Taraflar, sözleşmenin ifasını güçlendirmek ya da sözleşmeden kurtulmanın bedelini önceden belirlemek için çeşitli araçlara başvurur. TBK bu araçları “Bağlanma Parası, Cayma Parası ve Ceza Koşulu” başlığı altında, m.177–182 arasında düzenler. Bağlanma parası sözleşmenin kurulduğunu gösterir; cayma parası sözleşmeden kurtulma imkânı tanır; ceza koşulu ise borca aykırılık hâlinde ödenecek miktarı önceden belirleyerek hem baskı hem de ispat kolaylığı sağlar. Uygulamada en çok uyuşmazlık, ceza koşulunun türü ve hâkimin indirim yetkisi konusunda çıkar.
Bağlanma parası
Kanun, sözleşme yapılırken verilen paranın niteliği konusunda bir yorum kuralı koymuştur: Aksi anlaşılmadıkça bu para cayma parası değil, bağlanma parası (pey akçesi) sayılır. Bağlanma parası sözleşmenin kurulduğunun kanıtıdır ve taraflara sözleşmeden kurtulma hakkı vermez. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça esas alacaktan düşülür (TBK m.177/2).
Cayma parası
Cayma parası, taraflara sözleşmeden tek taraflı olarak kurtulma imkânı tanır. Caymak için borca aykırılık ya da başka bir sebep gerekmez; cayma hakkının bedeli cayma parasıdır.
| Ölçüt | Bağlanma parası | Cayma parası |
|---|---|---|
| İşlevi | Sözleşmenin yapıldığının kanıtı | Sözleşmeden kurtulma hakkının bedeli |
| Karine | Sözleşme yapılırken verilen para aksi anlaşılmadıkça bağlanma parasıdır | Açıkça kararlaştırılmalıdır |
| Sözleşmeden kurtulma | Sağlamaz | Sağlar |
| Sonuç | Esas alacaktan düşülür | Veren cayarsa verdiğini bırakır; alan cayarsa iki katını geri verir |
Ceza koşulu
Kavram ve fer’ilik
Ceza koşulu, borçlunun borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlinde alacaklıya ödemeyi önceden üstlendiği edimdir. Genellikle para olarak kararlaştırılsa da başka bir edim de olabilir. Ceza koşulu asıl borca bağlıdır (fer’idir):
- Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez (TBK m.182/2).
- Buna karşılık ceza koşulunun geçersizliği veya imkânsızlaşması asıl borcun geçerliliğini etkilemez (TBK m.182/2 son cümle).
- Asıl borç sona erince ceza koşulu da sona erer; ancak ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılan bildirimle saklı tutulmuşsa istenebilir (TBK m.131).
Türleri
1. Seçimlik ceza (ifa yerine geçen ceza):
Kanunun karine olarak kabul ettiği tür budur. Alacaklı ya asıl borcun ifasını ya da cezayı ister; ikisini birlikte isteyemez. Seçim hakkı alacaklıya aittir.
2. İfaya eklenen ceza (gecikme / yer cezası): Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa alacaklı, açıkça feragat etmedikçe veya ifayı çekincesiz kabul etmedikçe asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir (TBK m.179/2). Bu nedenle geç ifayı kabul eden alacaklının cezayı istemek için ifa sırasında çekince koyması gerekir.
3. Dönme (fesih) cezası: Borçlu, kararlaştırılan cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme veya fesih yoluyla kurtulmaya yetkili olduğunu ispat edebilir (TBK m.179/3). Bu tür ceza, işlevi bakımından cayma parasına yaklaşır; ancak burada cezayı ödeyerek kurtulma hakkı yalnızca borçluya aittir.
4. Kısmi ifanın yanması: Dönme hâlinde ifa edilmiş kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de ceza koşulu hükümleri uygulanır (TBK m.181/1). Böylece hâkimin indirim yetkisi bu kayıtlar için de işler. Taksitle satışa ilişkin hükümler saklıdır.
Somut bir kaydın hangi türe girdiği bir yorum sorunudur. Sözleşmede yalnızca “ifa edilmezse ceza ödenir” denmişse kanuni karine gereği seçimlik ceza kabul edilir. Ceza bir tarih ya da yer ile ilişkilendirilmişse ifaya eklenen ceza söz konusudur. Cezanın ödenmesiyle sözleşmeden kurtulma imkânı tanınmışsa dönme cezası vardır; bunun varlığını ispat yükü, kanunun açık ifadesiyle borçludadır (TBK m.179/3). Cayma parasından farkı, cayma parasının sözleşme kurulurken peşin verilmesi ve cayma hakkını her iki tarafa tanımasıdır.
Ceza ile zarar arasındaki ilişki
Ceza koşulunun temel işlevi, alacaklıyı zararı ispat yükünden kurtarmaktır. Alacaklının zararının cezadan fazla olması hâlinde ise TBK m.180/2 uygulanır: Alacaklı, borçlunun kusurunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez. Burada ispat yükünün genel kuraldan (TBK m.112’deki kusur karinesinden) farklı olarak alacaklıya yüklendiğine dikkat edilmelidir.
Bununla birlikte öğretide, ceza koşulunun da bir borca aykırılık sonucu olduğu ve borçlunun kusursuz olduğunu ispat etmesi hâlinde cezanın istenip istenemeyeceği tartışmalıdır. TBK m.182/2, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeple sonradan imkânsızlaşan borç için cezanın istenemeyeceğini açıkça düzenler; diğer borca aykırılık hâllerinde ise ağırlıklı görüş, aksi kararlaştırılmadıkça borçlunun kusursuzluğunu ispat ederek cezadan kurtulabileceği yönündedir.
Cezanın miktarı ve indirilmesi
Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir (TBK m.182/1). Ancak sözleşme özgürlüğünün kötüye kullanılmasını önlemek için kanun hâkime müdahale yetkisi tanır:
Hâkim indirimi kendiliğinden yapar; borçlunun talebi şart değildir. Ceza tamamen kaldırılamaz, yalnızca hakkaniyete uygun ölçüye indirilir. Aşırılığın değerlendirilmesinde alacaklının ifadaki menfaati, borçlunun kusurunun ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve ifa edilen kısım gibi ölçütler dikkate alınır.
Tacir borçlu istisnası:
Tacir borçlu, ticari işletmesiyle ilgili sözleşmelerde basiretli davranmakla yükümlü olduğundan aşırı cezanın indirilmesini isteyemez. Bununla birlikte cezanın borçluyu ekonomik bakımdan mahvedecek ölçüde olması hâlinde, dürüstlük kuralı ve kişilik haklarının korunması çerçevesinde müdahale edilip edilemeyeceği öğretide tartışılmaktadır.
Özet
- Sözleşme yapılırken verilen para aksi anlaşılmadıkça bağlanma parasıdır ve esas alacaktan düşülür (TBK m.177).
- Cayma parasında veren cayarsa verdiğini bırakır, alan cayarsa iki katını geri verir (TBK m.178).
- Karine olarak seçimlik ceza kabul edilmiştir: alacaklı ya ifayı ya cezayı ister (TBK m.179/1).
- Zaman veya yer için konulan ceza ifaya eklenir; ifanın çekincesiz kabulü cezayı istemeyi engeller (TBK m.179/2).
- Borçlu cezayı ödeyerek dönme veya fesih hakkı bulunduğunu ispat edebilir (TBK m.179/3); kısmi ifanın yanması kayıtları da ceza koşuludur (TBK m.181).
- Alacaklı zarara uğramasa da ceza istenir; aşan zarar için borçlunun kusurunu alacaklı ispat eder (TBK m.180).
- Ceza koşulu fer’idir: asıl borç geçersiz veya kusursuz imkânsızsa ceza istenemez (TBK m.182/2).
- Hâkim aşırı cezayı kendiliğinden indirir (TBK m.182/3); tacir borçlu indirim isteyemez (TTK m.22).