Cumhuriyet Dönemi Hukuk Reformları

Saltanat ve hilafetin kaldırılması, yargı birliği, 1926 resepsiyonu (Medeni, Borçlar, Ceza Kanunları), laiklik ve AY m.174'teki inkılap kanunları.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma AY m.174, 1353 sayılı K. m.1, 2525 sayılı Soyadı K. m.1, TMK m.143

Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen hukuk reformları, Tanzimat’tan beri süren hukuk ikiliğini sona erdirmiş ve Türk hukukunu laik esaslara dayanan, Batı kaynaklı bütüncül bir sisteme dönüştürmüştür. Bu dönüşümün en önemli araçları, şer’î kurumların kaldırılması, yargı birliğinin kurulması ve özellikle 1926’da Avrupa kanunlarının topluca alınmasıdır (resepsiyon). Sınavlarda kanunların kaynak ülkeleri, Medeni Kanun’un kabul ve yürürlük tarihleri ile Anayasa m.174’teki inkılap kanunları mutlaka sorulur.

Siyasi ve kurumsal dönüşüm

TarihGelişme
20 Ocak 1921Teşkilat-ı Esasiye Kanunu: egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir
1 Kasım 1922Saltanatın kaldırılması
29 Ekim 1923Cumhuriyetin ilanı
3 Mart 1924Hilafetin kaldırılması; Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması; Tevhid-i Tedrisat Kanunu
8 Nisan 1924Şer’iye mahkemelerinin kaldırılması
20 Nisan 19241924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1924 Anayasası)

3 Mart 1924’te kabul edilen üç kanun, devlet ile din kurumları arasındaki ilişkinin yeniden kurulmasında belirleyicidir. Bunlardan 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu, bütün eğitim kurumlarını tek çatı altında toplamıştır. Kanunun 1. maddesi şöyledir: “Türkiye dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine merbuttur.”

Şer’iye mahkemelerinin kaldırılmasıyla Tanzimat’tan beri süren mahkeme ikiliği sona ermiş, bütün davalar devletin genel mahkemelerinde görülmeye başlanmıştır. Kapitülasyonlar ise 1923 Lozan Antlaşması ile kaldırılmış, böylece konsolosluk yargısı da sona ermiştir. Bu iki gelişme sonucunda yargı birliği sağlanmıştır.

1926 resepsiyonu: temel kanunlar

Neden resepsiyon?

1923–1924’te özel hukuk için yerli bir kanun hazırlama çalışmaları yapılmış, ancak bu yol hem yavaş hem de laik bir hukuk düzeni kurma hedefiyle uyumsuz bulunmuştur. Bunun üzerine Avrupa’nın gelişmiş kanunlarının toptan alınması (resepsiyon) yoluna gidilmiştir. Adalet Vekili Mahmut Esat Bozkurt, Medeni Kanun’un alınmasında öncü rol oynamıştır.

Kanun seçiminde şu ölçütler etkili olmuştur: kanunun yeni ve modern olması, sade ve anlaşılır dili, hâkime geniş takdir yetkisi tanıması ve tam bir laik yapıya sahip olması.

Başlıca kanunlar ve kaynakları

KanunKabul / yürürlükKaynak
Türk Kanunu Medenisi (743)Kabul 17/2/1926, yürürlük 4/10/1926İsviçre Medeni Kanunu
Borçlar Kanunu (818)Kabul 22/4/1926, yürürlük 4/10/1926İsviçre Borçlar Kanunu
Türk Ceza Kanunu (765)1926İtalyan Ceza Kanunu (1889)
Ticaret Kanunu (1926)1926Ağırlıkla Alman ve İtalyan kanunları
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086)1927İsviçre Neuchâtel kantonu usul kanunu
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (1412)1929Alman Ceza Muhakemesi Kanunu
İcra ve İflas Kanunu (2004)Kabul 9/6/1932İsviçre İcra ve İflas Kanunu

Medeni Kanun’un getirdiği yenilikler

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, Mecelle ve şer’î aile hukukunun yerini almıştır. Getirdiği temel yenilikler:

  • tek eşlilik: birden fazla eşle evlenme yasaklanmıştır,
  • resmî (medeni) nikâh: evlenme, devletin yetkili memuru önünde yapılır; dinî nikâh hukuki sonuç doğurmaz,
  • boşanmanın mahkeme kararına bağlanması ve kadına da boşanma davası açma hakkı tanınması,
  • mirasta kadın ile erkeğin eşit pay alması,
  • kişiler hukukunda herkesin hak ehliyetinin eşit olarak tanınması.

743 sayılı Kanun, 2001’de kabul edilip 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yürürlükten kalkmıştır; yeni Kanun da İsviçre kaynaklı sistemi korumuştur. Medeni nikâh ilkesi bugün de geçerlidir:

Laikleşme ve inkılap kanunları

Anayasal laiklik

  • 1928’de 1924 Anayasası’ndaki “Devletin dini İslam’dır” ibaresi çıkarıldı.
  • 1937’de laiklik ilkesi Anayasa’ya girdi.

Toplumsal hayatı düzenleyen kanunlar

KanunTarihİçerik
430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu3/3/1340 (1924)Eğitim birliği
671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun25/11/1925Kıyafet düzenlemesi
677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu30/11/1925Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması; tarikat unvanlarının yasaklanması
1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun20/5/1928Uluslararası rakamların kabulü
1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun1/11/1928Latin esaslı Türk alfabesi
2525 sayılı Soyadı Kanunu21/6/1934Herkesin soyadı taşıma zorunluluğu
2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırılmasına Dair Kanun26/11/1934Lakap ve unvanların kaldırılması
2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemiyeceğine Dair Kanun3/12/1934Din adamlarının ibadet yeri dışında dinî kıyafet giymemesi

Kadınların siyasi hakları da bu dönemde tanınmıştır: kadınlara 1930’da belediye seçimlerinde, 1934’te milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.

Anayasa m.174: inkılap kanunlarının korunması

1982 Anayasası, bu reformların bir kısmını özel bir güvenceye bağlamıştır:

Maddede sayılan sekiz düzenleme şunlardır: 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu; 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun; 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen medeni nikâh esası ile aynı kanunun 110. maddesi hükmü; 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun; 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun; 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun; 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.

KarşılaştırmaAY m.174 listesindeListede değil
Eğitim430 sayılı Tevhidi Tedrisat—
Kıyafet671 Şapka; 2596 Kisve—
Din kurumları677 Tekke ve ZaviyelerHilafetin kaldırılması
Yazı ve sayı1353 Harf; 1288 Rakam—
AileMedeni nikâh esası + 743 m.110743’ün diğer hükümleri
Ad ve unvan2590 Lakap ve Unvanlar2525 Soyadı Kanunu

Hukuk eğitimi ve diğer düzenlemeler

Yeni kanunları uygulayacak hukukçuların yetiştirilmesi de reformların parçasıydı. 1925’te Ankara’da açılan Adliye Hukuk Mektebi (bugünkü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin temeli), yeni hukuk düzenine uygun hâkim ve avukat yetiştirmeyi amaçlamıştır. Aynı dönemde günlük hayatı ve resmî işlemleri ilgilendiren başka düzenlemeler de yapılmıştır: uluslararası takvim ve saat sisteminin kabulü (miladi takvim 1926 başından itibaren uygulanmıştır) ve metrik ölçü sisteminin benimsenmesi bunların başlıcalarıdır. Bu düzenlemeler, hukuk reformunun yalnızca kanun metinlerini değil, hukukun uygulandığı toplumsal ve idari çerçeveyi de dönüştürmeyi hedeflediğini gösterir.

Reformların değerlendirilmesi

Resepsiyonun hukuki sonuçları şöyle özetlenebilir:

  • Hukuk birliği: Şer’î ve nizamî hukuk ikiliği sona ermiş; herkes, dinine bakılmaksızın aynı kanunlara tabi olmuştur.
  • Yargı birliği: Şer’iye, cemaat ve konsolosluk mahkemeleri ortadan kalkmış; tek tip devlet mahkemeleri kurulmuştur.
  • Laik hukuk: Hukuk kurallarının kaynağı dinî metinler değil, yasama organının iradesi olmuştur.
  • Uyum süreci: Alınan kanunların toplumda benimsenmesi zaman almış; bu süreç, öğretide resepsiyonun başarısı tartışmalarında ele alınmıştır. Baskın görüş, resepsiyonun genel olarak başarılı olduğu yönündedir.

Özet

  • Saltanat 1922’de, hilafet 3 Mart 1924’te kaldırılmış; aynı gün Tevhidi Tedrisat Kanunu kabul edilmiştir.
  • Şer’iye mahkemelerinin kaldırılması ve kapitülasyonların Lozan’la sona ermesiyle yargı birliği sağlanmıştır.
  • Türk Kanunu Medenisi 17/2/1926’da kabul edilip 4/10/1926’da yürürlüğe girmiştir; kaynağı İsviçre Medeni Kanunu’dur.
  • Borçlar Kanunu İsviçre, Ceza Kanunu İtalya, CMUK Almanya, HUMK Neuchâtel kantonu, İİK İsviçre kaynaklıdır.
  • Medeni Kanun tek eşlilik, medeni nikâh, kadın–erkek miras eşitliği ve mahkeme kararıyla boşanmayı getirmiştir; bugün 4721 sayılı TMK yürürlüktedir.
  • Laiklik 1937’de Anayasa’ya girmiştir; 1928’de devlet dinine ilişkin ibare çıkarılmıştır.
  • AY m.174 sekiz inkılap düzenlemesini korur; Soyadı Kanunu bu listede değildir.

Kaynakça

Mini deneme: Cumhuriyet Dönemi Hukuk Reformları

10 soru · ücretsiz
  1. 1. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin kabul ve yürürlük tarihleri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

  2. 2. Cumhuriyet döneminde alınan kanunlar ile kaynak ülkeleri eşleştirmesinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  3. 3. 3 Mart 1924'te kabul edilen ve bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâletine bağlayan kanun aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4. I. 2525 sayılı Soyadı Kanunu
    II. 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun
    III. Hilafetin kaldırılmasına ilişkin kanun
    IV. 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun
    Yukarıdakilerden hangileri AY m.174'te sayılan inkılap kanunları arasında yer alır?

  5. 5. A ile B, 2026 yılında yalnızca dinî törenle evlenir ve evlendirme memuruna başvurmaz. TMK m.143'e göre bu durumun hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

  6. 6. 1934 yılında bir vatandaş, nüfus kaydında soyadı bulunmadığı için resmî işlemlerde sorun yaşamaktadır. Bu döneme ait hangi kanun, her Türk'ün öz adından başka soyadı taşımasını zorunlu kılmıştır?

  7. 7. Cumhuriyet dönemi reformlarının kronolojisine ilişkin aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

  8. 8. AY m.174 bakımından 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'ne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  9. 9. 1926 resepsiyonunun hukuki sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  10. 10. Bir öğrenci, AY m.174'ün inkılap kanunlarının "bugünkü bütün hükümlerini" Anayasa'ya aykırılık iddiasından koruduğunu ileri sürmektedir. Bu görüş hangi yönüyle hatalıdır?

Bu not 8. konu olarak Türk Hukuk Tarihi dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.