Bir dava açılırken iki ayrı soru sorulur: Davaya hangi tür mahkeme bakacak (görev) ve bu mahkemelerden hangi yerdeki bakacak (yetki)? Görev, uyuşmazlığın niteliğine göre mahkemeler arasındaki iş paylaşımını; yetki ise aynı türdeki mahkemeler arasında coğrafi paylaşımı ifade eder. İkisinin hukuki rejimi farklıdır ve sınavlarda en çok bu fark sorulur.
Görev
Görevin niteliği
Bu hükmün iki sonucu vardır. Birincisi, görev sözleşmeyle değiştirilemez; taraflar asliye hukuk mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlığı sulh hukuk mahkemesine götürmeyi kararlaştıramaz. İkincisi, mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır (HMK m.114/1-c); mahkeme bunu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler, taraflar da her zaman ileri sürebilir (HMK m.115/1). Görev itirazı ilk itirazlardan değildir; cevap dilekçesiyle sınırlı değildir.
Asliye hukuk mahkemesi: genel görevli mahkeme
Asliye hukuk mahkemesi, dava değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda, aksine düzenleme yoksa görevlidir (HMK m.2/1). Ayrıca kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça diğer dava ve işler bakımından da görevlidir (m.2/2). Bu nedenle asliye hukuk mahkemesi genel görevli mahkemedir; başka bir mahkemeye açıkça görev verilmemişse dava asliye hukukta görülür.
HMK’nin ilk hâlinde ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan tazminat davalarında görevi düzenleyen m.3, Anayasa Mahkemesi’nin 16/2/2012 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; bu davalarda da genel kurallar uygulanır.
Sulh hukuk mahkemesi
Sulh hukuk mahkemesinin görevi de değer veya tutardan bağımsızdır. HMK m.4’e göre sulh hukuk mahkemesi şu davalara bakar:
- Kiralanan taşınmazların İİK’ye göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları dâhil kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar ile bunlara karşı açılan davalar (m.4/1-a),
- Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davaları (m.4/1-b),
- Taşınır ve taşınmaz mallarda sadece zilyetliğin korunmasına yönelik davalar (m.4/1-c),
- HMK ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesini veya hâkimini görevlendirdiği davalar (m.4/1-ç).
Ayrıca çekişmesiz yargı işlerinde, aksine düzenleme bulunmadığı sürece görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.383/1).
Özel (ihtisas) mahkemeler
| Mahkeme | Dayanak | Görev alanı (özet) |
|---|---|---|
| Asliye ticaret | TTK m.5 | Değere bakılmaksızın tüm ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri |
| İş mahkemesi | 7036 s. K. m.5 | İşçi ile işveren arasında iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar; SGK veya İŞKUR’un taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları (kanundaki istisnalar hariç) |
| Tüketici mahkemesi | 6502 s. K. m.73/1 | Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklar |
| Aile mahkemesi | 4787 s. K. m.4 | TMK İkinci Kitap (Üçüncü Kısım hariç) kapsamındaki aile hukuku dava ve işleri, aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması ve tenfizi |
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin niteliği kanunda açıkça belirtilmiştir:
Ancak asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararını gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (TTK m.5/4).
Görevsizlik kararı ve sonrası
Mahkeme görevsiz olduğunu tespit ederse davayı usulden reddederek görevsizlik kararı verir. Bundan sonra davanın kaybolmaması için taraflardan birinin süresinde başvurması gerekir. HMK m.20/1’e göre başvuru süresi iki haftadır ve şu tarihlerden başlar:
- Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden,
- Süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden,
- Kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden.
Bu süre içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır ve bu karar da görevsizlik kararını veren mahkemece resen verilir. Aynı düzen yetkisizlik kararı için de geçerlidir. Dosyanın gönderildiği mahkeme taraflara kendiliğinden davetiye gönderir (m.20/2).
Yetki
Genel yetki kuralı
Yerleşim yeri TMK hükümlerine göre belirlenir (m.6/2). Davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; ancak kanun tüm davalılar için ortak yetkili bir mahkeme belirtmişse dava orada görülür (m.7/1). Davalılardan birini sırf kendi yerleşim yerinden başka bir yere çekmek amacıyla dava açıldığı anlaşılırsa, o davalının itirazı üzerine onun hakkındaki dava ayrılarak yetkisizlik kararı verilir (m.7/2).
Özel yetki kuralları
Özel yetki kuralları, genel yetkili mahkemenin yanında ek seçenek yaratır (seçimlik yetki) ya da genel yetkiyi dışlar (kesin yetki).
| Dava | Madde | Yetkili yer | Niteliği |
|---|---|---|---|
| Geçici olarak oturanlara karşı alacak/taşınır davası | m.8 | Bulundukları yer | Seçimlik |
| Türkiye’de yerleşim yeri olmayan davalı | m.9 | Türkiye’deki mutad mesken; malvarlığı davasında malın bulunduğu yer | Genel/seçimlik |
| Sözleşmeden doğan dava | m.10 | Sözleşmenin ifa yeri | Seçimlik |
| Mirasın paylaşılması, tenkis, miras sebebiyle istihkak vb. | m.11/1 | Murisin son yerleşim yeri | Kesin |
| Taşınmaz üzerindeki ayni hak, zilyetlik, alıkoyma | m.12/1 | Taşınmazın bulunduğu yer | Kesin |
| Karşı dava | m.13 | Asıl davaya bakan mahkeme (kesin yetki yoksa) | — |
| Şube işlemleri | m.14/1 | Şubenin bulunduğu yer | Seçimlik |
| Tüzel kişi ile ortak/üye arasındaki ortaklık ilişkisi davaları | m.14/2 | Tüzel kişinin merkezi | Kesin |
| Can sigortası davaları | m.15/2 | Sigorta ettiren, sigortalı veya lehtarın yerleşim yeri | Kesin |
| Haksız fiil | m.16 | Fiilin işlendiği, zararın doğduğu/doğabileceği yer veya zarar görenin yerleşim yeri | Seçimlik |
| Tüketici davası | 6502 m.73/5 | Tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesi | Seçimlik |
| İş davası | 7036 m.6 | Davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer | Aykırı yetki sözleşmesi geçersiz (m.6/5) |
Kesin yetki ve kesin olmayan yetki
Yetki kuralları kural olarak kamu düzeninden değildir; kesin yetki ise istisnadır. Bu ayrım, yetkisizliğin nasıl ileri sürüleceğini belirler.
- Kesin yetkide mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır; taraflar da yetkisizliği her zaman ileri sürebilir (m.19/1). Kesin yetki bir dava şartıdır (m.114/1-ç).
- Kesin olmayan yetkide yetki itirazı bir ilk itirazdır (m.116/1-a). Cevap dilekçesinde ve yetkili mahkeme gösterilerek ileri sürülmezse dikkate alınmaz; davalı süresinde ve usulüne uygun itiraz etmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (m.19/4).
- Mahkeme yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir (m.19/3).
Yetki sözleşmesi
Yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir (HMK m.17). Aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmeyle belirlenen mahkemeler münhasıran yetkili olur; yani dava sadece orada açılır. Geçerlilik şartları HMK m.18’dedir:
- Tarafların serbestçe tasarruf edemeyecekleri konularda ve kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz.
- Sözleşme yazılı olmalıdır.
- Uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişki belirli veya belirlenebilir olmalıdır.
- Yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler gösterilmelidir.
Dolayısıyla bir tüketici ile satıcı arasında yapılan yetki sözleşmesi HMK m.17’ye göre geçerli değildir; işçi ile işveren arasındaki yetki sözleşmesi ise ayrıca 7036 sayılı Kanunun 6/5. maddesi uyarınca geçersizdir.
Yargı yeri belirlenmesi
Davaya bakacak mahkemenin belirlenemediği bazı durumlarda üst mahkemeye başvurulur (HMK m.21–23). Bu durumlar şunlardır: görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına engel çıkması, iki mahkeme arasında yargı çevresi sınırlarında tereddüt, iki mahkemenin de görevsizlik kararı verip kararların kanun yoluna gidilmeden kesinleşmesi ve kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin de yetkisizlik kararı verip kararların kesinleşmesi. İlk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemesine, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtaya başvurulur (m.22). Verilen karar davaya sonradan bakacak mahkemeyi bağlar (m.23/2).
Görev ile yetkinin karşılaştırması
| Ölçüt | Görev | Kesin olmayan yetki | Kesin yetki |
|---|---|---|---|
| Kamu düzeni | Evet (m.1) | Hayır | Evet |
| Dava şartı mı? | Evet (m.114/1-c) | Hayır, ilk itiraz (m.116/1-a) | Evet (m.114/1-ç) |
| Ne zamana kadar ileri sürülür? | Her zaman | Cevap dilekçesinde | Her zaman |
| Sözleşmeyle değiştirilebilir mi? | Hayır | Tacirler/kamu tüzel kişileri arasında evet | Hayır (m.18/1) |
| Mahkemenin tutumu | Resen inceler | Ancak itiraz üzerine | Resen inceler |
Özet
- Görev kanunla düzenlenir ve kamu düzenindendir; görevli olma dava şartıdır (HMK m.1, m.114/1-c).
- Asliye hukuk mahkemesi genel görevli mahkemedir; sulh hukukun görevi miktardan bağımsız olarak HMK m.4’te sayılmıştır.
- Asliye ticaret ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir (TTK m.5/3).
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra iki hafta içinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.20).
- Genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6).
- Miras (m.11/1), taşınmazın aynı (m.12/1), tüzel kişi-ortak ilişkisi (m.14/2) ve can sigortası (m.15/2) davalarında yetki kesindir.
- Kesin olmayan yetkide itiraz cevap dilekçesinde, yetkili mahkeme gösterilerek yapılmalıdır; aksi hâlde davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
- Yetki sözleşmesi yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında, yazılı ve belirli bir hukuki ilişki için yapılabilir.