Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen hukuk reformları, Tanzimat’tan beri süren hukuk ikiliğini sona erdirmiş ve Türk hukukunu laik esaslara dayanan, Batı kaynaklı bütüncül bir sisteme dönüştürmüştür. Bu dönüşümün en önemli araçları, şer’î kurumların kaldırılması, yargı birliğinin kurulması ve özellikle 1926’da Avrupa kanunlarının topluca alınmasıdır (resepsiyon). Sınavlarda kanunların kaynak ülkeleri, Medeni Kanun’un kabul ve yürürlük tarihleri ile Anayasa m.174’teki inkılap kanunları mutlaka sorulur.
Siyasi ve kurumsal dönüşüm
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 20 Ocak 1921 | Teşkilat-ı Esasiye Kanunu: egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir |
| 1 Kasım 1922 | Saltanatın kaldırılması |
| 29 Ekim 1923 | Cumhuriyetin ilanı |
| 3 Mart 1924 | Hilafetin kaldırılması; Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması; Tevhid-i Tedrisat Kanunu |
| 8 Nisan 1924 | Şer’iye mahkemelerinin kaldırılması |
| 20 Nisan 1924 | 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1924 Anayasası) |
3 Mart 1924’te kabul edilen üç kanun, devlet ile din kurumları arasındaki ilişkinin yeniden kurulmasında belirleyicidir. Bunlardan 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu, bütün eğitim kurumlarını tek çatı altında toplamıştır. Kanunun 1. maddesi şöyledir: “Türkiye dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine merbuttur.”
Şer’iye mahkemelerinin kaldırılmasıyla Tanzimat’tan beri süren mahkeme ikiliği sona ermiş, bütün davalar devletin genel mahkemelerinde görülmeye başlanmıştır. Kapitülasyonlar ise 1923 Lozan Antlaşması ile kaldırılmış, böylece konsolosluk yargısı da sona ermiştir. Bu iki gelişme sonucunda yargı birliği sağlanmıştır.
1926 resepsiyonu: temel kanunlar
Neden resepsiyon?
1923–1924’te özel hukuk için yerli bir kanun hazırlama çalışmaları yapılmış, ancak bu yol hem yavaş hem de laik bir hukuk düzeni kurma hedefiyle uyumsuz bulunmuştur. Bunun üzerine Avrupa’nın gelişmiş kanunlarının toptan alınması (resepsiyon) yoluna gidilmiştir. Adalet Vekili Mahmut Esat Bozkurt, Medeni Kanun’un alınmasında öncü rol oynamıştır.
Kanun seçiminde şu ölçütler etkili olmuştur: kanunun yeni ve modern olması, sade ve anlaşılır dili, hâkime geniş takdir yetkisi tanıması ve tam bir laik yapıya sahip olması.
Başlıca kanunlar ve kaynakları
| Kanun | Kabul / yürürlük | Kaynak |
|---|---|---|
| Türk Kanunu Medenisi (743) | Kabul 17/2/1926, yürürlük 4/10/1926 | İsviçre Medeni Kanunu |
| Borçlar Kanunu (818) | Kabul 22/4/1926, yürürlük 4/10/1926 | İsviçre Borçlar Kanunu |
| Türk Ceza Kanunu (765) | 1926 | İtalyan Ceza Kanunu (1889) |
| Ticaret Kanunu (1926) | 1926 | Ağırlıkla Alman ve İtalyan kanunları |
| Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086) | 1927 | İsviçre Neuchâtel kantonu usul kanunu |
| Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (1412) | 1929 | Alman Ceza Muhakemesi Kanunu |
| İcra ve İflas Kanunu (2004) | Kabul 9/6/1932 | İsviçre İcra ve İflas Kanunu |
Medeni Kanun’un getirdiği yenilikler
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, Mecelle ve şer’î aile hukukunun yerini almıştır. Getirdiği temel yenilikler:
- tek eşlilik: birden fazla eşle evlenme yasaklanmıştır,
- resmî (medeni) nikâh: evlenme, devletin yetkili memuru önünde yapılır; dinî nikâh hukuki sonuç doğurmaz,
- boşanmanın mahkeme kararına bağlanması ve kadına da boşanma davası açma hakkı tanınması,
- mirasta kadın ile erkeğin eşit pay alması,
- kişiler hukukunda herkesin hak ehliyetinin eşit olarak tanınması.
743 sayılı Kanun, 2001’de kabul edilip 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yürürlükten kalkmıştır; yeni Kanun da İsviçre kaynaklı sistemi korumuştur. Medeni nikâh ilkesi bugün de geçerlidir:
Laikleşme ve inkılap kanunları
Anayasal laiklik
- 1928’de 1924 Anayasası’ndaki “Devletin dini İslam’dır” ibaresi çıkarıldı.
- 1937’de laiklik ilkesi Anayasa’ya girdi.
Toplumsal hayatı düzenleyen kanunlar
| Kanun | Tarih | İçerik |
|---|---|---|
| 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu | 3/3/1340 (1924) | Eğitim birliği |
| 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun | 25/11/1925 | Kıyafet düzenlemesi |
| 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu | 30/11/1925 | Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması; tarikat unvanlarının yasaklanması |
| 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun | 20/5/1928 | Uluslararası rakamların kabulü |
| 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun | 1/11/1928 | Latin esaslı Türk alfabesi |
| 2525 sayılı Soyadı Kanunu | 21/6/1934 | Herkesin soyadı taşıma zorunluluğu |
| 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırılmasına Dair Kanun | 26/11/1934 | Lakap ve unvanların kaldırılması |
| 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemiyeceğine Dair Kanun | 3/12/1934 | Din adamlarının ibadet yeri dışında dinî kıyafet giymemesi |
Kadınların siyasi hakları da bu dönemde tanınmıştır: kadınlara 1930’da belediye seçimlerinde, 1934’te milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
Anayasa m.174: inkılap kanunlarının korunması
1982 Anayasası, bu reformların bir kısmını özel bir güvenceye bağlamıştır:
Maddede sayılan sekiz düzenleme şunlardır: 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu; 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun; 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen medeni nikâh esası ile aynı kanunun 110. maddesi hükmü; 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun; 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun; 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun; 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
| Karşılaştırma | AY m.174 listesinde | Listede değil |
|---|---|---|
| Eğitim | 430 sayılı Tevhidi Tedrisat | — |
| Kıyafet | 671 Şapka; 2596 Kisve | — |
| Din kurumları | 677 Tekke ve Zaviyeler | Hilafetin kaldırılması |
| Yazı ve sayı | 1353 Harf; 1288 Rakam | — |
| Aile | Medeni nikâh esası + 743 m.110 | 743’ün diğer hükümleri |
| Ad ve unvan | 2590 Lakap ve Unvanlar | 2525 Soyadı Kanunu |
Hukuk eğitimi ve diğer düzenlemeler
Yeni kanunları uygulayacak hukukçuların yetiştirilmesi de reformların parçasıydı. 1925’te Ankara’da açılan Adliye Hukuk Mektebi (bugünkü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin temeli), yeni hukuk düzenine uygun hâkim ve avukat yetiştirmeyi amaçlamıştır. Aynı dönemde günlük hayatı ve resmî işlemleri ilgilendiren başka düzenlemeler de yapılmıştır: uluslararası takvim ve saat sisteminin kabulü (miladi takvim 1926 başından itibaren uygulanmıştır) ve metrik ölçü sisteminin benimsenmesi bunların başlıcalarıdır. Bu düzenlemeler, hukuk reformunun yalnızca kanun metinlerini değil, hukukun uygulandığı toplumsal ve idari çerçeveyi de dönüştürmeyi hedeflediğini gösterir.
Reformların değerlendirilmesi
Resepsiyonun hukuki sonuçları şöyle özetlenebilir:
- Hukuk birliği: Şer’î ve nizamî hukuk ikiliği sona ermiş; herkes, dinine bakılmaksızın aynı kanunlara tabi olmuştur.
- Yargı birliği: Şer’iye, cemaat ve konsolosluk mahkemeleri ortadan kalkmış; tek tip devlet mahkemeleri kurulmuştur.
- Laik hukuk: Hukuk kurallarının kaynağı dinî metinler değil, yasama organının iradesi olmuştur.
- Uyum süreci: Alınan kanunların toplumda benimsenmesi zaman almış; bu süreç, öğretide resepsiyonun başarısı tartışmalarında ele alınmıştır. Baskın görüş, resepsiyonun genel olarak başarılı olduğu yönündedir.
Özet
- Saltanat 1922’de, hilafet 3 Mart 1924’te kaldırılmış; aynı gün Tevhidi Tedrisat Kanunu kabul edilmiştir.
- Şer’iye mahkemelerinin kaldırılması ve kapitülasyonların Lozan’la sona ermesiyle yargı birliği sağlanmıştır.
- Türk Kanunu Medenisi 17/2/1926’da kabul edilip 4/10/1926’da yürürlüğe girmiştir; kaynağı İsviçre Medeni Kanunu’dur.
- Borçlar Kanunu İsviçre, Ceza Kanunu İtalya, CMUK Almanya, HUMK Neuchâtel kantonu, İİK İsviçre kaynaklıdır.
- Medeni Kanun tek eşlilik, medeni nikâh, kadın–erkek miras eşitliği ve mahkeme kararıyla boşanmayı getirmiştir; bugün 4721 sayılı TMK yürürlüktedir.
- Laiklik 1937’de Anayasa’ya girmiştir; 1928’de devlet dinine ilişkin ibare çıkarılmıştır.
- AY m.174 sekiz inkılap düzenlemesini korur; Soyadı Kanunu bu listede değildir.
Kaynakça
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun
- 2525 sayılı Soyadı Kanunu
- 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu
- 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu