Kıymetli Evrak Kavramı ve Türleri

Kıymetli evrakın tanımı, hak-senet bağı, devir şekilleri; nama, emre ve hamile yazılı senet ayrımı, tür değiştirme ve iptal (TTK m.645–669).

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma TTK m.645–653, TTK m.654–657, TTK m.658–668, TTK m.824–825, TTK m.833, TTK m.838–839

Kıymetli evrak, bir hakkın bir kâğıda öyle sıkı bağlandığı belgelerdir ki hak, kâğıt olmadan ne kullanılabilir ne de devredilebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun Üçüncü Kitabı bu senetleri düzenler; önce bütün kıymetli evrak için geçerli genel hükümleri (m.645–653), ardından hak sahibinin belirlenme biçimine göre nama, hamile ve emre yazılı senetleri ele alır. Bu ayrım; çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerinin, pay senetlerinin ve emtia senetlerinin nasıl devredileceğini, borçlunun kime ödeme yapacağını ve hangi def’ileri ileri sürebileceğini belirlediği için dersin bütününe yön verir.

Kıymetli evrakın tanımı ve unsurları

Tanımdan iki temel unsur çıkar:

  1. Bir hakkı içeren senet bulunmalıdır. Bu hak bir alacak (bono, çek), bir ortaklık hakkı (pay senedi) ya da bir eşya üzerindeki ayni hak (makbuz senedi, varant, konişmento) olabilir.
  2. Hak ile senet arasında ayrılmaz bir bağ kurulmalıdır. Hakkı ileri sürmek ve devretmek için senede sahip olmak gerekir. Kıymetli evrakı adi ispat belgesinden ayıran ölçüt budur: Bir borç senedi kaybolsa da alacak başka delillerle ispat edilebilir, kıymetli evrak kaybolduğunda ise hak sahibi ancak iptal kararıyla hakkını senetsiz ileri sürebilir.

Senetten doğan borç ve ödeme

Kıymetli evrakın borçlusu, senet kendisine teslim edilmeden ödeme yapmak zorunda değildir (m.646/1). Senet kendisine geri verilmeden ödeme yapan borçlu, senedin sonradan iyiniyetli bir üçüncü kişinin eline geçmesi hâlinde ikinci kez ödemek zorunda kalabilir. Borçlunun korunması da aynı hükümde yer alır: Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça borçlu, vade geldiğinde senedin niteliğine göre alacaklı görünen kişiye ödeme yapmakla borçtan kurtulur (m.646/2). Bu, kıymetli evrakın meşruiyet (legitimasyon) işlevidir. Senedi elinde bulunduran ve senedin türüne göre hak sahibi görünen kişi, gerçek hak sahibi olduğunu ayrıca ispatlamak zorunda kalmaz.

Kıymetli evrak sayılmayan belgeler

Her belge kıymetli evrak değildir. Bir sözleşmenin yazılı metni, adi borç senedi ya da tahsilat makbuzu yalnızca ispat aracıdır. Vestiyer fişi veya emanet bileti gibi belgeler de borçlunun, fişi getirene ödeme yaparak kurtulmasını sağlar; ama hak bu belgeye bağlanmış değildir. Kanun da emtia senetlerinde aynı ayrımı açıkça yapar: Kanunun aradığı şekle uymayan veya izinsiz kurumların verdiği senetler kıymetli evrak olmayıp teslim alma makbuzu ya da ispat belgesi hükmündedir (m.833/2).

Kıymetli evrakın devri

Zilyetliğin devri her türde zorunludur; buna ek olarak:

  • Emre yazılı senetlerde ciro gerekir (m.647/2). Ciro, poliçenin cirosuna ilişkin hükümlere göre yapılır (m.648/1) ve ciro ile zilyetliğin geçirilmesi cirantanın haklarını ciro edilene devreder (m.649).
  • Nama yazılı senetlerde yazılı devir beyanı gerekir. Bu beyan senedin üzerine veya ayrı bir kâğıda yazılabilir (m.647/2).
  • Hamile yazılı senetlerde zilyetliğin devri tek başına yeterlidir.

Kanun veya sözleşme, devre başkalarının, özellikle borçlunun katılmasını da şart koşabilir (m.647/3). Bağlı nama yazılı pay senetlerinde şirketin onayı bu türden bir koşuldur.

Hak sahibinin belirlenme biçimine göre türler

Ders ve sınav bakımından en önemli ayrım budur. Ölçüt, borçlunun kime ödeme yapacağı ve senedin nasıl el değiştireceğidir.

Nama yazılı senetler

Nama yazılı senette borçlu, ancak senedin hamili olan ve senette adı yazılı bulunan kişiye ya da onun hukuki halefi olduğunu ispat edene ödemek zorundadır (m.655/1). Bunu araştırmadan ödeme yapan borçlu, senedin gerçek sahibi olduğunu ispat eden üçüncü kişiye karşı borçtan kurtulmaz (m.655/2). Nama yazılı senetler, alacağın temliki yoluyla devredildikleri için borçlu temel ilişkiden doğan def’ilerini yeni alacaklıya da ileri sürebilir; kamu güveni bu türde en zayıf düzeydedir.

Eksik (topal) nama yazılı senet: Borçlu, senet bedelini her hamile ödeme hakkını saklı tutmuşsa, hak sahipliğini araştırmadan iyiniyetle hamile yaptığı ödeme onu borçtan kurtarır. Ancak hamile ödeme yapmakla yükümlü değildir (m.656). Tasarruf cüzdanları ve bazı mevduat belgeleri bu yapıya örnektir.

Emre yazılı senetler

Emre yazılı olan veya kanunen böyle sayılan kıymetli evrak emre yazılı senettir (m.824). İki alt grup vardır:

  • İradi emre yazılı senetler: Senede “emrine” kaydı konarak emre yazılı hâle getirilenler. Örnek olarak m.831’de sayılan, belirli nakdî ödeme veya misli şey teslimi borcu içeren ve açıkça emre yazılı düzenlenen senetler verilebilir.
  • Kanundan doğan (doğuştan) emre yazılı senetler: “Emrine” kaydı bulunmasa da kanun gereği ciro ile devredilenler. Poliçe (m.681/1), bono (m.778 yollamasıyla), belli bir kişi lehine düzenlenen çek (m.788/1), makbuz senedi ve varant (m.838/1) bu niteliktedir. Öğretide nama yazılı pay senetleri de bu grupta değerlendirilir.

Doğuştan emre yazılı bir senedi nama yazılı hâle getirmek için “emre yazılı değildir” veya benzeri bir kayıt konması gerekir. Bu durumda senet artık ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir ve temlikin sonuçlarını doğurur (m.681/2, m.788/2).

Emre yazılı senette borçlu; senedin geçersizliğine ilişkin def’ileri, senet metninden anlaşılan def’ileri ve alacaklıya karşı şahsen sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir. Önceki hamillerle arasındaki ilişkilere dayanan def’iler ise ancak hamil senedi bilerek borçlunun zararına iktisap etmişse ileri sürülebilir (m.825).

Hamile yazılı senetler

Hamile yazılı senette senedi elinde bulunduran kişi hak sahibi sayılır; devir için teslim yeterlidir. Kamu güveni en güçlü bu türdedir. Borçlu yalnızca senedin geçersizliğine ilişkin def’ileri, senet metninden anlaşılan def’ileri ve hamile karşı kişisel def’ilerini ileri sürebilir. Önceki hamillerle ilişkiye dayanan def’iler, hamil bilerek borçlunun zararına hareket etmişse ileri sürülebilir (m.659/1–2). Senedin borçlunun rızası dışında tedavüle çıktığı def’isi ise hiç ileri sürülemez (m.659/3). Mahkeme kararıyla ödemeden men edilen borçlunun yaptığı ödeme geçersizdir (m.658/2).

ÖlçütNama yazılıEmre yazılıHamile yazılı
Hak sahibiSenette adı yazılı kişi veya halefiSenette adı yazılı kişi ya da cirolarla belirlenen hamilSenedi elinde bulunduran
DevirZilyetlik + yazılı devir beyanıZilyetlik + ciroYalnızca zilyetliğin devri
Hak sahipliğinin ispatıHalefiyet zincirinin ispatıDüzenli ciro silsilesiZilyetlik
Def’ilerin sınırlanmasıKural olarak yok (temlik mantığı)Var (m.825)Var (m.659)
Örnek“Emre yazılı değildir” kayıtlı bonoPoliçe, bono, emre yazılı çekHamiline çek, hamiline pay senedi

Diğer sınıflandırmalar

Senede bağlanan hakkın niteliğine göre: Alacak hakkı içeren senetler (poliçe, bono, çek, tahvil), ortaklık hakkı içeren senetler (pay senedi) ve eşya üzerinde hak sağlayan emtia senetleri (makbuz senedi, varant, konişmento). Emtia senetlerinde senet üzerindeki tasarruf, eşya üzerindeki tasarruf sonucunu doğurur. Örneğin makbuz senedi ve varantın birlikte cirosu malların mülkiyetini, yalnız varantın cirosu ise mallar üzerinde rehin hakkını devreder (m.839).

Temel ilişkiye bağlılığa göre:

  • Soyut (mücerret) senetler: Senetteki hak, onu doğuran temel ilişkiden bağımsızdır. Kambiyo senetleri tipik örnektir. Bonoda “kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi” aranması bu yüzdendir.
  • İlli (kazuel) senetler: Senet, dayandığı hukuki ilişkiyi yansıtır ve onun akıbetine bağlıdır. Pay senedi, makbuz senedi ve konişmento böyledir.

Kurucu ve açıklayıcı senetler: Kambiyo senetlerinde hak senedin düzenlenmesiyle doğar (kurucu). Pay senedinde ise ortaklık hakkı senetten önce vardır, senet onu yalnızca belgeler (açıklayıcı).

Senedin türünün değiştirilmesi

Nama veya emre yazılı bir senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakatiyle hamile yazılı senede dönüştürülebilir ve bu muvafakat senet üzerine yazılmalıdır (m.650/1). Tersine dönüşümde, yani hamile yazılı senedin nama veya emre yazılı hâle getirilmesinde de aynı kural geçerlidir. İlgililerden birinin muvafakati yoksa dönüşüm yalnızca dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun doğrudan halefi arasında hüküm doğurur (m.650/2).

Kıymetli evrakın iptali

Kıymetli evrak zayi olursa mahkeme iptaline karar verebilir. İptali, zayi olma veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi isteyebilir (m.651). İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz ileri sürebilir veya yeni senet düzenlenmesini isteyebilir (m.652/1). Usul, senedin türüne göre değişir:

Senetİptal usulü
Hamile yazılı senetBorçlunun yerleşim yeri (pay senedinde şirket merkezi) asliye ticaret mahkemesi; ödeme yasağı; ilanla en az altı aylık süre (m.661–666)
Nama yazılı senetAksine hüküm yoksa hamile yazılı senet hükümleri; borçlu daha basit bir usul öngörebilir (m.657)
Poliçe, bono, çekKambiyo senetlerine özgü iptal usulü (m.757 vd.)
Münferit kuponBedelin mahkemeye yatırılması; üç yıl başvuru olmazsa dilekçe sahibine verilir (m.667)
Banknot ve benzeriİptal kararı verilemez (m.668/1)

Özet

  • Kıymetli evrakta hak senede bağlıdır; senetsiz ileri sürülemez ve devredilemez (m.645).
  • Borçlu ancak senedin teslimi karşılığında öder. Hile veya ağır kusuru yoksa, senede göre alacaklı görünen kişiye ödemekle kurtulur (m.646).
  • Her türde zilyetliğin devri şarttır. Emre yazılıda ayrıca ciro, nama yazılıda yazılı devir beyanı gerekir (m.647).
  • Poliçe, bono, belli kişi lehine çek, makbuz senedi ve varant kanundan doğan emre yazılı senetlerdir. “Emre yazılı değildir” kaydı bunları temlikle devredilen senede dönüştürür.
  • Def’ilerin sınırlanması emre (m.825) ve hamile (m.659) yazılı senetlerde vardır. Nama yazılı senetlerde temlik mantığı geçerlidir.
  • Soyut senet (kambiyo senetleri) ile illi senet (pay senedi, emtia senetleri) ayrımı, temel ilişkiye bağlılığa dayanır.
  • Tür değiştirme, senetten hak ve borç sahibi olan herkesin senet üzerine yazılı muvafakatini gerektirir (m.650).
  • Zayi olan kıymetli evrak mahkemece iptal edilebilir. Banknot ve benzeri senetlerin iptaline ise karar verilemez (m.668).

Kaynakça

Mini deneme: Kıymetli Evrak Kavramı ve Türleri

10 soru · ücretsiz
  1. 1. TTK m.645'e göre bir senedi kıymetli evrak yapan temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2. TTK m.647'ye göre kıymetli evrakın devri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  3. 3. Aşağıdaki senetlerden hangisi, üzerinde "emrine" kaydı bulunmasa da kanun gereği ciro ile devredilebilen (doğuştan emre yazılı) senetlerden biri değildir?

  4. 4. Nama yazılı senetler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. Bir bankanın nama düzenlediği tasarruf cüzdanında, bankanın senet bedelini her hamile ödeme hakkını saklı tuttuğu yazılıdır. Cüzdanı çalan kişi bankaya başvurur ve banka, hak sahipliğini araştırmadan iyiniyetle ödeme yapar. TTK'ya göre bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  6. 6. Hamile yazılı bir senedin borçlusu, TTK m.659'a göre aşağıdaki def'ilerden hangisini hiçbir durumda ileri süremez?

  7. 7. Kıymetli evrakın sınıflandırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  8. 8. Bir senedin hamile yazılı senetten nama yazılı senede dönüştürülmesi isteniyor; ancak senetten borç altına giren kişilerden biri buna muvafakat etmiyor. TTK m.650'ye göre sonuç nedir?

  9. 9. Kıymetli evrakın iptaline ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
    I. Hamile yazılı senetlerin iptali için ilanla verilen sürenin en az altı ay olarak belirlenmesi gerekir.
    II. Banknotların iptaline karar verilemez.
    III. İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir.

  10. 10. Bir şirket, izin almadan kurduğu depoya bıraktırılan mallar karşılığında "makbuz senedi" başlıklı belgeler vermektedir. Belgeler kanunun aradığı şekil şartlarını taşımaktadır. TTK'ya göre bu belgelerin niteliği nedir?

Bu not 1. konu olarak Kıymetli Evrak Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.