Hukuk kuralı genel ve soyuttur; uyuşmazlık ise somuttur. Kuralın somut olaya bağlanması, çoğu zaman önce kuralın anlamının belirlenmesini, yani yorumu gerektirir. Kural hiç yoksa hâkim boşluk doldurur; kural hâkime serbestlik tanımışsa takdir yetkisini kullanır. Bu not, uygulamanın aşamalarını, kuralın zaman ve yer bakımından uygulanmasını ve yorum yöntemlerini ele almaktadır.
Uygulamanın aşamaları
Hâkimin bir uyuşmazlıkta izlediği yol, öğretide genellikle şu adımlarla anlatılır:
- Olayın tespiti: Taraflar hangi olguları ileri sürüyor, bunlardan hangileri ispatlandı?
- Uygulanacak kuralın bulunması: Olaya hangi hukuk kuralı uygulanabilir?
- Kuralın anlamının belirlenmesi (yorum).
- Nitelendirme: Somut olayın, kuralın soyut olarak tarif ettiği duruma uyup uymadığının belirlenmesi (ör. taraflar arasındaki ilişki satış mı, bağışlama mı?).
- Sonucun bağlanması: Kuralın öngördüğü hukuki sonucun olaya uygulanması.
Hâkim hukuku kendiliğinden uygular. Tarafların ileri sürdüğü hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir; olguları ise taraflar getirir ve ispat eder.
Hukuku bilme karinesi
Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren kuralların herkesçe bilindiği kabul edilir. Bu ilke ceza hukukunda açıkça yazılmıştır:
Özel hukukta da kural olarak kişi, kanunu bilmediğini ileri sürerek bir kuralın uygulanmasından kurtulamaz.
Zaman bakımından uygulama
Yeni bir kanun yürürlüğe girdiğinde, önceki kanun döneminde başlamış olaylara hangisinin uygulanacağı sorusu doğar. Öğretide yaygın olarak kabul edilen ilkeler şunlardır:
| İlke | İçerik |
|---|---|
| Geriye yürümezlik | Kanun kural olarak yürürlüğe girmeden önce tamamlanmış olaylara uygulanmaz; kazanılmış haklar korunur |
| Derhal (ileriye etkili) uygulama | Yeni kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren, süregelen hukuki durumların gelecekteki sonuçlarına uygulanır |
| Lehe kanun (ceza hukukunda) | Suç tarihindeki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır |
Ceza hukukunda geriye yürümezlik Anayasal güvencedir: AY m.38/1’e göre kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Buna karşılık sonradan çıkan lehe kanun geçmişe uygulanır (TCK m.7/2).
Kanunlar kendi geçiş hükümlerini de düzenleyebilir. Örneğin TMK’nin sonundaki geçici maddeler, belirli değişikliklerin önceki satışlara uygulanıp uygulanmayacağını ayrıca belirlemektedir. Geçiş hükmü varsa önce ona bakılır.
Kanunun yürürlükten kalkması
Bir kanun, kural olarak yeni bir kanunla kaldırılıncaya kadar yürürlükte kalır. Kanunun yürürlükten kalkma yolları şunlardır:
- Açık ilga: Yeni kanun, eski kanunu veya belirli hükümlerini açıkça yürürlükten kaldırdığını belirtir. Örneğin TMK, 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi’ni açıkça yürürlükten kaldırmıştır.
- Örtülü (zımni) ilga: Yeni kanun açıkça kaldırma hükmü içermez, ancak aynı konuyu farklı biçimde düzenler; sonraki kanun önceliği ilkesi gereği eski hüküm uygulanmaz.
- Süreli kanunlar: Belirli bir süre veya olay için çıkarılan kanunlar, sürenin dolmasıyla kendiliğinden yürürlükten kalkar.
- Anayasa Mahkemesinin iptal kararı: İptal edilen kanun hükmü, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar; Mahkeme yürürlük tarihini bir yılı geçmemek üzere erteleyebilir. İptal kararları geriye yürümez (AY m.153).
Kullanılmama (uygulanmama) bir kanunu yürürlükten kaldırmaz; yazılı kural, ilga edilmedikçe yürürlükte kalır.
Yer bakımından uygulama
Bir devletin kanunları kural olarak o devletin ülkesinde uygulanır; buna mülkilik (ülkesellik) ilkesi denir. Kişinin vatandaşlığına göre uygulama ise şahsilik (kişisellik) ilkesidir. Türk hukukunda ceza hukukunda ülkesellik esastır; yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk ilişkilerinde hangi ülke hukukunun uygulanacağı ise milletlerarası özel hukukun konusudur.
Yorum
Yorum, hukuk kuralının anlamını ve kapsamını belirleme faaliyetidir. Açık görünen bir hüküm bile somut olayla karşılaştığında yoruma ihtiyaç duyabilir.
Yorumu yapana göre yorum türleri
| Tür | Yapan | Bağlayıcılık |
|---|---|---|
| Yasama yorumu | Kuralı koyan organın kendisi (ör. kanun koyucunun yorum kanunu) | Bağlayıcıdır |
| Yargısal yorum | Mahkemeler | Kural olarak yalnız görülen davada etkili; kanunun bağlayıcı kıldığı içtihatlar istisna |
| Bilimsel (doktriner) yorum | Hukuk bilim insanları | Bağlayıcı değildir, yol göstericidir |
| İdari yorum | İdare (genelge, sirküler) | İdarenin astlarını bağlayabilir; mahkemeleri ve vatandaşı bağlamaz |
Yorum yöntemleri (unsurları)
TMK m.1/1, kanunun “sözüyle ve özüyle” uygulanacağını söyler. “Söz” lafzı, “öz” ise kuralın anlamını ve amacını ifade eder.
| Yöntem | Neye bakar? | Not |
|---|---|---|
| Lafzi (sözel, dil bilgisel) | Kelimelerin günlük ve teknik anlamı, cümle yapısı | Yorumun başlangıç noktasıdır |
| Sistematik | Hükmün kanundaki yeri, başlık, diğer hükümlerle bağlantısı | Kenar başlıkları da dikkate alınır |
| Tarihî | Kuralın konuluş anındaki iradesi: gerekçe, meclis tutanakları, kaynak kanun | “Sübjektif” yorum olarak da anılır |
| Amaçsal (teleolojik) | Kuralın bugünkü koşullarda güttüğü amaç | “Objektif” yorum; TMK m.1’deki “özüyle” ifadesinin ağırlığı |
Yöntemler arasında katı bir sıralama yoktur; hâkim bunları birlikte kullanır. Türk özel hukukunda baskın görüş, lafzın tek başına belirleyici olmadığını ve kuralın amacının araştırılması gerektiğini kabul eder.
Kapsam bakımından yorum sonuçları
- Açıklayıcı (bildirici) yorum: Lafız ile amaç örtüşür; yorum yalnızca anlamı netleştirir.
- Genişletici yorum: Lafız, amacın kapsadığı bazı durumları dışarıda bırakıyor gibi görünür; anlam amaç doğrultusunda genişletilir.
- Daraltıcı yorum: Lafız, amacın kapsamadığı durumları da içine alacak kadar geniştir; anlam amaca göre daraltılır.
Yorumla bağlantılı mantık araçları
Kıyas (benzetme, analoji)
Kanunda düzenlenmemiş bir olaya, ona benzeyen ve aynı hukuki değerlendirmeyi gerektiren bir olay için konulmuş kuralın uygulanmasıdır. Kıyas aslında yorumun sınırını aşan bir boşluk doldurma aracıdır. Özel hukukta serbesttir. Ceza hukukunda ise suç ve ceza bakımından yasaktır:
Ters kavram (mefhum-u muhalif)
Kanun bir sonucu belirli bir duruma bağlamışsa, o durum bulunmadığında aksi sonucun doğacağı çıkarımıdır. Örneğin TMK m.12’ye göre on beş yaşını dolduran küçük mahkemece ergin kılınabilir; ters kavramdan, on beş yaşını doldurmamış küçüğün ergin kılınamayacağı sonucu çıkar.
Evleviyet (öncelik) yorumu
“Çoğu yasaksa azı haydi haydi yasaktır” ya da “azına izin verilmişse çoğuna da öncelikle izin verilmiştir” mantığıdır. Kural, kendi düzenlediği durumdan daha güçlü bir gerekçeyle aynı sonucu gerektiren duruma uygulanır.
Kanun boşluğu ve hâkimin hukuk yaratması
Yorum sonucunda olaya uygulanabilir bir kural bulunamazsa kanun boşluğu vardır. TMK m.1/2’ye göre hâkim önce örf ve âdet hukukuna bakar; o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkimin bu yolla koyduğu kural yalnızca o davada geçerlidir; genel bir kanun hükmü niteliği kazanmaz.
| Boşluk türü | Özellik | Hâkimin yaptığı |
|---|---|---|
| Gerçek (açık) boşluk | Kanun, düzenlemesi gereken bir soruyu hiç düzenlememiş | TMK m.1/2’ye göre örf ve âdet, yoksa kural koyma |
| Örtülü (gizli) boşluk | Kural var, ama lafzı amacını aşan durumları da kapsıyor | Amaca göre daraltma |
| Bilinçli bırakılmış alan (takdir yetkisi) | Kanun koyucu çözümü bilerek hâkime bırakmış | TMK m.4’e göre karar |
Ceza hukukunda kanunilik ilkesi gereği hâkim, suç ve ceza konusunda boşluk dolduramaz: kanunun açıkça suç saymadığı fiil cezalandırılamaz (TCK m.2/1).
Hâkimin takdir yetkisi
Takdir yetkisi, kanunun bilerek açık bıraktığı alanda hâkimin olayın özelliğine uygun çözümü bulmasıdır. Kanun bunu üç biçimde gösterir: açıkça takdir yetkisi tanımak, “durumun gereklerini” göz önünde tutmayı emretmek veya “haklı sebep” kavramına yer vermek. Takdir keyfîlik değildir; hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir ve gerekçesini gösterir.
Özet
- Uygulama: olayın tespiti, kuralın bulunması, yorum, nitelendirme ve sonucun bağlanması aşamalarından oluşur; hâkim hukuku kendiliğinden uygular.
- Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz (TCK m.4/1).
- Zaman bakımından: geriye yürümezlik ve derhal uygulama asıl; ceza hukukunda lehe kanun geçmişe uygulanır.
- Yorum türleri: yasama (bağlayıcı), yargısal, bilimsel, idari.
- Yorum yöntemleri: lafzi, sistematik, tarihî, amaçsal; TMK m.1 “sözüyle ve özüyle” ifadesiyle amacı da öne çıkarır.
- Kıyas özel hukukta serbest, suç ve cezada yasaktır (TCK m.2/3); ters kavram ve evleviyet diğer mantık araçlarıdır.
- Gerçek boşlukta hâkim örf ve âdete, yoksa kanun koyucu gibi kural koymaya başvurur (TMK m.1/2).
- Takdir yetkisinde hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4).