Adliyeye karşı suçlar, yargı faaliyetinin gerçeği ortaya çıkarma ve adaleti sağlama işlevini korur. Bu suçlarda korunan hukuki değer öncelikle adliyenin doğru ve sağlıklı işleyişidir; bazı tiplerde (iftira, yalan tanıklık) haksız yere suçlanan kişinin hürriyeti ve şerefi de ikinci planda korunur. TCK m.267–289 arasında düzenlenen bu suçlar, sınavda özellikle iftira ile suç uydurma ayrımı, yakınlara tanınan cezasızlık hâlleri ve etkin pişmanlık oranları üzerinden sorulur.
İftira (TCK m.267)
Unsurlar
- Hareket: Belirli bir kişiye hukuka aykırı bir fiil isnat etmek. İsnat, yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla ya da basın ve yayın yoluyla yapılabilir.
- Mağdurun belirliliği: İsnat belirli bir kişiye yöneltilmelidir. Fail bir kişiyi göstermeden sadece işlenmemiş bir suçu ihbar ederse fiil iftira değil, suç uydurmadır (m.271).
- Manevi unsur: Fail, mağdurun fiili işlemediğini bilmelidir; ayrıca hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım başlatılmasını sağlama amacıyla hareket etmelidir. Bu nedenle suç ancak doğrudan kastla işlenebilir; olası kast veya taksirle iftira olmaz.
- İsnat edilen fiilin suç olması şart değildir; idari yaptırım gerektiren bir fiil (örneğin kabahat) de yeterlidir.
Ağırlaşmış hâller
| Hâl | Sonuç |
|---|---|
| Fiilin maddi eser ve delilleri uydurularak iftira (m.267/2) | Ceza yarı oranında artırılır |
| Mağdur beraat veya KYOK almış, gözaltı ve tutuklama dışında başka koruma tedbiri uygulanmışsa (m.267/3) | Ceza yarı oranında artırılır |
| Mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa (m.267/4) | Fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olur |
| Mağdur ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm olmuşsa (m.267/5) | 20–30 yıl hapis |
| Mahkûm olunan hapis cezasının infazına başlanmışsa (m.267/6) | Beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır |
İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (m.267/8). Basın ve yayın yoluyla işlenen iftiradan verilen mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer yayın organıyla ilan olunur (m.267/9).
İşlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanan kişi de iftira hükümlerine göre cezalandırılır (m.268).
İftirada etkin pişmanlık (TCK m.269)
| Zaman | İndirim |
|---|---|
| Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce dönme | Beşte dört (zorunlu) |
| Kovuşturma başlamadan önce dönme | Dörtte üç (zorunlu) |
| Mağdur hakkında hükümden önce | Üçte iki (takdiri) |
| Mağdurun mahkûmiyetinden sonra | Yarı (takdiri) |
| Hükmolunan cezanın infazına başlanınca | Üçte bir (takdiri) |
İftiranın konusu münhasıran idari yaptırım gerektiren bir fiilse, idari yaptırıma karar verilmeden önceki pişmanlıkta yarı, sonrasında üçte bir oranında indirim yapılabilir (m.269/4). Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlıktan yararlanmak için dönmenin aynı yöntemle yayımlanması gerekir (m.269/5).
Suç üstlenme ve suç uydurma
Suç üstlenme (m.270): Yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kişi iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. Fiil üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenirse ceza dörtte üç oranında indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
| Ölçüt | İftira | Suç uydurma | Suç üstlenme |
|---|---|---|---|
| İsnadın yöneldiği kişi | Belirli bir başkası | Kimse (fail gösterilmez) | Failin kendisi |
| İsnat konusu | Hukuka aykırı fiil (suç veya kabahat) | İşlenmemiş suç | Gerçekte işlemediği suç |
| Ceza | 1–4 yıl | 3 yıla kadar | 2 yıla kadar |
Yalan tanıklık (TCK m.272)
Yalan tanıklık, yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapmaktır. Fail ancak tanık sıfatını taşıyan kişi olabilir; şüpheli veya sanığın kendi lehine gerçeğe aykırı beyanı bu suçu oluşturmaz. Hukuk davasının tarafının yalan yere yemin etmesi ise ayrı bir suçtur (m.275: 1–5 yıl; hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz).
| Hâl | Ceza |
|---|---|
| Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde (m.272/1) | 4 ay–1 yıl |
| Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde (m.272/2) | 1–3 yıl |
| Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun soruşturma veya kovuşturmasında (m.272/3) | 2–4 yıl |
| Aleyhine tanıklık edilen kişiye hapis dışında adli veya idari yaptırım uygulanmışsa (m.272/8) | 3–7 yıl |
Aleyhine tanıklık yapılan kişinin beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı alması koşuluyla, gözaltı ve tutuklama dışındaki koruma tedbirlerinde ceza yarı oranında artırılır; gözaltı veya tutuklama hâlinde fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmanın dolaylı faili olur (m.272/4-5).
Şahsi cezasızlık ve indirim (TCK m.273)
Kişinin kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yalan tanıklık yapması ya da tanıklıktan çekinme hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapması hâlinde ceza indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir. Bu imkân özel hukuk uyuşmazlıklarındaki yalan tanıklıkta uygulanmaz (m.273/2).
Etkin pişmanlık (TCK m.274)
Hak kısıtlaması sonuçlayan karardan sonra fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde ceza üçte ikisinden yarısına kadar, mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce söylenmesi hâlinde yarısından üçte birine kadar indirilebilir (m.274/2-3).
Gerçeğe aykırı mütalaada bulunan bilirkişi ve gerçeğe aykırı tercüme yapan tercüman üç yıldan yedi yıla kadar hapisle cezalandırılır (m.276). Görülmekte olan bir davada yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs de bağımsız bir suçtur (m.277).
Suçu bildirmeme
| Suç | Fail | Ceza |
|---|---|---|
| Suçu bildirmeme (m.278) | Herkes; işlenmekte olan suç veya neticeleri hâlen sınırlandırılabilecek işlenmiş suç | 1 yıla kadar; mağdur 15 yaşını bitirmemiş çocuk, engelli veya hamileliği nedeniyle kendini savunamayacak kişiyse yarı oranında artırım |
| Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (m.279) | Kamu adına soruşturma gerektiren suçu göreviyle bağlantılı öğrenen kamu görevlisi | 6 ay–2 yıl; adli kolluk görevlisiyse yarı oranında artırım |
| Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi (m.280) | Görevi sırasında suç belirtisiyle karşılaşan tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire vb. | 1 yıla kadar |
Genel suçu bildirmeme bakımından tanıklıktan çekinebilecek kişiler cezalandırılmaz; ancak suçu önleme yükümlülüğünden doğan ceza sorumluluğu saklıdır (m.278/4).
Delil karartma, suçluyu kayırma ve bildirmeme
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (m.281): Gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi altı aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Kişiye kendi işlediği veya iştirak ettiği suçla ilgili delil karartmadan ceza verilmez. Kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı işlenmesi ceza artırım sebebidir; hükümden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişinin cezasının beşte dördü indirilir.
Suçluyu kayırma (m.283): Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kişi altı aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı işlemesi ceza artırım sebebidir. Fiil üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenirse cezaya hükmolunmaz (m.283/3).
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme (m.284): Tutuklama kararı verilmiş veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri ya da başkalarınca saklanan suç delillerinin yerini bildiği hâlde bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapisle cezalandırılır; üstsoy, altsoy, eş veya kardeş bakımından cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali ve diğer suçlar
Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (m.285/1). Suçun oluşması için açıklamanın suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkını, haberleşmenin veya özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi ya da maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması gerekir. Soruşturmanın taraflarına karşı gizli tutulması gereken kararların gizliliğini ihlal (m.285/2) ile kapalı duruşmadaki açıklamaların gizliliğinin alenen ihlali (m.285/3) de cezalandırılır; kamu görevlisinin görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanması ceza artırım sebebidir. Kişilerin suçlu olarak algılanmasına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması ayrıca suçtur (m.285/5); haber verme sınırları aşılmaksızın soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber konusu yapılması ise suç oluşturmaz (m.285/6).
Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz kayda alma veya nakletme (m.286) ve görülmekte olan bir davada yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemek amacıyla alenen beyanda bulunma (m.288) da bu bölümde yer alır.
Özet
- İftira, belirli bir kişiye işlemediği bilinen hukuka aykırı fiilin, soruşturma veya idari yaptırım amacıyla isnadıdır; doğrudan kast gerekir, ceza 1–4 yıldır.
- Belirli bir kişi gösterilmeden işlenmemiş suçun ihbarı suç uydurmadır (m.271); gerçeğe aykırı biçimde suçu üstlenmek ayrı bir suçtur (m.270).
- İftirada zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihte başlar; etkin pişmanlık yalnızca indirim sağlar.
- Yalan tanıklığın cezası, tanıklığın yapıldığı merci ve soruşturulan suçun ağırlığına göre kademelenir; hak kısıtlaması kararından veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi cezasızlık sağlar.
- Yakınlar lehine yalan tanıklıkta ceza indirilebilir veya verilmeyebilir; bu imkân özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmaz.
- Suçu bildirmemede tanıklıktan çekinebilecek kişiler cezalandırılmaz; kamu görevlisi ve sağlık mesleği mensupları için ayrı tipler vardır.
- Kendi suçunun delillerini karartan kişiye m.281/1’e göre ceza verilmez; suçluyu kayırmada yakınlar ve suç ortağı cezasızdır.
- Soruşturmanın gizliliğinin ihlali alenen işlenmeli ve kanundaki sonuçlardan birini doğurmalıdır; sınırları aşmayan haber suç değildir.