Roma ailesi (familia) bugünkü anlamda kan bağına dayanan bir topluluk değil, bir aile babasının (pater familias) hâkimiyeti altında birleşen kişilerden oluşan hukuki ve dinî bir birliktir. Aile babası hem aile üyeleri hem de aile mal varlığı üzerinde geniş yetkilere sahipti. Roma aile hukukunun tarihi, bu mutlak hâkimiyetin yavaş yavaş sınırlanması ve kan bağına dayalı akrabalığın öne çıkması süreci olarak okunabilir.
Familia ve akrabalık türleri
Aile babası, aile içinde kendisinin üstünde yaşayan bir erkek üstsoyu bulunmayan erkektir. Onun hâkimiyeti altındaki çocuklar, torunlar, cum manu evlenmişse karısı ve gelinleri aile evladı (alieni iuris) sayılır. Aile babası ölünce, doğrudan onun hâkimiyeti altında bulunan her erkek evlat kendi ailesinin babası olur.
| Ölçüt | Agnatio | Cognatio |
|---|---|---|
| Dayanak | Aynı aile babasının hâkimiyeti altında bulunma (ya da ölmeseydi bulunacak olma) | Kan bağı |
| Kadın tarafı | Kadın üzerinden agnatik bağ geçmez | Hem erkek hem kadın tarafından akrabalık |
| Evlat edinilen | Agnatik akraba olur | Kan bağı yoksa kognat değildir |
| Aileden çıkarılan | Agnatik bağ kopar | Kan bağı devam eder |
| Gelişim | Eski hukukun esası | Praetor hukuku ve Iustinianus’la (özellikle Novellae 118) esas hâline gelir |
Patria potestas
Aile babasının çocuklar üzerindeki hâkimiyetine patria potestas denir. Eski hukukta bu yetki çok genişti: çocuğu cezalandırma ve hatta öldürme yetkisi (ius vitae ac necis), çocuğu satma ve haksız fiil işleyen çocuğu zarar görene teslim etme (noxae deditio). Zamanla bu yetkiler örf, sansör denetimi ve imparator emirnameleriyle sınırlanmıştır; klasik sonrası dönemde çocuğu öldürme yetkisi tamamen kalkmıştır.
Mal varlığı bakımından aile evladının kazandığı her şey aile babasına ait olurdu. İstisnalar zamanla genişledi: askerlik sırasında kazanılanlar (peculium castrense), ardından kamu hizmetinde kazanılanlar (peculium quasi castrense) ve anneden gelen mallar (bona materna), aile evladının kendi malı olarak kabul edildi.
Patria potestas’ın kazanılması
- Evlilik içi doğum: Geçerli Roma evliliğinden doğan çocuk babanın hâkimiyetine girer. Babalık için Paulus’un Digesta’daki (D.2.4.5) sözü bilinir: “pater is est, quem nuptiae demonstrant”, yani “baba, evliliğin gösterdiği kişidir”.
- Evlat edinme: Sui iuris bir kişinin evlat edinilmesi adrogatio, alieni iuris bir kişinin evlat edinilmesi adoptio olarak adlandırılır. Adrogatio’da evlat edinilenin bütün ailesi ve mal varlığı da evlat edinenin hâkimiyetine geçer; bu nedenle eskiden halk meclisinde (comitia curiata) yapılırdı.
- Meşrulaştırma (legitimatio): Klasik sonrası dönemde cariye ilişkisinden (concubinatus) doğan çocukların sonradan evlenme gibi yollarla babanın hâkimiyetine alınması.
Patria potestas’ın sona ermesi
Aile babasının ölümü, aile babasının ya da evladın hürriyet veya vatandaşlık kaybı, kız çocuğun cum manu evlenmesi, evladın evlat verilmesi ve emancipatio. XII Levha’ya göre (Tab. IV.2) babasınca üç kez satılan oğul babanın hâkimiyetinden kurtulurdu. Hukukçular bu kuralı tersine kullanarak emancipatio işlemini kurmuştur: oğul güvenilir bir kişiye üç kez göstermelik olarak satılır, böylece babalık hâkimiyeti sona erdirilirdi.
Evlilik (matrimonium)
Kurucu unsur: rıza ve evlilik iradesi
Roma evliliği resmî bir işlem ya da tescil gerektirmeyen bir yaşam birliğidir. Belirleyici olan, tarafların evli olarak yaşama iradesidir (affectio maritalis). Ulpianus’a ait Digesta parçasındaki (D.50.17.30) ünlü kurala göre evliliği cinsel birleşme değil, rıza meydana getirir: “nuptias non concubitus, sed consensus facit”.
Geçerli bir Roma evliliğinin şartları:
- Tarafların evlenme ehliyeti, yani ergenlik (kız 12, erkek 14);
- Taraflar arasında Roma usulüne göre evlenme yetkisi (conubium);
- Evlenecek olanların ve alieni iuris iseler aile babalarının rızası;
- Evlenme engellerinin bulunmaması (yakın akrabalık, mevcut bir evlilik, belirli dönemlerde sosyal statü farkları).
Roma’da evlenme yaşı biyolojik ergenliğe bağlanmışken, Türk hukuku sabit bir yaş belirler ve evliliğin kurulmasını resmî bir törene bağlar. Roma’da evlilik, rızanın sürekliliğine dayandığı için evlilik iradesi ortadan kalkınca kendiliğinden sona erebiliyordu.
Manus’lu ve manus’suz evlilik
| Cum manu | Sine manu | |
|---|---|---|
| Kadının aile durumu | Kocanın ailesine geçer; kocanın kızı (ya da gelin) konumuna gelir | Babasının ailesinde kalır |
| Mal varlığı | Kadının malları kocaya (veya onun aile babasına) geçer | Mallar ayrıdır; kadın sui iuris ise kendi malına sahiptir |
| Kocanın mirası | Kadın kocasının mirasçıları arasına girer | Eski hukukta kocaya yasal mirasçı değildir |
| Yaygınlık | Eski hukuk | Cumhuriyetin sonlarından itibaren baskın tür |
Manus üç yolla kurulurdu: dinî bir tören olan confarreatio, göstermelik bir satış biçimindeki coemptio ve bir yıl kesintisiz birlikte yaşama yoluyla usus. XII Levha’ya göre kadın her yıl üç gece evden uzak kalırsa (trinoctium) usus yoluyla manus doğmazdı.
Drahoma (dos)
Evliliğin yüklerine katkı için kadın veya onun adına bir başkası tarafından kocaya verilen mallara dos denir. Eski hukukta drahoma kocanın mülkiyetine geçer ve evlilik sona erdiğinde de onda kalırdı. Boşanmanın kolaylaşmasıyla birlikte kadının korunması için drahomanın iadesi kabul edildi. Augustus döneminde kocanın drahomaya dahil İtalya’daki taşınmazları karısının rızası olmadan devretmesi yasaklandı; Iustinianus döneminde ise bu yasak, kadının rızası olsa bile geçerli olacak ve bütün drahoma taşınmazlarını kapsayacak şekilde genişletildi.
Evlilik süresince eşlerin birbirine bağışlaması kural olarak geçersizdi; amaç, eşlerden birinin diğerinin sevgisini istismar ederek malını almasını önlemekti.
Boşanma
Roma’da boşanma serbestti. Sine manu evlilikte evlilik iradesinin ortadan kalkması evliliği sona erdirirdi; tek taraflı boşanmaya repudium, karşılıklı boşanmaya divortium denir. Augustus’un lex Iulia de adulteriis kanunu boşanmanın tanıklar önünde yapılmasını öngörmüştür. Hristiyan imparatorlar tek taraflı boşanmayı sınırlamak için haklı sebepler belirlemiş ve haksız boşanmaya yaptırımlar getirmiştir; ancak boşanmayı tamamen yasaklamamışlardır.
Concubinatus
Evlilik iradesi olmaksızın kurulan sürekli birliktelik concubinatus olarak adlandırılır. Bu birliktelikten doğan çocuklar babanın hâkimiyetine girmez, kural olarak annenin durumunu izlerdi. Augustus’un evlilik kanunları (lex Iulia de maritandis ordinibus ve lex Papia Poppaea) evliliği teşvik edip bekârlığa yaptırımlar getirirken, belirli evlilik yasakları nedeniyle concubinatus’u fiilen yaygınlaştırmıştır.
Vesayet ve kayyımlık
Sui iuris olup henüz ergin olmayanlar vesayet (tutela impuberum) altına alınırdı. Vasi üç şekilde belirlenirdi:
- Tutela testamentaria: Aile babasının vasiyetnamesiyle atanan vasi;
- Tutela legitima: Vasiyetname yoksa en yakın agnat (XII Levha’dan beri);
- Tutela dativa: İkisi de yoksa magistranın atadığı vasi (Cumhuriyet döneminde lex Atilia ile).
Vasi, küçüğün işlemlerine onay verir (auctoritas) ya da küçük adına işlemleri kendisi yapardı (gestio). Vesayetin sonunda küçük, vasiye karşı hesap sorma davası açabilirdi.
Kayyımlık (cura) ise belirli işlerin görülmesi için atanan kişiyi ifade eder: akıl hastası (cura furiosi), savurgan (cura prodigi) ve 25 yaşından küçükler (cura minorum) için. Vasi kişinin bütün durumuyla ilgilenirken kayyım daha çok mal varlığının yönetimiyle sınırlıdır.
Roma’da babalık hâkimiyeti çocuğun yaşından bağımsız olarak ömür boyu sürebilirken, Türk hukukunda velâyet çocuğun erginliğiyle sona erer ve ana ile babaya birlikte tanınır.
Özet
- Familia, aile babasının hâkimiyetine dayanan bir birliktir; aile babası olmak yaşa değil, üstte erkek üstsoy bulunmamasına bağlıdır.
- Agnatio hâkimiyete, cognatio kan bağına dayanır; zamanla cognatio esas alınmıştır.
- Patria potestas; doğum, adoptio, adrogatio ve meşrulaştırma ile kazanılır; emancipatio XII Levha’nın üç satış kuralına dayanır.
- Evliliği rıza kurar (nuptias non concubitus, sed consensus facit, Ulpianus D.50.17.30); şartlar ergenlik, conubium ve rızadır.
- Cum manu evlilikte kadın kocanın ailesine geçer; manus, confarreatio, coemptio ve usus ile kurulur, trinoctium usus’u engeller.
- Drahoma kocaya geçer; Augustus döneminden itibaren kadının korunması güçlenir.
- Boşanma serbesttir; Hristiyan imparatorlar haksız boşanmaya yaptırım getirmiştir.
- Vesayet vasiyetname, kanun ve magistra kararıyla kurulur; kayyımlık belirli işler için atanır.