Olağan dönemde temel haklar m.13’teki güvencelerle sınırlanabilir. Ancak savaş, seferberlik veya olağanüstü hâl gibi devletin varlığını ya da toplumun düzenini ciddi biçimde tehdit eden durumlarda bu güvenceler yetersiz kalabilir. AY m.15, böyle dönemlerde hakların kullanılmasının geçici olarak durdurulmasına veya Anayasadaki güvencelere aykırı tedbirler alınmasına imkân tanır; buna karşılık hiçbir koşulda dokunulamayacak bir “çekirdek alan” da belirler. Konu, 2017 değişikliğiyle olağanüstü yönetim usullerinin yeniden düzenlenmesi nedeniyle güncel bilginin özellikle önemli olduğu bir alandır.
m.15’in düzenlediği yetki
Fıkradaki ”(…)” işareti, 6771 sayılı Kanunla çıkarılan “sıkıyönetim” ibaresinin yerini gösterir. 2017 değişikliğiyle sıkıyönetim kurumu Anayasadan tamamen kaldırılmıştır (eski m.122 mülgadır).
Uygulanma koşulları
- Olağanüstü bir dönem bulunmalıdır: Savaş, seferberlik veya olağanüstü hâl. Bu üç durum dışında, olağan dönemde m.15’e dayanılamaz; olağan dönemde yalnızca m.13 uygulanır.
- Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemelidir: Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları andlaşmalarının (ör. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi) askıya alma koşullarına ve bu andlaşmaların askıya alınamaz kabul ettiği haklara uyulmalıdır.
- Durumun gerektirdiği ölçüde olmalıdır: Bu, m.15 içindeki ölçülülük şartıdır. Tedbir; süre, yer ve kapsam bakımından olağanüstü durumun gerçekten gerektirdiği sınırı aşmamalıdır.
Yetkinin kapsamı
m.15 iki tür müdahaleye izin verir:
- Hakkın kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulması,
- Hak için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınması (ör. gözaltı sürelerinin uzatılması gibi m.19’daki güvencelere aykırı düzenlemeler).
Dokunulamaz çekirdek haklar (m.15/2)
Bu fıkradaki ”(…)”, 2004 değişikliğiyle (5170 sayılı Kanun) çıkarılan “ile, ölüm cezalarının infazı” ibaresinin yerini gösterir. Böylece ölüm cezalarının infazı yaşam hakkının istisnası olmaktan çıkmıştır.
| Çekirdek hak | İstisnası / not |
|---|---|
| Yaşama hakkı | Yalnızca savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler |
| Maddi ve manevi varlığın bütünlüğü | İstisnası yok (işkence ve kötü muamele yasağı dahil) |
| Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanmama ve bunlardan dolayı suçlanmama | İstisnası yok |
| Suç ve cezaların geçmişe yürütülmemesi | İstisnası yok |
| Masumiyet karinesi (suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçlu sayılmama) | İstisnası yok |
Olağanüstü hâl ilanı (m.119)
2017 değişikliğinden önce olağanüstü hâller “tabii afet ve ağır ekonomik bunalım” (eski m.119) ile “şiddet olayları ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması” (eski m.120) olarak ikiye ayrılıyor, ayrıca sıkıyönetim (eski m.122) düzenleniyordu. Güncel metinde bu sebepler tek bir maddede birleştirilmiş ve yetki Cumhurbaşkanına verilmiştir.
Usul ve süreler
| Konu | Kural (AY m.119) |
|---|---|
| İlan yetkisi | Cumhurbaşkanı |
| Kapsam | Yurdun tamamı veya bir bölgesi |
| İlk süre | En fazla 6 ay |
| Yayım ve onay | İlan kararı verildiği gün Resmî Gazete’de yayımlanır ve aynı gün TBMM onayına sunulur |
| Meclis tatildeyse | Derhal toplantıya çağrılır |
| Meclisin yetkisi | Süreyi kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü hâli kaldırabilir |
| Uzatma | Cumhurbaşkanının talebiyle, her defasında en fazla 4 ay; savaş hâllerinde 4 aylık süre aranmaz |
| Hakların durdurulması | 15. maddedeki ilkeler doğrultusunda hakların nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı kanunla düzenlenir |
Olağanüstü hâl Cumhurbaşkanlığı kararnameleri
- Cumhurbaşkanı, olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda, m.104/17’nin ikinci cümlesindeki sınırlamalara tabi olmaksızın (yani temel haklar, kişi hakları ve siyasi haklar konusunda da) Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir (m.119/6).
- Bu kararnameler kanun hükmündedir; Resmî Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Meclis onayına sunulur.
- Savaş ve mücbir sebeplerle TBMM’nin toplanamaması hâli hariç, olağanüstü hâl CBK’leri üç ay içinde TBMM’de görüşülüp karara bağlanır; aksi hâlde kendiliğinden yürürlükten kalkar (m.119/7).
Bu kararnamelerin denetimi bu nedenle esas olarak TBMM’nin onay süreciyle yapılır. TBMM’nin onayıyla kanunlaşan düzenlemeler ise artık kanun olarak Anayasa Mahkemesinin denetimine tabidir.
Olağanüstü dönemde yargısal denetim
m.148/1’deki istisna yalnızca olağanüstü hâl ve savaş hâllerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin norm denetimine ilişkindir. Bu dönemde idarenin tek tek kişilere yönelik işlemleri yargı denetimi dışına çıkmaz; AY m.125/1’e göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. Kamu gücü işlem veya eylemleri nedeniyle hakkı ihlal edildiğini ileri süren kişi, olağan kanun yollarını tükettikten sonra bireysel başvuru yoluna da gidebilir (m.148/3).
Anayasa bu dönemde yargı denetimine yalnızca belirli bir alanda sınırlama getirilmesine izin verir: Kanun, olağanüstü hâllerde, seferberlik ve savaş hâlinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlık nedenleriyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir (m.125/5). Bu, davanın açılmasını değil, yalnızca ihtiyati nitelikteki yürütmeyi durdurma kararını etkiler.
Mahkemeler olağanüstü dönemde alınan tedbirleri değerlendirirken m.15’teki ölçütleri uygular: Tedbirin olağanüstü durumla bağlantısı, durumun gerektirdiği ölçüyü aşıp aşmadığı ve çekirdek haklara dokunup dokunmadığı incelenir. Olağanüstü hâlin sona ermesiyle m.15’e dayanan durdurma ve güvencelere aykırı tedbir yetkisi de sona erer; bundan sonra hakların sınırlanması yeniden m.13’e tabidir.
Savaş ve seferberlik
Savaş hâli ilanına izin verme yetkisi, milletlerarası hukukun meşru saydığı hâllerde TBMM’ye aittir (m.92/1). TBMM tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması hâlinde Cumhurbaşkanı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir (m.92/2). Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse TBMM seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir (m.78/1).
m.13 ile m.15’in karşılaştırılması
| Ölçüt | m.13 – Sınırlama | m.15 – Durdurma |
|---|---|---|
| Ne zaman? | Olağan dönem | Savaş, seferberlik, olağanüstü hâl |
| Ne yapılır? | Hakkın kapsamı daraltılır | Hakkın kullanılması kısmen/tamamen durdurulur veya güvencelere aykırı tedbir alınır |
| Ölçü | Ölçülülük ilkesi | “Durumun gerektirdiği ölçüde” |
| Mutlak sınır | Hakkın özü | m.15/2’deki çekirdek haklar |
| Dış sınır | Milletlerarası andlaşmalar (m.90/5) | Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler |
| Araç | Kanun | Kanun; olağanüstü hâl CBK’si |
Özet
- m.15, savaş, seferberlik ve olağanüstü hâlde hakların kısmen veya tamamen durdurulmasına ya da güvencelere aykırı tedbir alınmasına imkân verir.
- Sınırları: milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler, durumun gerektirdiği ölçü ve m.15/2’deki çekirdek haklar.
- Çekirdek haklar: yaşama hakkı (savaş hukukuna uygun fiiller sonucu ölümler hariç), maddi ve manevi bütünlük, din-vicdan-düşünce açıklamaya zorlanmama ve suçlanmama, suç ve cezaların geriye yürümezliği, masumiyet karinesi.
- 2017 değişikliğiyle sıkıyönetim kaldırıldı; olağanüstü hâl sebepleri m.119’da birleştirildi ve ilan yetkisi Cumhurbaşkanına verildi.
- OHAL en fazla 6 ay için ilan edilir; TBMM her defasında en fazla 4 ay uzatabilir (savaşta bu süre aranmaz).
- OHAL CBK’leri m.104/17’nin ikinci cümlesindeki yasağa tabi değildir; üç ay içinde Mecliste karara bağlanmazsa kendiliğinden yürürlükten kalkar.
- Olağanüstü ve savaş hâllerinde çıkarılan CBK’ler hakkında AYM’de iptal davası açılamaz.