Def’i, kambiyo senedine dayanılarak kendisinden ödeme istenen borçlunun, hamilin istemini tümüyle veya kısmen engellemek için ileri sürdüğü savunmadır. Kambiyo senetlerinin dolaşım gücü, borçlunun önceki ilişkilerden doğan itirazlarını iyiniyetli hamile karşı kullanamamasına dayanır. Buna def’ilerin kesilmesi (sınırlanması) denir. Hangi def’inin herkese karşı, hangisinin yalnızca belirli kişilere karşı ileri sürülebileceğini ayırt etmek, hem ticaret hukuku hem de icra hukuku sorularının çözümünde belirleyicidir.
Yasal dayanak
Hüküm bonoya (m.778/1-a) ve çeke (m.818/1-e) de uygulanır. Emre yazılı senetlere ilişkin genel hüküm de def’ileri üç gruba ayırır:
Def’ilerin sınıflandırılması
Mutlak (objektif) def’iler
Mutlak def’iler borçlu tarafından her hamile karşı, hamil iyiniyetli olsa bile ileri sürülebilir. İki alt grubu vardır:
1. Senet metninden anlaşılan def’iler: Senede bakan herkesin görebileceği hususlardır.
- Zorunlu unsurlardan birinin eksik olması (şekil noksanı),
- Vadenin henüz gelmemiş olması,
- Senet üzerinde yazılı kısmi ödeme,
- Senetteki tarihe göre zamanaşımının dolmuş olması,
- Ciro silsilesindeki kopukluk,
- Sorumsuzluk kaydı veya ciro yasağı gibi senette yazılı kayıtlar.
2. Senedin geçersizliğine ilişkin def’iler: Senet metninden anlaşılmasa da borçlunun imzasının kendisini hiç bağlamadığı durumlardır.
- İmzanın sahte olması,
- Borçlunun imza tarihinde fiil ehliyetinin bulunmaması,
- Yetkisiz temsil (temsil edildiği ileri sürülen kişi için; temsilci ise m.678 uyarınca bizzat sorumludur),
- Senedin metninin imzadan sonra değiştirilmesi (borçlu yalnız eski metne göre sorumludur; m.748).
Bu def’iler imzanın kendisini hedef alır; ancak imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği yalnızca ilgili imza sahibini korur. Diğer borçlular sorumlu kalır (m.677).
Nispi (kişisel, subjektif) def’iler
Nispi def’iler, borçlu ile belirli bir hamil arasındaki kişisel ilişkiye dayanır. Kural olarak yalnızca o kişiye karşı ileri sürülebilir. Başlıcaları şunlardır:
- Temel ilişkiye dayanan def’iler: Malın teslim edilmemesi, ayıplı ifa, sözleşmenin geçersizliği veya sona ermesi, senedin teminat amacıyla verilmiş olması.
- Senet dışı ödeme, ibra, takas, borcun ertelenmesi (mehil).
- İrade bozuklukları (hata, aldatma, korkutma) ve muvazaa.
- Hamilin borçluya karşı başka bir borcu.
Nispi def’iler kendi içinde ikiye ayrılır: (i) borçlunun mevcut hamile karşı doğrudan sahip olduğu def’iler her durumda o hamile karşı ileri sürülebilir; (ii) borçlunun önceki hamillerden biriyle veya düzenleyenle arasındaki ilişkiye dayanan def’iler ise kesilir ve sonraki hamile karşı ancak hamil senedi bilerek borçlunun zararına iktisap etmişse ileri sürülebilir.
| Def’i türü | Örnek | Kime karşı ileri sürülebilir |
|---|---|---|
| Senet metninden anlaşılan | Şekil eksikliği, vadenin gelmemesi | Her hamile |
| Senedin geçersizliğine ilişkin | Sahte imza, ehliyetsizlik | Her hamile (yalnız ilgili imza sahibi için) |
| Hamile karşı kişisel | Hamille takas, hamilin ibrası | Yalnız o hamile |
| Önceki hamile karşı kişisel | Lehtara karşı ayıplı mal def’isi | Önceki hamile; sonraki hamile yalnız “bile bile zarar” hâlinde |
Def’ilerin kesilmesi ve “bile bile borçlunun zararına hareket”
Def’ilerin kesilmesi için hamilin senedi kambiyo hukukuna uygun bir devirle (tam ciro, beyaz ciro veya beyaz cirolu senedin teslimi) ve kendi adına iktisap etmiş olması gerekir. İstisna için aranan ölçüt, hamilin yalnızca def’iyi bilmesi değildir. Hamilin, senedi iktisap ederken borçlunun bu def’iyi kendisine karşı ileri süremeyeceğini ve bu yüzden borçlunun zarara uğrayacağını bilerek hareket etmesi gerekir. Öğretide bu durum “def’iyi düşürmek amacıyla” ya da “borçlunun zararına bilinçli hareket” olarak açıklanır. İspat yükü, bunu ileri süren borçluya aittir.
Def’i kesilmesinin uygulanmadığı hâller
- Tahsil cirosu: Hamil, cirantanın vekili gibidir. Borçlular yalnızca cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’ileri hamile karşı da ileri sürer (m.688/2).
- Alacağın temliki yoluyla devir: “Emre yazılı değildir” kayıtlı senet (m.681/2, m.788/2), protestodan veya protesto süresinden sonra yapılan ciro (m.690/1) ve çekte ibraz süresinden sonraki ciro (m.793/1) temlik hükmündedir. Temlik alan, temlik edenin hukuki durumunu devralır ve borçlu bütün def’ilerini ona karşı da ileri sürebilir. m.687/2 de temlike ilişkin hükümleri saklı tutar.
- Doğrudan taraflar: Düzenleyen ile lehtar arasında senet henüz dolaşıma girmemişse, temel ilişkiye dayanan bütün def’iler ileri sürülebilir.
- Rehin cirosu bu listede yer almaz. Rehin cirosunda def’iler kesilir; borçlu cirantaya karşı def’ilerini hamile karşı ancak hamil bile bile borçlunun zararına hareket etmişse ileri sürebilir (m.689/2).
Açık senet ve iyiniyetli iktisap
Anlaşmaya aykırı doldurulmuş açık senette doldurma def’isi, hamil senedi kötüniyetle veya ağır kusurla edinmemişse ileri sürülemez (m.680). Elden çıkmış (çalınmış, kaybolmuş) senette de iyiniyetli ve ağır kusursuz hamil senedi geri vermekle yükümlü değildir (m.686/2). Ancak sahte imza def’isi her hamile karşı korunur. Senetteki diğer imzalar ise geçerliliğini korur.
Avalistin def’ileri
Aval, şekle ilişkin noksan dışında asıl borcun geçersizliğinden etkilenmez (m.702/2). Bu nedenle avalist, avalatın ehliyetsizliği veya imzasının sahteliği gibi def’ilere dayanamaz. Avalistin, lehine aval verdiği kişinin temel ilişkiden doğan kişisel def’ilerine dayanıp dayanamayacağı öğretide tartışmalıdır. Baskın görüş, avalin bağımsızlığı gereği avalistin kural olarak avalatın kişisel def’ilerini ileri süremeyeceği yönündedir. Avalist, hamile karşı kendi kişisel def’ilerini ve mutlak def’ileri ise her zaman ileri sürebilir.
Def’ilerin icra takibinde ileri sürülmesi
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda def’iler, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılan başvurularla ileri sürülür. İtirazın icra dairesine yapılması bu yolda sonuç doğurmaz.
| Başvuru | Konu | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet | Senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı, alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkı bulunmadığı | İİK m.168/3, m.170/a |
| İmzaya itiraz | Senetteki imzanın borçluya ait olmadığı | İİK m.168/4, m.170 |
| Borca itiraz | Borçlu olmadığı, borcun ödendiği, mehil verildiği, zamanaşımı, yetki itirazı | İİK m.168/5, m.169, m.169/a |
Borca itiraz satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz (İİK m.169). İcra mahkemesi, borcun olmadığının veya ödendiğinin ya da ertelendiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder (İİK m.169/a). Temel ilişkiye dayanan ve bu sınırlı ispat araçlarıyla kanıtlanamayan def’iler, genel mahkemede açılacak menfi tespit veya istirdat davasında ileri sürülür. İcra mahkemesi, kendisine süresinde gelen işlerde senedin kambiyo senedi niteliğini taşımadığını resen de dikkate alabilir (İİK m.170/a).
Özet
- Def’iler mutlak (her hamile karşı) ve nispi (kişisel) olarak ikiye ayrılır.
- Mutlak def’iler senet metninden anlaşılan def’iler ile senedin geçersizliğine ilişkin def’ilerdir. Sahte imza ve ehliyetsizlik bu gruptadır.
- Borçlunun önceki hamil veya düzenleyenle ilişkisine dayanan def’iler sonraki hamile karşı kesilir. İstisna, hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmesidir (m.687/1).
- Def’i kesilmesinde ağır kusur yetmez. Senedin geri verilmesi ve açık senette ise kötüniyet veya ağır kusur yeterlidir (m.680, m.686/2).
- Tahsil cirosunda ve temlik etkisi doğuran devirlerde def’iler kesilmez. Rehin cirosunda kesilir.
- Avalist asıl borcun şekil dışı geçersizliğine dayanamaz (m.702/2).
- Kambiyo takibinde şikâyet, imzaya itiraz ve borca itiraz beş gün içinde icra mahkemesine yapılır. Borca itirazda ispat resmî veya imzası ikrar edilmiş belgeyle sınırlıdır.