Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümler

Ticaret şirketlerinin türleri, tüzel kişilik ve ehliyet, sermaye koyma borcu, ortakların kişisel alacaklıları ve şirketler topluluğu (TTK m.124–133, 195–209).

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma TTK m.124–133, TTK m.195–209

Türk Ticaret Kanunu’nun İkinci Kitabı “Ticaret Şirketleri” başlığını taşır ve her şirket türüne ait özel düzenlemelerden önce bütün ticaret şirketleri için ortak kurallar koyar. Bu genel hükümler; hangi şirket türlerinin kurulabileceğini, şirketlerin tüzel kişiliğini, ortakların sermaye koyma borcunu ve ortağın kişisel alacaklılarının şirketteki paya nasıl ulaşacağını düzenler. Şirketler topluluğuna ilişkin hükümler de aynı kitabın genel kısmında yer alır. Sınavlarda bu bölüm, özellikle sınıflandırma ve sermaye olarak konabilecek değerler bakımından sık sorulur.

Ticaret şirketlerinin türleri ve sınıflandırılması

Sayım sınırlıdır (numerus clausus): ortaklar kanunda öngörülmeyen yeni bir ticaret şirketi türü yaratamaz. Kanun ayrıca şirketleri iki gruba ayırır:

  • Şahıs şirketleri: kollektif ve komandit şirket. Ortakların kişiliği ön plandadır; en az bir ortak şirket borçlarından sınırsız sorumludur.
  • Sermaye şirketleri: anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket. Şirket borçlarından kural olarak yalnız şirket malvarlığı sorumludur.

Kooperatif m.124/1’de ticaret şirketi olarak sayılır; ancak m.124/2’deki ikili ayrımda yer almaz. Kooperatifler, değişir ortaklı ve değişir sermayeli yapıları nedeniyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na tabidir.

ÖlçütŞahıs şirketleriSermaye şirketleri
TürlerKollektif, komanditAnonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit
Ortakların sorumluluğuEn az bir ortak sınırsız ve müteselsil sorumluKural olarak ortak şirket borcundan sorumlu değil
Oy hakkıHer ortağa bir oy (TTK m.226/1, 309/1)Sermaye payına göre (TTK m.434/1, 618/1)
Ortağın kişisel alacaklısıKâr payı ve tasfiye payına başvururAyrıca payı haczettirip paraya çevirebilir
Gerçek kişi şartıKollektif ortaklar ve komanditeler gerçek kişi olmalıTüzel kişiler de ortak olabilir

Tüzel kişilik, ehliyet ve uygulanacak hükümler

Bütün ticaret şirketleri, kollektif ve komandit şirketler dahil, tüzel kişidir. Tüzel kişilik ticaret siciline tescil ile kazanılır (kollektif için TTK m.232/1, anonim için m.355/1, limited için m.588/1). Bu nokta, tüzel kişiliği olmayan adi şirketten ayrımın temelidir.

Şirketin hak ehliyeti TMK m.48 çerçevesindedir: cins, yaş, hısımlık gibi insana özgü niteliklere bağlı haklar dışındaki bütün haklardan yararlanabilir. 6102 sayılı Kanun, eski sistemdeki “işletme konusu dışındaki işlemler geçersizdir” anlayışını (ultra vires) terk etmiştir. Örneğin anonim şirkette temsilcilerin işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki üçüncü kişinin işlemin konu dışında olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispat edilsin (TTK m.371/2).

Uygulanacak hükümlerin sırası TTK m.126’da gösterilir: önce her şirket türüne özgü hükümler; bunlar saklı kalmak şartıyla TMK’nın tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri; ticaret şirketleri kısmında hüküm bulunmayan konularda ise TBK’nın adi şirkete dair hükümleri, her şirket türünün niteliğine uygun olduğu oranda uygulanır.

Sermaye koyma borcu

Sermaye olarak konabilecek değerler

TTK m.127, kanunda aksine hüküm olmadıkça ticaret şirketlerine sermaye olarak konabilecek değerleri geniş biçimde sayar: para, alacak, kıymetli evrak ve sermaye şirketlerine ait paylar; fikrî mülkiyet hakları; taşınırlar ve her çeşit taşınmaz; taşınır ve taşınmazların faydalanma ve kullanma hakları; kişisel emek; ticari itibar; ticari işletmeler; haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler; maden ruhsatnameleri; devrolunabilen ve nakden değerlendirilebilen her türlü değer.

Bu genel liste, sermaye şirketlerinde daraltılmıştır. Anonim ve limited şirkette hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz (TTK m.342/1, 581/1). Komandit şirkette ise komanditer kişisel emeğini ve ticari itibarını sermaye olarak koyamaz (TTK m.307/2). Kişisel emek ve ticari itibar bu nedenle pratikte kollektif ortaklar ile komanditeler için anlam taşır.

DeğerKollektif ortak / komanditeKomanditerAŞ ve Ltd ortağı
Para, taşınır, taşınmazKonabilirKonabilirKonabilir
Kişisel emekKonabilirKonamaz (m.307/2)Konamaz (m.342, 581)
Ticari itibarKonabilirKonamaz (m.307/2)Konamaz (m.342, 581)
Vadesi gelmemiş alacakKonabilirKonabilirKonamaz (m.342, 581)

Borcun hükmü

Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imzalanmış şirket sözleşmesiyle taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur (TTK m.128/1). Ayni sermayeye ilişkin başlıca kurallar şunlardır:

  • Bilirkişice değeri belirlenerek sözleşmede yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ve diğer değerler varsa özel sicillerine kaydedildiği ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildiği takdirde ayni sermaye kabul edilir (m.128/2).
  • Taşınmaz mülkiyetinin veya ayni hakkın sermaye olarak konulması borcunu içeren sözleşme hükümleri resmî şekil aranmaksızın geçerlidir (m.128/3); ancak şirketin bu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilmesi için tapuya tescil gerekir (m.128/5). Tescil istemini ticaret sicili müdürü resen ve hemen ilgili sicile bildirir (m.128/6).
  • Şirket, sermaye koyma borcunun ifasını isteyebilir ve dava edebilir; gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazmini için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir (m.128/7).

Para olarak taahhüt edilen sermaye zamanında ödenmezse, aksine hüküm yoksa şirketin tescili anından itibaren temerrüt faizi işler (m.129). Alacağını sermaye olarak devreden ortak, alacak şirketçe tahsil edilmedikçe borcundan kurtulmaz. Vadesi gelmemiş alacak vade gününden, muaccel alacak ise sözleşme tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil edilmelidir; aksi hâlde ortak sürenin bitiminden itibaren temerrüt faizi öder (m.130).

TTK m.131’e göre sermaye olarak konan ayınlara bilirkişinin biçtiği değer ilgililerce kabul edilmiş sayılır ve aksi kararlaştırılmamışsa ayınların mülkiyeti şirkete geçer. Hizmet karşılığı ücretin kâra katılma şeklinde ödenmesinin kararlaştırılması, çalışana ortak sıfatı vermez (m.131/3). Şirket sözleşmesiyle ortaklara sermaye için faiz ve hizmetleri için ücret verilmesi kabul edilebilir (m.132); ancak bu kural “kanunlarda aksine hüküm yoksa” uygulanır ve anonim şirkette sermaye için faiz ödenemez (m.509/1).

Ortakların kişisel alacaklıları

Ortağın şirketle ilgisi olmayan bir borcu için alacaklısı, şirket malvarlığına doğrudan el atamaz; çünkü şirket ayrı bir kişidir. TTK m.133 alacaklının nereye başvurabileceğini şirket türüne göre ayırır:

  • Şahıs şirketi devam ederken: kişisel alacaklı, hakkını bilançoya göre ortağa düşen kâr payından, şirket feshedilmişse tasfiye payından alabilir. Bilanço henüz düzenlenmemişse ileride doğacak kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir (m.133/1).
  • Sermaye şirketlerinde: alacaklı kâr ve tasfiye payının yanında borçluya ait senede bağlanmış veya bağlanmamış payların İİK’nın taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilip paraya çevrilmesini de isteyebilir; haciz pay defterine işlenir (m.133/2).
  • Bütün ticaret şirketlerinde: alacaklı, ortağın şirketten olan diğer alacaklarına da haciz koydurabilir (m.133/3). Bu hükümler, borçlu ortağın şirket dışındaki mallarına başvurmaya engel değildir (m.133/4).

Kollektif şirkette ayrıca, ortağın kişisel alacaklısının belirli şartlarla şirketin feshini isteme imkânı bulunur (TTK m.249).

Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye kısa bakış

Ticaret şirketlerinin birleşme, bölünme ve tür değiştirmeleri de genel hükümler içinde, TTK m.134–194’te düzenlenmiştir. Bu bölüm bütün şirket türleri için ortak bir “yapı değişikliği” rejimi kurar ve ayrı bir konu başlığı altında incelenir. Burada hatırlanması gereken ilke, yapı değişikliklerinin tasfiyesiz gerçekleşmesi ve ortaklık paylarının korunmasıdır.

Şirketler topluluğu

TTK m.195 vd., hâkim ve bağlı şirket ilişkisini düzenler. Bir ticaret şirketi diğerinin oy haklarının çoğunluğuna sahipse, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu seçebiliyorsa, sözleşmeyle oy çoğunluğunu oluşturuyorsa ya da diğerini sözleşme veya başka yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir (m.195/1). Paylarının çoğunluğuna sahip olmak hâkimiyet karinesidir (m.195/2). Hâkim şirket ile ona bağlı şirketler birlikte şirketler topluluğunu oluşturur (m.195/4). Hâkim teşebbüs gerçek kişi olsa bile topluluk hükümleri uygulanır ve hâkim teşebbüs tacir sayılır (m.195/5).

Temel kurallar şunlardır:

  • Karşılıklı iştirak: Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip sermaye şirketleri karşılıklı iştirak durumundadır (m.197/1).
  • Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması: Hâkim şirket, bağlı şirketi kayba uğratacak işlemlere yöneltemez; meğerki kayıp o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya yıl sonuna kadar bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın. Denkleştirme yapılmazsa bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir; alacaklılar da şirket iflas etmemiş olsa bile şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilir (m.202/1-b, c).
  • Satın alma hakkı: Hâkim şirket bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse ve azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa, azlığın paylarını satın alabilir (m.208).

Özet

  • Ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatiften ibarettir; sayım sınırlıdır (TTK m.124/1).
  • Kollektif ve komandit şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit sermaye şirketidir (m.124/2).
  • Bütün ticaret şirketleri tüzel kişidir ve TMK m.48 çerçevesinde hak ehliyetine sahiptir; tüzel kişilik tescille kazanılır.
  • Genel olarak geniş bir değerler listesi sermaye olabilir (m.127); AŞ ve Ltd’de hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacak sermaye olamaz.
  • Taşınmaz getirme taahhüdü resmî şekil aranmaksızın geçerlidir; tasarruf için tapu tescili gerekir. Gecikme tazminatı için ihtar şarttır.
  • Şahıs şirketinde kişisel alacaklı kâr ve tasfiye payına; sermaye şirketinde ayrıca paylara başvurur (m.133).
  • Şirketler topluluğunda pay çoğunluğu hâkimiyet karinesidir; kayıp denkleştirilmezse hâkim şirket sorumludur; %90 eşiğinde satın alma hakkı doğabilir.

Kaynakça

Mini deneme: Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümler

10 soru · ücretsiz
  1. 1. TTK m.124'e göre aşağıdakilerden hangisi şahıs şirketidir?

  2. 2. Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği ve ehliyeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  3. 3. Aşağıdakilerden hangisi anonim şirkete sermaye olarak konulamaz?

  4. 4. A, kurulmakta olan kollektif şirkete sermaye olarak bir taşınmaz getirmeyi taahhüt etmiş; şirket sözleşmesi noter onaylı yazılı şekilde yapılmış ancak resmî şekilde düzenlenmemiştir. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. Şirket, ortağın sermaye koyma borcunu geç ifa etmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemek istemektedir. TTK m.128/7'ye göre bunun için aşağıdakilerden hangisi şarttır?

  6. 6. Kollektif şirket ortağı B'nin şirketle ilgisi olmayan kişisel borcu için alacaklısı K, B'nin şirketteki haklarına başvurmak istemektedir. Şirket faaliyetini sürdürmektedir. K aşağıdakilerden hangisini yapamaz?

  7. 7. Ticaret şirketleri hakkında TTK m.126'ya göre uygulanacak hükümlerin sırası bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  8. 8. I. Kollektif şirkette bir ortak kişisel emeğini sermaye olarak koyabilir.
    II. Komanditer ticari itibarını sermaye olarak koyabilir.
    III. Limited şirkete ticari itibar sermaye olarak konulamaz.
    Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  9. 9. Bir anonim şirket, başka bir anonim şirketin paylarının %60'ına sahiptir; aralarında ayrıca bir hâkimiyet sözleşmesi bulunmamaktadır. TTK'ya göre bu durum hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  10. 10. Şirketler topluluğunda hâkim şirket, bağlı şirketi kayba uğratacak bir işleme yöneltmiş ve kayıp faaliyet yılı içinde denkleştirilmemiş, yıl sonuna kadar denk bir istem hakkı da tanınmamıştır. TTK m.202'ye göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu not 1. konu olarak Şirketler Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.