Deniz ticareti hukukunun bütün kurumları iki temel kavrama dayanır: taşımanın aracı olan gemi ve gemiyi ekonomik amaçla işleten donatan. TTK’nın beşinci kitabı (m.931 vd.) önce gemiyi tanımlar, kimliğini ve sicil düzenini kurar; ardından donatanın sorumluluğunu ve birden çok kişinin bir gemiyi birlikte işletmesi hâli olan donatma iştirakini düzenler. Sınavlarda özellikle gemi tanımının unsurları, geminin taşınır niteliği, Türk gemisi sayılma şartları, donatanın gemi adamlarının kusurundan sorumluluğu ve donatma iştirakindeki çoğunluk kuralları sorulur.
Gemi kavramı
Gemi ve ticaret gemisi
Tanımdan üç olumlu unsur çıkar: (1) aracın tahsis amacının suda hareket etmeyi gerektirmesi, (2) yüzme özelliği, (3) pek küçük olmama. Kendi makinesiyle hareket edebilme şart değildir; bu nedenle römorkla çekilen bir mavna da gemi sayılabilir. Buna karşılık kıyıya sabitlenmiş, suda hareket amacı taşımayan bir yüzer yapı tanım dışında kalabilir. “Pek küçük olmama” ölçütü için kanun bir sayı vermez; bu, somut olayda değerlendirilir. Sicile tescil zorunluluğu için ise ayrı bir ölçüt vardır (m.957: on sekiz gros tonilato).
Ticaret gemisi, suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen veya fiilen böyle bir amaçla kullanılan gemidir; kimin tarafından ve kimin hesabına kullanıldığı önemli değildir (m.931/2). Beşinci kitabın deniz ticaretine ilişkin hükümleri kural olarak ticaret gemilerine uygulanır (m.935/1). Ancak yat, eğitim ve bilim gemilerine bazı kısımlar (gemi, kaptan, gemi alacakları, çatma, kurtarma vb.) ayrıca uygulanır; kamu hizmetine tahsisli Devlet gemileri ile harp gemilerine ise çatma, kurtarma, sorumluluğun sınırlandırılması ve m.1062 uygulanır (m.935/2).
Elverişlilik kavramları
| Kavram | Ölçüt (TTK m.932) |
|---|---|
| Denize elverişlilik | Gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımlar bakımından sudan doğan olağan tehlikelere dayanabilme |
| Yola elverişlilik | Denize elverişli geminin teşkilat, yükleme durumu, yakıt, kumanya, gemi adamlarının yeterlik ve sayısı bakımından yolculuğa hazır olması |
| Yüke elverişlilik | Soğutma tesisatı dâhil eşya taşımada kullanılan kısımların eşyayı kabul, taşıma ve muhafazaya uygun olması |
Üç kavram arasında bir kademe vardır: yola elverişlilik, denize elverişliliği önkoşul olarak içerir. “Tamamıyla anormal tehlikeler” her iki ölçütün de dışında tutulur.
Denize elverişsiz hâle gelen gemi, tamiri hiç ya da bulunduğu yerde mümkün değilse ve tamir edilebileceği limana götürülemiyorsa tamir kabul etmez; tamir giderleri, eski-yeni farkı gözetilmeksizin, önceki değerin dörtte üçünü aşıyorsa tamire değmez sayılır (m.933).
Gemi adamları; kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kişilerdir (m.934).
Geminin hukuki niteliği
Kuralın iki istisnası vardır. Birincisi, kanunda İİK’nın taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemilerdir (m.937/1). İkincisi, TMK’nın m.937/2’de sayılan hükümlerinin (TMK m.429/1-2, 444, 523 ve 635) uygulanmasında “taşınmaz” terimine yapı hâlindeki veya tamamlanmış bütün gemiler, “tapu sicili” terimine gemi sicilleri dâhildir (m.937/2).
Geminin kimliği ve gemi sicili
Ad ve bayrak
Geminin ilk Türk maliki adı serbestçe seçer; ancak ad başka gemilerle karışıklığa yol açmamalıdır (m.938). Sicile kayıtlı geminin her iki bordasına adı, kıçına adı ve bağlama limanı yazılır (m.939).
Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker ve yalnız Türk vatandaşının malik olduğu gemi Türk gemisidir (m.940/1-2). Birden fazla malik varsa paylı mülkiyette payların çoğunluğunun, elbirliği mülkiyetinde maliklerin çoğunluğunun Türk vatandaşı olması gerekir (m.940/3). Tüzel kişilerde yönetim organının çoğunluğu; ticaret şirketlerinde ayrıca yönetmeye yetkililerin çoğunluğu ve oy çoğunluğu, anonim ve paylı komandit şirketlerde de payların çoğunluğunun nama yazılı ve yabancıya devrinin yönetim kurulu iznine bağlı olması aranır (m.940/4). Bayrak çekme hakkı gemi tasdiknamesi ile ispat olunur; tasdikname alınmadıkça hak kullanılamaz (m.943).
Gemi sicili
Gemi sicilleri, liman başkanlığı nezdindeki sicil müdürlüklerince, deniz ticareti işlerine bakan asliye ticaret mahkemesinin gözetiminde tutulur (m.954). Gemi, bağlama limanının bağlı olduğu sicil müdürlüğünde tescil edilir (m.955).
- Tescili zorunlu gemiler: On sekiz gros tonilato ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki tescil isteminde bulunmak zorundadır (m.957).
- Tescili caiz olmayan gemiler: Türk gemisi olmayanlar, yabancı sicile kayıtlı Türk gemileri, harp ve yardımcı gemileri, kamu hizmetine özgülenmiş kamu tüzel kişisi gemileri (m.958).
- Tescil ancak malikin veya maliklerden birinin dilekçeyle istemi üzerine yapılır (m.959).
Sicil herkese açıktır (m.973). Sicilde malik olarak kayıtlı kişi malik, lehine ipotek veya intifa tescil edilmiş kişi o hakkın sahibi sayılır; silinen hakkın artık var olmadığı kabul edilir (m.974). Sicilin gerçek duruma uymaması hâlinde düzeltme istemi zamanaşımına uğramaz (m.975/3).
Gemi üzerindeki ayni haklar
Mülkiyetin devri
Devre ilişkin anlaşma yazılı yapılır ve imzalar noterce onaylanır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir (m.1001/2). Dikkat edilmesi gereken nokta, sicile kayıtlı geminin mülkiyetinin tescille değil, ayni anlaşma ve zilyetliğin devriyle geçmesidir; tescil burada açıklayıcıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça eklenti de devre dâhildir; gemi yolculuktayken devredilirse o yolculuğun kâr ve zararı iktisap edene aittir (m.1002).
Gemi kurtarılamayacak şekilde batar, enkaz bırakmadan harap olur veya tahrip edilirse mülkiyet sona erer; ancak malikin enkazı kaldırma ve çevreyi koruma yükümlülükleri devam eder (m.1003).
Gemi ipoteği
Sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni yalnızca gemi ipoteği yoluyla sağlanır (m.1014/1). İpotek için malik ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin sicile tescili şarttır; anlaşma yazılı ve imzaları noterce onaylı olmalı ya da sicil müdürlüğünde yapılmalıdır (m.1015/1-2). Görüldüğü gibi mülkiyetin devrinden farklı olarak ipotekte tescil kurucudur. Ayrıca sicile kayıtlı gemi üzerinde intifa hakkı da kurulabilir (m.1059).
Kanun, belirli alacaklara gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin niteliğinde gemi alacaklısı hakkı tanır (m.1320–1321): gemi adamlarının ücretleri, geminin işletilmesiyle ilgili can kaybı ve bedensel zararlar, kurtarma ücreti, liman ve kılavuzluk resimleri, bazı haksız fiil alacakları ve müşterek avarya garame payları.
Donatan
Tanım
Donatanlık için iki unsur gerekir: geminin maliki olmak ve gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kullanmak. Gemiyi işletmeyen malik donatan değildir.
Donatan sayılan işleten (m.1061/2): Kendisine ait olmayan bir gemiyi menfaat amacıyla suda kendi adına, bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan sayılır. Gemi kiracısı tipik örnektir. Malik, işletmeden doğan alacak için gemi alacaklısı sıfatıyla istemde bulunan kişiyi kural olarak engelleyemez; meğer ki işletme malike karşı haksız ve alacaklı kötüniyetli olsun.
Gemi adamlarının kusurundan sorumluluk
Bu, donatanın kendi kusuru aranmayan bir kusursuz sorumluluk hâlidir. TBK m.66’daki adam çalıştıranın sorumluluğundan farkı, donatana özen gösterdiğini ispatla kurtulma imkânı tanınmamasıdır. Sorumluluğun şartları: zarar verenin gemi adamı veya (zorunlu danışman ya da isteğe bağlı) kılavuz olması, kusurlu davranış, kusurun görev ifası sırasında işlenmesi ve üçüncü kişinin zarara uğraması. Yolcular ve yük ilgilileri bakımından ise taşıyanın gemi adamlarının kusurundan sorumluluğuna ilişkin özel hükümler uygulanır (m.1062/1, ikinci cümle).
Donatanın milletlerarası sözleşmelerden doğan sorumluluğu sınırlandırma hakkı saklıdır (m.1062/2). TTK m.1328, deniz alacaklarından doğan sorumluluğun 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme ve 1996 Protokolüne göre sınırlanabileceğini öngörür.
Donatan aleyhine bu sıfatından doğan alacaklar için geminin bağlama limanı mahkemesinde de dava açılabilir (m.1063).
Kaptan
Kaptan bütün işlerinde, özellikle ifası kendisine düşen sözleşmelerin yerine getirilmesinde tedbirli bir kaptan gibi davranmak zorundadır (m.1088). Kusuruyla yol açtığı zararlardan yolcular dâhil gemi ve eşyayla ilgili herkese karşı sorumludur; donatanın emrine uyması onu sorumluluktan kurtarmaz, durumu bilerek emir veren donatan da sorumludur (m.1089). Yola çıkmadan önce geminin denize ve yola elverişliliğini ve gerekli belgelerin gemide bulunmasını denetler (m.1090).
Donatma iştiraki
Tanım ve unsurlar
Unsurlar: (1) birden çok kişi, (2) gemi üzerinde paylı mülkiyet, (3) aralarında sözleşme, (4) geminin hepsi adına ve hesabına suda kullanılması, (5) menfaat amacı. Tek başına geminin maliki veya işletme hakkına sahip olan ticaret şirketleri ve diğer tüzel kişiler hakkında donatma iştiraki hükümleri uygulanmaz (m.1064/2). İştirak, kuruluşu izleyen on beş gün içinde ticaret ve gemi sicillerine tescil edilir (m.1065).
Yönetim ve temsil
- Paydaşlar arasındaki ilişkilerde önce sözleşme, hüküm yoksa m.1067–1087 uygulanır (m.1066).
- Kararlar pay çoğunluğu ile alınır; oy hakkı gemideki paya göre belirlenir ve lehte oy verenlerin tüm payların yarısından fazlasına sahip olması gerekir. Sözleşmeyi değiştiren, sözleşmeye aykırı veya amaca yabancı kararlar oybirliği ister (m.1067).
- Gemi müdürü oy çoğunluğuyla atanır; paydaş olmayan birinin atanması oybirliği gerektirir. Her zaman oy çoğunluğuyla görevden alınabilir (m.1068).
- Olağanüstü tamirler ile kaptanın atanması ve görevden alınması için önceden iştirak kararı gerekir (m.1069).
- Gemi müdürü iştirakin olağan işlerinin gerektirdiği bütün işlemleri yapmaya yetkilidir; navlun sözleşmesi yapmak ve gemiyi sigorta ettirmek de buna dâhildir. Özel yetki olmadan kambiyo taahhüdünde bulunamaz, ödünç para alamaz, gemiyi veya payları satamaz ve rehnedemez (m.1070/4).
- Temsil yetkisinin sınırlandırılması ancak işlem anında bunu bilen üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (m.1072).
- Kaptan yalnızca gemi müdürünün talimatlarına uymakla yükümlüdür (m.1070/2).
Kazanç, gider ve sorumluluk
Kazanç ve zarar, takvim yılı sonunda paylar oranında dağıtılır (m.1076). Giderlere de pay oranında katılınır (m.1077). Paydaş donatanlar iştirakin borçlarından üçüncü kişilere karşı iştirak payları oranında şahsen sorumludur (m.1080); kanun burada müteselsil sorumluluk öngörmez. Paydaşın şahsındaki değişiklik iştirakin devamına engel olmaz ve hiçbir paydaş iştirakten çıkarılamaz (m.1078).
Sona erme
| Sebep | Hüküm |
|---|---|
| Fesih kararı | Çoğunluk kararıyla; geminin devri kararı da fesih sayılır (m.1082) |
| Haklı sebeple çıkma | Önce çıkmaya izin istenir; verilmezse mahkemeden fesih istenir. Mahkeme, diğer paydaşlara payı devralmaları için süre verir; devralınmazsa feshe karar verir (m.1083) |
| İştirakin iflası | İştirak sona erer (m.1084) |
| Paydaşın ölümü veya iflası | Sona erme sebebi değildir (m.1085) |
Fesih veya devir kararından sonra gemi açık artırmayla satılır ve iştirak tasfiye edilir (m.1086).
Özet
- Gemi; suda hareket amacına tahsisli, yüzme özelliği olan ve pek küçük olmayan araçtır; kendi kendine hareket edebilmesi gerekmez (m.931). Ekonomik menfaat amacına tahsis edilen gemi ticaret gemisidir.
- Bütün gemiler, sicile kayıtlı olsun olmasın, taşınırdır (m.936); taşınmaz hükümleri ancak kanunun gösterdiği hâllerde uygulanır (m.937).
- Türk gemisi için malikin Türk vatandaşı olması; çok malikli gemilerde pay veya malik çoğunluğu aranır (m.940). On sekiz gros tonilato ve üzeri ticaret gemilerinin tescili zorunludur (m.957).
- Sicile kayıtlı geminin mülkiyeti anlaşma ve zilyetliğin devriyle geçer; gemi ipoteği anlaşma ve tescille kurulur (m.1001, 1015).
- Donatan, gemisini menfaat amacıyla suda kullanan maliktir; başkasının gemisini kendi adına işleten de üçüncü kişilere karşı donatan sayılır (m.1061).
- Donatan, gemi adamları ve kılavuzun görev sırasındaki kusurundan kusursuz sorumludur; sınırlandırma hakkı saklıdır (m.1062, 1328).
- Donatma iştirakinde kararlar pay çoğunluğuyla alınır, paydaşlar pay oranında sorumludur, paydaşın ölümü veya iflası iştiraki sona erdirmez (m.1067, 1080, 1085).