Kişilik ölümle sona erer. Ancak ölümün her zaman kesin olarak tespit edilebilmesi mümkün değildir: deprem, sel, deniz kazası gibi olaylarda ceset bulunamayabilir; bir kişi yıllarca haber vermeden ortadan kaybolabilir. Kanun bu belirsizliği iki kurumla çözer: ölüm karinesi ve gaiplik. İkisi de kişinin hukuken ölmüş gibi işlem görmesini sağlar; ancak şartları, usulü ve sonuçları birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Sınavlarda bu karşılaştırma ile gaiplik süreleri çok sık sorulur.
Ölüm ve kişiliğin sona ermesi
TMK m.28/1’e göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Ölümün tıbbi tanımını kanun yapmamıştır; günümüzde tıbbi kabul görmüş ölçütler (beyin ölümü dâhil) belirleyicidir.
Ölümle birlikte:
- Hak ehliyeti ve fiil ehliyeti sona erer.
- Malvarlığı, mirasçılara külli halefiyet yoluyla kendiliğinden geçer.
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar (kişilik hakları, velayet, nafaka alma hakkı gibi) kural olarak sona erer.
- Evlilik kendiliğinden sona erer.
- Ölünün kişilik hakkı yoktur; ancak ölünün hatırasına saldırı, yakınlarının kişilik haklarına saldırı oluşturabilir.
Ölümün ve sağ olmanın ispatı
İspat yükü (TMK m.29)
Birinci fıkra, TMK m.6’daki genel kuralın bu alandaki uygulamasıdır. İkinci fıkra ise birlikte ölüm karinesini düzenler.
Birlikte ölüm karinesinin sonucu: Aynı anda öldüğü kabul edilen kişiler, birbirlerine mirasçı olamaz. Çünkü mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmak gerekir. Karine, aynı kazada ölme şartına bağlı değildir; farklı yerlerde ölen kişilerin ölüm sırası ispatlanamıyorsa da uygulanır. Karine adi niteliktedir; ölüm sırasını ispatlayan kişi karineyi çürütür.
İspat araçları (TMK m.30)
Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Sicilde kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir (TMK m.30). Nüfus kaydı TMK m.7 anlamında resmî sicil olduğundan güçlü bir kanıttır; ancak çürütülebilir.
Ölüm karinesi (TMK m.31)
Şartları
- Kişi ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren bir durumda kaybolmuş olmalıdır. Örneğin yanan bir binada içeride olduğu bilinen ve dışarı çıkamayan kişi, batan ve kurtulan olmayan bir gemide bulunan yolcu.
- Ceset bulunamamış olmalıdır. Ceset bulunmuşsa zaten ölüm doğrudan ispatlanır.
Burada ölüm yalnızca muhtemel değil, olayın koşullarına göre kesine yakındır; eksik olan yalnızca cesettir.
Usulü ve sonuçları
- Ölüm karinesi için mahkeme kararı gerekmez. Ölüm kütüğüne kayıt, o yerin en büyük mülki amirinin (vali, kaymakam) emriyle düşürülür (TMK m.44/1).
- Kişi gerçekten ölmüş sayılır; ölüm, kaybolma anında gerçekleşmiş kabul edilir. Miras derhâl açılır; mirasçılardan güvence istenmesi öngörülmemiştir.
- Evlilik ölümle olduğu gibi kendiliğinden sona erer.
- Her ilgili, bu kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebilir (TMK m.44/2). Kişi sağ çıkarsa kayıt bu tespit kararına dayanılarak düzeltilir ve kişi, mirasçılara geçmiş görünen malvarlığını genel hükümlere göre geri isteyebilir.
Gaiplik (TMK m.32–35)
Şartlar
Gaiplik kararı iki durumda istenebilir:
- Ölüm tehlikesi içinde kaybolma: Örneğin dağda çığ altında kalan, denizde fırtınaya yakalanıp kaybolan kişi. Ölüm muhtemeldir ama ölüm karinesindeki gibi kesin değildir.
- Uzun zamandan beri haber alınamama: Kişi herhangi bir tehlike olmaksızın ortadan kaybolmuş ve uzun süredir kendisinden haber alınamamaktadır.
Her iki durumda da kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunmalıdır.
Kimler başvurabilir? Hakları bu ölüme bağlı olanlar: mirasçılar, vasiyet alacaklıları, ölüme bağlı hak sahipleri (ör. sigorta tazminatı alacaklısı). Ayrıca TMK m.586/2 uyarınca, mirasın açıldığı anda ortada bulunmayan bir mirasçının sağ olmaması hâlinde payı kendilerine kalacak olanlar da gaiplik kararı isteyebilir.
Yetkili mahkeme
Kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.32/2).
Süreler ve yargılama usulü (TMK m.33)
| Süre | İçerik |
|---|---|
| En az 1 yıl | Ölüm tehlikesinin üzerinden geçmesi gereken süre (başvuru için) |
| En az 5 yıl | Son haber tarihinin üzerinden geçmesi gereken süre (başvuru için) |
| En az 6 ay | İlk ilan tarihinden başlayarak, kaybolan hakkında bilgisi olanların bilgi vermesi için ilan süresi |
Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunanları, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır; bu süre ilk ilandan başlayarak en az altı aydır (TMK m.33/2-3).
İstemin düşmesi (TMK m.34)
Gaipliğine karar verilecek kişi ilan süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.
Gaiplik kararının hükmü (TMK m.35)
- İlandan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır (TMK m.35/1).
- Gaiplik kararı, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur (TMK m.35/2). Yani karar geriye etkilidir; karar tarihi değil, olay veya son haber tarihi esas alınır.
- Gaiplik kararı, hâkimin bildirmesi üzerine ölüm kütüğüne kaydolunur (TMK m.45).
Gaipliğin sonuçları
1. Miras bakımından: Gaibin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olanlar, tereke mallarını teslim almadan önce bunları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadır (TMK m.584/1).
| Gaiplik sebebi | Güvence süresi | Sürenin başlangıcı |
|---|---|---|
| Ölüm tehlikesi içinde kaybolma | 5 yıl | Tereke mallarının teslimi |
| Uzun zamandan beri haber alınamama | 15 yıl | Son haber tarihi |
| Her iki durumda üst sınır | En çok gaibin 100 yaşına varmasına kadar geçecek süre | — |
Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahipleri sıfatlarını ispatlarsa, tereke mallarını teslim alanlar bunları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür (TMK m.585/1).
2. Evlilik bakımından: Gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez (TMK m.131/1). Evliliğin feshi gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı bir davayla istenebilir; ayrı davada davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.131/2-3).
3. Soybağı bakımından: Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde, babalık karinesindeki 300 günlük süre ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar (TMK m.285/3).
Ölüm karinesi ile gaipliğin karşılaştırılması
| Ölçüt | Ölüm karinesi (TMK m.31, m.44) | Gaiplik (TMK m.32–35) |
|---|---|---|
| Ölüm olasılığı | Kesine yakın | Kuvvetli olasılık |
| Mahkeme kararı | Gerekmez; mülki amirin emriyle kayıt | Gerekir |
| Bekleme süresi | Yok | Ölüm tehlikesinden 1 yıl / son haberden 5 yıl |
| İlan | Yok | En az 6 ay |
| Hüküm doğurma anı | Kaybolma anı | Ölüm tehlikesi veya son haber günü |
| Mirasçıların güvencesi | Gerekmez | Gerekir (5 / 15 yıl, en çok 100 yaşa kadar) |
| Evliliğe etkisi | Kendiliğinden sona erer | Kendiliğinden sona ermez; fesih kararı gerekir |
| Kaydın düzeltilmesi | Her ilgili sağ veya ölü olduğunun tespitini dava edebilir | Gaiplik kararının kaldırılması gerekir |
Özet
- Kişilik ölümle sona erer (TMK m.28/1); ölümü veya sağ olmayı ileri süren ispatlar (TMK m.29/1).
- Ölüm sırası ispat edilemeyen kişiler aynı anda ölmüş sayılır ve birbirine mirasçı olamaz (TMK m.29/2).
- Ölüm ve doğum nüfus sicili ile ispatlanır; kayıt yoksa veya yanlışsa her türlü kanıt kullanılabilir (TMK m.30).
- Ölüm karinesi: ölümüne kesin gözle bakılacak durumda kaybolma + ceset yok; mahkeme kararı gerekmez, mülki amirin emriyle kayıt (TMK m.31, m.44).
- Gaiplik: ölüm tehlikesinde kaybolma veya uzun süre haber alınamama + ölümün kuvvetle muhtemel olması; mahkeme kararı gerekir (TMK m.32).
- Başvuru süreleri 1 yıl / 5 yıl, ilan süresi en az 6 ay; karar ölüm tehlikesi veya son haber gününden itibaren hüküm doğurur (TMK m.33, m.35).
- Mirasçılar güvence gösterir: 5 yıl (teslimden) / 15 yıl (son haberden), en çok gaibin 100 yaşına kadar (TMK m.584).
- Gaiplik evliliği kendiliğinden sona erdirmez; eşin yeniden evlenmesi için evliliğin feshi kararı gerekir (TMK m.131).