Temel hak ve özgürlükler, kişinin insan olması nedeniyle sahip olduğu ve devlet iktidarına karşı anayasal güvence altına alınmış haklardır. 1982 Anayasası bu hakları İkinci Kısımda (m.12–74) düzenler ve “Genel Hükümler” başlıklı Birinci Bölümde (m.12–16) bütün haklar için geçerli ortak kuralları koyar. Hakların sınırlanması (m.13) ve kullanımının durdurulması (m.15) ayrı notlarda ayrıntılı işlendiğinden, bu not hakların niteliği, sınıflandırılması, süjeleri ve korunma mekanizmaları üzerinde durur.
Temel hakların niteliği
Maddenin ilk fıkrası tabii hak anlayışını yansıtır: Haklar devlet tarafından “verilmez”, devlet yalnızca onları tanır ve korur. Sayılan dört nitelik:
| Nitelik | Anlamı |
|---|---|
| Kişiliğe bağlılık | Hak, insan olmanın sonucudur; kişiden ayrı düşünülemez. |
| Dokunulmazlık | Devlet ancak Anayasanın izin verdiği ölçüde ve usulle müdahale edebilir. |
| Devredilmezlik | Hak başkasına devredilemez. |
| Vazgeçilmezlik | Kişi haktan bütünüyle ve sürekli olarak feragat edemez. |
İkinci fıkra hakların ödev ve sorumluluk boyutunu vurgular; haklar mutlak değildir ve başkalarının haklarıyla birlikte var olur.
Hakların sınıflandırılması
Statü teorisi (Jellinek)
Öğretide yaygın biçimde kullanılan bu ayrım, bireyin devlet karşısındaki konumuna dayanır:
- Negatif statü hakları (koruyucu haklar): Devletin müdahale etmemesini gerektirir; bireye dokunulmaz bir alan çizer. Örnek: kişi özgürlüğü (m.19), konut dokunulmazlığı (m.21), haberleşme hürriyeti (m.22), din ve vicdan hürriyeti (m.24).
- Pozitif statü hakları (isteme hakları): Devletten bir edim, hizmet veya yardım istemeyi sağlar. Örnek: eğitim hakkı, sosyal güvenlik hakkı, sağlık hakkı, konut hakkı. Bunlar büyük ölçüde sosyal ve ekonomik haklardır ve AY m.65’teki mali kaynak sınırına tabidir.
- Aktif statü hakları (katılma hakları): Bireyin devlet iradesinin oluşumuna katılmasını sağlar. Örnek: seçme, seçilme, siyasi parti kurma, kamu hizmetine girme, dilekçe hakkı.
Kuşak ayrımı
- Birinci kuşak: Kişisel ve siyasal haklar (18. ve 19. yüzyıl liberal anayasaları).
- İkinci kuşak: Sosyal ve ekonomik haklar (20. yüzyıl sosyal devlet anlayışı).
- Üçüncü kuşak: Dayanışma hakları (barış, sağlıklı çevrede yaşama, gelişme hakkı).
1982 Anayasası’ndaki sistematik
| Bölüm | Maddeler | Örnekler |
|---|---|---|
| Birinci Bölüm – Genel Hükümler | m.12–16 | Nitelik, sınırlama, kötüye kullanma, durdurma, yabancılar |
| İkinci Bölüm – Kişinin Hakları ve Ödevleri | m.17–40 | Yaşam hakkı, kişi özgürlüğü, düşünce ve din özgürlüğü, mülkiyet, hak arama |
| Üçüncü Bölüm – Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler | m.41–65 | Aile, eğitim, çalışma, sendika, sosyal güvenlik |
| Dördüncü Bölüm – Siyasi Haklar ve Ödevler | m.66–74 | Vatandaşlık, seçme ve seçilme, siyasi parti, dilekçe ve bilgi edinme |
Anayasada düzenlenen ödevler
İkinci Kısmın başlığı “Temel Haklar ve Ödevler”dir; Anayasa hakların yanında bazı ödevleri de açıkça düzenler. Bunların başlıcaları vatan hizmeti (m.72: her Türkün hakkı ve ödevi), vergi ödevi (m.73: herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemesi) ve kamu hizmetine girenlerin mal bildirimi (m.71) ile çalışma ödevidir. Ödevler de, haklar gibi, ancak Anayasanın öngördüğü çerçevede ve kanunla somutlaştırılabilir; örneğin vergi, resim ve harç gibi mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır (m.73/3).
Hakların süjeleri
Anayasa hakların kime tanındığını farklı ifadelerle belirtir:
- “Herkes”: Vatandaş-yabancı ayrımı olmaksızın bütün insanlar. Kişinin hakları kural olarak “herkes”e tanınır (ör. yaşam hakkı, kişi özgürlüğü, din özgürlüğü).
- “Vatandaş” / “Türk”: Siyasi haklar kural olarak vatandaşlara tanınır (ör. seçme ve seçilme m.67, kamu hizmetine girme m.70).
- Karma örnek: Dilekçe hakkı vatandaşlara ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılara tanınmıştır (m.74/1).
Tüzel kişiler de niteliklerine uygun düştüğü ölçüde (mülkiyet, hak arama, örgütlenme gibi) temel haklardan yararlanır.
Yabancıların durumu
Bu hüküm yabancılara ilişkin ek bir sınırlama imkânı verir; ancak sınırlamanın da kanunla ve milletlerarası hukuka uygun olması gerekir. Yabancılar için de m.13’teki güvenceler geçerlidir. Siyasi haklar ise zaten büyük ölçüde vatandaşlara tanınmıştır.
Kötüye kullanma yasağı (m.14)
Maddenin iki yönü vardır:
- Bireye yönelik yasak (m.14/1): Hak ve hürriyetler, devletin bölünmez bütünlüğünü bozmayı veya demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. 2001 değişikliğiyle yasak, düşünceyi değil faaliyeti hedef alacak biçimde daraltılmıştır.
- Devlete yönelik yasak (m.14/2): Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, temel hakların yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz. Bu fıkra, “sınırlamanın sınırı” düşüncesinin bir ifadesidir.
Aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak yaptırımlar kanunla düzenlenir (m.14/3).
Hakların korunması
Hak arama ve etkili başvuru (m.36, m.40)
AY m.36 herkese meşru vasıta ve yollardan yararlanarak yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkı tanır. AY m.40 ise etkili başvuru hakkını düzenler:
2001 değişikliğiyle eklenen ikinci fıkraya göre Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Bu yükümlülük, hak arama özgürlüğünün (m.36) etkili biçimde kullanılabilmesine hizmet eder. Üçüncü fıkraya göre kişinin resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar, kanuna göre Devletçe tazmin edilir; Devletin sorumlu görevliye rücu hakkı saklıdır.
Bireysel başvuru (m.148/3)
2010 değişikliğiyle getirilen bireysel başvuru yolunda herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvurudan önce olağan kanun yollarının tüketilmesi gerekir.
Milletlerarası andlaşmaların önceliği (m.90/5)
Bu cümle 2004 değişikliğiyle eklenmiştir. Hâkim, temel haklara ilişkin bir andlaşma ile kanun çatıştığında andlaşmayı doğrudan uygular.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yasağı (m.104/17)
AY m.104/17’ye göre Anayasanın İkinci Kısmının Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Sosyal ve ekonomik haklar (Üçüncü Bölüm) bu yasağın dışında kalır; ancak orada da “münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda” ve “kanunda açıkça düzenlenen konularda” CBK çıkarılamaz. Olağanüstü hâllerde ise AY m.119/6 uyarınca Cumhurbaşkanı, olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda m.104/17’nin ikinci cümlesindeki (temel haklara ilişkin) sınırlamalara tabi olmaksızın CBK çıkarabilir.
Devletin yükümlülükleri ve hakların yatay etkisi
Temel haklar devlete iki tür yükümlülük yükler:
- Negatif yükümlülük: Hakka haksız müdahalede bulunmama.
- Pozitif yükümlülük: Hakkı üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı koruma, gerekli hukuki ve idari tedbirleri alma ve etkili soruşturma yapma.
AY m.11’in Anayasa hükümlerinin “diğer kuruluş ve kişileri” de bağladığını öngörmesi ve m.12/2’deki ödev vurgusu, temel hakların özel kişiler arası ilişkilerde de etkili olabileceği (yatay etki) görüşüne dayanak oluşturur.
Özet
- AY m.12: Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir; haklar ödev ve sorumlulukları da içerir.
- Statü teorisine göre negatif (koruyucu), pozitif (isteme) ve aktif (katılma) haklar ayrılır.
- Anayasa hakları dört bölümde düzenler: genel hükümler (m.12–16), kişinin hakları (m.17–40), sosyal ve ekonomik haklar (m.41–65), siyasi haklar (m.66–74).
- Yabancıların hakları milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir (m.16).
- m.14 kötüye kullanma yasağıdır; m.14/2 devleti de bağlar.
- m.40: etkili başvuru hakkı, kanun yolu ve süre gösterme yükümlülüğü, Devletin tazmin sorumluluğu.
- Temel haklara ilişkin andlaşmalar kanunla çatışırsa andlaşma esas alınır (m.90/5).
- Birinci, İkinci ve Dördüncü Bölümdeki haklar olağan dönemde CBK ile düzenlenemez (m.104/17).