Taraflar bir sözleşmenin hükümlerini, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan bir olaya bağlayarak geleceğe ilişkin belirsizliği sözleşmenin içine alabilir. “Kredi çıkarsa evi satın alırım” ya da “yurt dışına atanırsan arabayı geri verirsin” gibi kayıtlar bu türdendir. Koşul, sözleşmenin hüküm doğurmasını ya da sona ermesini belirsiz bir olaya bağlayan bir yan kayıttır. TBK m.170–176 koşulları genel olarak düzenler; bu kurallar yalnızca sözleşmelere değil, niteliğine aykırı düşmedikçe diğer hukuki işlemlere de uygulanır.
Koşulun unsurları ve vadeden farkı
Bir olayın hukuki anlamda koşul sayılabilmesi için:
- Gelecekte gerçekleşecek bir olay olmalıdır;
- Olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz olmalıdır;
- Sözleşmenin hükümleri bu olaya tarafların iradesiyle bağlanmış olmalıdır.
Geçmişte gerçekleşmiş ya da şu an mevcut olan ama tarafların bilmediği bir olaya bağlanan kayıtlar gerçek koşul değildir (sözde koşul). Kanunun zaten aradığı bir geçerlilik koşuluna yapılan atıf da (örneğin “resmî şekil yerine getirilirse”) hukuki anlamda koşul değildir.
Vade ise gerçekleşeceği kesin olan bir olaya bağlanır. Gerçekleşme zamanı belli olmasa bile (örneğin bir kişinin ölümü) olay mutlaka gerçekleşeceği için vade söz konusudur. Ayrımın önemi şudur: Vadeye bağlı borçta borç doğmuştur, yalnızca muacceliyet ertelenmiştir; geciktirici koşula bağlı borçta ise borç henüz hüküm doğurmamıştır.
| Ölçüt | Geciktirici koşul | Bozucu koşul | Vade |
|---|---|---|---|
| Olay | Gerçekleşmesi belirsiz | Gerçekleşmesi belirsiz | Gerçekleşmesi kesin |
| Etkisi | Sözleşme koşul gerçekleşince hüküm doğurur | Sözleşme hemen hüküm doğurur, koşul gerçekleşince sona erer | Borç doğmuştur, muacceliyet ertelenmiştir |
| Geçmişe etki | Aksi kararlaştırılmamışsa yok | Aksi kararlaştırılmamışsa veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça yok | — |
| Dayanak | TBK m.170 | TBK m.173 | TBK m.90 vd. |
Geciktirici koşul
Geciktirici koşula bağlı sözleşme geçerli olarak kurulmuştur; ancak hükümleri askıdadır. TBK m.170/2’ye göre aksi kararlaştırılmamışsa sözleşme ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder. Koşulun gerçekleşmemesinin kesinleşmesiyle sözleşme hiç hüküm doğurmamış olur.
Askı döneminde tarafların durumu
Koşul gerçekleşinceye kadar geçen döneme askı dönemi denir. Bu dönemde alacaklının bir beklenen hakkı vardır ve kanun bu hakkı korur:
- Borçlu, koşul gerçekleşinceye kadar borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür (TBK m.171/1).
- Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, koşulsuz alacaklıların başvurabileceği koruma önlemlerini (örneğin ihtiyati tedbir) alabilir (TBK m.171/2).
- Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur (TBK m.171/3). Öğretide, eşya hukukunun iyiniyetli üçüncü kişiyi koruyan kurallarının bu hükmün uygulanmasını sınırlayabileceği kabul edilir.
Yararlar
Borcun konusu olan şey koşulun gerçekleşmesinden önce alacaklıya verilmişse; koşul gerçekleşirse alacaklı o güne kadar elde ettiği yararların sahibi olur, koşul gerçekleşmezse elde ettiği yararları geri vermekle yükümlüdür (TBK m.172).
Bozucu koşul
Bozucu koşulda sözleşme kurulduğu anda hüküm doğurur; koşulun gerçekleşmesiyle hükümler ortadan kalkar. Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme geçmişe etkili değildir (TBK m.173/3). Koşulun gerçekleşmesinden sonra elde tutulan edimler, sona ermiş bir sebebe dayandığından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir (TBK m.77/2).
Koşula bağlanamayan işlemler
Koşul kural olarak her hukuki işleme eklenebilir; ancak bazı işlemler niteliği gereği koşula elverişli değildir. Aile ve kişiler hukukundaki statü doğuran işlemlerde (örneğin evlenmede) hukuki belirsizlik kabul edilmez. Öğretide, karşı tarafı belirsizlik içinde bırakacağı için yenilik doğuran hakların (fesih, dönme, takas beyanı, iptal) da kural olarak koşula bağlanamayacağı kabul edilir. Bununla birlikte gerçekleşmesi yalnızca karşı tarafın iradesine bağlı koşullar (örneğin “ödemeyi bu ayın sonuna kadar yapmazsan sözleşmeyi feshetmiş sayılırım”) karşı tarafa belirsizlik yüklemediğinden geçerli kabul edilir.
Ortak hükümler
Mirasçıların durumu
Koşul, taraflardan birinin bizzat yerine getirmesi gereken bir davranış değilse, o tarafın ölümü hâlinde mirasçısı onun yerine geçebilir (TBK m.174). Böylece koşula bağlı haklar ve borçlar kural olarak mirasçılara geçer.
Dürüstlük kurallarına aykırı engelleme ve sağlama
TBK m.175/2 bunun tersini düzenler: Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır. Bu iki kural bir hukuki kurgu yaratır: Gerçekte olmayan bir olay olmuş, olan bir olay olmamış kabul edilir. Belirleyici olan, davranışın dürüstlük kuralına aykırı olmasıdır; her türlü etkileme değil, haksız ve amaca aykırı müdahale bu sonucu doğurur.
Yasak koşullar
Burada yaptırım yalnızca koşulun değil, koşula bağlı hukuki işlemin kesin hükümsüzlüğüdür. Örneğin “Rakip firmanın deposunu ateşe verirsen sana 100.000 TL borçlanırım” kaydı, hukuka aykırı bir fiili sağlamaya yöneldiğinden işlemin tamamını kesin hükümsüz kılar. Buna karşılık hukuka aykırı bir fiilden kaçınmayı ödüllendiren bir koşul (örneğin “bir yıl boyunca hiç trafik cezası almazsan…”) kural olarak yasak koşul değildir; çünkü amaç hukuka uygun davranışı teşvik etmektir.
Koşul türleri
- Olumlu / olumsuz koşul: Bir olayın gerçekleşmesine ya da gerçekleşmemesine bağlanır (“evlenirsen” / “bu yıl taşınmazsan”).
- Tesadüfi koşul: Tarafların iradesi dışındaki bir olaya bağlanır (hava durumu, sınav sonucu).
- İradi (potestatif) koşul: Olay taraflardan birinin iradesine bağlıdır. Basit iradi koşul (örneğin “İstanbul’a taşınırsan”) geçerlidir. Ancak öğretide, borcun doğmasının tamamen ve yalnızca borçlunun keyfine bırakıldığı kayıtlarda (“istersem öderim”) gerçek bir bağlanma iradesi bulunmadığından borç doğmayacağı kabul edilir.
- Karma koşul: Hem taraf iradesine hem de dış bir olaya bağlıdır (“kredi başvurun onaylanırsa”).
Özet
- Koşul, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz gelecekteki bir olaya hükümlerin bağlanmasıdır; gerçekleşmesi kesin olan olay vadedir.
- Geciktirici koşulda sözleşme, aksi kararlaştırılmamışsa koşulun gerçekleştiği andan itibaren hüküm doğurur (TBK m.170).
- Askı döneminde borçlu ifayı engelleyici davranışlardan kaçınır; alacaklı koruma önlemleri alabilir; zedeleyici ara tasarruflar geçersizdir (TBK m.171).
- Koşul gerçekleşirse önceden teslim alınan şeyin yararları alacaklıya kalır, gerçekleşmezse geri verilir (TBK m.172).
- Bozucu koşulda sözleşme hemen hüküm doğurur, koşulla sona erer; sona erme kural olarak geçmişe etkili değildir (TBK m.173).
- Koşul bizzat yerine getirilecek bir davranış değilse mirasçılar ölen tarafın yerine geçer (TBK m.174).
- Dürüstlüğe aykırı engellenen koşul gerçekleşmiş, dürüstlüğe aykırı sağlanan koşul gerçekleşmemiş sayılır (TBK m.175).
- Hukuka veya ahlaka aykırı fiili sağlamaya yönelik koşula bağlı işlem kesin hükümsüzdür (TBK m.176).