Aşırı Yararlanma

Aşırı yararlanmanın (gabin) objektif ve sübjektif unsurları, zarar görenin seçimlik hakları, bir ve beş yıllık hak düşürücü süreler ve benzer kurumlardan farkı.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma TBK m.28, TBK m.27, TBK m.36–39, TBK m.138, TMK m.6

Sözleşme özgürlüğü, tarafların edimlerin değerini serbestçe belirlemesine izin verir; kural olarak “kötü pazarlık” hukuken korunmaz. Ancak edimler arasındaki açık dengesizlik, bir tarafın zayıf anının bilerek istismar edilmesiyle ortaya çıkmışsa hukuk düzeni müdahale eder. Doktrinde gabin olarak da anılan aşırı yararlanma, TBK m.28’de düzenlenmiştir. Kurum, hem bir sözleşme içeriği sorunu hem de irade bozukluklarına yakın bir iradenin serbestçe oluşamaması sorunu olarak ele alınır ve sınavlarda özellikle unsurları ile süreleri bakımından sorulur.

Kanuni düzenleme

Hükümden aşırı yararlanmanın bir objektif ve iki sübjektif unsuru çıkar. Bunların hepsi birlikte bulunmalıdır.

Objektif unsur: edimler arasında açık oransızlık

Karşılıklı edimli sözleşme

Hüküm “karşılıklı edimler”den söz ettiği için aşırı yararlanma, kural olarak tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde uygulanır (satış, kira, eser, faizli tüketim ödüncü gibi). Bağışlama gibi karşılıksız sözleşmelerde edimler arasında bir oran kurulamayacağından uygulanmaz.

Açık oransızlık

Edimler arasındaki dengesizlik “açık” olmalıdır; yani ilk bakışta göze çarpan, olağan pazarlık farkını belirgin biçimde aşan bir oransızlık aranır. Kanun bir oran veya yüzde belirlememiştir; değerlendirme somut olayın özelliklerine, piyasa koşullarına ve işin niteliğine göre hâkim tarafından yapılır.

Oransızlık sözleşmenin kurulduğu an esas alınarak belirlenir. Sözleşme kurulurken dengeli olan edimler arasında sonradan ortaya çıkan dengesizlik aşırı yararlanma değildir; bu durum, şartları varsa aşırı ifa güçlüğü (TBK m.138) kapsamında değerlendirilir.

Sübjektif unsurlar

1. Zarar görenin zayıf durumu

Kanun üç zayıflık hâli sayar; bunlardan birinin varlığı yeterlidir:

Zayıflık hâliAnlamıÖrnek
Zor durumKişiyi ekonomik, sağlık, ailevi veya başka bir baskı altında, normalde kabul etmeyeceği şartlara razı olmaya iten durumAcil ameliyat parası bulmak zorunda kalan kişinin evini çok düşük bedelle satması
Düşüncesizlikİşlemin sonuçlarını yeterince tartmadan, aceleyle hareket etmeDuygusal bir anda değerinin çok altında satış vaadi
DeneyimsizlikBelirli bir alanda gerekli bilgi ve tecrübeden yoksunlukAntika piyasasını hiç bilmeyen mirasçının değerli eseri değersiz sanarak satması

Zor durum yalnızca ekonomik darlık olarak anlaşılmamalıdır; kişinin sağlığı, onuru veya bir yakınının durumu nedeniyle içine düştüğü baskı hâlleri de bu kavrama girer. Deneyimsizlik ise genel bir yaşam tecrübesi eksikliği değil, ilgili işlem türüne ilişkin bilgi ve tecrübe yokluğudur.

2. Karşı tarafın bu durumdan yararlanması (sömürme)

Oransızlık, zarar görenin zayıf durumundan yararlanılarak gerçekleştirilmiş olmalıdır. Bu unsur için karşı tarafın, zarar görenin zayıf durumunu bilmesi ve buna rağmen bu durumu kendi lehine kullanmak üzere sözleşmeyi yapması aranır. Karşı tarafın zayıflığı hiç bilmediği hâllerde, oransızlık ne kadar büyük olursa olsun TBK m.28 uygulanmaz.

Zarar görenin hakları

TBK m.28, zarar görene iki seçenek tanır:

  1. Sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme: Zarar gören karşı tarafa yönelteceği tek taraflı bir açıklamayla sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirir ve verdiğini geri ister. Bu durumda karşılıklı iade gündeme gelir.
  2. Sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini isteme: Zarar gören sözleşmeyi ayakta tutar, ancak edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini (ör. bedelin artırılmasını veya kendi ediminin azaltılmasını) talep eder.

İkinci seçenek, 818 sayılı eski Borçlar Kanunu’nda bulunmayan ve TBK ile getirilen bir yeniliktir. Kanunun “durumun özelliğine göre” ifadesi, seçimin olayın koşullarına uygun yapılmasını gerektirir.

Bu hakların hukuki niteliği, irade bozukluklarında olduğu gibi tartışmalıdır. Doktrinde ağırlıklı görüş, sözleşmenin kurulmakla geçerli olduğunu, ancak zarar görene yenilik doğuran bir hak tanındığını ve bu hak süresinde kullanılmazsa sözleşmenin tamamen geçerli hâle geldiğini kabul eder. Bu nedenle aşırı yararlanma, kesin hükümsüzlükten farklı olarak hâkim tarafından resen gözetilmez; yalnızca zarar gören tarafından ileri sürülebilir.

İspat ve hakkın kullanılmasının sonuçları

Aşırı yararlanmanın unsurlarını ispat yükü, bu kuruma dayanan zarar görendedir (TMK m.6). Zarar gören; edimler arasındaki açık oransızlığı (çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle tespit edilen değerlerle), kendi zayıf durumunu ve karşı tarafın bu durumu bilerek yararlandığını ortaya koymalıdır. Uygulamada açık oransızlığın büyüklüğü, karşı tarafın yararlanma iradesine ilişkin önemli bir emare olarak değerlendirilir; ancak tek başına yeterli kabul edilmez.

Zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirirse taraflar aldıklarını karşılıklı olarak iade eder. İade, el değiştiren şeyin mülkiyetinin geçip geçmediğine göre istihkak veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanır. Zarar gören oransızlığın giderilmesini seçerse sözleşme varlığını korur; yalnızca edimler arasındaki denge yeniden kurulur. Bu ikinci yol, özellikle zarar görenin edimi almaya devam etmekte menfaati bulunduğu hâllerde (ör. kiracının kiralananda kalmak istemesi) elverişlidir.

Süreler

Zayıflık hâliBir yıllık süre başlangıcıMutlak süre
DüşüncesizlikDüşüncesizliğin öğrenildiği tarihSözleşmenin kurulmasından itibaren 5 yıl
DeneyimsizlikDeneyimsizliğin öğrenildiği tarihSözleşmenin kurulmasından itibaren 5 yıl
Zor durumZor durumun ortadan kalktığı tarihSözleşmenin kurulmasından itibaren 5 yıl

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; durması veya kesilmesi söz konusu olmaz ve hâkim tarafından resen gözetilir. Süreler geçtikten sonra sözleşme, oransızlığa rağmen tam olarak geçerli hâle gelir.

Benzer kurumlarla karşılaştırma

KurumTemel unsurYaptırımSüre
Aşırı yararlanma (TBK m.28)Kuruluşta açık oransızlık + zayıflık + yararlanmaBağlı olmadığını bildirme veya oransızlığın giderilmesi1 yıl / her hâlde 5 yıl
Aldatma (TBK m.36)Karşı tarafın kasıtlı yanıltmasıSözleşmeyle bağlı olmama1 yıl (TBK m.39)
Korkutma (TBK m.37–38)Ağır ve yakın zarar tehlikesine haklı inançSözleşmeyle bağlı olmama1 yıl (TBK m.39)
Kesin hükümsüzlük (TBK m.27)Emredici hüküm, ahlak, kamu düzeni vb. aykırılıkKesin hükümsüzlükSüre yok
Aşırı ifa güçlüğü (TBK m.138)Kuruluştan sonra öngörülemeyen olağanüstü değişiklikUyarlama, olmazsa dönme/fesihKanunda özel süre yok

Aşırı yararlanma ile korkutma bazen iç içe geçer. Karşı taraf zor durumu kendisi yaratmışsa veya bir hakkını kullanacağı korkutmasıyla aşırı menfaat sağlamışsa korkutma hükümleri de gündeme gelebilir (TBK m.38/2). Zarar gören, şartları bulunan kurumlardan hangisine dayanacağını seçebilir.

Ahlaka aykırılık yönünden ise ayrım şöyledir: aşırı yararlanmanın unsurları tamamlanmışsa özel düzenleme olan TBK m.28 uygulanır; sözleşmenin içeriği aşırı yararlanmanın ötesinde başka nedenlerle ahlaka aykırı ise TBK m.27 gündeme gelir.

Özet

  • Aşırı yararlanma; edimler arasında açık oransızlık, zarar görenin zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliği ve karşı tarafın bundan yararlanması unsurlarının birlikte varlığını gerektirir (TBK m.28/1).
  • Kurum karşılıklı edimli sözleşmelerde uygulanır; oransızlık sözleşmenin kurulduğu ana göre belirlenir.
  • Karşı taraf zayıf durumu bilmeli ve bundan yararlanmalıdır; yalnızca kötü pazarlık yeterli değildir.
  • Zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek edimini geri isteyebilir veya sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
  • Bir yıllık süre düşüncesizlik ve deneyimsizlikte öğrenmeden, zor durumda durumun ortadan kalkmasından başlar; her hâlde kuruluştan itibaren beş yıldır (TBK m.28/2).
  • Süreler hak düşürücüdür; hâkim aşırı yararlanmayı resen dikkate almaz, ancak süreleri resen gözetir.
  • Sonradan doğan dengesizlik TBK m.138’in, kuruluştaki dengesizlik TBK m.28’in konusudur.

Kaynakça

Mini deneme: Aşırı Yararlanma

10 soru · ücretsiz
  1. 1. Aşırı yararlanmanın objektif unsuru aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2. Zor durumda kalarak sözleşme yapan zarar görenin TBK m.28'deki hakkını kullanabileceği bir yıllık süre hangi tarihten başlar?

  3. 3. TBK m.28'e göre aşırı yararlanma hâlinde zarar görenin sahip olduğu haklar aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

  4. 4. A ile B arasında piyasa koşullarına uygun bedelle beş yıllık bir kira sözleşmesi kurulmuştur. Sözleşmenin üçüncü yılında öngörülemeyen olağanüstü bir ekonomik kriz nedeniyle edimler arasındaki denge kiraya veren aleyhine ağır biçimde bozulmuştur. Kiraya veren A'nın aşırı yararlanma hükümlerine dayanması hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. Aşırı yararlanmayla ilgili olarak;
    I. Aşırı yararlanma hükümleri bağışlama gibi karşılıksız sözleşmelerde de uygulanır.
    II. Karşı taraf zarar görenin zayıf durumunu bilmiyorsa TBK m.28 uygulanmaz.
    III. Beş yıllık süre her durumda sözleşmenin kurulduğu tarihten başlar.
    ifadelerinden hangileri doğrudur?

  6. 6. Antikalar hakkında hiçbir bilgisi olmayan mirasçı A, 1 Mart 2022'de babasından kalan değerli bir saati, A'nın deneyimsizliğini bilen koleksiyoncu B'ye değerinin çok altında satmıştır. A, saatin gerçek değerini ve kendi deneyimsizliğini 1 Haziran 2026'da öğrenmiştir. A, 21 Ekim 2026'da TBK m.28'deki hakkını kullanmak istemektedir. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  7. 7. TBK m.28'de aşırı yararlanmanın sübjektif unsuru olarak sayılan zayıflık hâlleri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

  8. 8. Zor durumda iken aşırı yararlanma şartlarını taşıyan bir sözleşme yapan A, karşı tarafın açtığı ifa davasında bu hususu hiç ileri sürmemiştir. Hâkim, dosyadaki belgelerden aşırı yararlanma şartlarının bulunduğunu fark etmiştir. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  9. 9. Aşırı yararlanmayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  10. 10. Aşırı yararlanma ile irade bozukluklarında öngörülen süreler karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu not 6. konu olarak Borçlar Hukuku Genel Hükümler dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.