Hak ehliyeti kişinin haklara sahip olabilmesini sağlar; ancak bu hakları kendi iradesiyle kullanabilmesi, sözleşme yapabilmesi ve kendi fiilleriyle sorumluluk altına girebilmesi için fiil ehliyeti gerekir. Fiil ehliyeti, hak ehliyetinden farklı olarak derecelendirilebilir. Hangi kişinin hangi işlemi tek başına yapabileceği, hangisinde yasal temsilcinin rızasının gerektiği ve hangi işlemlerin hiç hüküm doğurmadığı, bu derecelere göre belirlenir. Konu, hem medeni hukuk hem borçlar hukuku sorularında sürekli karşılaşılan bir temeldir.
Fiil ehliyetinin kapsamı ve şartları
Fiil ehliyeti iki alanı kapsar:
- İşlem ehliyeti: Hukuki işlem yapabilme (sözleşme, vasiyetname, tek taraflı irade beyanları).
- Haksız fiil ehliyeti (sorumluluk ehliyeti): Kendi hukuka aykırı fiillerinden sorumlu tutulabilme.
Buna göre tam fiil ehliyeti için üç şart birlikte aranır:
- Ayırt etme gücüne sahip olmak,
- Ergin olmak,
- Kısıtlı olmamak.
Ayırt etme gücü (TMK m.13)
Kanun ayırt etme gücünü olumsuz biçimde tanımlar: kanunda sayılan sebeplerden biriyle akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir. Buradan iki sonuç çıkar:
- Ayırt etme gücünün varlığı asıldır (karine); yokluğunu iddia eden taraf bunu ispatlar.
- Ayırt etme gücü nispidir: her işlem ve her an için ayrı değerlendirilir. On iki yaşındaki bir çocuk kırtasiyeden kalem alırken ayırt etme gücüne sahip sayılabilir; ama aynı çocuk karmaşık bir kredi işleminin sonuçlarını kavrayamayabilir.
Ayırt etme gücü için belirli bir yaş sınırı yoktur; kanun yalnızca sebepleri sayar. Sebep ile sonuç arasında bağ aranır: akıl hastalığı olan bir kişinin “aydınlık anında” yaptığı işlem, o anda akla uygun davranma yeteneği varsa geçerli olabilir.
Erginlik (TMK m.11–12)
- Yaşla erginlik: Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m.11/1).
- Evlenmeyle erginlik: Evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m.11/2). Doktrinde genel kabule göre evlilik boşanma veya ölüm gibi sebeplerle sona erse de kazanılan erginlik kaybolmaz.
- Mahkeme kararıyla erginlik (ergin kılınma): On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.12). Vesayet altındaki küçüğün ergin kılınması, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektirir (TMK m.463/6).
Kısıtlı olmamak
Kısıtlama, ergin bir kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve vesayet altına alınmasıdır. Kısıtlama sebepleri TMK m.405–408’de sayılmıştır:
| Sebep | Dayanak | Not |
|---|---|---|
| Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı | TMK m.405 | İşlerini göremeyen, sürekli yardıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin; resmî sağlık kurulu raporu gerekir (TMK m.409/2) |
| Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetme | TMK m.406 | Kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesi aranır |
| Hapis cezası | TMK m.407 | 7499 sayılı Kanunla değişik: infaz kurumundaki ergin isteği üzerine kısıtlanır veya kayyım atanır; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında isteği olmasa da gerekli görülürse kısıtlanabilir |
| Kendi isteği | TMK m.408 | Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin |
Ehliyet dereceleri
Fiil ehliyeti bakımından kişiler dört grupta toplanır:
| Derece | Kimler? | İşlemler bakımından durum |
|---|---|---|
| Tam ehliyetliler | Ayırt etme gücü olan, ergin ve kısıtlı olmayanlar | Her türlü işlemi tek başına yapar |
| Sınırlı ehliyetliler | Kendisine yasal danışman atanan erginler (TMK m.429) | Kanunda sayılan işlemlerde danışmanın görüşü gerekir; diğer işlemleri tek başına yapar |
| Sınırlı ehliyetsizler | Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar (TMK m.16) | Borç altına sokan işlemler için yasal temsilcinin rızası gerekir; bazı işlemleri tek başına yapar |
| Tam ehliyetsizler | Ayırt etme gücü bulunmayanlar (TMK m.15) | Fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz |
Tam ehliyetsizler
Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15). Yapılan işlem kesin hükümsüzdür; karşı tarafın iyiniyetli olması sonucu değiştirmez. Yasal temsilcinin sonradan onaması da işlemi geçerli kılmaz; tam ehliyetsiz adına işlemleri yasal temsilcisi yapar.
Kanunda gösterilen ayrık durumların en önemlisi hakkaniyet sorumluluğudur: TBK m.65’e göre hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.
Sınırlı ehliyetsizler
Yasal temsilcinin rızası gereken işlemler: Kendilerini borç altına sokan işlemler. Rıza önceden (izin), işlem sırasında veya sonradan (onama) verilebilir. TMK m.451/1’e göre ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir. Onama verilinceye kadar işlem askıdadır. Diğer taraf belirlediği veya hâkimin belirleyeceği uygun süre içinde onama gelmezse bağlı olmaktan kurtulur (TMK m.451/2).
Onama verilmezse: Taraflar verdiklerini geri isteyebilir; ancak vesayet altındaki kişi yalnızca kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarla sorumludur (TMK m.452/1). Fiil ehliyetine sahip olduğu konusunda karşı tarafı yanıltmışsa, bu yüzden doğan zarardan sorumlu olur (TMK m.452/2).
Yasal temsilcinin rızası gerekmeyen işlemler:
- Karşılıksız kazanmalar: Kendisine yapılan ve karşılığında borç yüklemeyen kazanımlar (ör. yüklemesiz bağışın kabulü).
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılması: Doktrinde bu haklar ikiye ayrılır. Mutlak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar yasal temsilcinin izni olmadan kullanılır ve temsil yoluyla da kullanılamaz (ör. on beş yaşını dolduran ayırt etme gücüne sahip kişinin vasiyetname yapması, TMK m.502). Nispi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda ise kanun ayrıca yasal temsilcinin iznini arayabilir (ör. küçüğün ve kısıtlının evlenmesi, TMK m.126–127; nişanlanma, TMK m.118/2).
- Meslek veya sanat: Ana ve baba tarafından bir meslek veya sanatla uğraşması için çocuğa verilen malların ve çocuğun kişisel kazancının yönetimi çocuğa aittir (TMK m.359/1). Vesayet makamınca meslek veya sanat yürütme izni verilen vesayet altındaki kişi, bununla ilgili olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m.453).
- Haksız fiiller: Sınırlı ehliyetsizler haksız fiillerinden sorumludur (TMK m.16/2).
Sınırlı ehliyetliler (yasal danışmanlık)
Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye yasal danışman atanır (TMK m.429). Bu kişi kısıtlı değildir; kural olarak bütün işlemleri kendisi yapar. Yalnızca kanunda sayılan önemli işlemlerde danışmanın görüşü gerekir:
Sayılan işler: dava açma ve sulh olma; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve üzerlerinde başka aynî hak kurulması; kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi; olağan yönetim sınırları dışındaki yapı işleri; ödünç verme ve alma; ana parayı alma; bağışlama; kambiyo taahhüdü altına girme; kefil olma. Aynı koşullarda kişinin malvarlığını yönetme yetkisi de, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir (TMK m.429/2).
Fiil ehliyetinin korunması
Kimse fiil ehliyetinden kısmen de olsa vazgeçemez (TMK m.23/1). Bu nedenle bir kişinin “belirli bir süre hiçbir sözleşme yapmayacağını” taahhüt etmesi geçersizdir. Ayrıca fiil ehliyetinin sınırlanması ancak kanunda gösterilen sebep ve usullerle mümkündür.
Özet
- Fiil ehliyeti, kendi fiilleriyle hak edinme ve borç altına girme yeteneğidir (TMK m.9); şartları ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmamaktır (TMK m.10).
- Ayırt etme gücü nispidir, belirli bir yaş sınırı yoktur ve varlığı asıldır (TMK m.13).
- Erginlik 18 yaşla veya evlenmeyle kazanılır; 15 yaşını dolduran küçük kendi isteği ve velinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.11–12).
- Kısıtlama sebepleri: akıl hastalığı/zayıflığı, savurganlık-bağımlılık-kötü yönetim, hapis cezası (7499 ile değişik m.407), kendi isteği (TMK m.405–408).
- Tam ehliyetsizlerin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz; istisna olarak hakkaniyet sorumluluğu vardır (TMK m.15, TBK m.65).
- Sınırlı ehliyetsizler borç altına sokan işlemler için yasal temsilcinin rızasına muhtaçtır; karşılıksız kazanmada, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada rıza gerekmez ve haksız fiillerinden sorumludurlar (TMK m.16).
- Onama verilmezse geri verme zenginleşmeyle sınırlıdır; karşı tarafı yanıltan sınırlı ehliyetsiz zarardan sorumludur (TMK m.452).
- Sınırlı ehliyetliler, yasal danışman atanan erginlerdir; yalnızca TMK m.429’da sayılan işlemlerde danışmanın görüşü gerekir.