz satış vaadi, asıl sözleşme olan taşınmaz satışının şekline, yani resmî şekle tabidir.
İradi şekil
Kanunun şekle bağlamadığı bir sözleşme için taraflar kendi aralarında şekil kararlaştırabilir.
Herhangi bir belirleme yapılmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır (TBK m.17/2). Doktrinde, tarafların iradi şekli yalnızca ispat amacıyla kararlaştırmış olabilecekleri de kabul edilir; bu durumda şekle uyulmaması sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Tarafların amacı yorum yoluyla belirlenir.
Şekle aykırılığın sonuçları
TBK m.12/2’ye göre şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme hüküm doğurmaz. Klasik görüşe göre bu yaptırım kesin hükümsüzlüktür: hâkim resen dikkate alır, herkes ileri sürebilir, onama ile geçerli hâle gelmez. Taraflar şekle aykırı sözleşmeye dayanarak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir.
Şekle aykırılığı ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması olması
Uygulama ve doktrin, belirli istisnai durumlarda şekil eksikliğini ileri sürmeyi hakkın açıkça kötüye kullanılması sayar (TMK m.2/2). Örneğin taraflar sözleşmeyi bilerek şekilsiz yapmış, edimler karşılıklı olarak uzun süre ve tamamen ifa edilmiş ve taraflardan biri sırf değer artışından yararlanmak için şekil eksikliğine dayanıyorsa, bu talep korunmayabilir. Bu bir istisnadır; her somut olayda dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilir.
Şekle aykırı bağışlama sözü ve ifa
Kanun, taşınır bağışlamada özel bir düzeltme öngörür: şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmündedir; ancak geçerliliği resmî şekle bağlanmış bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz (TBK m.288/3).
Borç tanıması
Şekil konusuyla bağlantılı bir hüküm olarak TBK m.18, borcun sebebini içermese bile borç tanımasının geçerli olduğunu öngörür. Bu düzenleme, sebebi gösterilmemiş borç ikrarının da geçerli olduğunu ifade eder; sebebin yokluğunu ispat yükü borçluya geçer.
Özet
- Kural şekil serbestisidir; kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir ve ona uyulmayan sözleşme hüküm doğurmaz (TBK m.12).
- Yazılı şekilde yalnızca borç altına girenlerin imzası zorunludur; güvenli elektronik imza el yazısıyla imzanın sonuçlarını doğurur (TBK m.14–15).
- Yazılı şekle tabi sözleşmenin değiştirilmesi de şekle tabidir; çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler hariçtir (TBK m.13).
- Taşınmaz satışı, satış vaadi, alım ve geri alım resmî; önalım sözleşmesi yazılı şekle tabidir (TBK m.237).
- Kefalette kefil azami miktarı, tarihi ve müteselsil kefilliği kendi el yazısıyla yazmalıdır (TBK m.583).
- Önsözleşme, kural olarak asıl sözleşmenin şekline tabidir (TBK m.29/2).
- İradi şekle uyulmadan yapılan sözleşme tarafları bağlamaz; amaç ispat ise geçerlilik etkilenmez (TBK m.17).
- Şekil eksikliğini ileri sürmek istisnaen hakkın kötüye kullanılması olabilir (TMK m.2/2).