İspat ve Deliller

İspatın konusu, ispat yükü, karine, hukuka aykırı delil, delil sözleşmesi; kesin ve takdiri deliller: senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif, uzman görüşü.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma HMK m.187–293, HMK Ek m.1

Medeni yargılamada haklı olmak yetmez; haklılığın dayandığı vakıaların kanunun tanıdığı araçlarla mahkemeye kanıtlanması gerekir. İspat hukuku üç soruya cevap verir: Neyin ispatı gerekir (ispatın konusu), bunu kim ispat edecek (ispat yükü) ve hangi araçlarla ispat edilecek (deliller)? HMK bu konuları “İspat ve Deliller” başlıklı dördüncü kısımda (m.187–293) düzenler.

İspatın konusu

Buna göre ispatın konusu vakıalardır, hukuk kuralları değil; Türk hukukunu hâkim resen uygular (HMK m.33). Ayrıca vakıanın hem çekişmeli hem de uyuşmazlığın çözümünde etkili olması gerekir. Herkesçe bilinen vakıalar (ör. belirli bir günün resmî tatil olması) ve ikrar edilen vakıalar ispat gerektirmez.

İkrar

Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar (m.188/1). İkrardan, maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça dönülemez (m.188/2). Sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar ise tarafları bağlamaz (m.188/3). İkrar teknik anlamda bir delil değil, ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir beyandır.

İspat hakkı ve hukuka aykırı deliller

Taraflar kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (m.189/1). Bu hak, hukuki dinlenilme hakkının bir unsurudur (m.27/2-b).

Örneğin karşı tarafın özel yaşam alanına gizlice yerleştirilen bir cihazla elde edilen ses kaydı, kural olarak hukuka aykırı delil niteliğindedir ve dikkate alınamaz. Bir delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir (m.189/4).

İspat yükü

İspat yükünün pratik anlamı şudur: Vakıa ispatlanamazsa bunun olumsuz sonucuna ispat yükü kendisinde olan taraf katlanır. Genel olarak hakkın doğduğunu iddia eden taraf doğurucu vakıaları, hakkın sona erdiğini veya doğmadığını iddia eden taraf ise ortadan kaldırıcı veya engelleyici vakıaları ispat eder. Alacak davasında sözleşmenin kurulduğunu davacı, borcun ödendiğini davalı ispatlar.

Kanuni karine, ispat yükünü hafifletir: Karineye dayanan taraf yalnızca karinenin temelindeki vakıayı ispat eder; karine sonucunun aksini ispat yükü karşı tarafa geçer. Kanunda öngörülen istisnalar dışında kanuni karinelerin aksi ispat edilebilir.

Karşı ispat: Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığına dair delil sunabilir; bunu yapması ispat yükünü üzerine aldığı anlamına gelmez (m.191).

Delillerle ilgili genel kurallar

  • Kanunda düzenlenmemiş deliller: Kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediği hâllerde, HMK’de düzenlenmemiş diğer delillere (ör. e-posta yazışmaları, kurum kayıtları) de başvurulabilir (m.192).
  • Delil sözleşmesi: Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarla, belirli delille ispatı gereken vakıaların başka delillerle ispatını ya da tersini kararlaştırabilir. Ancak bir tarafın ispat hakkını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmesi geçersizdir (m.193).
  • Somutlaştırma yükü: Taraflar vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıa için gösterildiğini açıkça belirtmelidir (m.194).
  • Delilden vazgeçme: Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez (m.196).
  • Serbest değerlendirme: Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir (m.198).

Kesin ve takdiri deliller

m.198’deki “kanuni istisnalar”, kesin delillerdir. Kesin delil hâkimi bağlar; takdiri delili ise hâkim serbestçe değerlendirir.

Kesin delillerTakdiri deliller
Senet (m.200 vd.)Tanık (m.240 vd.)
Yemin (m.225 vd.)Bilirkişi (m.266 vd.)
Kesin hüküm (m.303)Keşif (m.288 vd.)
Uzman görüşü (m.293)
İsticvap (m.169 vd.) ve kanunda düzenlenmemiş deliller

Belge ve senet

Belge, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı ile elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcılarıdır (m.199). Senet, belgenin özel bir türüdür: düzenleyenin imzasını taşıyan ve bir hukuki işlemi kanıtlayan yazılı belgedir. Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan veriler de senet hükmündedir (m.205/2).

İspat gücü bakımından:

  • İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat olunmadıkça kesin delildir (m.204/1).
  • Noterin tasdik ettiği senetler ile yetkili memurların görevleri içinde düzenledikleri belgeler aksi ispatlanıncaya kadar kesin delildir (m.204/2).
  • Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler aksi ispat edilmedikçe kesin delildir (m.205/1).

Belirli değeri aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunluluğu (m.200) ve senede karşı tanıkla ispat yasağı (m.201) ayrı bir konuda ayrıntılı işlenmektedir. Burada hatırlanması gereken, m.200 ve m.201’deki parasal sınırın Ek m.1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığı ve uygulamada hukuki işlemin yapıldığı tarihteki sınırın esas alındığıdır (Ek m.1/2).

Yemin

Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önemli, çekişmeli ve yemin edecek kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır (m.225). Şu hususlar yemine konu olamaz: tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, geçerliliği için iki tarafın irade açıklamasının yeterli görülmediği işlemler (ör. geçerliliği mahkeme veya resmî makam kararına bağlı işlemler) ve kişinin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturmasıyla karşı karşıya bırakacak vakıalar (m.226).

Yemin teklif edilen kişi özürsüz gelmez, yemini iade etmez veya eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır (m.229/1). Kendisine yemin iade olunan kişi yemin etmekten kaçınırsa vakıa ispat edilememiş sayılır (m.229/2). Yeminin konusu yalnızca yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez (m.230). Yemin eda edildikten sonra yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası esas dava için bekletici sorun yapılamaz (m.239).

Tanık

Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir (m.240/1). Tanık gösteren taraf, dinletmek istediği vakıayı ve tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunar; listede gösterilmeyenler dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (m.240/2). Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretsiz gelmeyen tanık zorla getirilir ve disiplin para cezasına mahkûm edilir (m.245).

Tanıklıktan çekinme sebepleri üç gruptur: kişisel nedenler (nişanlı, evlilik bağı kalkmış olsa da eş, kendisinin veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlık ilişkisi, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, koruyucu aile ilişkisi; m.248), kanunen korunan sır (m.249) ve menfaat ihlali tehlikesi (m.250). Ancak işleme tanık olarak bulundurulan kişi o işlemin içeriği hakkında, aile bireylerinin doğum, ölüm ve evlenmeleri hakkında ve aile içi mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar hakkında kişisel sebeplere dayanarak çekinemez (m.251). Dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olanlar yeminsiz dinlenir (m.257/1-a).

Bilirkişi, keşif ve uzman görüşü

Bilirkişi: Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde talep üzerine veya kendiliğinden bilirkişiye başvurur. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (m.266). Bilirkişi hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapamaz (m.279/4). Rapor için verilecek süre üç ayı geçemez; gerekçe gösterilerek en çok üç ay uzatılabilir; basit yargılama usulüne tabi işlerde bu süreler iki aydır (m.274/1). Taraflar rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir (m.281/1).

Keşif: Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında duyu organlarıyla bizzat bilgi edinmek için keşfe karar verebilir; keşif kararı sözlü yargılamaya kadar talep üzerine veya resen alınır (m.288). Keşfe karşı koyan taraf, ispat yükü kendisindeyse bu delilden vazgeçmiş, ispat yükü karşı taraftaysa iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır; hâkim duruma göre bu sonucu uygulamayabilir (m.291/2).

Uzman görüşü: Taraflar dava konusu olayla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; sırf bu nedenle ayrıca süre istenemez (m.293/1). Uzman, mahkemenin çağrısına geçerli özürsüz gelmezse raporu değerlendirmeye alınmaz (m.293/3).

Özet

  • İspatın konusu, çekişmeli ve uyuşmazlığın çözümünde etkili vakıalardır; herkesçe bilinen ve ikrar edilen vakıalar ispat gerektirmez.
  • Hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz; kanunun belirli delille ispatını emrettiği hususlar başka delille ispat edilemez.
  • İspat yükü, vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran taraftadır; karineye dayanan taraf yalnızca karinenin temelini ispatlar.
  • Karşı ispat için delil sunmak ispat yükünü üstlenmek anlamına gelmez.
  • Senet, yemin ve kesin hüküm kesin delil; tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü takdiri delildir.
  • Yemine davetten kaçınan taraf vakıaları ikrar etmiş, iade edilen yemini eda etmeyen taraf ispat edememiş sayılır.
  • Tanık listesi bir kez verilir; listede olmayan tanık dinlenmez.
  • Bilirkişi hukuki değerlendirme yapamaz; raporu hâkimi bağlamaz ve tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

Kaynakça

Mini deneme: İspat ve Deliller

10 soru · ücretsiz
  1. 1. HMK m.187'ye göre aşağıdakilerden hangisi ispatın konusunu oluşturur?

  2. 2. A, B'ye karşı ödünç para alacağı davası açmıştır. B cevap dilekçesinde parayı aldığını kabul etmiş, ancak borcu nakden geri ödediğini savunmuştur. Ödeme vakıasının ispat yükü kime aittir?

  3. 3. Aşağıdakilerden hangisi HMK'ye göre yanlıştır?

  4. 4. Aşağıdaki delillerden hangisi kesin delildir?

  5. 5. Davacı, ispat edemediği bir vakıa için davalıya yemin teklif etmiştir. Davalı, usulüne uygun ihtarlı davetiyeye rağmen geçerli bir özrü olmaksızın yemin için belirlenen gün mahkemeye gelmemiştir. Sonuç nedir?

  6. 6. I. Tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar yemine konu olamaz.
    II. Yemin edecek kişiyi ceza soruşturmasıyla karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamaz.
    III. Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan eden taraf yemin teklif edemez.
    IV. Yemin konusu vakıa yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez.
    Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  7. 7. Davacı, dilekçesinde gösterdiği tanık listesine sonradan iki yeni tanık eklemek amacıyla ikinci bir tanık listesi sunmuştur. Karşı taraf buna itiraz etmektedir. HMK'ye göre doğru olan hangisidir?

  8. 8. Bir alacak davasında davalının kardeşi K tanık olarak çağrılmıştır. K, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinin yapılması sırasında işleme tanık olarak bulundurulmuştur ve sözleşmenin içeriği hakkında dinlenecektir. K kardeşlik ilişkisine dayanarak tanıklıktan çekinebilir mi?

  9. 9. HMK'ye göre bilirkişi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  10. 10. Bir sınır uyuşmazlığında ispat yükü davacı A'dadır. Mahkeme, A'nın talebiyle davalı B'nin bahçesinde keşif yapılmasına karar vermiş; ancak B, keşif heyetinin bahçeye girmesine haklı bir sebep olmaksızın engel olmuştur. HMK m.291'e göre kural olarak hangi sonuç doğar?

Bu not 8. konu olarak Medeni Usul Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.