Kişilik hakkı, kişinin hukuk düzenince korunan kişisel değerleri üzerindeki mutlak haktır: yaşamı, beden bütünlüğü, onuru, özel hayatı, resmi, sesi, adı ve benzeri değerler bu kapsamdadır. TMK kişiliği iki yönden korur: kişinin kendi iradesiyle özgürlüklerini aşırı biçimde bağlamasına karşı (iç koruma) ve üçüncü kişilerin saldırılarına karşı (dış koruma). Bu not, her iki korumayı, saldırının hukuka uygun sayıldığı hâlleri ve kişilik hakkı zedelenen kişinin açabileceği davaları ele almaktadır.
Kişilik hakkının kapsamı ve nitelikleri
Kişilik hakkının konusunu oluşturan değerler genellikle üç grupta toplanır:
| Grup | Örnekler |
|---|---|
| Maddi (fiziksel) değerler | Yaşam, beden bütünlüğü, sağlık, hareket özgürlüğü |
| Manevi (duygusal) değerler | Onur ve şeref, saygınlık, duygusal bağlar (yakınlarla ilişki, ölünün hatırası) |
| Sosyal değerler | Ad, resim, ses, özel ve gizli hayat, kişisel veriler, ekonomik özgürlük, mesleki itibar |
Kişilik hakkı mutlak bir haktır; herkese karşı ileri sürülebilir. Aynı zamanda kişiye sıkı sıkıya bağlıdır: devredilemez, mirasla geçmez ve kural olarak ölümle sona erer. Ölünün kişilik hakkı bulunmamakla birlikte, ölünün hatırasına yapılan saldırı yakınlarının kişilik hakkını zedeleyebilir.
Aşırı bağlanmaya karşı koruma (TMK m.23)
Bu hüküm kişiyi kendisine karşı korur:
- Ehliyetlerden vazgeçme yasağı: Hak ve fiil ehliyetinden kısmen de olsa vazgeçilemez.
- Özgürlüklerden vazgeçme ve aşırı sınırlama yasağı: Kimse özgürlüklerinden tamamen vazgeçemez; özgürlüğünü hukuka veya ahlâka aykırı biçimde sınırlayamaz. Örneğin ömür boyu belirli bir kentte oturma, hiç evlenmeme veya belirli bir dini seçmeme taahhütleri geçersizdir. Ölçülü ve makul süreli sınırlamalar (ör. iş sözleşmesinde makul bir rekabet yasağı) ise geçerlidir.
Biyolojik maddeler: Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. Ancak biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddi ve manevi tazminat isteminde de bulunulamaz (TMK m.23/3).
Saldırıya karşı koruma (TMK m.24)
Saldırı ve hukuka aykırılık
Kişilik hakkına yönelik her saldırı kural olarak hukuka aykırıdır. Saldırının hukuka uygun sayılması, ancak kanunda sayılan üç sebepten birinin bulunmasına bağlıdır. Koruma davaları bakımından saldırganın kusuru aranmaz; kusur yalnızca tazminat talepleri bakımından önem taşır.
Hukuka uygunluk sebepleri
| Sebep | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Zarar görenin rızası | Hak sahibinin, saldırıdan önce veya saldırı sırasında açıkladığı rıza; TMK m.23’teki sınırlar içinde olmalıdır | Tıbbi müdahaleye aydınlatılmış onam; fotoğrafın yayımlanmasına izin |
| Daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar | Saldırganın veya toplumun korunmaya değer yararının, zarar görenin yararından ağır basması; menfaatler tartılır | Basının kamuyu ilgilendiren bir olayı haber vermesi; bilimsel araştırma |
| Kanunun verdiği yetkinin kullanılması | Kişilik hakkına müdahalenin bir kanun hükmüne dayanması | Kolluğun yasal yetkiye dayalı yakalama işlemi; mahkeme kararıyla yapılan arama |
Basın özgürlüğü ve haber verme hakkı: Uygulamada en çok tartışılan alan, basının kişilik haklarına müdahalesidir. Yerleşik yargısal ölçütlere göre haberin hukuka uygun sayılabilmesi için genel olarak gerçeklik (görünür gerçeğe uygunluk), güncellik, kamu yararı ve konu ile anlatım biçimi arasında denge (öz ile biçim arasında uyum) aranır. Bu ölçütler, TMK m.24/2’deki “üstün kamusal yarar”ın somutlaştırılmasıdır.
Koruma davaları (TMK m.25)
Kişilik hakkının korunmasına yönelik davalar
| Dava | Saldırının durumu | Amaç |
|---|---|---|
| Saldırı tehlikesinin önlenmesi davası (önleme) | Henüz gerçekleşmemiş, ancak yakın ve ciddi tehlike var | Saldırının gerçekleşmesini engellemek |
| Saldırıya son verilmesi davası (durdurma) | Devam ediyor | Saldırıyı sona erdirmek (ör. yayının kaldırılması) |
| Hukuka aykırılığın tespiti davası | Sona ermiş, ancak etkileri devam ediyor | Saldırının hukuka aykırı olduğunu belirlemek |
Davacı bu taleplerle birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını da isteyebilir (TMK m.25/2). Bu talepler kusurdan bağımsızdır.
Tazminat ve kazancın devri
Davacının maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır (TMK m.25/3).
- Maddi tazminat: Saldırı sonucu malvarlığında meydana gelen azalmanın giderilmesi; haksız fiil hükümlerine tabidir ve kural olarak kusur şartına bağlıdır.
- Manevi tazminat: TBK m.58/1’e göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, para yerine veya paraya ek olarak başka bir giderim biçimi kararlaştırabilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verip bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m.58/2).
- Kazancın devri: Saldırgan, saldırı sayesinde kazanç elde etmişse (ör. bir ünlünün fotoğrafını izinsiz kullanarak reklam geliri sağlamışsa), bu kazancın kişilik hakkı zedelenen kişiye verilmesi istenebilir.
Manevi tazminatın devri ve mirasçılara geçmesi: Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez (TMK m.25/4).
Yetkili mahkeme
Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir (TMK m.25/5). Bu, kişilik hakkı zedelenen kişiye seçimlik bir yetki tanır.
Ad üzerindeki hak (TMK m.26–27)
Ad, kişiyi diğerlerinden ayırmaya yarayan ve kişilik hakkının özel olarak korunan bir unsurudur. Ad kavramı kişinin adını ve soyadını; geniş anlamda takma adı ve ticari unvanı da kapsar.
Adın korunması (TMK m.26)
- Adın çekişmeli olması: Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir (TMK m.26/1). Örneğin bir kişinin belirli bir soyadını taşımaya hakkı olmadığı ileri sürülüyorsa.
- Adın haksız kullanılması (adın gasbı): Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini isteyebilir. Kullanan kusurlu ise ayrıca maddi zararının giderilmesini ve uğranılan haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevi tazminat ödenmesini isteyebilir (TMK m.26/2).
Adın değiştirilmesi (TMK m.27)
- Haklı sebep, TMK m.4 uyarınca hâkimin takdirine bırakılmış bir kavramdır. Gülünç veya toplumda olumsuz çağrışım yapan bir ad, kişinin uzun süredir başka bir adla tanınması, dini veya kültürel sebepler örnek gösterilebilir.
- Ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK m.27/3): soybağı, medeni hâl ve hısımlık ilişkileri aynen devam eder.
- Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27/4).
- Adın değiştirildiği nüfus siciline kaydedilir ve ilan olunur (TMK m.27/2). Bu fıkra 7532 sayılı Kanunla değiştirilmiş; ilanın Basın İlan Kurumunun ilan portalında yapılmasına ve ilanın içeriğine ilişkin kısımlar ise Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. İptal kararı 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girecektir; bu tarihten sonra ilan usulüne ilişkin yeni düzenleme takip edilmelidir.
Özet
- Kişilik hakkı; yaşam, beden, onur, özel hayat, ad, resim gibi kişisel değerler üzerindeki mutlak ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haktır.
- TMK m.23: Kimse ehliyetlerinden ve özgürlüklerinden vazgeçemez, özgürlüklerini hukuka veya ahlâka aykırı biçimde sınırlayamaz; biyolojik madde verme taahhüdünün ifası ve tazminatı istenemez.
- TMK m.24: Kişilik hakkına her saldırı hukuka aykırıdır; yalnızca rıza, üstün özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetki saldırıyı hukuka uygun kılar.
- TMK m.25: Önleme, durdurma ve tespit davaları kusurdan bağımsızdır; düzeltme ve kararın yayımı da istenebilir.
- Maddi ve manevi tazminat ile saldırı yoluyla elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesi istenebilir; manevi tazminat TBK m.58’e dayanır.
- Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez, miras bırakanca ileri sürülmedikçe mirasçılara geçmez.
- Yetkili mahkeme: davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesi (seçimlik).
- Adın korunması: tespit ve son verme davaları; tazminat için kusur gerekir. Ad ancak haklı sebeple değiştirilebilir; kişisel durum değişmez; zarar gören bir yıl içinde kararın kaldırılmasını isteyebilir.