Kişinin hukuk düzenindeki yerini belirleyen bazı nitelikler vardır: kimlerle hangi derecede hısım olduğu, hukuken nerede “bulunduğu” kabul edildiği ve kişisel durumunun resmî olarak nasıl kayıt altına alındığı. Hısımlık evlenme engellerinden mirasçılığa, hâkimin davaya bakamamasından tanıklıktan çekinmeye kadar pek çok sonuç doğurur. Yerleşim yeri yetkili mahkemenin ve vesayet dairesinin belirlenmesinde, kişisel durum sicili ise kişinin doğum, evlilik, soybağı ve ölüm gibi bilgilerinin ispatında belirleyicidir.
Hısımlık
Kan hısımlığı (TMK m.17)
Kan hısımlığı, aralarında soy bağı bulunan kişiler arasındaki ilişkidir. İki türü vardır:
- Üstsoy-altsoy (düz çizgi) hısımlığı: Biri diğerinden gelen kişiler arasında. Ana-baba ile çocuk, büyükanne ile torun.
- Yansoy hısımlığı: Biri diğerinden gelmeyen, ancak ortak bir kökten gelen kişiler arasında. Kardeşler, amca ile yeğen, kuzenler.
Derece hesabı: Hısımları birbirine bağlayan doğum sayısı sayılır. Yansoy hısımlıkta, kişilerden birinden ortak köke kadar çıkılır, oradan diğerine inilir ve aradaki doğumlar toplanır.
| İlişki | Tür | Derece |
|---|---|---|
| Baba – çocuk | Üstsoy-altsoy | 1 |
| Büyükbaba – torun | Üstsoy-altsoy | 2 |
| Kardeşler | Yansoy | 2 |
| Amca/dayı/hala/teyze – yeğen | Yansoy | 3 |
| Kuzenler (amca, dayı, hala, teyze çocukları) | Yansoy | 4 |
Evlat edinme ile kurulan soybağı da hukuken kan hısımlığı benzeri sonuçlar doğurur; evlat edinen ile evlatlık arasında evlenme yasağı ayrıca düzenlenmiştir (TMK m.129/1-3).
Kayın hısımlığı (TMK m.18)
Kayın hısımlığı yalnızca evlilikle kurulur ve yalnızca bir eş ile diğer eşin kan hısımları arasında doğar. Buna göre:
- Kayınpeder ile gelin, birinci derece üstsoy-altsoy kayın hısımıdır.
- Eş ile eşin kardeşi (ör. baldız, kayınbirader), ikinci derece yansoy kayın hısımıdır.
- Eşlerin kendileri birbirlerinin hısımı değildir; aralarındaki ilişki evlilik bağıdır.
- Eşlerin kan hısımları birbirlerinin kayın hısımı değildir (ör. bir eşin annesi ile diğer eşin annesi arasında kayın hısımlığı yoktur; “dünürlük” hukuken hısımlık değildir).
- Bir eşin kayın hısımları ile diğer eş arasında da kayın hısımlığı doğmaz.
Kayın hısımlığı, onu meydana getiren evlilik boşanma veya ölümle sona erse bile devam eder. Bu kural özellikle evlenme engelleri ve hâkimin davaya bakamaması bakımından önemlidir.
Hısımlığın başlıca sonuçları
| Alan | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlenme engelleri | Üstsoy-altsoy, kardeşler, amca-dayı-hala-teyze ile yeğenler; kayın üstsoy-altsoy; evlat edinen-evlatlık | TMK m.129 |
| Hâkimin davaya bakamaması | Kendisinin veya eşinin altsoy/üstsoyunun davası; üçüncü derece dâhil kan veya (evlilik kalksa dahi) kayın hısımlarının davası | HMK m.34/1 |
| Mirasçılık | Yasal mirasçılık kan hısımlığı (ve evlatlık bağı) esasına dayanır; kayın hısımları yasal mirasçı değildir | TMK miras hükümleri |
| Dernek kararları | Üye, kendisi, eşi, üstsoyu ve altsoyu ile dernek arasındaki işlemlerde oy kullanamaz | TMK m.82 |
Yerleşim yeri
Tanım ve unsurlar (TMK m.19)
İsteğe bağlı yerleşim yerinin iki unsuru vardır:
- Objektif (maddi) unsur: Bir yerde fiilen oturma.
- Subjektif (manevi) unsur: Orada sürekli kalma niyeti. Niyet, dışa yansıyan olgulardan (ev kiralama, ailesini getirme, işe girme) anlaşılır.
Yerleşim yeri ilkeleri:
- Teklik ilkesi: Bir kimsenin aynı anda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK m.19/2). Bu kural ticari ve sınai kuruluşlar hakkında uygulanmaz (m.19/3); şubeler bakımından ayrı yetki kuralları devreye girer.
- Zorunluluk (süreklilik) ilkesi: Herkesin bir yerleşim yeri vardır. Yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır (TMK m.20/1); yeni yerleşim yeri edinilmeden eskisi kaybedilmez.
- İkincil ölçüt (oturma yeri): Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye’de henüz yerleşim yeri edinmemiş kişinin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır (TMK m.20/2).
Kurumlarda bulunma (TMK m.22)
Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz (TMK m.22). Çünkü bu durumlarda kural olarak sürekli kalma niyeti yoktur.
Yasal yerleşim yeri (TMK m.21)
Bazı kişilerin yerleşim yeri, kendi iradelerine bakılmaksızın kanunla belirlenir:
| Kişi | Yasal yerleşim yeri |
|---|---|
| Velayet altındaki çocuk | Ana ve babanın yerleşim yeri; ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeri |
| Diğer hâllerde çocuk (birinci cümledeki ölçütlerle yerleşim yeri belirlenemiyorsa) | Çocuğun oturma yeri |
| Vesayet altındaki kişi (küçük veya kısıtlı) | Bağlı olduğu vesayet makamının bulunduğu yer |
Vesayet altındaki kişi, vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez (TMK m.412/1).
Tüzel kişilerin yerleşim yeri
Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir (TMK m.51).
Kişisel durum sicili
Genel esaslar
Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir; sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlere ilişkin esaslar ilgili kanunda gösterilir (TMK m.36). Uygulamada bu kanun nüfus hizmetlerine ilişkin özel kanundur. Kişisel durum; ad, soyadı, doğum, cinsiyet, soybağı, medeni hâl (evli, bekâr, boşanmış, dul), vatandaşlık ve ölüm gibi bilgileri kapsar.
- Görevliler: Kişisel durum sicili Devletçe atanan memurlarca tutulur. Yabancı ülkelerdeki Türkiye temsilcilerine Cumhurbaşkanlığının onayıyla nüfus memurluğu yetkisi verilebilir (TMK m.37).
- Sorumluluk: Sicilin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla Devletçe tazmin edilir; tazminat ve rücu davaları sicilin tutulduğu yer mahkemesinde açılır (TMK m.38).
Düzeltme
Kişisel durum sicilindeki kayıtlar resmî sicil niteliğindedir ve belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur (TMK m.7). Kaydın yanlış olduğu bir davada her türlü delille ispatlanabilir; ancak sicildeki kaydın değiştirilmesi için mahkeme kararı şarttır. Yaş düzeltme ve ad-soyadı düzeltme davaları bu kapsamdadır.
Ad değiştirme ise ayrı bir kurumdur: adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir ve ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK m.27).
Cinsiyet değişikliği (TMK m.40)
Cinsiyet değişikliği iki aşamalı bir yargısal süreçtir:
- İzin aşaması: Kişi şahsen başvurarak cinsiyet değişikliğine izin verilmesini ister. Şartlar: on sekiz yaşını doldurmuş olmak, evli olmamak, transseksüel yapıda olmak ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemek.
- Düzeltme aşaması: Verilen izne bağlı olarak amaca ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatının yapıldığı resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanırsa, mahkeme nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verir.
Maddenin ilk hâlinde yer alan “üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunma” şartı Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir; güncel metinde bu şart yoktur.
Doğum ve ölüm kütükleri
- Doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanuna göre yapılır (TMK m.41). Tanıma, babalık hükmü, soybağının düzeltilmesi, evlat edinme gibi kişisel durum değişiklikleri kütüğe işlenir (TMK m.42).
- Ölümlere ilişkin bildirimler ilgili kanuna göre yapılır (TMK m.43). Ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumda kaybolan kişi için, cesedi bulunamasa da, o yerin en büyük mülki amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşülür (TMK m.44). Gaiplik kararı hâkimin bildirmesi üzerine ölüm kütüğüne kaydolunur (TMK m.45).
- Tescile esas bildirimin doğru olmadığının tespiti, kimliği bilinmeyen cesedin kimliğinin belli olması veya gaiplik kararının kaldırılması gibi sebeplerle zorunlu değişiklikler, kütükteki kaydın düşünceler sütununa yazılarak yapılır (TMK m.46).
Özet
- Kan hısımlığı soy bağına dayanır; derece, hısımları bağlayan doğum sayısıyla hesaplanır. Kardeşler 2., amca-yeğen 3., kuzenler 4. derece yansoy hısımdır (TMK m.17).
- Kayın hısımlığı bir eş ile diğer eşin kan hısımları arasında, aynı tür ve derecede doğar; evliliğin sona ermesiyle kalkmaz (TMK m.18). Eşler birbirinin hısımı değildir.
- Evlenme yasağı: kan hısımlığında 3. derece yansoya kadar; kayın hısımlığında yalnızca üstsoy-altsoy (TMK m.129).
- Yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir; birden çok yerleşim yeri olamaz ve yenisi edinilmeden eskisi kaybedilmez (TMK m.19–20).
- Öğretim, eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumunda bulunma yeni yerleşim yeri edindirmez (TMK m.22).
- Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana-babanınki; vesayet altındakinin yerleşim yeri vesayet makamının bulunduğu yerdir (TMK m.21).
- Kişisel durum sicilinde mahkeme kararı olmadan düzeltme yapılamaz (TMK m.39); sicilin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur ve kusurlu memura rücu eder (TMK m.38).
- Cinsiyet değişikliği: şahsen başvuru, 18 yaş, evli olmama, sağlık kurulu raporu; ameliyat sonrası sicilde düzeltme (TMK m.40).