İfa, borcun konusunu oluşturan edimin borç ilişkisine uygun biçimde yerine getirilmesidir ve borcu sona erdirmenin olağan yoludur. Borç ilişkisinin kim tarafından, neyin, nerede, ne zaman ve nasıl ifa edileceği sorularının cevabı TBK m.83–105 arasında; alacaklının ifayı engellemesi hâli ise TBK m.106–111 arasında düzenlenmiştir. Bu hükümlerin büyük kısmı tamamlayıcı niteliktedir: taraflar aksini kararlaştırmadıkça uygulanırlar.
İfa eden: şahsen ifa zorunluluğu
Kural, borcun üçüncü bir kişi tarafından da ifa edilebilmesidir. Para borcunda alacaklı için önemli olan paranın ödenmesidir; ödemeyi kimin yaptığı kural olarak önem taşımaz. Ancak edimin borçlunun kişisel nitelikleri dikkate alınarak üstlenildiği durumlarda (ünlü bir ressamın portre yapması, belirli bir avukatın davayı takip etmesi gibi) alacaklının şahsen ifada menfaati vardır ve alacaklı üçüncü kişinin ifasını reddedebilir. Bu menfaat sözleşmeden veya borcun niteliğinden anlaşılabilir.
Üçüncü kişinin ifası kural olarak borcu sona erdirir; ifada bulunan üçüncü kişinin alacaklıya halef olması ise ancak TBK m.127’deki hâllerde ya da kanunun öngördüğü diğer durumlarda gerçekleşir.
İfanın konusu
Kısmi ifa
TBK m.84/1’e göre borcun tamamı belli ve muaccel ise alacaklı kısmi ifayı reddedebilir. Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse, borçlu borcun kendisi tarafından ikrar olunan kısmını ifadan kaçınamaz (TBK m.84/2). Alacaklının kısmi ifayı reddetmesi kendisini temerrüde düşürmez; çünkü kendisine “gereği gibi” ifa önerilmemiştir.
Bölünemeyen borç
Bölünemeyen borcun birden çok alacaklısı varsa her biri ifanın alacaklıların tamamına yapılmasını isteyebilir; borçlu da hepsine birden ifa etmek zorundadır. Birden çok borçlu varsa her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür ve ifada bulunan borçlu, durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça alacaklıya halef olarak diğerlerine payları oranında başvurur (TBK m.85).
Çeşit ve seçimlik borç
| Konu | Çeşit (cins) borcu | Seçimlik borç |
|---|---|---|
| Tanım | Edim, türü ve miktarıyla belirlenmiştir (100 ton buğday) | Birden çok edimden yalnızca biri ifa edilecektir (ya araba ya da nakit) |
| Seçim hakkı | Kural olarak borçlunun (TBK m.86) | Kural olarak borçlunun (TBK m.87) |
| Sınır | Seçilen edim ortalama nitelikten düşük olamaz | Seçilen edim borcun tek konusu olur |
Faiz
TBK m.88’e göre sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık akdî faiz oranı, bu orandan yüzde elli fazlasını aşamaz. Temerrüt faizi için öngörülen sınırın yüzde yüz olduğu (TBK m.120/2) unutulmamalıdır.
İfa yeri
TBK m.89’a göre ifa yeri öncelikle tarafların açık veya örtülü iradesiyle belirlenir. Anlaşma yoksa:
| Borç türü | İfa yeri |
|---|---|
| Para borcu | Alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri (götürülecek borç) |
| Parça borcu | Sözleşme kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yer |
| Diğer borçlar | Borcun doğumu sırasında borçlunun yerleşim yeri (aranacak borç) |
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken borçta, alacaklı borcun doğumundan sonra yerleşim yerini değiştirir ve ifa önemli ölçüde güçleşirse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir (TBK m.89/son).
İfa zamanı
Muacceliyet, alacaklının ifayı isteyebileceği; ifa edilebilirlik ise borçlunun ifada bulunabileceği andır. Süreye bağlı borçlarda süre kural olarak borçlu lehine kabul edildiğinden borçlu, aksi anlaşılmadıkça borcu süreden önce ifa edebilir; fakat kanun, sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça erken ödeme nedeniyle indirim yapamaz (TBK m.96).
Sürelerin hesaplanmasına ilişkin önemli kurallar:
- Gün olarak belirlenen sürede sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaz; sekiz veya on beş günlük süre bir veya iki hafta değil, tam sekiz veya on beş gündür (TBK m.92/1-1).
- Ay olarak belirlenen süre, son ayın sözleşme gününe karşılık gelen gününde dolar; o ayda karşılık gelen gün yoksa ayın son günü dolar (TBK m.92/1-3).
- Ayın başı ayın birinci, sonu son günü, ortası on beşinci günüdür; yalnızca ay belirtilmişse o ayın son günü anlaşılır (TBK m.91).
- Son gün resmî tatile rastlarsa izleyen ilk iş gününe geçer; aksine anlaşma geçerlidir (TBK m.93).
- Borç alışılmış iş saatlerinde ifa ve kabul edilir (TBK m.94).
- Uzatılan süre, aksi kararlaştırılmadıkça önceki sürenin sona ermesini izleyen ilk günden başlar (TBK m.95).
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa
Bu hüküm ödemezlik def’i olarak bilinir. Kendi edimini ifa etmeden ya da önermeden karşı edimi isteyen tarafa karşı diğer taraf ifadan kaçınabilir. Def’i niteliğinde olduğundan ileri sürülmesi gerekir; ileri sürülürse mahkeme çoğu zaman “karşılıklı ifa” (aynı anda ifa) şeklinde hüküm kurar. Önce ifa yükümlüsü olan taraf bu def’iden yararlanamaz.
İfa güçsüzlüğü (TBK m.98) ise önce ifa yükümlüsü olan tarafı korur: Karşı taraf iflas eder ya da hakkındaki haciz sonuçsuz kalır ve bu nedenle alacak tehlikeye düşerse, önce ifa yükümlüsü taraf karşı edimin ifası güvenceye bağlanıncaya kadar kendi edimini ifadan kaçınabilir; uygun sürede güvence verilmezse sözleşmeden dönebilir.
Ödeme ve mahsup
Yabancı para borcu
Para borcu Ülke parasıyla ödenir (TBK m.99/1). Yabancı para ile ödeme kararlaştırılmışsa ve sözleşmede “aynen ödeme” ya da bu anlama gelen bir ifade yoksa borçlu, ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parasıyla da ödeyebilir. Borç vadesinde ödenmezse alacaklı, alacağın aynen ya da vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parasıyla ödenmesini isteyebilir (TBK m.99/3). Bu seçimlik hak kur artışlarının riskini temerrüde düşen borçluya yükler.
Mahsup sırası
TBK m.100/1’e göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmi ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir ve buna aykırı anlaşma yapılamaz. Ancak alacağın bir kısmı güvenceye bağlanmışsa borçlu ödemeyi güvenceli veya daha iyi güvenceli kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
Birden çok borç varsa sıralama şöyledir:
- Borçlunun ödeme günündeki bildirimi (TBK m.101/1);
- Bildirim yoksa ve borçlu derhâl itiraz etmemişse alacaklının makbuzda gösterdiği borç (TBK m.101/2);
- Bunlar da yoksa kanuni sıra: muaccel borç; birden çok muaccel borç varsa ilk takip edilen; takip yoksa vadesi ilk gelen; vadeler aynıysa orantılı mahsup; hiçbiri muaccel değilse güvencesi en az olan borç (TBK m.102).
Makbuz ve senet
Borcu ödeyen makbuz, tamamını ödeyen ayrıca senedin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir (TBK m.103). TBK m.104 üç karine kurar: dönemsel edimlerden biri için çekincesiz makbuz verilmişse önceki dönemler de ödenmiş sayılır; anaparanın tamamı için makbuz verilmişse faizlerin de alındığı kabul edilir; borç senedi borçluya geri verilmişse borç sona ermiş sayılır.
Alacaklının temerrüdü ve diğer ifa engelleri
TBK m.106’ya göre gereği gibi önerilen edimi haklı bir sebep olmaksızın kabul etmeyen veya üzerine düşen hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınan alacaklı temerrüde düşer. Alacaklı temerrüdünde kusur aranmaz. Müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşen alacaklı, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur.
Sonuçlar edimin niteliğine göre değişir:
- Teslim borçlarında: Borçlu, hasar ve giderler alacaklıya ait olmak üzere şeyi tevdi ederek borçtan kurtulabilir; tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler, ticari mallar ise hâkim kararı olmadan ardiyeye tevdi edilebilir (TBK m.107). Bozulabilen veya tevdie elverişsiz şeyler, önceden ihtar ve hâkim izniyle açık artırmayla sattırılıp bedeli tevdi edilebilir (TBK m.108). Alacaklı kabul etmedikçe borçlu tevdi edileni geri alabilir (TBK m.109).
- Diğer edimlerde: Borçlu, borçlu temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebilir (TBK m.110).
Borçlunun kusuru olmaksızın alacaklının kim olduğunda duraksama gibi alacaklıdan kaynaklanan sebeplerle ifa yapılamıyorsa borçlu, alacaklı temerrüdündeki gibi tevdi veya dönme hakkını kullanabilir (TBK m.111).
Özet
- Borçlu, alacaklının şahsen ifada menfaati yoksa borcu bizzat ifa etmek zorunda değildir (TBK m.83).
- Borcun tamamı belli ve muaccelse alacaklı kısmi ifayı reddedebilir (TBK m.84).
- Çeşit ve seçimlik borçta seçim kural olarak borçlunundur; çeşit borcunda ortalama nitelik sınırı vardır (TBK m.86–87).
- İfa yeri: para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri, parça borcu şeyin bulunduğu yer, diğerleri borçlunun yerleşim yeri (TBK m.89).
- Her borç kural olarak doğumu anında muacceldir; borçlu süreden önce ifa edebilir ama indirim yapamaz (TBK m.90, 96).
- Ödemezlik def’i (TBK m.97) ve ifa güçsüzlüğü (TBK m.98) karşılıklı sözleşmelerde dengeyi korur.
- Kısmi ödeme, faiz ve giderlerde gecikme yoksa ana borçtan düşülür; birden çok borçta bildirim, makbuz, kanuni sıra izlenir (TBK m.100–102).
- Alacaklı temerrüdünde borçlu tevdi, satma veya dönme haklarını kullanabilir (TBK m.106–111).