Türk Anayasa Tarihi

Sened-i İttifak'tan 1876 Kanun-i Esasi'ye, 1921 ve 1924 Teşkilât-ı Esasiye'den 1961 ve 1982 Anayasalarına; başlıca anayasa değişiklikleri ve sınav noktaları.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma AY m.174, AY m.175, AY m.177, AY Geçici m.1

Türk anayasa tarihi, Osmanlı’nın son yüzyılında padişahın mutlak yetkilerini sınırlama çabalarıyla başlar ve Cumhuriyet döneminde dört anayasa metniyle sürer. Her metin, yapıldığı dönemin siyasal koşullarını ve önceki düzenin aksaklıklarına verilen cevabı yansıtır. Sınavlarda özellikle belgelerin niteliği (ferman mı, anayasa mı), hükümet sistemi, meclis yapısı ve anayasa yargısının varlığı karşılaştırmalı olarak sorulur.

Osmanlı dönemi: anayasacılığa giden yol

Sened-i İttifak (1808)

II. Mahmud döneminde merkezî yönetim ile taşradaki âyanlar arasında imzalanan bir belgedir. Padişahın yetkisini ilk kez bir belgeyle, karşılıklı yükümlülük biçiminde sınırladığı için anayasacılık hareketinin başlangıcı sayılır. Ancak halkın değil, âyanların haklarını güvenceye alması ve uygulamada kısa sürede etkisiz kalması nedeniyle gerçek anlamda bir anayasa değildir. Öğretide İngiliz Magna Carta’sıyla benzerliğine dikkat çekilir.

Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856)

Gülhane Hatt-ı Hümayunu olarak da bilinen Tanzimat Fermanı, padişahın tek taraflı iradesiyle ilan edilmiştir. Can, mal ve namus güvenliği, vergilerin adil toplanması, yargılanmadan ceza verilmemesi ve Müslüman ile gayrimüslimin kanun önünde eşitliği gibi ilkeler içerir. 1856 Islahat Fermanı ise ağırlıklı olarak gayrimüslim tebaaya tanınan hakları genişletmiştir; dış baskıların etkisi belirgindir. Her iki belge de padişahın kendini bağladığı, tek taraflı ferman niteliğinde metinlerdir; meclis kurmazlar.

Kanun-i Esasi (1876) ve I. Meşrutiyet

23 Aralık 1876’da ilan edilen Kanun-i Esasi, Osmanlı’nın ilk yazılı anayasasıdır. Başlıca özellikleri:

  • Padişah tarafından verilen (ferman niteliğinde) bir anayasadır; egemenlik padişaha aittir.
  • Meclis-i Umumi iki kanatlıdır: Üyeleri padişahça atanan Heyet-i Âyan ile seçimle gelen Heyet-i Mebusan.
  • Padişah kutsal ve sorumsuzdur; meclisi toplama, tatil etme ve feshetme yetkisi vardır.
  • Meşhur “sürgün yetkisi” (devletin güvenliğine zararlı görülen kişileri sürgün etme) padişaha tanınmıştır.

Meclis 1878’de padişah tarafından süresiz tatil edilmiş, Kanun-i Esasi yürürlükten kaldırılmamakla birlikte uygulanmamıştır.

II. Meşrutiyet ve 1909 değişiklikleri

1908’de Meşrutiyet yeniden ilan edilmiş, 1909 değişiklikleriyle padişahın yetkileri daraltılmış, hükümetin meclise karşı sorumluluğu güçlendirilmiş ve sistem parlamenter monarşiye yaklaştırılmıştır. Böylece Kanun-i Esasi, bu dönemde sınırlı da olsa bir “meşruti monarşi” anayasasına dönüşmüştür.

1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu

Kurtuluş Savaşı sırasında, 20 Ocak 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilmiştir. Kısa bir metindir; temel hak ve özgürlüklere yer vermez.

  • Egemenlik: İlk kez “egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu” ilkesi anayasal metne girmiştir.
  • Hükümet sistemi: Yasama ve yürütme yetkileri TBMM’de toplanmıştır; Meclis, vekilleri (bakanları) tek tek seçer ve denetler. Bu, meclis hükümeti sistemidir.
  • Yerinden yönetim: Vilayetlere geniş özerklik tanıyan hükümler içerir.
  • Kanun-i Esasi resmen kaldırılmamış, bir süre iki metin birlikte yürürlükte kalmıştır. 29 Ekim 1923’te yapılan değişiklikle Cumhuriyet ilan edilmiştir.

1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu

20 Nisan 1924’te kabul edilen bu Anayasa, Cumhuriyetin ilk anayasasıdır ve 1960’a kadar yürürlükte kalmıştır.

  • Tek meclis: TBMM, yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplar; yürütmeyi Cumhurbaşkanı ve onun atadığı Başvekil ile İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) eliyle kullanır. Sistem, meclis hükümeti ile parlamenter sistemin öğelerini birleştiren karma bir yapıdır.
  • Cumhurbaşkanı TBMM tarafından kendi üyeleri arasından seçilir.
  • Temel haklar tabii hak anlayışıyla sayılmıştır; ancak sınırlamalar kanuna bırakılmış, etkili bir güvence getirilmemiştir.
  • Anayasa yargısı yoktur; kanunların anayasaya uygunluğu denetlenemez. Bu durum, Meclis çoğunluğunun anayasayı fiilen aşabilmesine imkân vermiştir.
  • Katılık: Değişiklik için üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu aranır; devlet şeklinin Cumhuriyet olduğuna dair hükmün değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

Başlıca değişiklikler: 1928’de “Devletin dini, din-i İslam’dır” ibaresi çıkarılmış; 1934’te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış; 1937’de laiklik dahil Cumhuriyetin temel nitelikleri (“altı ilke”) Anayasaya eklenmiştir. 1946’da çok partili hayata geçilmiş, ancak bu Anayasa çoğunlukçu bir demokrasi anlayışıyla yorumlanmıştır.

1961 Anayasası

27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinden sonra hazırlanmıştır. Kurucu Meclis, Millî Birlik Komitesi ile Temsilciler Meclisinden oluşmuştur. Metin 9 Temmuz 1961’de halkoyuna sunularak kabul edilmiştir; Türkiye’de halkoylamasıyla kabul edilen ilk anayasadır.

Başlıca yenilikler:

  • Çift meclis: Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu; ikisi birlikte TBMM’yi oluşturur.
  • Anayasa Mahkemesi kurulmuş ve kanunların yargısal denetimi başlamıştır.
  • Sosyal hukuk devleti ilkesi benimsenmiş; sosyal ve ekonomik haklar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
  • Temel hakların sınırlanmasında “öze dokunma yasağı” getirilmiştir.
  • Üniversiteler ve TRT gibi kurumlara özerklik tanınmış, Yüksek Hâkimler Kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu ile yargı bağımsızlığı güçlendirilmiştir.
  • Hükümet sistemi açıkça parlamenterdir; Millî Güvenlik Kurulu ilk kez anayasal kurum olmuştur.

1971–1973 değişiklikleri (12 Mart 1971 muhtırasından sonra) temel hak ve özgürlüklere genel sınırlamalar getirmiş, özerk kurumları daraltmış ve Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesine imkân tanımıştır.

1982 Anayasası

12 Eylül 1980 askerî müdahalesinden sonra Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmıştır. Anayasa 18/10/1982’de kabul edilmiş, 7/11/1982’de halkoyuna sunulmuş ve 9/11/1982 tarihli Resmî Gazete’de yeniden yayımlanmıştır.

Halkoylaması tarihindeki Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Geçici Madde 1 uyarınca yedi yıllık bir dönem için Cumhurbaşkanı sıfatını kazanmıştır. İlk metin; güçlendirilmiş yürütme, genel sınırlama sebeplerine dayalı hak rejimi, tek meclis ve parlamenter sistem esaslarına dayanıyordu.

1982 Anayasası, inkılap kanunlarını anayasal koruma altına alan bir hüküm de içerir:

Başlıca değişiklikler

Yıl / KanunKabul biçimiÖne çıkan içerik
1987 – 3361Halkoylaması (6/9/1987)AY m.175’in yeniden düzenlenmesi; eski siyasetçilere getirilen yasakları öngören geçici hükmün kaldırılması
1995 – 4121MeclisBaşlangıç metninin değiştirilmesi; seçmen yaşının 18’e indirilmesi; siyasi partilere ilişkin m.68–69’un yeniden düzenlenmesi; milletvekili sayısının 550’ye çıkarılması
2001 – 4709MeclisAY m.13’ün yeniden yazılması (genel sınırlama sebeplerinin kaldırılması, ölçülülük ilkesi); çok sayıda hak hükmünün değiştirilmesi
2004 – 5170MeclisÖlüm cezasına ilişkin ibarelerin çıkarılması; AY m.90/5’e temel hak andlaşmalarının önceliğine ilişkin cümlenin eklenmesi
2007 – 5678HalkoylamasıCumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi
2010 – 5982Halkoylaması (12/9/2010)Bireysel başvuru, Kamu Denetçiliği Kurumu, pozitif ayrımcılığa ilişkin eklemeler, yargı kurullarının yapısında değişiklik
2017 – 6771Halkoylaması (16/4/2017)Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi; milletvekili sayısının 600’e çıkarılması; seçilme yaşının 18’e indirilmesi; sıkıyönetimin kaldırılması

Anayasaların yapılış yöntemi

Anayasaların kökeni, anayasa türleri konusundaki ayrımla birlikte okunmalıdır. 1876 Kanun-i Esasi padişahın iradesiyle ilan edilen, tek taraflı (ferman niteliğinde) bir metindir. 1921 ve 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunları ise millet egemenliğine dayanan ve seçilmiş bir meclis olan TBMM tarafından kabul edilen metinlerdir; halkoylamasına sunulmamışlardır. 1961 ve 1982 Anayasaları askerî müdahalelerin ardından kurulan, bir kanadı askerî yönetimin kendisinden (Millî Birlik Komitesi, Millî Güvenlik Konseyi), diğer kanadı ise özel usullerle belirlenen sivil üyelerden (Temsilciler Meclisi, Danışma Meclisi) oluşan kurucu meclislerce hazırlanmış ve halkoylamasıyla yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle her iki metin de demokratik meşruiyet bakımından öğretide tartışılmış; özellikle 1982 Anayasası’nın sonraki yıllarda çok sayıda değişikliğe uğraması, bu meşruiyet tartışmasına verilen bir cevap olarak da yorumlanmıştır.

Karşılaştırmalı tablo

Ölçüt18761921192419611982 (güncel)
EgemenlikPadişahMilletMilletMilletMillet
Meclisİki kanatlı (Âyan + Mebusan)TekTekİki (Millet Meclisi + Senato)Tek
Hükümet sistemiMeşruti monarşiMeclis hükümetiKarmaParlamenterCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi
Anayasa yargısıYokYokYokVarVar
Temel haklarSınırlıYokVar (güvencesiz)Geniş, sosyal haklarVar; 2001 sonrası m.13 güvenceleri

Özet

  • Sened-i İttifak (1808) ilk sınırlama belgesi; Tanzimat (1839) ve Islahat (1856) tek taraflı fermanlardır.
  • İlk yazılı anayasa 1876 Kanun-i Esasi’dir; Meclis-i Umumi, Heyet-i Âyan ve Heyet-i Mebusan’dan oluşur; 1909 değişiklikleriyle parlamenter monarşiye yaklaşılmıştır.
  • 1921 Teşkilât-ı Esasiye millet egemenliğini ilk kez ilan etmiş ve meclis hükümeti sistemini kurmuştur.
  • 1924 Anayasası tek meclisli, karma sistemli, anayasa yargısı olmayan Cumhuriyet anayasasıdır.
  • 1961 Anayasası halkoylamasıyla kabul edilen ilk anayasadır; Anayasa Mahkemesi, çift meclis ve sosyal hukuk devleti getirmiştir.
  • 1982 Anayasası Danışma Meclisi ve MGK’den oluşan Kurucu Meclisçe hazırlanmış, 7/11/1982’de halkoylamasıyla kabul edilmiştir.
  • 2001 (m.13), 2004, 2007 (Cumhurbaşkanının halkça seçimi), 2010 (bireysel başvuru) ve 2017 (Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi) değişiklikleri sınavda en çok sorulanlardır.

Kaynakça

Mini deneme: Türk Anayasa Tarihi

10 soru · ücretsiz
  1. 1. Osmanlı Devleti'nin ilk yazılı anayasası aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2. Türkiye'de kanunların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimini ilk kez öngören anayasa aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3. 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  4. 4. Kanun-i Esasi'ye göre Meclis-i Umumi'nin yapısı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

  5. 5. I. 1961 Anayasası halkoylamasıyla kabul edilmiştir.
    II. 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu çift meclisli bir yapı öngörmüştür.
    III. 1982 Anayasası'nı hazırlayan Kurucu Meclis, Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyinden oluşmuştur.
    Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  6. 6. Bir öğrenci, "Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi", "bireysel başvurunun kabulü" ve "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş" değişikliklerini kronolojik sıraya koymak istemektedir. Doğru sıralama aşağıdakilerden hangisidir?

  7. 7. 1982 Anayasası'nda temel hakların sınırlanmasına ilişkin m.13'ü yeniden yazarak genel sınırlama sebeplerini kaldıran ve ölçülülük ilkesini açıkça metne ekleyen değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

  8. 8. Bir anayasanın özellikleri şöyle verilmiştir: Tek meclis vardır; Cumhurbaşkanı Meclis tarafından kendi üyeleri arasından seçilir; Meclis yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı ve onun atadığı bir başvekil ile vekiller heyeti eliyle kullanır; kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen bir organ yoktur. Tarif edilen anayasa aşağıdakilerden hangisidir?

  9. 9. AY m.174 ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  10. 10. Bir öğrenci 1876'dan 1982'ye kadar Türk anayasalarında çift meclisli yapının hangi metinlerde yer aldığını araştırmaktadır. Doğru sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Bu not 3. konu olarak Anayasa Hukuku dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.