Türk Ticaret Kanunu’nun İkinci Kitabı “Ticaret Şirketleri” başlığını taşır ve her şirket türüne ait özel düzenlemelerden önce bütün ticaret şirketleri için ortak kurallar koyar. Bu genel hükümler; hangi şirket türlerinin kurulabileceğini, şirketlerin tüzel kişiliğini, ortakların sermaye koyma borcunu ve ortağın kişisel alacaklılarının şirketteki paya nasıl ulaşacağını düzenler. Şirketler topluluğuna ilişkin hükümler de aynı kitabın genel kısmında yer alır. Sınavlarda bu bölüm, özellikle sınıflandırma ve sermaye olarak konabilecek değerler bakımından sık sorulur.
Ticaret şirketlerinin türleri ve sınıflandırılması
Sayım sınırlıdır (numerus clausus): ortaklar kanunda öngörülmeyen yeni bir ticaret şirketi türü yaratamaz. Kanun ayrıca şirketleri iki gruba ayırır:
- Şahıs şirketleri: kollektif ve komandit şirket. Ortakların kişiliği ön plandadır; en az bir ortak şirket borçlarından sınırsız sorumludur.
- Sermaye şirketleri: anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket. Şirket borçlarından kural olarak yalnız şirket malvarlığı sorumludur.
Kooperatif m.124/1’de ticaret şirketi olarak sayılır; ancak m.124/2’deki ikili ayrımda yer almaz. Kooperatifler, değişir ortaklı ve değişir sermayeli yapıları nedeniyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na tabidir.
| Ölçüt | Şahıs şirketleri | Sermaye şirketleri |
|---|---|---|
| Türler | Kollektif, komandit | Anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit |
| Ortakların sorumluluğu | En az bir ortak sınırsız ve müteselsil sorumlu | Kural olarak ortak şirket borcundan sorumlu değil |
| Oy hakkı | Her ortağa bir oy (TTK m.226/1, 309/1) | Sermaye payına göre (TTK m.434/1, 618/1) |
| Ortağın kişisel alacaklısı | Kâr payı ve tasfiye payına başvurur | Ayrıca payı haczettirip paraya çevirebilir |
| Gerçek kişi şartı | Kollektif ortaklar ve komanditeler gerçek kişi olmalı | Tüzel kişiler de ortak olabilir |
Tüzel kişilik, ehliyet ve uygulanacak hükümler
Bütün ticaret şirketleri, kollektif ve komandit şirketler dahil, tüzel kişidir. Tüzel kişilik ticaret siciline tescil ile kazanılır (kollektif için TTK m.232/1, anonim için m.355/1, limited için m.588/1). Bu nokta, tüzel kişiliği olmayan adi şirketten ayrımın temelidir.
Şirketin hak ehliyeti TMK m.48 çerçevesindedir: cins, yaş, hısımlık gibi insana özgü niteliklere bağlı haklar dışındaki bütün haklardan yararlanabilir. 6102 sayılı Kanun, eski sistemdeki “işletme konusu dışındaki işlemler geçersizdir” anlayışını (ultra vires) terk etmiştir. Örneğin anonim şirkette temsilcilerin işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki üçüncü kişinin işlemin konu dışında olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispat edilsin (TTK m.371/2).
Uygulanacak hükümlerin sırası TTK m.126’da gösterilir: önce her şirket türüne özgü hükümler; bunlar saklı kalmak şartıyla TMK’nın tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri; ticaret şirketleri kısmında hüküm bulunmayan konularda ise TBK’nın adi şirkete dair hükümleri, her şirket türünün niteliğine uygun olduğu oranda uygulanır.
Sermaye koyma borcu
Sermaye olarak konabilecek değerler
TTK m.127, kanunda aksine hüküm olmadıkça ticaret şirketlerine sermaye olarak konabilecek değerleri geniş biçimde sayar: para, alacak, kıymetli evrak ve sermaye şirketlerine ait paylar; fikrî mülkiyet hakları; taşınırlar ve her çeşit taşınmaz; taşınır ve taşınmazların faydalanma ve kullanma hakları; kişisel emek; ticari itibar; ticari işletmeler; haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler; maden ruhsatnameleri; devrolunabilen ve nakden değerlendirilebilen her türlü değer.
Bu genel liste, sermaye şirketlerinde daraltılmıştır. Anonim ve limited şirkette hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz (TTK m.342/1, 581/1). Komandit şirkette ise komanditer kişisel emeğini ve ticari itibarını sermaye olarak koyamaz (TTK m.307/2). Kişisel emek ve ticari itibar bu nedenle pratikte kollektif ortaklar ile komanditeler için anlam taşır.
| Değer | Kollektif ortak / komandite | Komanditer | AŞ ve Ltd ortağı |
|---|---|---|---|
| Para, taşınır, taşınmaz | Konabilir | Konabilir | Konabilir |
| Kişisel emek | Konabilir | Konamaz (m.307/2) | Konamaz (m.342, 581) |
| Ticari itibar | Konabilir | Konamaz (m.307/2) | Konamaz (m.342, 581) |
| Vadesi gelmemiş alacak | Konabilir | Konabilir | Konamaz (m.342, 581) |
Borcun hükmü
Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imzalanmış şirket sözleşmesiyle taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur (TTK m.128/1). Ayni sermayeye ilişkin başlıca kurallar şunlardır:
- Bilirkişice değeri belirlenerek sözleşmede yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ve diğer değerler varsa özel sicillerine kaydedildiği ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildiği takdirde ayni sermaye kabul edilir (m.128/2).
- Taşınmaz mülkiyetinin veya ayni hakkın sermaye olarak konulması borcunu içeren sözleşme hükümleri resmî şekil aranmaksızın geçerlidir (m.128/3); ancak şirketin bu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilmesi için tapuya tescil gerekir (m.128/5). Tescil istemini ticaret sicili müdürü resen ve hemen ilgili sicile bildirir (m.128/6).
- Şirket, sermaye koyma borcunun ifasını isteyebilir ve dava edebilir; gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazmini için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir (m.128/7).
Para olarak taahhüt edilen sermaye zamanında ödenmezse, aksine hüküm yoksa şirketin tescili anından itibaren temerrüt faizi işler (m.129). Alacağını sermaye olarak devreden ortak, alacak şirketçe tahsil edilmedikçe borcundan kurtulmaz. Vadesi gelmemiş alacak vade gününden, muaccel alacak ise sözleşme tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil edilmelidir; aksi hâlde ortak sürenin bitiminden itibaren temerrüt faizi öder (m.130).
TTK m.131’e göre sermaye olarak konan ayınlara bilirkişinin biçtiği değer ilgililerce kabul edilmiş sayılır ve aksi kararlaştırılmamışsa ayınların mülkiyeti şirkete geçer. Hizmet karşılığı ücretin kâra katılma şeklinde ödenmesinin kararlaştırılması, çalışana ortak sıfatı vermez (m.131/3). Şirket sözleşmesiyle ortaklara sermaye için faiz ve hizmetleri için ücret verilmesi kabul edilebilir (m.132); ancak bu kural “kanunlarda aksine hüküm yoksa” uygulanır ve anonim şirkette sermaye için faiz ödenemez (m.509/1).
Ortakların kişisel alacaklıları
Ortağın şirketle ilgisi olmayan bir borcu için alacaklısı, şirket malvarlığına doğrudan el atamaz; çünkü şirket ayrı bir kişidir. TTK m.133 alacaklının nereye başvurabileceğini şirket türüne göre ayırır:
- Şahıs şirketi devam ederken: kişisel alacaklı, hakkını bilançoya göre ortağa düşen kâr payından, şirket feshedilmişse tasfiye payından alabilir. Bilanço henüz düzenlenmemişse ileride doğacak kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir (m.133/1).
- Sermaye şirketlerinde: alacaklı kâr ve tasfiye payının yanında borçluya ait senede bağlanmış veya bağlanmamış payların İİK’nın taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilip paraya çevrilmesini de isteyebilir; haciz pay defterine işlenir (m.133/2).
- Bütün ticaret şirketlerinde: alacaklı, ortağın şirketten olan diğer alacaklarına da haciz koydurabilir (m.133/3). Bu hükümler, borçlu ortağın şirket dışındaki mallarına başvurmaya engel değildir (m.133/4).
Kollektif şirkette ayrıca, ortağın kişisel alacaklısının belirli şartlarla şirketin feshini isteme imkânı bulunur (TTK m.249).
Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye kısa bakış
Ticaret şirketlerinin birleşme, bölünme ve tür değiştirmeleri de genel hükümler içinde, TTK m.134–194’te düzenlenmiştir. Bu bölüm bütün şirket türleri için ortak bir “yapı değişikliği” rejimi kurar ve ayrı bir konu başlığı altında incelenir. Burada hatırlanması gereken ilke, yapı değişikliklerinin tasfiyesiz gerçekleşmesi ve ortaklık paylarının korunmasıdır.
Şirketler topluluğu
TTK m.195 vd., hâkim ve bağlı şirket ilişkisini düzenler. Bir ticaret şirketi diğerinin oy haklarının çoğunluğuna sahipse, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu seçebiliyorsa, sözleşmeyle oy çoğunluğunu oluşturuyorsa ya da diğerini sözleşme veya başka yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir (m.195/1). Paylarının çoğunluğuna sahip olmak hâkimiyet karinesidir (m.195/2). Hâkim şirket ile ona bağlı şirketler birlikte şirketler topluluğunu oluşturur (m.195/4). Hâkim teşebbüs gerçek kişi olsa bile topluluk hükümleri uygulanır ve hâkim teşebbüs tacir sayılır (m.195/5).
Temel kurallar şunlardır:
- Karşılıklı iştirak: Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip sermaye şirketleri karşılıklı iştirak durumundadır (m.197/1).
- Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması: Hâkim şirket, bağlı şirketi kayba uğratacak işlemlere yöneltemez; meğerki kayıp o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya yıl sonuna kadar bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın. Denkleştirme yapılmazsa bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir; alacaklılar da şirket iflas etmemiş olsa bile şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilir (m.202/1-b, c).
- Satın alma hakkı: Hâkim şirket bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse ve azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa, azlığın paylarını satın alabilir (m.208).
Özet
- Ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatiften ibarettir; sayım sınırlıdır (TTK m.124/1).
- Kollektif ve komandit şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit sermaye şirketidir (m.124/2).
- Bütün ticaret şirketleri tüzel kişidir ve TMK m.48 çerçevesinde hak ehliyetine sahiptir; tüzel kişilik tescille kazanılır.
- Genel olarak geniş bir değerler listesi sermaye olabilir (m.127); AŞ ve Ltd’de hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacak sermaye olamaz.
- Taşınmaz getirme taahhüdü resmî şekil aranmaksızın geçerlidir; tasarruf için tapu tescili gerekir. Gecikme tazminatı için ihtar şarttır.
- Şahıs şirketinde kişisel alacaklı kâr ve tasfiye payına; sermaye şirketinde ayrıca paylara başvurur (m.133).
- Şirketler topluluğunda pay çoğunluğu hâkimiyet karinesidir; kayıp denkleştirilmezse hâkim şirket sorumludur; %90 eşiğinde satın alma hakkı doğabilir.