Bir fiilin hangi ceza kanununa göre değerlendirileceği iki soruya bağlıdır: Fiil işlendikten sonra kanun değişmişse hangi kanun uygulanacaktır (zaman bakımından uygulama)? Fiil kısmen veya tamamen Türkiye dışında işlenmişse Türk kanunları uygulanabilir mi (yer bakımından uygulama)? TCK birinci sorunun cevabını m.7’de, ikincisinin cevabını m.8–19’da verir. Her iki alan da sınavlarda sık sorulan süre, ceza sınırı ve “kimin istemi” ayrıntıları içerir.
Zaman bakımından uygulama
Temel kural: işlendiği zamanın kanunu ve geriye yürüme yasağı
Bu fıkra iki farklı durumu düzenler:
- Yeni suç ihdası: Fiil işlendiği zaman suç değilken sonradan suç hâline getirilmişse, sonraki kanun geçmişe uygulanamaz. Bu, AY m.38/1’deki geriye yürüme yasağının sonucudur.
- Suç olmaktan çıkarma: Fiil işlendiği zaman suçken sonradan suç olmaktan çıkarılmışsa fail cezalandırılamaz. Mahkûmiyet kesinleşmiş olsa bile infaz ve kanuni neticeler kendiliğinden ortadan kalkar. Bu, lehe kanunun geçmişe yürümesinin en güçlü görünümüdür.
Lehe kanun ilkesi
Fiil her iki kanuna göre de suçtur, ancak cezası, şartları veya diğer sonuçları farklıdır. Bu durumda failin lehine olan kanun uygulanır. Hüküm “sonradan yürürlüğe giren kanunlar” ifadesini kullandığından, suç tarihi ile hüküm tarihi arasında birden fazla değişiklik olmuşsa ara kanun da karşılaştırmaya katılır; failin lehine olan ara kanun, kendisi yürürlükten kalkmış olsa bile uygulanabilir.
Lehe kanun nasıl belirlenir? Lehe kanun soyut olarak değil, somut olaya göre belirlenir. 5252 sayılı Kanun m.9/3, bu yöntemi açıkça ortaya koyar:
Bu yöntemin önemli bir sonucu, kanunların karma uygulanamamasıdır: Bir kanunun lehe olan bir hükmü ile diğer kanunun lehe olan başka bir hükmü birleştirilerek yeni bir “üçüncü kanun” yaratılamaz. Her kanun kendi bütünlüğü içinde olaya uygulanır, sonuçlar karşılaştırılır ve failin lehine sonuç veren kanun bütünüyle uygulanır.
İnfaz hükümleri
İnfaz rejimine ilişkin kurallar (ör. ceza infaz kurumundaki düzen, açık cezaevine ayrılma usulü) kural olarak derhal, yani yürürlüğe girdiği andan itibaren tüm hükümlülere uygulanır; burada lehe-aleyhe karşılaştırması yapılmaz. Ancak kanun koyucu üç kurumu ayırmıştır: hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrür. Bu üç kurumda yapılan değişiklikler derhal uygulanmaz; bunlar bakımından lehe kanun ilkesi geçerlidir.
Geçici ve süreli kanunlar
TCK m.7/4’e göre geçici veya süreli kanunlar, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş suçlar hakkında uygulanmaya devam eder. Örneğin olağanüstü bir dönem için belirli bir süreyle çıkarılan bir kanuna aykırı davranan kişi, kanunun süresi dolduktan sonra yargılansa bile o kanuna göre cezalandırılır. Bu, lehe kanun ilkesinin istisnasıdır; aksi hâlde süreli kanunların caydırıcılığı ortadan kalkardı.
Zamanaşımı ve diğer sonuçlar
AY m.38/2 uyarınca suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları bakımından da geriye yürüme yasağı uygulanır. Bu nedenle zamanaşımı sürelerini uzatan bir değişiklik, değişiklikten önce işlenmiş suçlara uygulanmaz; süreleri kısaltan değişiklik ise lehe olduğu için uygulanır.
Usul hükümleri
Ceza muhakemesi kurallarının zaman bakımından uygulanmasında ilke, kural olarak derhal uygulamadır. Ancak doktrinde, muhakeme kuralı görünümündeki şikâyet ve zamanaşımı gibi kurumların maddi ceza hukukuna ilişkin yönleri nedeniyle lehe kanun ilkesine tabi olduğu kabul edilir.
Yer bakımından uygulama
Mülkilik (ülkesellik) ilkesi
Yer bakımından uygulamada temel ilke mülkiliktir: Türkiye’de işlenen suçlara, failin veya mağdurun uyruğu ne olursa olsun Türk kanunları uygulanır (TCK m.8/1).
Hüküm “karma (birleşik) teori”yi benimser: Hareketin bir kısmı veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi, suçun Türkiye’de işlenmiş sayılması için yeterlidir. Örneğin yurt dışından gönderilen zehirli paketin Türkiye’de açılması sonucu ölüm gerçekleşirse suç Türkiye’de işlenmiş sayılır.
TCK m.8/2, suçun Türkiye’de işlenmiş sayıldığı yerleri genişletir:
| Yer | Açıklama |
|---|---|
| Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasuları | Asıl ülke |
| Açık denizde ve üzerindeki hava sahasında Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla | Bayrak ilkesi |
| Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla | Savaş araçları nerede olursa olsun |
| Kıta sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulu sabit platformlarda veya bunlara karşı | Platformlar |
Dikkat: Ticari (savaş aracı olmayan) Türk gemi ve uçakları için hüküm “açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında” kaydını içerir. Savaş araçları için böyle bir sınırlama yoktur.
Yabancı ülkede verilen hüküm: Türkiye’de işlenen suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kişi Türkiye’de yeniden yargılanır (TCK m.9). Mülkilik ilkesinin doğal sonucu olarak, yabancı mahkeme kararı Türkiye’de işlenen suç bakımından kesin hüküm engeli oluşturmaz. Yabancı ülkede geçen gözaltı, tutukluluk ve hükümlülük süreleri ise Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir (TCK m.16).
Yabancı ülkede işlenen suçlar
Mülkilik ilkesi tek başına yeterli değildir; Türkiye dışında işlenen bazı suçlara da Türk kanunları uygulanır. TCK bu konuda doktrinde şahsilik, koruma ve evrensellik olarak adlandırılan ilkelere yer verir.
1. Görev suçları (TCK m.10): Yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenip bu görevle ilgili suç işleyen kişi, yabancı ülkede mahkûm olmuş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılanır.
2. Vatandaşın yurt dışında işlediği suç (TCK m.11) – aktif şahsilik:
- Suç, Türk kanunlarına göre alt sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmeli,
- fail Türkiye’de bulunmalı,
- yabancı ülkede bu suçtan hüküm verilmemiş olmalı,
- Türkiye’de kovuşturulabilirlik bulunmalıdır.
- Suç alt sınırı bir yıldan az hapis gerektiriyorsa yargılama, zarar görenin veya yabancı hükümetin şikâyetine bağlıdır; şikâyet, vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
3. Yabancının yurt dışında işlediği suç (TCK m.12):
| Mağdur | Şartlar | Yargılama |
|---|---|---|
| Türkiye (devlet) | Alt sınırı en az 1 yıl hapis; fail Türkiye’de | Adalet Bakanının istemi (rüşvet ve nüfuz ticaretinde istem aranmaz, m.12/5) |
| Türk vatandaşı veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi | Alt sınırı en az 1 yıl hapis; fail Türkiye’de; yabancı ülkede hüküm verilmemiş | Suçtan zarar görenin şikâyeti |
| Yabancı | Alt sınırı en az 3 yıl hapis; geri verme anlaşması yok veya geri verme talebi kabul edilmemiş | Adalet Bakanının istemi |
4. Katalog suçlar (TCK m.13) – koruma ve evrensellik ilkeleri: Bazı suçlar, vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlendiğinde de Türk kanunlarına tabidir. Bunlar arasında İkinci Kitap Birinci Kısımdaki uluslararası suçlar (soykırım, insanlığa karşı suçlar vb.), devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar gibi Dördüncü Kısmın belirli bölümlerindeki suçlar, işkence (m.94, 95), çevrenin kasten kirletilmesi (m.181), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m.188), parada sahtecilik (m.197), fuhuş (m.227) ve ulaşım araçlarının kaçırılması gibi suçlar yer alır. Bu suçlarda yargılama kural olarak Adalet Bakanının talebine bağlıdır; ancak Dördüncü Kısmın Üçüncü ila Yedinci Bölümlerindeki suçlarda talep aranmaz (TCK m.13/2). (a) ve (b) bentlerindeki suçlarda yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile Adalet Bakanının talebiyle Türkiye’de yargılama yapılır (TCK m.13/3).
Diğer tamamlayıcı hükümler
- Seçimlik cezalar (TCK m.14): m.11 ve 12 hâllerinde, suçun kanun maddesinde hapis ile adli para cezasından biri seçimlik olarak öngörülmüşse soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
- Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması (TCK m.15): Ceza miktarının soruşturma koşulu olduğu hâllerde ceza, ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin alt sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin üst sınırı dikkate alınarak hesaplanır.
- Hak yoksunlukları (TCK m.17): Yabancı mahkeme hükmü Türk hukuk düzenine aykırı değilse ve Türk kanunlarına göre bir hak yoksunluğu gerektiriyorsa mahkeme, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine bu sonuçların Türk kanunlarına göre geçerli olmasına karar verir.
- Yabancı kanunun gözetilmesi (TCK m.19): Türkiye dışında işlenen suçlar için verilecek ceza, suçun işlendiği ülke kanunundaki cezanın üst sınırını aşamaz. Ancak suç Türkiye’nin güvenliğine karşı veya zararına ya da Türk vatandaşına veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına işlenmişse bu sınırlama uygulanmaz.
- TCK m.18’deki geri verme hükmü 6706 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; geri verme bugün ayrı kanunda düzenlenir. AY m.38’e göre Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç vatandaş suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
Özet
- İşlendiği zaman suç olmayan fiil cezalandırılamaz; sonradan suç olmaktan çıkan fiilde infaz ve kanuni neticeler kendiliğinden kalkar (TCK m.7/1).
- Kanunlar farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz edilir (TCK m.7/2); lehe kanun somut olaya göre ve karma uygulama yapılmadan belirlenir (5252 s.K. m.9/3).
- İnfaz rejimi hükümleri derhal uygulanır; erteleme, koşullu salıverilme ve tekerrür bunun istisnasıdır (TCK m.7/3).
- Geçici veya süreli kanunlar, yürürlükte oldukları dönemde işlenen suçlara uygulanmaya devam eder (TCK m.7/4).
- Fiilin kısmen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi yeterlidir (TCK m.8/1); Türk araçlarında bayrak ilkesi uygulanır (m.8/2).
- Türkiye’de işlenen suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmiş kişi Türkiye’de yeniden yargılanır (TCK m.9); yabancı ülkede geçen tutukluluk mahsup edilir (m.16).
- Yabancı ülkede işlenen suçlarda m.10–13 arasındaki şartlar ve m.19’daki “yabancı kanundaki üst sınır” kuralı uygulanır.