İcra ve iflas hukuku, alacaklının hakkını borçlu kendiliğinden ödemediğinde Devlet gücüyle elde etmesini sağlayan kuralların bütünüdür. Medeni usul hukuku bir hakkın varlığını tespit eder; icra hukuku ise bu hakkı (ya da henüz ilamla tespit edilmemiş bir para alacağını) cebri icra yoluyla gerçekleştirir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) bu alanın temel kanunudur. Konunun iyi kavranması, sonraki tüm takip yollarının mantığını anlamak için şarttır: kim işlem yapar, işleme karşı nereye başvurulur, süreler nasıl hesaplanır?
Temel kavramlar
Cebri icra iki tarafla yürür: alacaklı (takip talebinde bulunan) ve borçlu (aleyhine takip yapılan). Takip, alacaklının icra dairesine başvurusuyla başlar; icra dairesi borçluya bir emir (ödeme emri veya icra emri) gönderir; emre uyulmazsa haciz, paraya çevirme ve paylaştırma aşamalarına geçilir.
İİK’da takipler iki ana ayrıma tabi tutulur:
- İlamlı / ilamsız takip: Elinde mahkeme kararı (ilam) veya ilam niteliğinde belge bulunan alacaklı ilamlı takip yapar (m.24 vd.). Elinde ilam olmayan alacaklı ise ilamsız takip yoluna gider (m.42 vd.).
- Para alacağı / para dışındaki edimler: Para ve teminat alacakları haciz, rehnin paraya çevrilmesi veya iflas yoluyla; bir şeyin teslimi, bir işin yapılması gibi edimler ise yalnızca ilamla takip edilebilir.
İlamsız takibin sınırları da kanunda gösterilmiştir: yabancı devlet aleyhine ve idari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz (m.42/2–3).
Takip yollarının seçimi
| Takip yolu | Kimlere karşı | Temel kural |
|---|---|---|
| Genel haciz yolu | Herkes | Diğer bütün hallerde takip haciz yoluyla yapılır (m.46) |
| Rehnin paraya çevrilmesi | Rehinli alacağın borçlusu | Rehinli alacakta önce rehne başvurulur (m.45/1) |
| İflas yolu | Tacirler ve iflasa tabi kişiler | Alacaklı bunlara karşı haciz yolunu da seçebilir (m.43/1) |
| Kambiyo senetlerine özgü yol | Çek, poliçe, bono borçluları | Alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kullanılabilir (m.167) |
İflasa tabi borçlu karşısında haciz veya iflas yolundan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeniden başvurabilir (m.43/2). Rehinle temin edilmiş alacakta kural, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilmesidir; rehin yetmezse kalan alacak için haciz veya iflas yoluna gidilir (m.45/1). Konut finansmanı ve TOKİ alacakları ile kambiyo senetleri bu kuralın istisnalarıdır (m.45/2–3).
İcra teşkilatı
İcra ve iflas daireleri
Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi ve gerektiği kadar iflas dairesi bulunur (m.1/1, m.2). Daireye Adalet Bakanlığınca atanan bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı ve icra kâtibi ile adalet komisyonlarınca görevlendirilen personel bulunur. İş yoğunluğu fazla olan dairelerde icra müdürünün yetkilerini haiz bir icra başmüdürü görevlendirilebilir (m.1/3). İcra ve iflas işleri bir dairede birleştirilebilir (m.3).
İş yoğunluğunun veya daire sayısının fazla olduğu illerde icra daireleri başkanlığı kurulabilir (m.3/a). Başkanlık, icra dairelerinin gözetim ve denetimini yapar ve idari işlerine bakar; başkan ve yardımcıları hâkim ve savcılar arasından atanır. Başkanlık kurulmayan yerlerde gözetim ve denetim görevi icra mahkemesi hâkimine aittir (m.4/1, m.13/1).
İcra daireleri her türlü işlemde UYAP’ı kullanır; güvenli elektronik imzayla oluşturulan veriler senet hükmündedir ve elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter (m.8/a). Dairelerin tuttuğu tutanaklar, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (m.8).
İcra mahkemesi
İcra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyet ve itirazları inceleyen yargı merciidir (m.4/1). İcra mahkemesi bir genel mahkeme değildir; kanunun açıkça kendisine bıraktığı konularda karar verir. Önündeki işler ivedi sayılır ve basit yargılama usulüne tabidir.
Talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi tutanağa geçirilerek sözlü de yapılabilir. Mahkeme duruşma yapıp yapmamayı takdir eder; duruşma yapılmayan işlerde işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir; duruşmalar ancak zorunluluk halinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir (m.18/3).
İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; süre tebliğden itibaren iki haftadır (m.363/1, 7499 sayılı Kanunla “on gün” yerine “iki hafta”). Ancak m.363/1’de tek tek sayılan bazı kararlar (ör. kıymet takdirine ilişkin şikâyet, yediemin ücreti, satış ilanının iptali, m.36’ya göre icranın geri bırakılması kararları) istinafa kapalıdır; diğer kararlar için de alacak, hak veya malın değerinin kanunda gösterilen parasal sınırı geçmesi gerekir. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (m.364/2). İstinaf ve temyiz başvuruları satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz (m.363/4, m.364/3).
İcra mahkemesi hâkiminin reddinde usul kanunu hükümleri uygulanır; ret talebinde bulunan, ret sebeplerini delilleriyle birlikte dilekçede bildirmek zorundadır (m.10/a).
Şikâyet
Şikâyet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı başvurulan hukuki çaredir. Konusu bir hakkın varlığı değil, işlemin kanuna veya olaya uygunluğudur.
Şikâyetin iki türü vardır:
- Süreli şikâyet: İşlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılır (m.16/1).
- Süresiz şikâyet: Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması halinde her zaman yapılabilir (m.16/2). Doktrinde ve uygulamada kamu düzenine aykırı ya da yok hükmündeki işlemlere karşı şikâyetin de süreye bağlı olmadığı kabul edilir.
Şikâyet kabul edilirse işlem bozulur veya düzeltilir; memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işin yapılması emredilir (m.17). Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz (m.22).
Sorumluluk ve yasaklar
İcra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan zararlar için tazminat davası doğrudan görevliye değil, yalnızca idare (Devlet) aleyhine açılabilir; Devletin kusurlu görevliye rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
Tazminat davası, zarar görenin zararı öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her halde fiilden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç ise o süre uygulanır (m.7). Zimmete geçirilen paralar, ceza davası beklenmeden hazinece icra veznesine yatırılır (m.6).
Görevliler; kendilerinin, eş, nişanlı, üstsoy-altsoy ve üçüncü dereceye kadar (dahil) kan ve kayın hısımlarının ya da temsilcisi oldukları kişilerin işlerini göremez (m.10). Hâkimler ve icra görevlileri, dairelerinde takip edilen alacak veya satılmakta olan şey hakkında hiç kimseyle kendileri veya başkaları hesabına sözleşme yapamaz; yapılan sözleşme hükümsüzdür (m.11).
Süreler
İİK sürelerinin hesabı m.19’da düzenlenmiştir:
- Gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz.
- Ay veya yıl olarak belirlenen süreler, başladığı günün karşılığı olan günde biter; o ayda böyle bir gün yoksa ayın son günü biter.
- Son gün resmi tatile rastlarsa süre, tatili izleyen günde biter.
- Süre, son günün tatil saatinde biter.
Bu cümle 7499 sayılı Kanunla eklenmiştir; aynı Kanun İİK’daki pek çok “on gün”lük süreyi “iki hafta”ya çevirmiştir. Kanunun belirlediği süreleri değiştiren sözleşmeler hükümsüzdür; ancak bir sürenin geçmesinden yararlanacak olan borçlu bu haktan vazgeçebilir ve vazgeçme üçüncü kişileri etkilemez (m.20).
Tatiller ve talikler
Takip işlemleri gece vakti (güneşin batmasından bir saat sonra ile doğmasından bir saat öncesine kadar) ve tatil günlerinde yapılamaz. Ancak gece iş görülen yerlerde hasılat haczi, tatil günlerinde haciz, tebligat ve muhafaza tedbirleri ile mal kaçırma halinde gece haczi mümkündür (m.51/1). Kanunda gösterilen sebeplerle icra talik edilmiş veya borçluya konkordato mühleti verilmişse o borçluya karşı takip işlemi yapılamaz (m.51/2).
| Talik sebebi | Süre / kural | Madde |
|---|---|---|
| Borçlunun eşi, üstsoyu veya altsoyunun ölümü | Ölüm günüyle birlikte 3 gün | m.52 |
| Tereke borçları | Ölüm günüyle birlikte 3 gün; mirasın reddi süresi dolana kadar | m.53 |
| Temsilcisi olmayan tutuklu veya hükümlü | Temsilci atanması için uygun mühlet | m.54 |
| Er, onbaşı ve kıta çavuşlarının askerliği | Temsilci atanması için uygun mühlet | m.54/a |
| Temsilci atayamayacak derecede ağır hastalık | Belirli süre; resmi belgeyle | m.55 |
Mal kaçırma ihtimali varsa tutukluluk, askerlik ve ağır hastalık hallerinde talik süresi içinde de haciz yapılabilir. Talik süresince süreler işlemeye devam eder; sürenin son günü talik gününe rastlarsa süre talikin bitiminden sonra bir gün uzar (m.56). Salgın hastalık, genel afet veya savaş halinde Cumhurbaşkanı kararıyla belirli bölge veya kesimler lehine takipler durdurulabilir (m.330).
Yetki ve tebligat
Para veya teminat borcu için takipte usul kanununun yetki kuralları kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir (m.50/1). Yetki itirazı, esasa ilişkin itirazla birlikte yapılır ve icra mahkemesi önce yetki sorununu inceler (m.50/2). İlamlı takipte ise ilam her icra dairesinden istenebilir (m.34).
İcra tebliğleri yazılı olarak ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır (m.21, m.57). İlam, ilam niteliğindeki belge veya ipotek senedinde yazılı adresini değiştiren taraf bunu karşı tarafa noter aracılığıyla bildirmedikçe tebligat eski adrese yapılır ve orada bulunamazsa Tebligat Kanunu m.35 uygulanır (m.21/2).
Özet
- İİK’da takipler ilamlı/ilamsız ve para alacağı/diğer edimler ayrımına dayanır; para alacakları haciz, rehnin paraya çevrilmesi veya iflas yoluyla takip edilir (m.42).
- Rehinli alacakta önce rehne gidilir (m.45); iflasa tabi borçluya karşı haciz yolu da seçilebilir ve yol bir defa değiştirilebilir (m.43).
- İcra mahkemesi şikâyet ve itirazlara bakar, basit yargılama usulünü uygular; kararlarına karşı istinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır (m.18, m.363).
- Şikâyet süresi işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gündür; hakkın yerine getirilmemesi veya sürüncemede bırakılması halinde süresizdir; şikâyet icrayı durdurmaz (m.16, m.22).
- Görevlilerin kusurundan doğan tazminat davası yalnız Devlet aleyhine açılır; zamanaşımı 1 yıl / 10 yıldır (m.5, m.7).
- Sürelerde ilk gün sayılmaz; haftalık süre karşılık gelen günde biter; süreleri değiştiren sözleşmeler hükümsüzdür (m.19, m.20).
- Gece ve tatil günlerinde takip işlemi yapılmaz; haciz, tebligat ve muhafaza istisnadır; talikte süreler durmaz (m.51–56).