Kusurluluk, hukuka aykırı bir fiilin failin şahsına yüklenebilmesi ve fail bakımından kınanabilir olmasıdır. Fiil kanuni tanıma uygun ve hukuka aykırı olsa bile, failin kusur yeteneği yoksa, fiilin haksızlık oluşturduğunu bilemiyorsa ya da başka türlü davranması kendisinden beklenemiyorsa ceza verilmez. TCK bu hâlleri m.28–34’te düzenler; bazıları cezayı tamamen kaldırır, bazıları yalnızca azaltır. Yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla değiştirildiğinden güncel metne özellikle dikkat edilmelidir.
Kusurluluğun yapısı
Doktrinde kusurluluk üç unsurla açıklanır:
- Kusur yeteneği (isnat yeteneği): Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirebilme yeteneği.
- Haksızlık bilinci: Fiilin hukuk düzenince yasaklandığını bilme veya bilebilecek durumda olma.
- Hukuka uygun davranma imkânı (beklenebilirlik): Somut koşullarda failden hukuka uygun davranmasının beklenebilmesi.
Kusurluluğu kaldıran nedenler fiili hukuka uygun hâle getirmez; fiil hukuka aykırı kalır. Bu nedenle kusursuz kişinin saldırısına karşı meşru savunma yapılabilir ve bu kişinin fiiline iştirak edenler sorumlu tutulabilir (TCK m.40/1).
Kusur yeteneğini etkileyen hâller
Yaş küçüklüğü
TCK m.6/1-b’ye göre çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. TCK m.31, çocukları üç yaş grubuna ayırır:
12–15 yaş grubu (m.31/2): Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olanların ceza sorumluluğu yoktur; bunlar hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Algılama ve yönlendirme yeteneği varsa ceza indirilir.
15–18 yaş grubu (m.31/3): Bu gruptakiler için algılama yeteneği araştırılmaz; kusur yeteneğinin varlığı kabul edilir, ancak ceza indirilir.
7593 sayılı Kanunla değiştirilen güncel cezalar şöyledir:
| Yaş grubu | Ağırlaştırılmış müebbet yerine | Müebbet yerine | Diğer cezalar | Her fiil için üst sınır |
|---|---|---|---|---|
| 12’yi doldurmamış | Ceza sorumluluğu yok, kovuşturma yapılamaz | — | — | — |
| 12–15 (algılama yeteneği varsa) | 13–18 yıl | 10–12 yıl | Yarısı indirilir | 9 yıl |
| 15–18 | 19–27 yıl | 15–18 yıl | Üçte biri indirilir | 15 yıl |
7593 sayılı Kanunla m.31’e eklenen dördüncü fıkra ise belirli ağır suçlarda bu indirim rejiminden ayrılma imkânı getirmiştir. Kasten öldürme (m.81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m.87/2 ve 4) suçlarında; kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususlarından biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak:
- 15–18 yaş grubundakiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir;
- 12–15 yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunanlar hakkında ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.
Akıl hastalığı
TCK m.32/1’e göre akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez; bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.
Hükmün son cümlesi 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; güncel metne göre azalmış kusur yeteneği hâlinde ceza yanında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.
Değerlendirme yalnızca tıbbi bir teşhise dayanmaz; hastalığın işlenen fiille ilgili olarak algılama veya yönlendirme yeteneğini etkileyip etkilemediği araştırılır (karma yöntem).
Sağır ve dilsizlik
TCK m.33, sağır ve dilsizler için yaş sınırlarını üç yıl ileri kaydırır:
| Sağır ve dilsizin yaşı | Uygulanacak hükümler |
|---|---|
| 15’i doldurmamış | 12 yaşını doldurmamış çocuklara ilişkin hükümler |
| 15–18 | 12–15 yaş grubuna ilişkin hükümler |
| 18–21 | 15–18 yaş grubuna ilişkin hükümler |
Geçici nedenler, alkol ve uyuşturucu
TCK m.34/1’e göre geçici bir nedenle (ör. yüksek ateşe bağlı sayıklama, epilepsi nöbeti) ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez.
Bu kural doktrinde actio libera in causa (kaynağında serbest hareket) düşüncesiyle açıklanır: Kişi, kusur yeteneğini kendi iradesiyle ortadan kaldırmışsa, bu yeteneğin bulunmadığı anda işlediği fiilden sorumlu tutulur.
Haksızlık bilincini etkileyen hâl: hata
TCK m.4/1’e göre ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz. Ancak bu kural, m.30’daki hata hükümleriyle yumuşatılmıştır:
- Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarında hata (m.30/3): Bu koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi hatasından yararlanır (ör. görünüşte meşru savunma).
- Hukuki hata (m.30/4): İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz. Hatanın kaçınılmaz olup olmadığı failin durumu, eğitimi, bilgi edinme imkânları ve fiilin niteliğine göre belirlenir. Toplumda herkesin bildiği temel yasaklar (öldürme, hırsızlık) bakımından kaçınılmaz hata kabul edilmesi neredeyse mümkün değildir.
Maddi unsurlarda hata (m.30/1) ise kastı kaldırır; bu konu kast ve taksir başlığında incelenir.
Hukuka uygun davranma imkânını etkileyen hâller
Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit
Cebir veya tehdit altında kalan kişi fiilin faili olarak cezalandırılmaz; cebir veya tehdidi kullanan kişi ise suçun faili sayılır. Bu durum, dolaylı failliğin (TCK m.37/2) kanunda özel olarak düzenlenmiş bir görünümüdür. Fiziki cebir kişinin hareket iradesini tamamen ortadan kaldırıyorsa ortada iradi bir hareket bile yoktur; manevi cebirde (tehdit) ise hareket iradi olmakla birlikte kişiden başka türlü davranması beklenemez.
Zorunluluk hâli
TCK m.25/2’de düzenlenen zorunluluk hâlinde kişi, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini veya başkasını kurtarmak için, tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan araç arasında orantı bulunmak koşuluyla bir fiil işler ve ceza almaz. Doktrinde ağırlıklı görüş, masum üçüncü kişinin hakkına müdahale edildiği için fiilin hukuka aykırı kaldığını ve zorunluluk hâlinin kusurluluğu kaldırdığını kabul eder; üstün değerin korunduğu hâllerde hukuka uygunluk nedeni sayılması gerektiğini savunan görüş de vardır.
Kusuru azaltan hâl: haksız tahrik
Şartlar:
- Haksız bir fiil: Tahrik eden fiil hukuka aykırı olmalıdır; hukuka uygun bir fiil (ör. usulüne uygun haciz) haksız tahrik oluşturmaz.
- Hiddet veya şiddetli elem: Haksız fiil failde öfke ya da derin bir üzüntü yaratmış olmalıdır.
- Etki altında suç işleme: Suç, bu duygusal durumun etkisi altındayken işlenmelidir. Kanun “derhal” tepki şartı aramaz; haksız fiilin etkisi sürdüğü sürece tahrik hükmü uygulanabilir.
- Haksız fiil failin kendisine yönelmiş olmak zorunda değildir; yakınlarına veya başkasına yönelik haksız fiil de failde hiddet veya elem yaratabilir.
Haksız tahrik bir kusurluluk azaltıcı nedendir; cezayı tamamen kaldırmaz. İndirim oranı haksız fiilin ağırlığına göre belirlenir.
Karşılaştırma tablosu
| Hâl | Madde | Sonuç |
|---|---|---|
| 12 yaşını doldurmamış | m.31/1 | Ceza sorumluluğu yok; kovuşturma yapılamaz; güvenlik tedbiri uygulanabilir |
| Akıl hastalığı (ağır) | m.32/1 | Ceza yok; güvenlik tedbiri |
| Akıl hastalığı (azalmış) | m.32/2 | İndirim + güvenlik tedbiri |
| İrade dışı alkol/uyuşturucu | m.34/1 | Ceza yok |
| İradi alkol/uyuşturucu | m.34/2 | Sorumluluk devam eder |
| Karşı konulamaz cebir/ağır tehdit | m.28 | Ceza yok; cebri kullanan fail sayılır |
| Kaçınılmaz hukuki hata | m.30/4 | Cezalandırılmaz |
| Haksız tahrik | m.29 | İndirim |
Özet
- Kusurluluk; kusur yeteneği, haksızlık bilinci ve hukuka uygun davranma imkânından oluşur; kusurluluğu kaldıran nedenler fiili hukuka uygun kılmaz.
- 12 yaşını doldurmamış çocuk hakkında kovuşturma yapılamaz; 12–15 grubunda algılama yeteneği araştırılır; 15–18 grubunda ceza indirilir (TCK m.31).
- 7593 s.K. ile 12–15 grubunda 13–18 / 10–12 yıl ve 9 yıl üst sınır; 15–18 grubunda 19–27 / 15–18 yıl ve 15 yıl üst sınır getirilmiş, kasten öldürme ve m.87/2–4’te indirim rejiminden ayrılma imkânı tanınmıştır.
- Ağır akıl hastalığında ceza verilmez; azalmış kusur yeteneğinde ceza indirilir ve ayrıca güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32).
- Sağır ve dilsizlerde yaş sınırları üç yıl ileri kayar (TCK m.33).
- İrade dışı alınan alkol veya uyuşturucu ceza sorumluluğunu kaldırabilir; iradi alımda bu hüküm uygulanmaz (TCK m.34).
- Kaçınılmaz hukuki hatada fail cezalandırılmaz (TCK m.30/4); karşı konulamaz cebir veya ağır tehditte cebri kullanan fail sayılır (TCK m.28).
- Haksız tahrik cezayı kaldırmaz, indirir: 18–24 yıl, 12–18 yıl veya 1/4–3/4 indirim (TCK m.29).