Roma Hukukunun Tarihî Gelişimi ve Kaynakları

Krallıktan Iustinianus'a Roma hukukunun dönemleri, XII Levha, praetor hukuku, klasik hukukçular ve Corpus Iuris Civilis'in bölümleri.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 8 dk okuma TMK m.1

Roma hukuku, Roma şehrinin geleneksel kuruluş tarihi kabul edilen MÖ 753’ten Doğu Roma İmparatoru Iustinianus’un ölümüne (MS 565) kadar uzanan yaklaşık on üç asırlık bir hukuk gelişimini ifade eder. Bugünkü kıta Avrupası özel hukukunun kavram ve sistematiği büyük ölçüde bu hukuktan, özellikle de Iustinianus döneminde yapılan derlemeden beslenir. Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu, İsviçre hukuku aracılığıyla bu geleneğin mirasçısıdır. Bu nedenle dönemlerin, hukuk yaratan organların ve kaynakların ayırt edilmesi, dersin bütün diğer konularının anahtarıdır.

Siyasi dönemler ve hukukun evreleri

Roma tarihi siyasi bakımdan dört döneme ayrılır. Hukuk tarihi bakımından ise eski hukuk, klasik hukuk ve klasik sonrası (post-klasik) hukuk ayrımı daha çok kullanılır.

Siyasi dönemYaklaşık tarihHukuk bakımından öne çıkanlar
KrallıkMÖ 753–509Örf ve âdet hukuku, dinî kurallarla iç içe hukuk, rahipler (pontifices)
CumhuriyetMÖ 509–27XII Levha Kanunu, halk meclisi kanunları, praetor ve edikt, ius gentium
Prensipat (İlk İmparatorluk)MÖ 27–MS 284Klasik hukukçular, senato kararları, imparator emirnameleri, edictum perpetuum
Dominat (Son İmparatorluk)MS 284–565İmparatorun tek hukuk yaratıcısı olması, kodifikasyonlar, Corpus Iuris Civilis

Eski hukuk şekilciliği, sınırlı sayıdaki işlem tipi ve yalnız Roma vatandaşlarına uygulanan ius civile ile tanınır. Klasik hukuk (kabaca MÖ 1. yüzyıl sonu ile MS 3. yüzyıl ortası) hukuk biliminin zirvesidir; hukukçuların somut olaylar üzerinden geliştirdiği çözümler bu dönemde yoğunlaşır. Klasik sonrası dönemde hukuk bilimi geriler, imparator emirnameleri tek kaynak hâline gelir ve doğu–batı ayrışmasıyla birlikte “kaba (vulgar) hukuk” eğilimleri ortaya çıkar.

XII Levha Kanunu

Cumhuriyetin ilk yüzyılında patriciler ile plebler arasındaki mücadele, hukukun yazılı ve herkesçe bilinir hâle getirilmesi talebini doğurmuştur. Bu talep üzerine MÖ 451–450 yıllarında on kişilik bir kurul (decemviri) tarafından hazırlanan kurallar, on iki levha hâlinde forumda sergilenmiştir. Levhaların asılları günümüze ulaşmamıştır; içerikleri sonraki yazarların aktarımlarından yeniden kurulmuştur.

XII Levha bir “kanunname” değil, mevcut örf ve âdet kurallarının seçici bir derlemesidir. Usul (dava açma, borçluya karşı cebrî yollar), aile, miras, komşuluk, haksız fiiller ve ceza hükümleri içerir. Romalılar onu bütün kamu ve özel hukukun kaynağı (fons omnis publici privatique iuris) olarak görmüşler, hiçbir zaman resmen yürürlükten kaldırmamışlardır.

Hukuk yaratan organlar ve kaynak türleri

Örf ve âdet, kanunlar, senato kararları

Eski dönemde hukukun ana kaynağı örf ve âdettir (mores maiorum). Cumhuriyet döneminde halk meclislerinin kabul ettiği kanunlar (leges) ve yalnız pleblerin meclisinde kabul edilen plebiscita önem kazanır; MÖ 287 tarihli lex Hortensia ile plebiscita bütün halkı bağlar hâle gelmiştir. Prensipat döneminde senato kararları (senatus consulta) kanun gücü kazanır; zamanla imparatorun önerisinin okunmasından ibaret hâle gelir.

Praetor ve ius honorarium

MÖ 367’de yargı işleriyle görevli şehir praetoru (praetor urbanus), MÖ 242 civarında ise yabancılar arasındaki ve yabancılarla Romalılar arasındaki uyuşmazlıklara bakan yabancılar praetoru (praetor peregrinus) kurulmuştur. Praetorlar göreve başlarken hangi durumlarda dava hakkı tanıyacaklarını, hangi savunmaları kabul edeceklerini bir bildiri (edictum) ile ilan ederlerdi. Bu bildirilerle oluşan hukuka ius honorarium (magistra hukuku) denir. Praetor teknik olarak kanun koyamaz; ancak dava (actio), def’i (exceptio) ve diğer araçları tanıyıp tanımamak yoluyla fiilen hukuku dönüştürmüştür.

İmparator Hadrianus döneminde (MS 2. yüzyılın ilk yarısı) hukukçu Salvius Iulianus, praetor ediktini son ve değiştirilemez biçimiyle düzenlemiştir (edictum perpetuum). Bundan sonra ediktin gelişimi durmuş, hukuk yaratma ağırlığı imparatora ve hukukçulara geçmiştir.

Hukukçular (iurisprudentia)

Hukuk bilgisi başlangıçta rahiplerin tekelindeydi. Dava kalıplarının yayımlanması ve laik hukukçuların ortaya çıkmasıyla hukuk bilimi gelişti. Hukukçuların başlıca faaliyetleri danışmanlık vermek (respondere), işlem metni hazırlamak (cavere) ve dava yürütmede yol göstermek (agere) olarak özetlenir. Augustus, bazı hukukçulara imparator adına mütalaa verme yetkisi (ius respondendi) tanımıştır.

Klasik dönemde iki hukuk okulu ortaya çıkmıştır: Sabinianus ve Proculianus okulları. Bu iki okulun tartışmaları özellikle eşya hukukunda (ör. işleme yoluyla mülkiyet kazanımı) karşımıza çıkar. Klasik dönemin en tanınmış hukukçuları Gaius, Papinianus, Paulus, Ulpianus ve Modestinus’tur.

MS 426 tarihli Atıf Kanunu (lex citationis) ile mahkemelerde yalnız bu beş hukukçunun görüşlerine dayanılabileceği kabul edildi. Görüşler ayrıldığında çoğunluk, eşitlik hâlinde Papinianus’un görüşü esas alınacak, Papinianus’un o konuda görüşü yoksa hâkim serbestçe karar verecekti. Bu düzenleme, hukuk biliminin artık kendi çözüm üretmekten çok “sayıma” dayandığını gösteren tipik bir klasik sonrası dönem ürünüdür.

İmparator emirnameleri (constitutiones principum)

Prensipat döneminde imparatorun iradesi giderek hukuk kaynağı sayılmıştır. Başlıca türleri: genel bildiriler (edicta), memurlara talimatlar (mandata), yargısal kararlar (decreta) ve başvurulara cevaplar (rescripta). Dominat döneminde imparator emirnameleri neredeyse tek kanun kaynağıdır ve leges olarak anılır; klasik hukukçuların eserleri ise ius olarak ayrı bir kaynak grubu oluşturur.

Hukukun bölümlenmesi

AyrımAnlamı
Ius civileYalnız Roma vatandaşlarına uygulanan, şekilci, eski kökenli hukuk
Ius gentiumRomalılarla yabancılar ve yabancılar arasındaki ilişkilerde uygulanan, daha esnek kurallar; zamanla Romalılar arasında da uygulanmıştır
Ius naturaleHukukçuların, doğanın bütün canlılara öğrettiği kabul edilen kurallar için kullandığı felsefi kavram
Ius honorariumMagistraların (özellikle praetorun) ediktleriyle oluşan hukuk
Ius publicum / ius privatumUlpianus’a göre devletin durumuyla ilgili olan kamu hukuku ile bireylerin yararıyla ilgili olan özel hukuk ayrımı

Gaius’un Institutiones’inde (Gai. 1.8) yer alan ünlü cümleye göre kullanılan bütün hukuk ya kişilere (personae), ya eşyaya (res) ya da davalara (actiones) ilişkindir. Bu üçlü ayrım kurumlar (institutiones) sistemi olarak bilinir ve modern medeni kanunların sistematiğini de etkilemiştir.

Kaynaklar: Gaius’tan Corpus Iuris Civilis’e

Gaius Institutiones

MS 2. yüzyılda yaşayan Gaius’un dört kitaptan oluşan ders kitabıdır. Klasik dönemden bize neredeyse tam olarak ulaşan tek eserdir. Metin 1816’da Verona’da, üzerine başka bir metin yazılmış bir parşömende (palimpsest) bulunmuştur. Iustinianus’un Institutiones’i büyük ölçüde bu eser örnek alınarak hazırlanmıştır.

Klasik sonrası derlemeler

Iustinianus’tan önce de imparator emirnamelerini toplama çabaları vardır: özel derlemeler olan Codex Gregorianus ve Codex Hermogenianus ile resmî nitelikteki Codex Theodosianus (MS 438). Batı Roma’nın yıkılmasından sonra Germen kralları da Romalı tebaaları için derlemeler yaptırmıştır (ör. Vizigotlar için Lex Romana Visigothorum).

Corpus Iuris Civilis

Iustinianus (hd. 527–565), Tribonianus başkanlığındaki komisyonlara Roma hukukunun tamamını derletmiştir. Bu bütüne sonradan, 16. yüzyılda verilen adla Corpus Iuris Civilis denir.

BölümTarihİçerik
Codexİlk baskı 529, ikinci baskı 534İmparator emirnameleri; bize ikinci baskı ulaşmıştır
Digesta (Pandectae)533Klasik hukukçuların eserlerinden seçilmiş parçalar; 50 kitap
Institutiones533Hukuk öğrencileri için ders kitabı; 4 kitap; kanun gücüne sahip
Novellae534 sonrasıIustinianus’un sonradan çıkardığı yeni emirnameler; çoğunlukla Yunanca

Digesta’da her parçanın başında alındığı hukukçu ve eser belirtilir. Derleyiciler metinleri güncel hukuka uydurmak için değişiklikler yapmışlardır; bu değişikliklere interpolasyon denir. Roma hukuku araştırmalarının önemli bir kısmı, klasik metnin özgün hâlini interpolasyonlardan ayırmaya yöneliktir.

Roma hukukunun sonraki etkisi (resepsiyon)

Batı’da Digesta’nın yeniden keşfiyle birlikte 11.–12. yüzyıllarda Bologna’da Irnerius ve öğrencileri (glossatorlar) metinlerin kenarına açıklamalar (glossa) yazmıştır. Ardından gelen yorumcular (kommentatörler) Roma hukukunu dönemin ihtiyaçlarına uyarlamıştır. Kıta Avrupası’nda Roma hukukunun “ortak hukuk” (ius commune) olarak benimsenmesine resepsiyon denir. Almanya’da 19. yüzyıl Pandekt bilimi, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) kavramsal temelini oluşturmuştur.

Pek çok Latince ilke bu dönemde Roma kaynaklarından türetilmiş ya da yeni üretilmiştir. Örneğin “ahde vefa” ilkesini anlatan pacta sunt servanda deyişi Roma hukukuna ait değildir; ortaçağ kilise hukuku ve sonraki doktrin ürünüdür. Roma hukukunda, aşağıda sözleşmeler konusunda görüleceği gibi, her anlaşma dava edilebilir değildi.

Praetor ile bugünkü hâkimin karşılaştırılması

Praetorun ius civile’yi tamamlama işlevi, bugünkü hâkimin kanun boşluğunu doldurma yetkisiyle sıkça karşılaştırılır. Aradaki fark önemlidir: praetor, genel nitelikte ve ileriye dönük bir edikt yayımlayarak kural koyar; modern hâkim ise yalnız önündeki somut uyuşmazlık için, kanun koyucu gibi düşünerek karar verir.

Özet

  • Roma hukuku MÖ 753’ten MS 565’e uzanır; hukuk tarihi bakımından eski, klasik ve klasik sonrası dönemlere ayrılır.
  • XII Levha (MÖ 451–450) örf ve âdetin yazıya geçirilmiş seçici derlemesidir; resmen hiç kaldırılmamıştır.
  • Praetor ediktiyle oluşan ius honorarium, ius civile’yi destekler, tamamlar ve düzeltir; Hadrianus döneminde Iulianus ediktin son biçimini vermiştir.
  • Klasik hukukçular (Gaius, Papinianus, Paulus, Ulpianus, Modestinus) hukuk biliminin zirvesidir; 426 tarihli Atıf Kanunu bu beş hukukçuyu esas almıştır.
  • Gaius Institutiones klasik dönemden neredeyse tam ulaşan tek eserdir; kişiler–eşya–davalar sistemini kurar.
  • Corpus Iuris Civilis: Codex, Digesta (50 kitap), Institutiones (4 kitap, kanun gücünde) ve Novellae.
  • Derleyicilerin metinlerde yaptığı değişikliklere interpolasyon denir.
  • Pacta sunt servanda Roma kaynaklı değil, ortaçağ kökenli bir ilkedir.

Kaynakça

Mini deneme: Roma Hukukunun Tarihî Gelişimi ve Kaynakları

10 soru · ücretsiz
  1. 1. XII Levha Kanunu hangi tarihte hazırlanmıştır?

  2. 2. Corpus Iuris Civilis'in, klasik hukukçuların eserlerinden seçilmiş parçaları içeren ve 50 kitaptan oluşan bölümü aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3. Papinianus'un Digesta'daki tanımına (D.1.1.7.1) göre praetor hukukunun ius civile karşısındaki işlevleri ile ilgili olarak
    I. desteklemek,
    II. tamamlamak,
    III. yürürlükten kaldırmak,
    IV. düzeltmek
    ifadelerinden hangileri doğrudur?

  4. 4. MS 426 tarihli Atıf Kanunu'na (lex citationis) göre beş hukukçunun görüşleri eşit sayıda ikiye ayrılmışsa hangi çözüm uygulanır?

  5. 5. Roma hukukunun kaynakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  6. 6. Cumhuriyetin son dönemlerinde Roma vatandaşı Aulus ile İskenderiyeli tüccar Ptolemaios arasında bir satıştan doğan uyuşmazlık çıkmıştır. Bu uyuşmazlıkta yargı yetkisi kural olarak hangi magistraya aittir?

  7. 7. Bir hukuk öğrencisi sunumunda "Ahde vefa ilkesini ifade eden pacta sunt servanda deyişi, Iustinianus'un Digesta'sında yer alan bir Roma hukuku ilkesidir" demiştir. Bu ifadenin değerlendirilmesi aşağıdakilerden hangisidir?

  8. 8. Hadrianus döneminde praetor ediktine son ve değiştirilemez biçimini veren (edictum perpetuum) hukukçu kimdir?

  9. 9. Bir Roma hukuku araştırmacısı, Digesta'daki bir Ulpianus parçasının özgün klasik metinden farklı olarak Iustinianus döneminin hukukunu yansıtacak biçimde değiştirildiğini tespit etmiştir. Derleyicilerin metinlerde yaptığı bu tür değişikliklere ne ad verilir?

  10. 10. Gaius'un Institutiones'inde (Gai. 1.8) yer alan ve kurumlar sistemi olarak bilinen üçlü ayrım aşağıdakilerden hangisidir?

Bu not 1. konu olarak Roma Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.