Hakların Kazanılması ve Kaybedilmesi

Aslen ve devren kazanma, külli ve cüzi halefiyet, tescil ve iyiniyetin rolü; hakların mutlak ve nisbi kaybı, zamanaşımı ile hak düşürücü süre farkı.

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 7 dk okuma TMK m.3, TMK m.599, TMK m.705, TMK m.767, TMK m.763, TMK m.777, TMK m.988, TMK m.1023, TMK m.1024, TBK m.39, TBK m.146, TBK m.161

Haklar doğar, el değiştirir ve sona erer. Bir hakkın kazanılıp kazanılmadığı, kimden ve hangi yükleriyle kazanıldığı, ne zaman ve nasıl kaybedildiği; hem malikin hem alacaklının hem de üçüncü kişilerin durumunu doğrudan etkiler. Bu notta hakların kazanılma yolları, iyiniyetin kazanmadaki rolü, hakların kaybedilme biçimleri ve özellikle sınavlarda sık karıştırılan zamanaşımı – hak düşürücü süre ayrımı ele alınmaktadır.

Hakların kazanılması

Bir kişinin bir hakka sahip olmaya başlamasına hakkın kazanılması (iktisabı) denir. Kazanma, hakkın önceki bir sahibinden gelip gelmemesine göre ikiye ayrılır.

Aslen (orijinal) kazanma

Hak, önceki bir hak sahibinin hakkına dayanmadan, doğrudan kanun gereği kazanılır. Ya hak hiç kimseye ait değildir ya da önceki sahibin hakkı ile yeni kazananın hakkı arasında bir halefiyet ilişkisi yoktur. Sonuç olarak kazanan, önceki hakkın yüklerinden kural olarak etkilenmez.

Aslen kazanmanın başlıca örnekleri:

  • Sahipsiz taşınırın sahiplenilmesi (TMK m.767).
  • Zamanaşımı yoluyla kazanma: Başkasının taşınırını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur (TMK m.777/1).
  • Yeni bir hakkın ilk kez doğması: Bir eserin meydana getirilmesiyle eser sahibinin haklarının doğması, bir haksız fiilden tazminat alacağının doğması.

Devren (türev) kazanma

Hak, önceki sahibinden yeni sahibine geçer; yeni sahip, önceki sahibin halefi olur. Devren kazanmada hak, önceki sahipteki durumu ve yükleriyle birlikte geçer. Bu kazanma türünün iki biçimi vardır:

Külli halefiyetCüzi halefiyet
Ne geçer?Bir malvarlığının bütünü (aktif ve pasifiyle) tek işlemle veya olaylaTek tek belirli haklar
Her hak için ayrı devir işlemi gerekir mi?Hayır, hepsi birlikte kendiliğinden geçerEvet; her hak kendi devir kurallarına göre (zilyetliğin devri, tescil, temlik)
ÖrnekMiras, şirketlerin birleşmesiSatış sözleşmesine dayanan mülkiyet devri, alacağın temliki

Devren kazanmada temel ilke, öğretide yaygın olarak şöyle ifade edilir: Hiç kimse, sahip olduğundan fazla hakkı başkasına devredemez. Yetkisiz kişiden hak kazanılamaz. Bu ilkenin önemli istisnası, aşağıda anlatılan iyiniyetin korunmasıdır.

Kurucu (yeni hak doğuran) kazanma

Devren kazanmanın özel bir görünümü olarak, malik kendi hakkı üzerinde başkası lehine sınırlı bir hak kurabilir (ör. taşınmazı üzerinde ipotek veya intifa hakkı kurması). Burada mülkiyet malikte kalır, ama lehine hak kurulan kişi malikin hakkından türeyen yeni bir hak kazanır.

Kazanmada şekil ve tescil

Hakların kazanılması, kanunun öngördüğü şekilde gerçekleşmelidir. Taşınmazlarda kural tescildir:

Aynı maddenin ikinci fıkrası; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma ve kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyetin tescilden önce kazanıldığını, ancak malikin tasarruf işlemleri yapabilmesinin tescile bağlı olduğunu öngörür. Taşınırlarda ise mülkiyetin nakli için kural olarak zilyetliğin devri gerekir (TMK m.763/1).

İyiniyetin hakların kazanılmasındaki rolü

İyiniyet, hak kazanmayı engelleyen bir eksikliği bilmemek ve bilebilecek durumda olmamaktır. TMK m.3 iyiniyeti karine olarak kabul eder:

Kanun iyiniyete şu durumlarda kazanma sonucu bağlar:

  • Tapu siciline güven: Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023). Kazanan, tescilin yolsuz olduğunu bilmiyor ve bilmesi gerekmiyorsa, malik görünen yetkisiz kişiden hak kazanabilir.
  • Emin sıfatıyla zilyetten kazanma: Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin tasarruf yetkisi olmasa bile korunur (TMK m.988).

Bu hükümler, “kimse sahip olduğundan fazlasını devredemez” ilkesinin, işlem güvenliği adına getirilmiş istisnalarıdır.

Kazanmada ehliyet ve tasarruf yetkisi

Hukuki işlemle hak kazanmak için işlemi yapanın fiil ehliyeti bulunmalıdır. Ancak ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar, yasal temsilcinin rızası olmadan da karşılıksız kazanma yapabilir (TMK m.16/1); örneğin kendisine yapılan yükümsüz bir bağışlamayı kabul edebilir. Hukuki olay veya kanun yoluyla kazanmada (miras gibi) ise fiil ehliyeti aranmaz; hak ehliyeti yeterlidir. Bu nedenle yeni doğmuş bir çocuk da mirasçı olabilir.

Devren kazanmada devredenin ayrıca tasarruf yetkisi bulunmalıdır. Kural olarak tasarruf yetkisi hak sahibine aittir; yetkisiz kişinin yaptığı tasarruf işlemi, iyiniyetin korunduğu hâller dışında, karşı tarafa hak kazandırmaz.

Hakların değişmesi

Hak kazanıldıktan sonra sona ermeden içeriği veya sahibi bakımından değişebilir. Konu bakımından değişmede hakkın kapsamı genişler veya daralır (ör. bir alacağın faiziyle artması, eşyanın bir kısmının yok olması). Süje bakımından değişmede hak aynı kalır, sahibi değişir (devir, miras). Hakkın türünün değişmesi de mümkündür: Borçlu kusuruyla ifa imkânsızlaşırsa, alacaklının aynen ifa talebinin yerini tazminat talebi alır.

Hakların kaybedilmesi

Hakkın kaybı, hakkın akıbetine göre ikiye ayrılır:

Mutlak kayıpNisbi kayıp
Ne olur?Hak tamamen sona erer, kimseye geçmezHak bir kişiden çıkıp başkasına geçer
ÖrnekEşyanın yok olması, borcun ifa ile sona ermesi, sahipsiz bırakma (terk), hak düşürücü sürenin geçmesiSatış ve devir, alacağın temliki, ölümle mirasçılara geçiş

Kaybedilme sebepleri bakımından da şu ayrım yapılır:

  • İrade ile kayıp: Hak sahibinin kendi işlemiyle (devir, vazgeçme, ibra, terk).
  • İrade dışı kayıp: Kanun gereği veya olay sonucu (ölüm, eşyanın yok olması, kamulaştırma, başkasının aslen kazanması, hak düşürücü sürenin geçmesi).

Zamanaşımı ve hak düşürücü süre

Zamanın geçmesi, hakların kaybında iki farklı biçimde rol oynar.

Zamanaşımı

Zamanaşımı, belirli bir süre geçmesine rağmen hakkını talep etmeyen alacaklının alacağının, borçlunun def’i (savunma) olarak ileri sürmesiyle dava yoluyla istenemez hâle gelmesidir. Alacak hakkı tamamen ortadan kalkmaz; eksik borç (eksik alacak) hâline gelir. Bu nedenle zamanaşımına uğramış borcu bilerek veya bilmeyerek ödeyen kişi, ödediğini kural olarak geri isteyemez.

Hak düşürücü süre

Hak düşürücü süre, bir hakkın yalnızca belirli bir süre içinde kullanılabileceğini öngören ve süre geçince hakkın kendisini ortadan kaldıran süredir. Daha çok yenilik doğuran haklar ve bazı dava hakları için öngörülür. Örneğin yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme hakkı, bir yıl içinde kullanılmazsa sözleşme onanmış sayılır (TBK m.39/1).

ZamanaşımıHak düşürücü süre
Hakka etkisiHak devam eder; dava edilebilirlik zayıflar (eksik borç)Hak tamamen sona erer
Hâkim kendiliğinden dikkate alır mı?Hayır, ileri sürülmesi gerekir (TBK m.161)Evet, kendiliğinden dikkate alınır
Kesilme ve durmaKesilebilir ve durabilirKural olarak kesilmez ve durmaz
Süre dolduktan sonra ödenenKural olarak geri istenemezHak sona erdiğinden durum farklıdır
Tipik uygulama alanıAlacak haklarıYenilik doğuran haklar, bazı dava hakları

Özet

  • Aslen kazanma önceki sahibin hakkına dayanmaz (sahiplenme TMK m.767, zamanaşımıyla kazanma TMK m.777).
  • Devren kazanmada hak önceki sahipten geçer; külli halefiyette malvarlığı bütün olarak (miras, TMK m.599), cüzi halefiyette tek tek haklar geçer.
  • Kimse sahip olduğundan fazla hakkı devredemez; istisnası iyiniyetin korunmasıdır (TMK m.1023, m.988).
  • İyiniyet karinedir; gereken özeni göstermeyen iyiniyet iddia edemez (TMK m.3).
  • Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılır; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma istisnadır (TMK m.705).
  • Kayıp mutlak (hak sona erer) veya nisbi (hak başkasına geçer) olabilir.
  • Zamanaşımı alacağı eksik borca dönüştürür, hâkim kendiliğinden dikkate alamaz; genel süre on yıldır (TBK m.146, m.161).
  • Hak düşürücü süre hakkı ortadan kaldırır ve hâkimce kendiliğinden dikkate alınır.

Kaynakça

Mini deneme: Hakların Kazanılması ve Kaybedilmesi

10 soru · ücretsiz
  1. 1. Aşağıdakilerden hangisi aslen (orijinal) kazanmaya örnektir?

  2. 2. Külli halefiyet ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  3. 3. TMK m.705'e göre aşağıdaki hâllerin hangisinde taşınmaz mülkiyeti tescilden önce kazanılmaz?

  4. 4. TMK m.3'e göre iyiniyet hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  5. 5. A'nın taşınmazı sahte vekaletname ile tapuda B adına tescil edilmiştir. Hiçbir şüpheli durum bulunmadan tapu kaydına güvenen C, taşınmazı B'den satın almış ve adına tescil yapılmıştır. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  6. 6. A'nın taşınmazı sahte vekaletname ile tapuda B adına tescil edilmiştir. C, B'nin tescilinin sahte vekaletnameye dayandığını bildiği hâlde taşınmazı B'den satın almış ve adına tescil yapılmıştır. C'nin durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  7. 7. Aşağıdakilerden hangisi hakkın nisbi kaybına örnektir?

  8. 8. TBK m.146'ya göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça alacaklar için öngörülen genel zamanaşımı süresi aşağıdakilerden hangisidir?

  9. 9. I. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.
    II. Hak düşürücü sürenin geçmesi hakkın kendisini ortadan kaldırır.
    III. Zamanaşımına uğramış alacak tamamen sona erdiğinden, borçlunun bilerek yaptığı ödeme kural olarak geri istenebilir.
    Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  10. 10. E, başkasına ait olduğunu bilmediği ve bilmesi de gerekmeyen bir tabloyu malik sıfatıyla, davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle zilyetliğinde bulundurmuştur. TMK m.777'ye göre E'nin durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu not 7. konu olarak Hukuk Başlangıcı dersinin bir parçasıdır. Notlar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr'den alıntılanmıştır; hata bildirimi için iletişim.