Fiil Ehliyeti ve Ehliyet Dereceleri

Fiil ehliyetinin şartları (ayırt etme gücü, erginlik, kısıtlı olmama) ve tam ehliyetliden tam ehliyetsize dört ehliyet derecesi.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma TMK m.9–16, TMK m.405–408, TMK m.429, TMK m.451–453, TBK m.65

Hak ehliyeti kişinin haklara sahip olabilmesini sağlar; ancak bu hakları kendi iradesiyle kullanabilmesi, sözleşme yapabilmesi ve kendi fiilleriyle sorumluluk altına girebilmesi için fiil ehliyeti gerekir. Fiil ehliyeti, hak ehliyetinden farklı olarak derecelendirilebilir. Hangi kişinin hangi işlemi tek başına yapabileceği, hangisinde yasal temsilcinin rızasının gerektiği ve hangi işlemlerin hiç hüküm doğurmadığı, bu derecelere göre belirlenir. Konu, hem medeni hukuk hem borçlar hukuku sorularında sürekli karşılaşılan bir temeldir.

Fiil ehliyetinin kapsamı ve şartları

Fiil ehliyeti iki alanı kapsar:

  • İşlem ehliyeti: Hukuki işlem yapabilme (sözleşme, vasiyetname, tek taraflı irade beyanları).
  • Haksız fiil ehliyeti (sorumluluk ehliyeti): Kendi hukuka aykırı fiillerinden sorumlu tutulabilme.

Buna göre tam fiil ehliyeti için üç şart birlikte aranır:

  1. Ayırt etme gücüne sahip olmak,
  2. Ergin olmak,
  3. Kısıtlı olmamak.

Ayırt etme gücü (TMK m.13)

Kanun ayırt etme gücünü olumsuz biçimde tanımlar: kanunda sayılan sebeplerden biriyle akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir. Buradan iki sonuç çıkar:

  • Ayırt etme gücünün varlığı asıldır (karine); yokluğunu iddia eden taraf bunu ispatlar.
  • Ayırt etme gücü nispidir: her işlem ve her an için ayrı değerlendirilir. On iki yaşındaki bir çocuk kırtasiyeden kalem alırken ayırt etme gücüne sahip sayılabilir; ama aynı çocuk karmaşık bir kredi işleminin sonuçlarını kavrayamayabilir.

Ayırt etme gücü için belirli bir yaş sınırı yoktur; kanun yalnızca sebepleri sayar. Sebep ile sonuç arasında bağ aranır: akıl hastalığı olan bir kişinin “aydınlık anında” yaptığı işlem, o anda akla uygun davranma yeteneği varsa geçerli olabilir.

Erginlik (TMK m.11–12)

  • Yaşla erginlik: Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m.11/1).
  • Evlenmeyle erginlik: Evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m.11/2). Doktrinde genel kabule göre evlilik boşanma veya ölüm gibi sebeplerle sona erse de kazanılan erginlik kaybolmaz.
  • Mahkeme kararıyla erginlik (ergin kılınma): On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.12). Vesayet altındaki küçüğün ergin kılınması, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektirir (TMK m.463/6).

Kısıtlı olmamak

Kısıtlama, ergin bir kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve vesayet altına alınmasıdır. Kısıtlama sebepleri TMK m.405–408’de sayılmıştır:

SebepDayanakNot
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığıTMK m.405İşlerini göremeyen, sürekli yardıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin; resmî sağlık kurulu raporu gerekir (TMK m.409/2)
Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetmeTMK m.406Kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesi aranır
Hapis cezasıTMK m.4077499 sayılı Kanunla değişik: infaz kurumundaki ergin isteği üzerine kısıtlanır veya kayyım atanır; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında isteği olmasa da gerekli görülürse kısıtlanabilir
Kendi isteğiTMK m.408Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin

Ehliyet dereceleri

Fiil ehliyeti bakımından kişiler dört grupta toplanır:

DereceKimler?İşlemler bakımından durum
Tam ehliyetlilerAyırt etme gücü olan, ergin ve kısıtlı olmayanlarHer türlü işlemi tek başına yapar
Sınırlı ehliyetlilerKendisine yasal danışman atanan erginler (TMK m.429)Kanunda sayılan işlemlerde danışmanın görüşü gerekir; diğer işlemleri tek başına yapar
Sınırlı ehliyetsizlerAyırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar (TMK m.16)Borç altına sokan işlemler için yasal temsilcinin rızası gerekir; bazı işlemleri tek başına yapar
Tam ehliyetsizlerAyırt etme gücü bulunmayanlar (TMK m.15)Fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz

Tam ehliyetsizler

Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15). Yapılan işlem kesin hükümsüzdür; karşı tarafın iyiniyetli olması sonucu değiştirmez. Yasal temsilcinin sonradan onaması da işlemi geçerli kılmaz; tam ehliyetsiz adına işlemleri yasal temsilcisi yapar.

Kanunda gösterilen ayrık durumların en önemlisi hakkaniyet sorumluluğudur: TBK m.65’e göre hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.

Sınırlı ehliyetsizler

Yasal temsilcinin rızası gereken işlemler: Kendilerini borç altına sokan işlemler. Rıza önceden (izin), işlem sırasında veya sonradan (onama) verilebilir. TMK m.451/1’e göre ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir. Onama verilinceye kadar işlem askıdadır. Diğer taraf belirlediği veya hâkimin belirleyeceği uygun süre içinde onama gelmezse bağlı olmaktan kurtulur (TMK m.451/2).

Onama verilmezse: Taraflar verdiklerini geri isteyebilir; ancak vesayet altındaki kişi yalnızca kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarla sorumludur (TMK m.452/1). Fiil ehliyetine sahip olduğu konusunda karşı tarafı yanıltmışsa, bu yüzden doğan zarardan sorumlu olur (TMK m.452/2).

Yasal temsilcinin rızası gerekmeyen işlemler:

  • Karşılıksız kazanmalar: Kendisine yapılan ve karşılığında borç yüklemeyen kazanımlar (ör. yüklemesiz bağışın kabulü).
  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılması: Doktrinde bu haklar ikiye ayrılır. Mutlak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar yasal temsilcinin izni olmadan kullanılır ve temsil yoluyla da kullanılamaz (ör. on beş yaşını dolduran ayırt etme gücüne sahip kişinin vasiyetname yapması, TMK m.502). Nispi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda ise kanun ayrıca yasal temsilcinin iznini arayabilir (ör. küçüğün ve kısıtlının evlenmesi, TMK m.126–127; nişanlanma, TMK m.118/2).
  • Meslek veya sanat: Ana ve baba tarafından bir meslek veya sanatla uğraşması için çocuğa verilen malların ve çocuğun kişisel kazancının yönetimi çocuğa aittir (TMK m.359/1). Vesayet makamınca meslek veya sanat yürütme izni verilen vesayet altındaki kişi, bununla ilgili olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m.453).
  • Haksız fiiller: Sınırlı ehliyetsizler haksız fiillerinden sorumludur (TMK m.16/2).

Sınırlı ehliyetliler (yasal danışmanlık)

Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye yasal danışman atanır (TMK m.429). Bu kişi kısıtlı değildir; kural olarak bütün işlemleri kendisi yapar. Yalnızca kanunda sayılan önemli işlemlerde danışmanın görüşü gerekir:

Sayılan işler: dava açma ve sulh olma; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve üzerlerinde başka aynî hak kurulması; kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi; olağan yönetim sınırları dışındaki yapı işleri; ödünç verme ve alma; ana parayı alma; bağışlama; kambiyo taahhüdü altına girme; kefil olma. Aynı koşullarda kişinin malvarlığını yönetme yetkisi de, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir (TMK m.429/2).

Fiil ehliyetinin korunması

Kimse fiil ehliyetinden kısmen de olsa vazgeçemez (TMK m.23/1). Bu nedenle bir kişinin “belirli bir süre hiçbir sözleşme yapmayacağını” taahhüt etmesi geçersizdir. Ayrıca fiil ehliyetinin sınırlanması ancak kanunda gösterilen sebep ve usullerle mümkündür.

Özet

  • Fiil ehliyeti, kendi fiilleriyle hak edinme ve borç altına girme yeteneğidir (TMK m.9); şartları ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmamaktır (TMK m.10).
  • Ayırt etme gücü nispidir, belirli bir yaş sınırı yoktur ve varlığı asıldır (TMK m.13).
  • Erginlik 18 yaşla veya evlenmeyle kazanılır; 15 yaşını dolduran küçük kendi isteği ve velinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.11–12).
  • Kısıtlama sebepleri: akıl hastalığı/zayıflığı, savurganlık-bağımlılık-kötü yönetim, hapis cezası (7499 ile değişik m.407), kendi isteği (TMK m.405–408).
  • Tam ehliyetsizlerin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz; istisna olarak hakkaniyet sorumluluğu vardır (TMK m.15, TBK m.65).
  • Sınırlı ehliyetsizler borç altına sokan işlemler için yasal temsilcinin rızasına muhtaçtır; karşılıksız kazanmada, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada rıza gerekmez ve haksız fiillerinden sorumludurlar (TMK m.16).
  • Onama verilmezse geri verme zenginleşmeyle sınırlıdır; karşı tarafı yanıltan sınırlı ehliyetsiz zarardan sorumludur (TMK m.452).
  • Sınırlı ehliyetliler, yasal danışman atanan erginlerdir; yalnızca TMK m.429’da sayılan işlemlerde danışmanın görüşü gerekir.

Kaynakça

Mini deneme: Fiil Ehliyeti ve Ehliyet Dereceleri

10 soru · ücretsiz
  1. 1. TMK m.10'a göre fiil ehliyetinin şartları aşağıdakilerin hangisinde eksiksiz verilmiştir?

  2. 2. TMK m.12'ye göre ergin kılınma hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  3. 3. Ayırt etme gücü hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  4. 4. Ayırt etme gücüne sahip 16 yaşındaki A, velisinin bilgisi olmadan bir elektronik mağazasından taksitle dizüstü bilgisayar satın almıştır. Bu sözleşmenin durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. Ağır bir akıl hastalığı nedeniyle sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun bulunan B, bir taşınmazını satmıştır. Alıcı, B'nin durumunu bilmemekte ve bilmesi de beklenmemektedir. Bu satış sözleşmesi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  6. 6. I. Ayırt etme gücüne sahip küçük, yüklemesiz bir bağışı yasal temsilcisinin rızası olmadan kabul edebilir.
    II. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı, haksız fiillerinden sorumludur.
    III. Ayırt etme gücüne sahip küçük, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenebilir.
    Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  7. 7. Kendisine yasal danışman atanan C, danışmanın görüşünü almadan aşağıdaki işlemlerden hangisini geçerli olarak yapamaz?

  8. 8. Ayırt etme gücüne sahip ve vesayet altındaki D, vasisinin rızası olmadan bir sözleşme yapmış, karşı tarafı ergin ve kısıtlı olmadığına inandırmıştır. Vasi işlemi onamamıştır. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  9. 9. 7499 sayılı Kanunla değişik TMK m.407 hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  10. 10. Ehliyet dereceleri bakımından aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Bu not 5. konu olarak Medeni Hukuk dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.